Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Küresel piyasalar haftaya gerilimle başladı

ABD-İran geriliminin yeniden tırmanması küresel piyasalarda dalgalanmaya yol açtı. ABD ve Avrupa vadeli endeksleri düşerken, Asya borsaları teknoloji hisselerinin desteğiyle yükseldi.

ABD-İran geriliminin yeniden tırmanması küresel piyasalarda dalgalanmaya yol açtı. ABD

Küresel piyasalar, yeni haftaya artan jeopolitik risklerin etkisiyle karışık bir görünümle başladı. ABD ve Avrupa endeks vadeli kontratları negatif bir seyir izlerken, Asya borsaları teknoloji hisselerindeki yükselişlerin etkisiyle pozitif bir başlangıç yaptı.

ABD ile İran arasındaki gerilimin yeniden tırmanması piyasalardaki fiyatlamalar üzerinde belirleyici oldu. Geçtiğimiz hafta taraflar arasında yapılan görüşmelerin ilk turunun iyimser tamamlanması ve Hürmüz Boğazı’nın açılmasıyla küresel piyasalarda güçlü bir ralli yaşanmıştı. Ancak hafta sonu yaşanan gelişmeler bu iyimserliği tersine çevirdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, cuma günü yaptığı açıklamada Lübnan’daki ateşkes kapsamında Hürmüz Boğazı’nın ticari gemilere açık olacağını belirtmişti. ABD Başkanı Donald Trump ise sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada İran’a yönelik deniz ablukasının anlaşma tamamlanana kadar süreceğini ifade etti.

Cumartesi günü İran Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı Hatemül Enbiya Karargahı, ABD’nin ablukaya devam etmesi nedeniyle Hürmüz Boğazı’nın kontrolünün yeniden sıkılaştırıldığını duyurdu. Trump ise ABD donanmasının ablukayı aşmaya çalışan İran’a ait bir kargo gemisine ateş açarak müdahale ettiğini açıkladı.

Bu gelişmelerin ardından petrol fiyatlarında sert yükselişler yaşandı. Brent petrolün varili yüzde 3,6 artışla 91,4 dolara yükseldi. Enerji fiyatlarındaki artış, küresel enflasyon baskılarını artıracağı yönündeki endişeleri de beraberinde getirdi.

ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi 3 baz puan artarak yüzde 4,26 seviyesine çıkarken, güvenli liman talebinin artmasıyla dolar endeksi yüzde 0,2 yükselerek 98,3 seviyesine ulaştı. Doların güçlenmesi ve enerji fiyatlarındaki yükselişin yarattığı enflasyon baskısı altın fiyatlarını aşağı çekti. Ons altın yüzde 0,9 düşüşle 4 bin 790 dolar seviyesine geriledi.

ABD’de endeks vadeli kontratlar yeni haftaya düşüşle başlarken, New York borsası cuma gününü yükselişle tamamlamıştı. Dow Jones endeksi yüzde 1,79, S&P 500 yüzde 1,2 ve Nasdaq yüzde 1,52 değer kazanarak rekor seviyelere ulaşmıştı.

Şirket bilançoları tarafında Netflix’in ilk çeyrek gelir ve karı beklentileri aşarken, ikinci çeyrek gelir tahmininin zayıf kalması nedeniyle hisseleri yaklaşık yüzde 10 değer kaybetti. Enerji hisselerinde ise petrol fiyatlarındaki dalgalanmanın etkisiyle düşüşler görüldü. Buna karşılık turizm ve havayolu hisselerinde yükseliş dikkat çekti.

Avrupa borsaları da geçtiğimiz haftayı pozitif tamamlamasına rağmen, yeni haftaya vadeli işlemlerde düşüşle başladı. Almanya Merkez Bankası Başkanı Joachim Nagel, artan petrol fiyatlarının ekonomi üzerinde baskı oluşturacağını ancak resesyon beklemediklerini açıkladı.

Asya tarafında ise teknoloji hisselerindeki alımlar öne çıktı. Japonya’da Nikkei 225 yüzde 0,7, Güney Kore’de Kospi yüzde 1,1, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,7 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,8 yükseldi. Ancak yüksek enerji fiyatları, özellikle petrol ithalatçısı ülkelerde kazançları sınırladı.

Yurt içinde ise Borsa İstanbul geçtiğimiz haftayı rekor seviyelerde tamamladı. BIST 100 endeksi yüzde 2,72 artışla 14.587 puana yükselirken, tarihi zirvesini de yeniledi. Dolar/TL kuru ise haftayı 44,85 seviyesinde kapattı.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s, Türkiye’nin kredi notunu “BB-/B” olarak teyit ederken, görünümünü “durağan” olarak korudu.

Piyasalarda bu hafta en önemli gündem maddelerinden biri Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın faiz kararı olacak. Ekonomistler, politika faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit tutulmasını bekliyor.

Analistler, küresel piyasalarda yönün büyük ölçüde Orta Doğu’daki gelişmelere bağlı olacağını belirterek, jeopolitik risklerin yüksek seyretmeye devam etmesi halinde dalgalanmanın sürebileceği uyarısında bulunuyor.