Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Trump ABD halkına seslendi; İran’ı yerle bir etmeye devam edeceklerini söyledi

ABD Başkanı Donald Trump, İran savaşının 34’üncü gününde yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında Tahran yönetimine yönelik sert ifadeler kullandı. Trump, askeri hedeflerin büyük ölçüde tamamlandığını savunurken, anlaşma sağlanmaması halinde İran’ın elektrik santralleri ve petrol yataklarının da hedef alınabileceğini söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump, İran savaşının 34’üncü gününde yaptığı ulusa

İran’da savaş 34’üncü gününe girerken ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında dikkat çeken mesajlar verdi. Konuşmasına Artemis II görevi için NASA ekibini ve astronotları tebrik ederek başlayan Trump, daha sonra İran’a yönelik askeri operasyonlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Trump, ABD’nin İran’daki askeri hedeflerini büyük ölçüde tamamladığını öne sürerek, “Amerika’nın askeri hedeflerini çok kısa sürede tamamlamak üzereyiz” dedi.

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta Tahran’ı bombalamasıyla başlayan ve küresel piyasalarda özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden yeni bir enerji ve güvenlik baskısı yaratan savaşta bir ay geride kalırken, Trump’ın konuşması Washington’un söylem dozunu daha da yükseltti. Trump, “Güçlerimiz muharebe sahasında ezici güç elde etti” ifadesini kullanırken, İran’ın donanma ve hava kuvvetlerinin yok edildiğini savundu. Kara harekâtı iddialarına ise doğrudan değinmedi.

Nükleer anlaşma çıkışı

Trump, daha önce İran’ın nükleer kapasitesini tamamen yok ettiklerini söylememiş gibi, şimdi de konuşmasında, İran’ın nükleer silaha sahip olmasına hiçbir koşulda izin vermeyeceğini ifade etti. 2015’teki nükleer anlaşmayı feshetme kararını savunan Trump, bunun “başından beri son derece kötü bir anlaşma” olduğunu söyledi. Önceki ABD yönetimlerini eleştiren Trump, sorunun kendi görevine gelmeden çok önce çözülmesi gerektiğini savundu.

Bebek katili, soykırımcı İsrail’in kana doymaz yönetiminin bölgeyi ateş çemberine çevirmek için oluşturduğu terör eylemlerinin İran ayağını ABD ile yürütme noktasında ABD’nin siyonizme payandalık yaptığı gerçeğine değinmeyen Trump’ın konuşmasındaki en dikkat çekici bölümlerden biri ise savaşın seyrine ilişkin sert değerlendirmeleri oldu. Adeta haremiler gibi konuşan Trump, asmaya, kesmeye, kelle uçurmaya, İran’ı yerle bir etmeye devam edeceklerini söyledi. İran’a tehditler savuran ABD Başkanı, “Bu saldırılarla İran’ı Taş Devri’ne geri göndereceğiz. Bu işi çok hızlı şekilde bitireceğiz. Sona çok yaklaştık” ifadelerini kullandı. Bu sözler, Washington’un yalnızca mevcut askeri baskıyla yetinmeyeceği, sahadaki hedef listesini daha da genişletebileceği yönünde yorumlandı.

Elektrik santralleri ve petrol yatakları tehdidi

Trump, İran’daki amaçlarının hiçbir zaman rejim değişikliği olmadığını söylese de, yönetimdeki isimlerin öldürülmesiyle “bir bakıma rejim değişikliği yaşandığını” ileri sürdü. Trump, belirli bir süre içinde anlaşma sağlanamaması halinde İran’daki elektrik santrallerinin tamamının vurulacağını, aynı anda petrol yataklarının da hedef alınabileceğini dile getirdi.

Bu ifadeler, savaşın yalnızca askeri tesislerle sınırlı kalmayabileceğini, enerji altyapısının doğrudan hedefe konulabileceğini ortaya koydu. Böyle bir senaryonun küresel petrol arzı, Hürmüz Boğazı güvenliği ve enerji fiyatları üzerinde yeni bir şok dalgası yaratabileceği değerlendiriliyor.

Hürmüz Boğazı ve NATO’ya mesaj

Trump, konuşmasında Hürmüz Boğazı’nı da özel olarak gündeme getirdi. ABD’nin bu güzergâhtan neredeyse hiç petrol satın almadığını, gelecekte de buna ihtiyaç duymayacağını savunan Trump, boğaz üzerinden petrol alan ülkelerin bu geçidi korumakla yükümlü olduğunu söyledi. ABD’nin Orta Doğu petrollerine ihtiyaç duymadığını ifade eden Trump, Washington’un bölgede esas olarak müttefiklerine yardım etmek için bulunduğunu öne sürdü.

Trump ayrıca, İran’daki operasyonun süresini önceki savaşlarla kıyasladı ve “İran’daki operasyonda sadece 32 gündür görev yapıyoruz” dedi. Petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki artışın kısa süreli olacağını savunan Trump, benzin fiyatlarındaki yükselişi de İran’ın eylemlerine bağladı. Buna rağmen ABD borsalarının sert düşmediğini, çatışma sona erdiğinde Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılacağını ve enerji akışının normale döneceğini söyledi.

“NATO kağıttan kaplan”

Trump’ın sert çıkışları sadece İran’la sınırlı kalmadı. Konuşmasından saatler önce yaptığı sosyal medya paylaşımında, İran’ın yeni rejim başkanının ABD’den ateşkes talep ettiğini iddia eden Trump, Hürmüz Boğazı’nın “açık, serbest ve güvenli” hale gelmesini şart koştu. Aksi halde İran’ı “yok olana kadar bombalayacaklarını” ya da “Taş Devri’ne geri göndereceklerini” söyledi.

Trump, Reuters’a verdiği röportajda ise İran’dan “çok yakında çıkacaklarını” ancak bunun için net bir zaman çizelgesi veremeyeceğini söyledi. Gerekirse belirli noktaları vurmak için yeniden dönebileceklerini belirten Trump, İngiliz Daily Telegraph’a yaptığı açıklamada da NATO’yu “kağıttan kaplan” olarak niteledi. Trump, “NATO beni hiç çekmedi. Hep bir kağıttan kaplan olduklarını biliyordum ve bu arada Putin de bunu biliyor” ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran savaşına ilişkin ulusa sesleniş konuşmasının tam metni: 

Değerli Amerikalı dostlarım, iyi akşamlar. Öncelikle NASA ekibini ve cesur astronotlarımızı Artemis II’nin başarılı fırlatılışı için tebrik etmek istiyorum, gerçekten muhteşem bir şeydi. İnsanlı bir roketin şimdiye kadar uçtuğu en uzak mesafeye gidecek ve Ay’ın yanından geçip, etrafından dolaşarak daha önce hiç yapılmamış bir mesafeden eve geri dönecek. İnanılmaz. Yoldalar ve Tanrı onları korusun, bunlar cesur insanlar. O dört inanılmaz astronota Tanrı’dan rahmet diliyoruz.

İran operasyonuna giriş

Bu akşam konuştuğumuz sırada, ABD ordusunun dünyanın bir numaralı terör destekçisi devleti İran’ı hedef alan Destansı Öfke Operasyonu’na başlamasının üzerinden sadece bir ay geçti. Geçtiğimiz dört hafta içinde, silahlı kuvvetlerimiz savaş alanında hızlı, kesin ve ezici zaferler kazandı. Daha önce çok az insanın gördüğü zaferler. Bu gece, İran donanması yok oldu. Hava kuvvetleri harabeye döndü. Liderlerinin çoğu, yönettikleri terörist rejimin liderleri öldü. İslam Devrim Muhafızları Ordusu’nun komuta ve kontrolü şu anda yok ediliyor. Füze ve insansız hava aracı fırlatma yetenekleri önemli ölçüde kısıtlandı. Ve silahları, fabrikaları ve roketatarları paramparça ediliyor. Çok azı kaldı.

“Amerika kazanıyor” vurgusu

Savaş tarihinde hiçbir düşman, birkaç hafta içinde bu kadar açık ve yıkıcı büyük ölçekli kayıplar vermemiştir. Düşmanlarımız kaybediyor ve Amerika, başkanlığım döneminde beş yıldır olduğu gibi, kazanıyor ve şimdi her zamankinden daha büyük bir zafer kazanıyor.

Venezuela parantezi ve enerji mesajı

Bu mevcut durumu tartışmadan önce, Venezuela ülkesini birkaç dakika içinde ele geçirme konusunda ustaca bir iş çıkaran birliklerimize de teşekkür etmek istiyorum. Bu darbe hızlı, ölümcül, şiddetliydi ve tüm dünyada herkes tarafından saygı gördü. İlk dönemimde ordumuzu yeniden inşa ettikten sonra, dünyanın en güçlü ordusuna sahibiz. Ve şimdi Venezuela ile birlikte çalışıyoruz ve gerçek anlamda ortak girişim ortaklarıyız. Amerika Birleşik Devletleri’nden sonra dünyanın en büyük ikinci rezervlerine sahip olan devasa miktarlarda petrol ve doğalgazın üretimi ve satışında inanılmaz derecede iyi gidiyoruz. Artık Orta Doğu’dan tamamen bağımsızız, ancak yine de yardım etmek için oradayız. Orada olmak zorunda değiliz. Onların petrolüne ihtiyacımız yok. Onların sahip oldukları hiçbir şeye ihtiyacımız yok. Ama müttefiklerimize yardım etmek için oradayız.

Operasyonun gerekçesi

Bu gece, savaşçılarımızın İran’da kaydettiği muazzam ilerlemeye dair bir güncelleme sunmak ve Destansı Öfke Operasyonu’nun Amerika’nın güvenliği ve özgür dünyanın güvenliği için neden gerekli olduğunu tartışmak istiyorum. 2015’te başkanlık kampanyamı açıkladığım ilk günden beri, İran’ın nükleer silaha sahip olmasına asla izin vermeyeceğime yemin etmiştim. Bu fanatik rejim 47 yıldır “Amerika’ya ölüm, İsrail’e ölüm” diye bağırıyor. Vekilleri, Beyrut’taki Deniz Piyadeleri kışlasına yapılan bombalı saldırıda 241 Amerikalının öldürülmesinin, yol kenarına yerleştirilen bombalarla yüzlerce askerimizin katledilmesinin arkasındaydı. USS Cole’a yapılan saldırıya karıştılar ve İsrail’de 7 Ekim’de yaşanan kanlı, korkunç vahşetler de dahil olmak üzere sayısız diğer iğrenç eylemi gerçekleştirdiler; çoğu insan böyle bir şey görmemişti. Bu cani rejim ayrıca yakın zamanda İran’da protesto eden kendi halkından 45.000 kişiyi öldürdü. Bu teröristlerin nükleer silahlara sahip olması, tahammül edilemez bir tehdit olurdu. Dünyanın en şiddet yanlısı ve acımasız rejimi, nükleer bir kalkanın arkasından terör, baskı, fetih ve toplu katliam kampanyalarını özgürce yürütebilirdi. Ben buna asla izin vermem, geçmişteki başkanlarımız da vermemeliydi.

Süleymani ve nükleer anlaşma bölümü

Bu durum 47 yıldır devam ediyor ve ben göreve gelmeden çok önce ele alınmalıydı. İki dönemlik görevim boyunca İran’ın nükleer silah arayışını durdurmak için birçok şey yaptım. İlk ve belki de en önemlisi, General Kasım Süleymani’yi öldürdüm. İlk dönemimde. O şeytani bir dahiydi, zeki bir insandı, korkunç bir insandı, ancak yol kenarı bombasının babasıydı. Ve yaşadı, yaptıkları korkunçtu. Eğer yaşasaydı İran belki de çok daha iyi, daha güçlü bir konumda olurdu. Muhtemelen bu gece farklı bir konuşma yapıyor olurduk. Ama biliyor musunuz? Yine de kazanıyor olurduk ve büyük farkla kazanırdık.

Ve sonra, çok önemli bir şekilde, Barack Hüseyin Obama’nın İran nükleer anlaşmasını feshettim, bu bir felaketti. Obama onlara 1,7 milyar dolar nakit verdi. Yeşil, yeşil nakit – Virginia, Washington DC ve Maryland’deki bankalardan çekti. Sahip oldukları tüm nakit. Saygılarını ve sadakatlerini satın almak için uçaklarla taşıdı, ama işe yaramadı. Başkanımıza güldüler ve nükleer bomba edinme misyonlarına devam ettiler. İran anlaşması, İran için devasa bir nükleer silah cephaneliğine yol açacaktı. Yıllar önce sahip olacaklardı ve kullanacaklardı, dünya farklı olacaktı. Benim görüşüme göre – birçok büyük uzmanın görüşüne göre – bu korkunç anlaşmayı feshetmeseydim, şu anda Orta Doğu ve İsrail olmazdı. Bunu yapmaktan çok onur duydum, çok gurur duydum, baştan beri çok kötüydü.

Diplomasi ve askeri müdahale

Esasen, başka hiçbir başkanın yapmaya cesaret edemediği şeyi yaptım. Onlar hata yaptılar ve ben onları düzeltiyorum. İlk tercihim her zaman diplomasi yoluydu, ancak rejim nükleer silah arayışına amansızca devam etti ve her türlü anlaşma girişimini reddetti. Bu nedenle, Haziran ayında, Gece Yarısı Çekiç Operasyonu’nda İran’ın kilit nükleer tesislerine bir saldırı emri verdim. Daha önce kimse böyle bir şey görmemişti. O güzel B-2 bombardıman uçakları muhteşem bir performans sergiledi. O nükleer tesisleri tamamen yok ettik. Rejim daha sonra nükleer programını tamamen farklı bir yerde yeniden kurmaya çalıştı ve nükleer silah arayışından vazgeçme niyetinde olmadıklarını açıkça ortaya koydu.

Füze programı ve tehdit tanımı

Ayrıca hızla büyük bir konvansiyonel balistik füze stoğu oluşturuyorlardı ve yakında Amerikan topraklarına, Avrupa’ya ve Dünya üzerindeki hemen hemen her yere ulaşabilecek füzelere sahip olacaklardı. İran’ın stratejisi çok açıktı; mümkün olduğunca çok füze üretmek istiyorlardı ve bunu mümkün olan en uzun menzilli füzelerle yaptılar ve kimsenin sahip olduklarına inanmadığı bazı silahlara sahiplerdi. Biz de bunu yeni öğrendik, onları etkisiz hale getirdik, hepsini etkisiz hale getirdik ki kimse onları ve nükleer bomba yarışlarını, daha önce hiç görülmemiş bir nükleer silahı durdurmaya cesaret edemesin. Tam eşiğindeydiler. Yıllardır herkes İran’ın nükleer silahlara sahip olamayacağını söylüyor. Ama sonuçta bunlar sadece sözler. Zamanı geldiğinde harekete geçmeye istekli değilseniz.

Hedeflerin tanımı

Destansı Öfke Operasyonu duyurumda belirttiğim gibi, hedeflerimiz çok basit ve açık. Rejimin Amerika’yı tehdit etme veya sınırları dışındaki gücü reddetme yeteneğini sistematik olarak ortadan kaldırıyoruz. Bu, İran donanmasını tamamen yok etmek, hava kuvvetlerini ve füze programlarını daha önce hiç görülmemiş seviyelerde zayıflatmak ve savunma sanayi üssünü yok etmek anlamına geliyor. Bunların hepsini yaptık. Donanmaları yok oldu. Hava kuvvetleri yok oldu. Füzeleri neredeyse tükendi veya imha edildi. Bunların hepsi birlikte ele alındığında, İran ordusunu felç edecek, terörist vekil güçlerini destekleme yeteneklerini ezecek ve nükleer bomba yapma yeteneklerini ortadan kaldıracaktır. Silahlı kuvvetlerimiz olağanüstüydü. Askeri olarak daha önce hiç böyle bir şey olmamıştı. Herkes bundan bahsediyor. Ve bu gece, bu temel stratejik hedeflerin tamamlanmaya yaklaştığını söylemekten memnuniyet duyuyorum.

Ölen askerler ve “işi bitirme” çağrısı

Bu ilerlemeyi kutlarken, özellikle çocuklarımızın nükleer bir İran’la asla karşı karşıya kalmaması için bu mücadelede hayatlarını feda eden 13 Amerikalı savaşçıyı düşünüyoruz. Geçtiğimiz ay iki kez Dover Hava Kuvvetleri Üssü’ne gittim ve bu çok özel bir şeydi; Amerikan topraklarına döndüklerinde o kahramanlarla birlikte olmak istedim. Onlarla ve aileleriyle, anne babalarıyla, eşleriyle birlikteydim. Onları selamlıyoruz. Ve şimdi, hayatlarını verdikleri görevi tamamlayarak onları onurlandırmalıyız. Ve her bir kişi, sevdikleri, “Lütfen efendim, lütfen işi bitirin” dedi, her biri ve biz işi bitireceğiz ve çok hızlı bir şekilde bitireceğiz. Çok yaklaştık.

Müttefiklere teşekkür ve benzin fiyatları

Ortadoğu’daki müttefiklerimize teşekkür etmek istiyorum: İsrail, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Bahreyn. Harika iş çıkardılar ve hiçbir şekilde zarar görmelerine veya başarısız olmalarına izin vermeyeceğiz. Birçok Amerikalı, son zamanlarda ülkemizdeki benzin fiyatlarındaki artışı endişeyle karşıladı. Bu kısa vadeli artış tamamen İran rejiminin ticari petrol tankerlerine ve çatışmayla hiçbir ilgisi olmayan komşu ülkelere yönelik akıl almaz terör saldırılarının sonucudur. Bu, İran’a nükleer silah emanet edilemeyeceğinin bir başka kanıtıdır. Onları kullanacaklar ve çok hızlı bir şekilde kullanacaklar. Bu, hayal edebileceğimizden çok daha kötü, on yıllarca sürecek bir gasp, ekonomik acı ve istikrarsızlığa yol açacaktır.

ABD ekonomisi ve enerji bağımsızlığı

Amerika Birleşik Devletleri, bu tehditle yüzleşmek için ekonomik olarak hiç bu kadar iyi hazırlanmamıştı. Bunu hepiniz biliyorsunuz. Tarihin en güçlü ekonomisini inşa ettik. Şu anda da tarihin en güçlü ekonomisini yaşıyoruz. Ve bir yıl içinde, ölü ve sakat bir ülkeyi aldık. Bunu söylemekten nefret ediyorum ama son yönetimden sonra ölü ve sakat bir ülkeydik ve onu dünyanın en hareketli ülkesi haline getirdik; enflasyon yok, Amerika Birleşik Devletleri’ne rekor yatırımlar geldi, 18 trilyon dolardan fazla ve sadece bir yılda 53 rekor seviyeyle tarihin en yüksek borsasına ulaştık. Bütün bunlar, uzun zamandır kaynayan bir kanserden kurtulmamızı sağladı. Bu kanser nükleer İran olarak biliniyor ve neyin geleceğini bilmiyorlardı. Bunu asla hayal etmemişlerdi.

Unutmayın, sondaj programımız sayesinde Amerika’nın bol miktarda gazı var. Çok fazla gazımız var. Benim liderliğim altında, Venezuela’dan aldığımız milyonlarca varili hesaba katmadan bile, gezegendeki 1 numaralı petrol ve gaz üreticisiyiz. Trump yönetiminin politikaları sayesinde, Suudi Arabistan ve Rusya’nın toplamından daha fazla petrol ve gaz üretiyoruz. Bunu bir düşünün. Suudi Arabistan ve Rusya’nın toplamı. Ve bu sayı yakında bundan çok daha yüksek olacak. Dünyanın hiçbir yerinde bizim gibi bir ülke yok ve gelecek için harika bir durumdayız. Amerika Birleşik Devletleri Hürmüz Boğazı’ndan neredeyse hiç petrol ithal etmiyor ve gelecekte de etmeyecek. Buna ihtiyacımız yok. İhtiyacımız olmadı ve yok. İran’ı yendik ve tamamen yok ettik. Hem askeri hem de ekonomik ve diğer her açıdan yok oldular. Ve Hürmüz Boğazı’ndan petrol alan dünya ülkeleri bu geçide sahip çıkmalı. Ona değer vermeli. Onu ele geçirmeli ve ona değer vermeliler. Bunu kolayca yapabilirler. Yardımcı olacağız, ancak son derece bağımlı oldukları petrolü koruma konusunda öncülük etmeleri gerekiyor.

Hürmüz Boğazı ve diğer ülkelere çağrı

Dolayısıyla, yakıt alamayan ve İran’ın başının kesilmesine karışmayı reddeden birçok ülkeye (bunu kendimiz yapmak zorunda kaldık) bir önerim var. Birincisi, Amerika Birleşik Devletleri’nden petrol satın alın. Bol miktarda petrolümüz var. Çok fazla. İkincisi, biraz cesaret toplayın. Bunu daha önce yapmalıydınız. Bizim istediğimiz gibi, bizimle birlikte yapmalıydınız. Doğrudan doğruya gidin ve alın, koruyun, kendiniz için kullanın. İran esasen yerle bir edildi. Zor kısım bitti, bu yüzden kolay olmalı.

Her halükarda, bu çatışma bittiğinde boğaz kendiliğinden açılacak. Kendiliğinden açılacak. Petrol satabilmek isteyecekler çünkü yeniden inşa etmek için ellerinde sadece bu var. Akış yeniden başlayacak ve gaz fiyatları hızla düşecek. Hisse senedi fiyatları da hızla yükselecek. Açıkçası çok fazla düşmediler. Biraz düştüler. Ama son birkaç gündür çok iyi günler geçirdiler. Aslında düşündüğümden çok daha iyi iş çıkardık. Ama bu korkunç tehditten kurtulmak için İran’a o küçük yolculuğu yapmak zorunda kaldık.

Vergi indirimi, ekonomi ve askeri hedefler

Tarihi vergi indirimlerimizle, insanların hayal bile edemeyecekleri kadar büyük vergi iadeleri aldıklarından bahsettikleri bir dönemde, düşündüklerinden çok daha fazla para alıyorlar. Bu, o büyük, güzel yasa tasarısından kaynaklanıyor. Ekonomimiz güçlü ve her geçen gün iyileşiyor ve yakında daha önce hiç olmadığı kadar büyük bir ivmeyle geri dönecek. Bir ay önceki seviyeleri aşacak. Destansı Öfke Operasyonu’nun başından beri, hedeflerimize tamamen ulaşana kadar devam edeceğimizi açıkça belirttim. Kaydettiğimiz ilerleme sayesinde, bu gece Amerika’nın tüm askeri hedeflerini kısa süre içinde tamamlamaya hazır olduğumuzu söyleyebilirim. Çok kısa süre içinde.

Yeni darbe tehdidi ve anlaşma mesajı

Önümüzdeki iki üç hafta içinde onlara çok sert bir darbe indireceğiz. Onları ait oldukları Taş Devri’ne geri getireceğiz. Bu arada görüşmeler devam ediyor. Rejim değişikliği hedefimiz değildi. Hiçbir zaman rejim değişikliği demedik, ancak tüm eski liderlerinin ölümü nedeniyle rejim değişikliği gerçekleşti. Hepsi öldü. Yeni grup daha az radikal ve çok daha makul. Ancak bu süre zarfında bir anlaşma sağlanmazsa, gözümüz kilit hedeflerde. Anlaşma olmazsa, elektrik üretim tesislerinin her birine çok sert ve muhtemelen eş zamanlı olarak vuracağız. En kolay hedef olmasına rağmen petrollerine vurmadık, çünkü bu onlara hayatta kalma veya yeniden inşa etme şansı bile vermezdi. Ama vurabilirdik ve yok olurdu. Ve yapabilecekleri hiçbir şey olmazdı. Uçaksavar ekipmanları yok. Radarları %100 imha edildi. Askeri bir güç olarak durdurulamazız. B-2 bombardıman uçaklarıyla yerle bir ettiğimiz nükleer tesisler o kadar ağır darbe aldı ki, nükleer tozun yakınına bile yaklaşmak aylar sürerdi. Ve biz buraları yoğun uydu gözetimi ve kontrolü altında tutuyoruz. Onların bir hamle yaptığını, hatta bir hamle bile yaptığını görürsek, onları füzelerle çok sert bir şekilde tekrar vuracağız. Tüm kozlar bizde. Onların hiçbir kozu yok.

Savaşların süresiyle kıyaslama

Bu çatışmayı doğru perspektiften değerlendirmemiz çok önemli. Amerika’nın I. Dünya Savaşı’na katılımı bir yıl, yedi ay ve beş gün sürdü. II. Dünya Savaşı üç yıl, sekiz ay ve 25 gün sürdü. Kore Savaşı üç yıl, bir ay ve iki gün sürdü. Vietnam Savaşı 19 yıl, beş ay ve 29 gün sürdü. Irak Savaşı sekiz yıl, sekiz ay ve 28 gün sürdü. Biz bu askeri operasyonda, dünyanın en güçlü ülkelerinden birine karşı 32 gündür çok güçlü, çok parlak bir şekilde mücadele ediyoruz. Ve ülke yerle bir edildi ve esasen artık bir tehdit değil. Ortadoğu’nun zorbasıydılar, ama artık değiller. Bu, çocuklarınızın ve torunlarınızın geleceğine gerçek bir yatırım. Bütün dünya izliyor ve gördüklerine, gücüne ve parlaklığına inanamıyorlar, gördüklerine, hayal gücünüze bırakın, inanamıyorlar, Amerika Birleşik Devletleri ordusunun parlaklığına.

Bu gece, her Amerikalı, İran’ın saldırganlığının kötülüğünden ve nükleer şantaj tehdidinden nihayet kurtulacağımız bir günü dört gözle bekleyebilir. Aldığımız önlemler sayesinde, İran’ın Amerika ve dünyaya yönelik sinsi tehdidine son vermenin eşiğindeyiz. Ve size söyleyeyim, dünya bizi izliyor. Ve bunu başardığımızda, her şey bittiğinde, Amerika Birleşik Devletleri her zamankinden daha güvenli, daha güçlü, daha müreffeh ve daha büyük olacak.

Tanrı, Amerika Birleşik Devletleri Silahlı Kuvvetleri’nin erkek ve kadınlarını ve Amerika Birleşik Devletleri’ni kutsasın. Çok teşekkür ederim ve iyi geceler.