Ortadoğu’da İran merkezli çatışmaların büyümesi, bölgenin gıda ve emtia tedarik zincirinde yeni bir kırılma yarattı. Deniz taşımacılığındaki aksamalar nedeniyle ithalatçılar alternatif güzergâhlara yönelirken, bu değişim navlun maliyetlerini yükseltti ve teslimat sürelerini uzattı. Özellikle Körfez hattında Hürmüz Boğazı çevresindeki riskler, ticaret akışını yavaşlatan başlıca unsur haline geldi.
Karadeniz ve diğer tedarik merkezlerinden çıkan tahıl ve gıda sevkiyatlarının bir bölümü artık doğrudan geleneksel limanlara ulaşmak yerine alternatif noktalara kaydırılıyor. Reuters’in mart ortasında yayımladığı analizde, Körfez ülkelerinin ithalatçılarının rotaları yeniden düzenlemek zorunda kaldığı, kamyon talebinin hızla arttığı ve daha küçük limanlarda yoğunluk ile gecikmeler yaşandığı belirtildi. Bu tablo, sadece taşımacılık maliyetlerini değil, dağıtım zincirinin tamamını daha pahalı hale getiriyor.
Deniz taşımacılığında yaşanan sorunlar, özellikle hızlı tüketilen ürünlerde karayolunu zorunlu bir alternatif haline getirdi. Limanlara ulaşan yüklerin kamyonlarla iç pazarlara taşınması, lojistik zincire ek maliyet bindirirken düşük kâr marjıyla çalışan temel gıda ürünlerinde fiyat artışını daha görünür hale getiriyor. Bu çıkarım; Reuters’in kamyon talebindeki artış, alternatif limanlara yönelim ve sevkiyat gecikmeleri verilerinden hareketle yapılıyor.
Baskı yalnızca tahılla sınırlı değil. Mısır, şeker, tavuk eti ve diğer temel ürünlerde de arz güvenliği tartışmaları büyüyor. Reuters’in 5 Mart tarihli haberine göre Körfez ülkeleri gıda ithalatında yüksek dış bağımlılık nedeniyle sevkiyat aksamalarına karşı daha kırılgan hale gelirken, liman kapasitesi sınırlı olan alternatif merkezler ana akışı tam olarak ikame edemiyor. Uzmanlar, kriz uzadıkça bölge genelinde gıda enflasyonunun yukarı yönlü baskı altında kalacağını değerlendiriyor.
Savaşın etkisi sadece bölgesel lojistikle de sınırlı kalmıyor. Reuters’in bugün yayımladığı bir başka haberde, İran savaşı nedeniyle artan enerji maliyetlerinin Asya genelinde üretim maliyetlerini yükselttiği ve tedarik zinciri baskısını büyüttüğü aktarıldı. Bu da gıda ve sanayi ürünlerinde fiyat geçişkenliğinin önümüzdeki dönemde daha geniş bir coğrafyada hissedilebileceğine işaret ediyor.
Ortaya çıkan yeni tabloda, deniz taşımacılığının yerini kısmen kara yolunun aldığı, bunun da navlun, sigorta ve dağıtım maliyetlerini zincirleme biçimde yukarı çektiği görülüyor. Kısa vadede stok avantajı bazı ülkeleri rahatlatsa da, uzmanlara göre savaşın uzaması halinde arz güvenliği ve fiyat istikrarı üzerindeki baskı daha belirgin hale gelecek.






