Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Kılıçdaroğlu ve Özel’den CHP’de kurultay mesajları: “Derhal kurultay yapılmalıdır”

CHP’de kurultay tartışmaları ve istinaf sürecinin ardından Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Merkezi’nde, Özgür Özel ise Güvenpark’ta partililere seslendi. Kılıçdaroğlu “Hesap soracağım” mesajı verirken, Özel “CHP atanmış genel başkan kabul etmez” diyerek derhal kurultay çağrısı yaptı.

CHP’de kurultay tartışmaları ve istinaf sürecinin ardından Kemal Kılıçdaroğlu CHP

CHP’de kurultay süreci ve istinaf kararının ardından Ankara’da iki ayrı noktada dikkat çeken programlar düzenlendi. Kemal Kılıçdaroğlu, yaklaşık 2,5 yıl sonra CHP Genel Merkezi’ne giderek partililerle bayramlaşma programında konuştu. Özgür Özel ise Güvenpark’ta partililere seslenerek kurultay çağrısı yaptı.

CHP Genel Merkezi’nde toplanan kalabalık, Kılıçdaroğlu’nu karanfillerle karşıladı. Kılıçdaroğlu’nun genel merkeze girişinin ardından makam odasının bulunduğu 12. kattan ilk görüntüler de paylaşıldı. Genel merkezde zaman zaman gerginlik yaşanırken, parti görevlileri ile vatandaşlar arasında kısa süreli arbede meydana geldiği aktarıldı.

Kılıçdaroğlu karanfillerle karşılandı

Kemal Kılıçdaroğlu, “Halkla Bayramlaşma” programı için Çukurambar’daki evinden ayrılarak CHP Genel Merkezi’ne geçti. Evinden çıkışı sırasında kendisini bekleyen partililerle selamlaşan Kılıçdaroğlu, saat 12.50’de genel merkeze ulaştı.

Kılıçdaroğlu, genel merkez önünde “Halkın umudu Kılıçdaroğlu” sloganlarıyla karşılandı. Partililer, Kılıçdaroğlu’nun makam aracına karanfiller bıraktı. Parti otoparkından giriş yapan Kılıçdaroğlu, daha sonra makam odasının bulunduğu 12. kata çıktı.

Genel Merkez’de kısa süreli gerginlik

CHP Genel Merkezi’nde Kılıçdaroğlu’nun hitabı öncesinde giriş katında kısa süreli gerginlik yaşandı. CNN Türk muhabiri Arda Erdoğan, alandaki duruma ilişkin şu bilgileri aktardı:

“Giriş katında biraz gerginlik var. Kılıçdaroğlu’nun kürsüdeki hitabı öncesinde bu alandan geçecek. Kalabalığın dağılması yönünde uyarılarda bulunuyor. Vatandaşlar ile parti görevlileri arasında dönem dönem tansiyon yükseliyor. Şu anda sükunet sağlanmış görünüyor.”

Kılıçdaroğlu: “Gerçekleri söyleyeceğim”

CHP Genel Merkezi’nde düzenlenen “Halkla Bayramlaşma” programında partililere hitap eden Kemal Kılıçdaroğlu, konuşmasına hukuk, adalet ve mücadele vurgusuyla başladı.

Kılıçdaroğlu, “Hiç endişe etmeyin bu can bu tende kaldıkça hakkı, hukuku ve adaleti herkes için savunacağım” dedi.

CHP’nin halkın yuvası olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, parti genel merkezinde bulunma gerekçesini CHP’nin tarihsel namusu, Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik güvenliği, millet iradesinin onuru ve devlet aklının geleceği başlıklarıyla açıkladı.

Kılıçdaroğlu, yaşananların yalnızca bir kurultay tartışması olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bu mesele Türkiye’de siyasetin ahlakla mı parayla mı, hukukla mı operasyonla mı, millet iradesiyle mi aparatlar üzerinden mi şekilleneceği meselesidir. Ben bugün çok açık konuşacağım ama öfkeyle değil, sert konuşacağım ama kinle değil, gerçeği söyleyeceğim ama kimseyi aşağılamadan, hedef göstermeden, kimseye haksızlık etmeden. Çünkü bizim geleneğimiz budur. Çünkü biz Cumhuriyet Halk Partiliyiz. Bizim kitabımızda intikam yoktur, bizim kitabımızda iftira yoktur, bizim kitabımızda kin yoktur, bizim kitabımızda mertçe helalleşme vardır, hesaplaşma vardır ama bu hesaplaşma kişisel değil ahlakidir. Bizim kitabımızda arınma vardır ama bu arınma tasfiye değil yeniden bir doğuştur.”

“Bir partinin iç demokrasisi sakatlanırsa ülkenin demokrasisi de sakatlanır”

CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nda bir bayrak değişimi yaşandığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, o süreçte demokrasi vurgusu yaptıklarını söyledi. Kılıçdaroğlu, sonraki süreçte ortaya çıkan iddialar ve yargıya taşınan dosyalar nedeniyle kamuoyunda kuşkular oluştuğunu savundu.

Kılıçdaroğlu şöyle konuştu:

“CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nda bir bayrak değişimi oldu. Biz o gün ‘Başımızın üstüne, CHP’de demokrasi esastır’ dedik ve çekildik. Maalesef gördük ki durum öyle değil. O kurultay Türkiye siyasetinde bir milattır. O gün yaşananlar, o günden sonra ortaya çıkan iddialar, yargıya taşınan dosyalar, kamuoyunda oluşan derin kuşkular ve bugün geldiğimiz nokta hepimize şunu göstermiştir, bir siyasi partinin iç demokrasisi sakatlanırsa ülkenin de demokrasisi sakatlanır. Bunu herkesin hafızasının bir yerinde tutması lazım. Bir partinin delegesinin iradesi şaibeli hale gelirse milletin iradesine duyulan güven sarsılır ve derin bir yara alır. Bir partinin yönetimi ahlaki meşruiyet sorunu yaşarsa o partinin Türkiye’de demokrasi vadetmesi de imkansız hale gelir.”

“Ben hesap soracağım, herkes bunu bilsin”

Kılıçdaroğlu, konuşmasının devamında parti içi sürece ilişkin sert mesajlar verdi. En kısa sürede “temiz ve şaibesiz” bir kurultay yapılacağını ifade eden Kılıçdaroğlu, sandıktan çıkacak ismin meşru lider olacağını söyledi.

Kılıçdaroğlu’nun bu bölümdeki sözleri şöyle:

“Biz bu partiyi mahkeme salonlarında itibarımız çiğnensin diye mi büyüttük? Ata’mızın emaneti partimizi kimler pavyon masalarına meze etmeye çalıştı? Emanetimizi kimler mahkeme kapılarına düşürdü, kimler kapalı kapılar ardındaki küçük hesaplarla kişisel ikbal telaşıyla ihanet etti? Şimdi bana soruyorlar ‘Ne yapacaksın?’ Benim ne yapacağım bellidir. Ben hesap soracağım, herkes bunu bilsin. Sonra kurultay sandığını en kısa sürede önünüze getireceğim. Temiz, tertemiz bir kurultay yapacağız. Partililerimiz, partimizin güvenli limanını işaret ve inşa edecek. O güvenli limana hep beraber gideceğiz. Doğru düzgün bir limana gideceğiz. Ben değil kardeşlerim, güvenli limanı sizler inşa edeceksiniz ve sandıktan kim çıkarsa partinin meşru, hukuki lideri olacaktır, başımızın tacı olacaktır. Biz usulsüzlüğe de koltuk sevdasına da geçit vermeyiz.”

“Benim tek bağım bu aziz milletledir”

Hayatı boyunca yalnızca vatana ve millete hizmet ettiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, kul hakkı yemediğini ve yedirmediğini belirtti. Vicdandan, ahlaktan ve dürüstlükten ayrılmadığını dile getiren Kılıçdaroğlu, kendisine yönelik iddialara da cevap verdi.

Kılıçdaroğlu şu ifadeleri kullandı:

“Şimdi beni iyi dinleyin, tüm dünya dinlesin. Altını çizerek ve haykırarak söylüyorum, FETÖ başta olmak üzere hiçbir terör örgütüyle ve hiçbir yurt dışı odaklı yapıyla en ufak bağlantısı, en ufak teması olmamış anlı ak, başı dik bir adam duruyor karşınızda. Sizi utandıracak hiçbir işin içinde olmamış bir kardeşiniz olarak söylüyorum, benim tek bağım bu aziz milletledir. Benim tek odağım vatandır ve Türkiye’dir. Unutmayın bize çamur atmaya kalkanların çamurları kendi ellerinde kalmıştır. Tarih önünde de hep ellerinde kalacaktır.”

“Bu yürüyüş arınmanın yürüyüşüdür”

Kılıçdaroğlu, konuşmasının devamında “arınma” vurgusu yaptı. Yürüyüşün kendisine ait olmadığını, adalet, dürüstlük ve temiz siyaset adına verilen bir mücadele olduğunu dile getirdi.

Kılıçdaroğlu şöyle konuştu:

“Bu yürüyüş benim yürüyüşüm değil, bu yürüyüş adaletin, dürüstlüğün, temiz siyasetin son büyük nöbetidir. Bu yürüyüş arınmanın, arınarak çoğalmanın, çoğalarak kazanmanın yürüyüşüdür. Bu yürüyüş bu asırlık çınarı kuruluş kodlarına, o tertemiz ahlaki zemine geri oturtma yürüyüşüdür. Duydum kardeşlerim. Birilerinin siparişleriyle, birilerinin fermanıyla atılan o kirli sloganları duydum. Bana, 78 yıllık ömrünü bu vatana adamış bu adama ‘hain’ diye bağıranları duydum. Onlara o sloganları attıran kirli zihniyete tarih önünde sesleniyorum. Bu vatanda ihanet ile vatan kahramanlığı arasındaki çizgi kıldan ince, kılıçtan keskindir.”

Kılıçdaroğlu’ndan özür mesajı

Kılıçdaroğlu, konuşmasında millete ve CHP’lilere özür borcu olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bu milletin kurtuluşu, adaleti ve aydınlık geleceği için başlattığım o kutsal yürüyüşe arkamızdan sinsice sızan, ruhunu satmış FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum. Biz ‘vatan, millet’ dedikçe kapalı kapılar ardında dış odaklardan medet uman, onlardan icazet ve yardım dileyen o gafilleri koynumda beslediğim için sizlerden özür diliyorum. Sizin o nasırlı ellerinizle helal lokmalarınızdan artırarak bu partiye verdiğiniz emekleri kendi kurdukları o haram sofralarına meze yapanları, o hortumları zamanında kesmediğim için sizlerden özür diliyorum. CHP’nin şerefli delegelerini pavyon masalarında pazarlık konusu yapanların, Mustafa Kemal’in partisini mahkeme kapılarına düşürüp itibarımızı ayaklar altına almaya çalışanların maskesini vaktinde indiremediğim için sizlerden özür diliyorum. Halkın belediyesinde yetimin hakkına göz dikip rüşvete, talana bulaşan o rüşvetçi belediye başkanlarını bu partiden söküp atamadığım, onları tek tek ayıklayamadığım için sizlerden, örgütümden ve tarih önünde hak deryasından özür diliyorum. Benim temiz niyetimi, bu ülkeye olan sevdamı sırtımdan hançerlenmek için kullananları göremedim. Hakkınızı helal edin ve beni affedin.”

“Rüşvetçilerden ve hırsızlardan arınacağız”

Kılıçdaroğlu, “baba ocağı” ifadesi üzerinden parti içi tartışmalara değinerek şu soruları yöneltti:

“Sizin o her fırsatta dilinize doladığınız baba ocağında rüşvet olur mu? Uşak Belediyesinde rüşvete, talana göz yummak, yetimin hakkını peşkeş çekmek baba ocağının kitabında yazar mı? Baba ocağında market poşetlerinin içinde haram paralar olur mu? Baba ocağında kutuların içinde rüşvet verilir mi? Baba ocağında FETÖ’cü hesapların talimatlarıyla kumpaslar kurulur mu?”

Kılıçdaroğlu, sözlerini şu ifadelerle sürdürdü:

“Dostlarım, kardeşlerim, evlatlarım, arınacağız. Rüşvetçilerden ve hırsızlardan arınacağız. Önce Cumhuriyet Halk Partisi, sonra Türkiye arınacak. Biz kendi evimizi hukukla, ahlakla temizlerken bir an bile asıl görevimiz olan bu milletin dertlerini unutmayacağız.”

Özgür Özel’den Güvenpark’ta kurultay çağrısı

CHP TBMM Grup Başkanı Özgür Özel ise Güvenpark’ta yaptığı konuşmada kurultay sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özel, günün öfke değil umut sözleri söyleme günü olduğunu belirterek iktidar yürüyüşü vurgusu yaptı. CHP TBMM Grup Başkanı Özgür Özel, “Kurultay olmadan 15 gün önce, Cumhuriyet Halk Partisi örgütlerine sandık koyalım, 2 milyon üyeyi çağıralım, Genel Başkanın kim olacağına 2 milyon Cumhuriyet Halk Partili karar versin.” dedi.

Özel, Güvenpark’ta CHP Ankara İl Başkanlığı önünde partililerle bayramlaşma programında yaptığı konuşmada, CHP’nin kuruluşundan bu yana zaman zaman zor günler geçirdiğini söyledi.

“İktidara yürüyen bir CHP değil, iktidarla yürüyen bir CHP istiyorlar.” diyen Özel, iktidar yürüyüşlerinden asla vazgeçmeyeceklerini belirtti.

Özel, bazı çevrelerin, CHP’deki değişimi, gençleşmeyi, kadınların önünün açılmasını, her yaştan kadroların, genciyle, tecrübesiyle birbirini ezmeyen, birbirine güç veren anlayışla yaptıkları siyaseti hazmedemediğini söyledi.

“Mutlak butlan” kararı nedeniyle partide yaşanan tartışmalara da dikkati çeken Özel, kurultayın geciktirilmemesi gerektiğini belirtti.

“Bu ülkeyi seven, bu iktidarı değiştirme umuduna gönül veren hiç kimsenin bir gün dahi partinin kurultayını geciktirmeye hakkı yoktur. Derhal kurultay yapılmalıdır.” diyen Özel, hangi delegelerle olursa olsun kurultayın toplanmasını ve CHP’nin seçilmiş bir genel başkana kavuşturulmasını istediklerini kaydetti.

– “Ben her delegeyle yarışa varım”

Seçilmiş il, ilçe ve belediye başkanlarının, parti üyelerinin “mutlak butlan” istemediğini, partililerin derhal kurultay yapılmasını istediğini dile getiren Özel, şunları kaydetti:

“Buradan sizin huzurunuzda söylüyorum, benim bu partiyi nasıl yöneteceğimi taahhüt ettiğim kırmızı kitapta, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanının ve Cumhurbaşkanı adayının, tüm üyelerimizin oyuyla seçilmesi gerektiğini söylemiştik. Geçen sene 23 Mart’ta ilk sözümüzü tuttuk, Cumhurbaşkanı adayını ön seçimle belirledik.

Hiçbir bahaneye sığınmadan şimdi bir kez daha söylüyorum, ben her delegeyle yarışa varım. Ancak kurultay tarihini ilan edin. Kurultay olmadan 15 gün önce, Cumhuriyet Halk Partisi örgütlerine sandık koyalım, 2 milyon üyeyi çağıralım, Genel Başkanın kim olacağına 2 milyon Cumhuriyet Halk Partili karar versin. O sandıktan kim çıkarsa, resmi kurultaya o kişinin Genel Başkan adaylığında gidelim. Kurultaydan korkmuyorum ama gerçek bir enerji için bütün üyelerle birlikte Genel Başkanlık için ön seçim istiyorum.”

Manisa’da 2015’te yapılan ön seçimde yüzde 84 oy alarak tüm zamanların ön seçim rekorunu kırdığını belirten Özel, “Eğer bu ön seçimde yüzde 85’in altında oy alırsam göreve talip olmayacağım.” diye konuştu.

Özel, “Belediye başkanlarımıza hep birlikte itibar suikastı yapanların ağzını kendi söylemi yapanlar, bu partiyi yönetemez.” dedi.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’a ilişkin sosyal medyada kışkırtmalar yapıldığını ifade eden Özel, “Açıkça ilan ediyorum. Mansur Başkan bugüne kadar ne adım attı, ne açıklama yaptıysa bilgim dahilindedir. Bundan sonra da ne yapacaksak birlikte yapacağız.” şeklinde konuştu.

Partililere birlik çağrısı yapan Özel, CHP’nin içinde bulunduğu süreçten güçlenerek çıkabileceğini ve bunun ancak ortak mücadeleyle başarılabileceğini dile getirdi.

12. kattan ilk görüntüler paylaşıldı

Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Merkezi’ne gelişi ve genel başkanlık koltuğuna oturmasının ardından 12. kattan fotoğraflar paylaşıldı. Kılıçdaroğlu’nun makam odasında çalışmalarına başladığı belirtildi.

Bu gelişme, CHP’de kurultay sürecine ilişkin tartışmaların yeni bir aşamaya taşındığı şeklinde yorumlandı.

Özel partililerle Anıtkabir’e yürüdü

Özel, konuşmasının sonunda partilileri Anıtkabir’e yürümeye davet ederek, bu yürüyüşün CHP’nin iktidar yürüyüşünün ilk adımı olduğunu söyledi.

Bayramlaşma programının yapıldığı Güvenpark’tan Anıtkabir’e kadar vatandaşlarla yürüyen Özel’e, Anıtkabir’in girişinde eski CHP Genel Sekreteri Önder Sav da dahil oldu.

Özgür Özel daha sonra, yanında Mansur Yavaş ve diğer partililerle Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine çelenk bırakmak üzere Aslanlı Yol’da kol kola yürüdü.

Mozoleye çelenk bırakan Özel, bu esnada çelenkte “Anıtkabir Komutanlığı” yazan şeridin üzerine, cebinden çıkardığı, “CHP Genel Başkanı Özgür Özel” yazan şeridi koydu. Özel, görevli personelin uyarısının ardından şeridi geri aldı. Özel, daha sonra çelenkte yer alan “Anıtkabir Komutanlığı” yazılı şeridi de almak isteyince, görevli personelle partililer arasında kısa süreli gerginlik yaşandı.

Özel ve beraberindekiler daha sonra Anıtkabir’in merdivenlerinde fotoğraf çektirerek buradan ayrıldı.

Öte yandan, bayramlaşma programının yapıldığı alandan yürüyerek gelen grup, Anıtkabir’in içerisinde zaman zaman CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu aleyhinde sloganlar attı.

Özel’in bayramlaşma programına, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP’nin eski Genel Başkanı Murat Karayalçın, Özel’i destekleyen CHP’li milletvekilleri, sivil toplum kuruluşları, bazı siyasi partiler ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Özel’den önce programda konuşan Mansur Yavaş da “Cumhuriyet Halk Partisi en kısa zamanda kurultaya gitmelidir. Bu süreci ortak akılla yönetelim.” ifadesini kullandı.

Alanda polis geniş güvenlik önlemleri aldı, 112 ekipleri de hazır bekledi.

Programa katılan vatandaşlar zaman zaman CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu aleyhinde sloganlar attı.

Alandaki tablo iki miting arasındaki farkı ortaya koydu

CHP’de kurultay tartışmalarının gölgesinde Ankara’da aynı gün iki ayrı siyasi tablo oluştu. Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Merkezi’nde gerçekleştirdiği buluşmada yaklaşık 2500 kişinin bulunduğu değerlendirilirken, Özgür Özel’in Güvenpark’taki programında ise kalabalığın yaklaşık 15 bin kişiye ulaştığı ifade edildi.

İki buluşma arasındaki sayı farkı, CHP içindeki mevcut örgüt dengelerini de yeniden gündeme taşıdı. Özellikle belediyeler ve teşkilat yapılarının önemli bölümünün hâlen Özgür Özel’in kontrolünde olması, Güvenpark’taki kalabalığın oluşmasında etkili unsurlardan biri olarak değerlendirildi. Parti örgütlerinin sahaya dönük mobilizasyon gücü, belediye kadrolarının organizasyon kabiliyeti ve mevcut yönetimin kurumsal imkânları, Özel’in mitingindeki insan yoğunluğuna doğrudan yansıdı.

Kılıçdaroğlu’nun Genel Merkez’deki buluşması daha çok kendisine destek veren partililer, eski yönetim çevreleri ve sadık taban üzerinden şekillenirken, Özel’in Güvenpark’taki programı daha geniş katılımlı bir siyasi gösteriye dönüştü. Bu tablo, CHP’de yaşanan tartışmanın yalnızca genel başkanlık ya da kurultay başlığıyla sınırlı kalmadığını; aynı zamanda parti teşkilatları, belediyeler, taban psikolojisi ve saha hâkimiyeti üzerinden de okunduğunu gösterdi.

Özgür Özel’in mitinginde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın da yer alması dikkat çeken başlıklardan biri oldu. Yavaş’ın alandaki varlığı, Özel cephesinin yalnızca parti örgütleriyle değil, CHP’li belediye başkanları üzerinden de güçlü bir görüntü verme çabası olarak yorumlandı. Bu katılım, kurultay tartışmalarının belediyeler düzeyindeki karşılığını göstermesi bakımından da önem taşıdı.

Güvenpark’taki kalabalıkta bazı marjinal sol gruplara ait flamaların görülmesi de dikkat çekti. CHP’nin ana gövdesini oluşturan partililerin yanı sıra farklı sol yapıların sembolleriyle alanda bulunması, mitingin siyasi çeşitliliğini artırırken, parti içindeki tartışmaların sokak ayağında farklı grupların da pozisyon almaya başladığını ortaya koydu.

Genel tabloya bakıldığında, Kılıçdaroğlu’nun Genel Merkez’de verdiği mesajlar daha çok “parti içi arınma”, “hesap sorma” ve “temiz kurultay” vurgusu üzerinden şekillenirken; Özel’in Güvenpark’taki mitingi, kalabalık desteği, belediye ve teşkilat gücü, Mansur Yavaş’ın katılımı ve Anıtkabir yürüyüşüyle birlikte daha kitlesel bir siyasi cevap niteliği taşıdı. Bu nedenle Ankara’daki iki ayrı buluşma, CHP’deki kurultay sürecinin yalnızca salonlarda değil, meydanlarda ve örgüt dengelerinde de karşılık bulduğunu gösterdi.