Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Trump sosyal medyada adeta öfke krizi geçirdi: “Boğazı açın”

ABD Başkanı Donald Trump, İran ve Hürmüz Boğazı üzerinden yaptığı paylaşımda küfür ve tehdit içeren ifadeler kullandı. Bölgedeki savaşta ise hava kayıpları, yeni saldırılar ve idam kararları öne çıktı.

ABD Başkanı Donald Trump, İran ve Hürmüz Boğazı üzerinden yaptığı

ABD Başkanı Donald Trump, İran savaşı sürerken sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla gündeme oturdu. Hürmüz Boğazı’nın açılması için İran’a sert sözlerle yüklenen Trump, kullandığı üslup nedeniyle sosyal medyada adeta öfke krizi geçirdiği yorumlarına yol açtı.

Paylaşımda Trump, “Salı günü İran’da Enerji Santrali Günü ve Köprü Günü aynı anda yaşanacak. Bunun gibisi olmayacak” ifadelerini kullandı. Mesajının devamında ise Hürmüz Boğazı’nın açılmasını isteyerek ağır hakaretlerde bulundu.

Paylaşımda dikkat çeken ifadeler

Trump’ın paylaşımında, “Boğazı açın” çağrısının yanı sıra, İran yönetimine yönelik açık küfür ve tehdit dili öne çıktı. Mesajın sonunda ise “Allah’a şükürler olsun” ifadesine yer vermesi dikkat çekti.

Paylaşımın ekran görüntüsünde Trump’ın, “Open the F… Strait” sözleriyle Hürmüz Boğazı’na atıfta bulunduğu, ardından da İran’a yönelik hakaret ve tehdit içeren cümleler kullandığı görüldü.

Trump’ın paylaşımında ana vurgu Hürmüz Boğazı oldu. Küresel enerji akışı açısından kritik önemdeki boğazın açılmasını isteyen Trump, İran yönetimini doğrudan hedef aldı. Paylaşımın ekran görüntüsünde, açık küfür ve tehdit içeren ifadelerin yer aldığı görüldü.

ABD Başkanı’nın bu çıkışı, Washington ile Tahran arasındaki gerilimin yalnızca askeri sahada değil, siyasi ve psikolojik savaş boyutunda da sertleştiğini ortaya koydu. Trump’ın kullandığı dil, diplomatik sınırların dışına çıkan bir üslup olarak değerlendirildi.

ABD 4 hava aracını kaybetti iddiası

Sahadaki çatışmalarda ise dikkat çekici bir başka gelişme yaşandı. İran ve ABD güçlerinin, düşürülen Amerikan jetinin pilotunu aramak için yürüttüğü süreçte ABD’nin bir başka hava aracını daha kaybettiği öne sürüldü.

İran Devrim Muhafızları, kayıp Amerikalı pilotu arayan bir uçağın düşürüldüğünü açıkladı. İran polisi, İsfahan’da düşürülen uçağın C-130 tipi olduğunu savundu. İran Devrim Muhafızları, kurtarma operasyonu sırasında birkaç “uçan cismin” imha edildiğini de ileri sürdü.

Tasnim’e konuşan İran Silahlı Kuvvetleri Birleşik Komutanlığı Sözcüsü ise düşürülen ABD hava araçlarının 2 C-130 askeri nakliye uçağı ve 2 Blackhawk helikopter olduğunu iddia etti. Açıklamanın ardından İran Devrim Muhafızları’nın enkaz görüntülerini basına servis ettiği belirtildi.

İran tarafı, ABD güçlerinin aradığı ve Trump’ın daha önce “bulduk” dediği pilotu kurtarma operasyonunun da başarısız olduğunu öne sürdü.

Hizbullah’ın hedefi İsrail oldu

Bölgedeki gerilim yalnızca İran ile ABD hattında kalmadı. Lübnan’da Hizbullah, bir İsrail savaş gemisini seyir füzesiyle hedef aldığını açıkladı.

Bu açıklama, savaşın cephelerinin genişlediğine işaret eden yeni bir gelişme olarak öne çıktı. Hizbullah’ın saldırı duyurusu, İsrail cephesinin de doğrudan çatışma zincirinin içinde tutulduğunu gösterdi.

İran protestolara katılan 2 kişiyi idam etti

İran iç siyasetinde de sert gelişmeler yaşandı. İran yargısına bağlı Mizan Haber Ajansı, ocak ayındaki rejim karşıtı protestolar sırasında bir askeri tesise baskın düzenlemeye ve bir cephaneliğe girmeye teşebbüs etmekten suçlu bulunan iki kişinin idam edildiğini duyurdu.

Uluslararası Af Örgütü’ne göre Muhammedemin Biglari ve Şahin Vahedparast, aynı davada idam cezasıyla karşı karşıya kalan dört kişilik grubun içinde yer alıyordu. İran Yüksek Mahkemesi’nin, silah ve askeri teçhizat çalmaya çalışarak “kitlesel katliam yapmaya çalışan isyancılar” suçlamasıyla iki sanığın cezalarını onadığı aktarıldı.

Geçen hafta da İran’ın, aynı davada suçlu bulunan 18 yaşındaki Emirhüseyin Hatami’yi idam ettiği belirtildi. Uluslararası Af Örgütü, protestolara katıldıkları gerekçesiyle 11 kişinin daha yakın zamanda idam edilme riskiyle karşı karşıya olduğunu açıkladı.

İran’dan Körfez’e misillemeler sürüyor

İran Devrim Muhafızları, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Bahreyn’deki petrokimya tesislerini, İsrail’deki bir rafineriyi ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki bir doğalgaz tesisini hedef aldıklarını açıkladı.

Açıklamada, İran’daki sivil hedeflere yönelik saldırıların tekrarlanması halinde bölgedeki ABD ekonomik çıkarlarına yönelik saldırıların yoğunlaştırılacağı da bildirildi.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de yetkililer, petrokimya şirketi Borouge’un fabrikasında füze parçasının düşmesi sonucu çıkan yangın nedeniyle faaliyetlerin askıya alındığını açıkladı. Olayda yaralanma olmadığı belirtildi.

Bahreyn İçişleri Bakanlığı da İran saldırıları sonucunda hedef alınan bir tesiste yangın çıktığını duyurdu. Yangının yol açtığı hasarın boyutuna ilişkin ise ayrıntı verilmedi.

Kuveyt’te ise İran insansız hava araçlarının iki enerji ve su arıtma tesisini vurduğu ifade edildi. Saldırı sonucu önemli maddi hasar oluştuğu ve iki enerji üretim ünitesinin devre dışı kaldığı kaydedildi.

Savaşın etkisi faturaları artırdı

Bölgedeki savaş ve enerji krizi, ekonomik etkilerini de göstermeye başladı. Mısır, küresel enerji krizi nedeniyle nisan ayından itibaren bazı konut ve ticari kullanıcılar için elektrik fiyatlarını artırdığını açıkladı.

Enerji hatları üzerindeki baskının büyümesi, savaşın yalnızca askeri ve siyasi değil, ekonomik sonuçlarının da bölge geneline yayıldığını ortaya koydu.

Gerilim yalnızca cephede değil söylemde de büyüyor

Trump’ın küfürlü ve tehdit içeren paylaşımı, savaşın yalnızca sahadaki operasyonlarla sınırlı kalmadığını bir kez daha gösterdi. ABD Başkanı’nın sosyal medya üzerinden kullandığı sert dil, krizin söylem düzeyinde de giderek daha saldırgan hale geldiğini ortaya koydu.

Aynı süreçte ABD hava araçlarının düşürüldüğü iddiaları, Hizbullah’ın İsrail’e yönelik saldırı açıklaması, İran’daki idam kararları ve Körfez’deki misillemeler, bölgedeki gerilimin çok cepheli bir çatışmaya dönüştüğünü gösteren başlıklar olarak öne çıktı.