Hububat sektörünün gözü Konya’da: Alım fiyatları, üretim beklentileri ve 2026 yol haritası masada
Ulusal Hububat Konseyi tarafından düzenlenen 2026 Hasat Öncesi Hububat Kongresi, 3 Nisan’da Konya’da başladı. Üç gün sürecek kongrede hububat üretimi, piyasa gelişmeleri, sektörel riskler ve 2026 hasat dönemine ilişkin beklentiler ele alınıyor. Türkiye tahıl sektörünün önemli buluşmalarından biri olarak gösterilen organizasyon, sektör temsilcileri, akademisyenler ve kamu yetkililerini bir araya getirirken; buğday ve mısır üretiminden depolama, ticaret, finansman ve lisanslı depoculuğa kadar geniş bir gündem başlığı tartışılıyor.
Bayır Diamond Hotel’de düzenlenen ve Konya Ticaret Borsası’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen kongrede bugün açılış programı vardı. Konrede öne çıkan başlıkların başında, hasat öncesi dönemde üretici ve piyasanın en çok merak ettiği konular geliyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan ve TMO Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Ahmet Güldal’ın yer aldığı kongre, yalnızca mevcut sezonun değerlendirilmesi açısından değil, yeni döneme ilişkin tarım politikalarının çerçevesinin çizilmesi bakımından da kritik önem taşıyor.
Kongrenin açılış programına Konya Protokolü eksiksiz katılım gerçekleştirdi. Konya Valisi İbrahim Akın ile Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ın yanısıra Kongrenin açılışında çok sayıda milletvekili de hazır bulundu.
2026 Hasat Öncesi Hububat Kongresi’nin açış konuşmasını Ulusal Hububat Konseyi Başkanı Yaşar Serpi yaptı. Serpi, kongrede hasat öncesinde hububat piyasalarındaki güncel durum ve beklentilerin ele alınacağını kaydetti. Serpi, sektör temsilcileri, akademisyenler ve kamu yetkililerini bir araya getiren kongrede, buğday ve mısır üretimi, hububat piyasaları, depolama ve ticaret stratejileri, sektörel riskler ve yenilikçi yaklaşımların tartışılacağını belirtti.

Alım fiyatlarında ana mesaj: Üretici korunacak
Kongrenin en dikkat çeken açıklamaları Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’dan geldi. Hasat dönemi öncesinde hububat üreticisinin en çok merak ettiği başlıklardan biri olan alım fiyatlarına ilişkin konuşan Yumaklı, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin tüm hazırlıklarını tamamladığını belirterek fiyat politikasında üreticiyi koruyan bir yaklaşımın esas alınacağını söyledi.
Bakan Yumaklı, “Üreticiyi koruyan, tüketiciyi gözeten ve dış gelişmelerden kaynaklanan maliyet artışlarını dikkate alan bir yaklaşım benimsenecek. Üreticimizin sorun yaşamasına izin vermeyeceğiz” ifadeleriyle, yeni sezonda maliyet baskısı altındaki üreticinin destekleneceği mesajını verdi. Bu açıklama, özellikle mazot, gübre, enerji ve diğer tarımsal girdilerde yaşanan artışlar nedeniyle yeni üretim sezonuna temkinli giren üreticiler açısından dikkatle takip edildi.
TMO her senaryoya hazır
Yumaklı, konuşmasında Toprak Mahsulleri Ofisi’nin müdahale kapasitesine de özel vurgu yaptı. Olası yüksek üretim karşısında tüm senaryolara hazırlıklı olduklarını belirten Bakan, yeni hasat döneminde alım, depolama ve piyasa düzenleme süreçlerinin sorunsuz işlemesi için gerekli tedbirlerin alındığını ifade etti. Böylece TMO’nun yalnızca alım kurumu olarak değil, piyasa istikrarının korunmasında da kritik rol üstleneceği mesajı verildi.

Tarımda stratejik vurgu, gübre ve arz güvenliği mesajı
Bakan Yumaklı, tarımın artık yalnızca bir üretim faaliyeti olmadığını, ulusal güvenlik, ekonomik istikrar ve toplumsal refah açısından da kritik bir sektör haline geldiğini söyledi. Küresel iklim krizinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerine dikkat çeken Yumaklı, sıcaklık artışları, kuraklık ve don gibi risklerin üretimde ciddi kayıplara yol açabildiğini belirtti.
Türkiye’nin gıda arz güvenliği konusunda sorun yaşamadığını vurgulayan Yumaklı, özellikle enerji ve gübre maliyetlerindeki artışa rağmen sürecin kontrollü şekilde yönetildiğini kaydetti. Bazı gübre türlerinde gümrük vergilerinin sıfırlandığını, alternatif tedarik kanallarının devreye alındığını ve stok sorunu bulunmadığını belirten Bakan, “Gübre krizi yoktur ve olmayacaktır” mesajı verdi.
2026 için rekor üretim beklentisi
Yumaklı, 2023 yılında bitkisel üretimde rekor kırıldığını hatırlatarak, 2025’te yaşanan kuraklık ve don olaylarının üretimi sınırladığını, ancak 2026 yılı için daha olumlu bir tablo beklendiğini dile getirdi. Yağışların artması halinde yeni bir üretim rekorunun mümkün olabileceğini söyleyen Bakan, bu ihtimale karşı hazırlıkların tamamlandığını aktardı. Ayrıca planlı üretim modelinin ilk yılının tamamlandığını, Çiftçi Kayıt Sistemi’nin uydu destekli hale getirildiğini ve üretimin artık parsel bazında izlenebildiğini belirtti.
İbrahim Yumaklı konuşmasında şunları söyledi:
“(Eğer rekor kırarsak ne olacak) diye hepinizin düşündüğünü biliyorum. Gözlerden onu görüyorum. TMO (Toprak Mahsulleri Ofisi) hazır, o rekor kırdığımız dönemde de söyledik, devletimizin kadim kurumları var. TMO da onlardan biri tanesi. Hiçbir şekilde üreticilerimizin problem yaşayacağı herhangi bir olaya müsaade etmeyeceğiz. Alım fiyatlarında üreticilerimizi koruyacağız.
İçinde bulunduğumuz sürecin özellikle maliyetlere olan etkisi, herkesin ‘Acaba ne olacak’ diye kafasında soru işaretleri oluşturdu. Bu süreçten kaynaklanan maliyet artışlarının da mutlaka göz önüne alınacağını tekrar ifade etmek istiyorum. Bunun başka türlü olması da mümkün değil zaten. Bir müktesebatı, tecrübeyi ve beraberliği konuşuyoruz. Sonra da olanların seyredilmesi elbette mümkün değil. Sağlıklı ve güvenilir gıdaya giden yolda bütün bu süreçleri etkin politikalarımızla yöneteceğiz, geliştireceğiz ve inşallah suyu verimli kullanarak gıdayı da israf etmeyerek bunu taçlandıracağız.
Üretimi biraz daha disiplinli şekilde kontrol edeceğiz. Çünkü bu ihtiyacı gördük. Hep birlikte karar verdik. Uygulamaya başladık. İlk yılını geçtik. Taraflı tarafsız herkesin bu kadar önemli ve devasa bir konuda böyle bir sonuç alınabileceğine dair beklemediklerinin yorumlarını da aldık. Buradaki aslan payı üreticilerimizindir. Türk üreticisinin, çiftçisinin bilincini, tecrübesini hafife alanlara bu en büyük derstir. Ama bunu daha da geliştirmek artık şimdi bizim elimizde. Dolayısıyla bu fazlar özellikle planlama kurallarından taviz vermeyeceğimiz. Bu üretim planlamasının en önemli ayaklarından birisi kayıtlılıktı.
Hatırlarsanız çok akıllara ziyan yorumlar yapılmıştı. ‘Devlet arazilerinize el koyacak vs.’ Bunların hiçbirisinin gerçek olmadığı uygulamayla ortaya çıktı. Amacımız devletin bir şeyleri alıp kiralaması değildi. O arazilerin boş kalmasını engelledik veya engellemeye çalıştık. Şöyle dedik, ‘2 yıl üst üste eğer işlemiyorsanız, bu milli servettir, devlet eliyle bunu biz yapalım.’ Bir kazanımı ve sonucu buradan sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu uygulamayı duyurduktan sonra tespit ettiğimiz arazilerin yüzde 65’i sahipleri tarafından ya işlendi ya da işletildi.”
Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan: Bu dönemde çok önemli işler yapılıyor
Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan da hububat sektörünün jeopolitik, ekonomik ve sosyal boyutları olan stratejik bir alan haline geldiğini dile getirdi.
Son dönemde yaşanan gelişmelerin bu gerçeği ortaya çıkardığını vurgulayan Gürcan, “Bu nedenle içinde bulunduğumuz dönemi doğru okumak ve gerekli tedbirleri zamanında almak büyük önem taşımaktadır. Bu konuda özellikle Tarım Bakanımız ile Ticaret Bakanımız Ömer Bolat’ın yakından istişareleri, tarımsal ürünler konusunda erken alarm sistemini devreye almak, gerçekten bu dönemde çok önemli işler yapılıyor.” diye konuştu.
Hüseyin Çevik: Nisan ve mayıs yağışları belirleyici olacak
Kongrede söz alan Konya Ticaret Borsası Başkanı Hüseyin Çevik de yeni sezona ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Ekim dönemindeki yağışların olumlu bir başlangıç oluşturduğunu belirten Çevik, nihai rekolte açısından nisan ve mayıs yağışlarının belirleyici olacağını söyledi. Çevik ayrıca üreticinin mazot ve gübre başta olmak üzere artan girdi maliyetleri altında ezilmemesi gerektiğini vurgulayarak destekleme mekanizmalarının güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
Açılış programında, Konya Valisi İbrahim Akın, Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Konya Milletvekili Latif Selvi de konuşma yaptı.
Kongre programında hangi başlıklar var?
Kongrenin programı da sektörün ana gündemini yansıtıyor. Açılış bölümünde Konya Ticaret Borsası ev sahipliğinde düzenlenen organizasyonda Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan’ın hitaplarının yer aldığı belirtiliyor. Ardından gün boyu dört ana oturumla sektörün temel meseleleri ele alınıyor.
İlk oturum saat 10.30’da “İklim değişikliği, hububat tarımı üzerine etkileri, 2025-26 üretim yılı hububat durumu, gelişimi ve beklentiler” başlığıyla yapılıyor. Uğur Erdem moderatörlüğündeki oturumda Cihan Soyalp, Prof. Dr. Bayram Sade, Prof. Dr. Süleyman Soylu, İhsan Demiralioğlu ve İsmail Toklu yer alıyor.
Saat 13.00’te başlayan ikinci oturumda “Hububata dayalı sektörler; mevcut durum, sorunlar ve çözüm önerileri” başlığı ele alınıyor. Nihat Uysallı moderatörlüğündeki bu bölümde Dr. Eren Günhan Ulusoy, Mehmet Akıncı, Mehmet Mesut Çakmak, Ülkü Karakuş ve M. Aykut Göymen konuşmacı olarak yer alıyor.
Üçüncü oturum ise saat 14.30’da “Hububat üretimi, ticareti ve finansmanı” başlığıyla düzenleniyor. Oturumun moderatörlüğünü İsmail Uğural üstlenirken, Dr. Osman Yıldız, Prof. Dr. Mehmet Hamurcu, Ziraat Yüksek Mühendisi Celil Çalış ve Prof. Dr. Mehmet Sertac Özer değerlendirmelerde bulunuyor.
Saat 16.00’daki dördüncü oturumda ise “Lisanslı depoculuk — hububat üretimine ve ticaretine etkileri” başlığı masaya yatırılıyor. Şahin Bilgiç moderatörlüğündeki bu bölümde Gökhan Gürbüz, Bahar Emre, Kemalettin Bayat, Ali Kiralı ve Esat Bilici söz alıyor.
Kongrenin kapanış ve genel değerlendirme konuşmasını da TMO Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Ahmet Güldal yapacak.

Sektör için yol haritası oluşturulacak
Kongrede ekmeklik ve makarnalık buğday ile mısır üretiminin yanı sıra makarna, bulgur, irmik ve yem sektörlerine ilişkin değerlendirmeler de yapılıyor. Düzenlenen oturumlarla 2026 hasat dönemi öncesinde sektörün mevcut durumunun analiz edilmesi, risklerin değerlendirilmesi, piyasa beklentilerinin şekillendirilmesi ve sektör için yol haritası oluşturulması amaçlanıyor. Hububat piyasasında gözler artık hem kongrenin kapanışında verilecek mesajlara hem de hasat dönemine yaklaşılırken açıklanacak alım fiyatlarına çevrilmiş durumda. Konya’daki kongreden çıkan temel tablo ise net: 2026 hasat sezonu öncesinde sektör, hem riskleri hem de fırsatları aynı anda tartışırken, merkezde yine üretici, arz güvenliği ve piyasa istikrarı yer alıyor.





