Türkiye’nin 2017 yılında başlattığı Sıfır Atık Projesi, aradan geçen süreçte yalnızca çevre politikalarının değil, aynı zamanda ekonomik kazanımların da önemli başlıklarından biri haline geldi. Emine Erdoğan’ın himayelerinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen proje kapsamında bugüne kadar 90 milyon ton atık dönüştürülerek ekonomiye geri kazandırıldı.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 14 Aralık 2022’de Türkiye’nin ana sunuculuğunda, 105 ülkenin ortak sunucu olduğu oylamada 30 Mart’ın “Uluslararası Sıfır Atık Günü” ilan edilmesiyle birlikte proje uluslararası ölçekte de yeni bir boyut kazandı. Böylece Türkiye’de başlayan sıfır atık yaklaşımı, küresel bir çevre hareketine dönüştü.
Enerji, su ve petrolde büyük tasarruf sağlandı
Sıfır Atık Hareketi kapsamında toplanan atıkların geri dönüştürülmesiyle çok sayıda alanda önemli tasarruf elde edildi. Verilere göre, 54 milyon hanenin 1 yıllık elektrik ihtiyacına eşdeğer 270 milyar kilovatsaat enerji tasarrufu sağlandı.
Aynı süreçte İstanbul’un 2 yıllık su tüketimine eşdeğer 2 trilyon litre su tasarrufu yapılırken, Türkiye’deki tüm araçların 1 yıllık yakıt tüketiminden daha fazlasına karşılık gelen 60 milyar litre petrol tasarrufu da kaydedildi. Proje, çevreden enerjiye, sera gazı salınımından depolama alanına kadar birçok başlıkta hem ekonomiye hem de geleceğe katkı sundu.

Geri kazanım oranı yükseldi
Sıfır Atık Yönetim Sistemi bugüne kadar 217 bin bina ve yerleşkede uygulamaya alındı. 2017 yılında yüzde 13 olan geri kazanım oranı, yürütülen çalışmalarla 2024’te yüzde 36,08’e, 2025’te ise yüzde 37,53’e yükseldi.
Türkiye, geri kazanım oranını 2035 yılında yüzde 60’a, 2053 yılında ise yüzde 70’e çıkarmayı hedefliyor. Bu hedefler, sıfır atık yaklaşımının uzun vadeli çevre ve kalkınma politikaları içindeki yerini de ortaya koyuyor.
Uluslararası etkinlikler 30 Mart’ta düzenlenecek
Bu yıl Uluslararası Sıfır Atık Günü etkinliklerinde ana başlıklar arasında gıda israfı, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 31. Taraflar Konferansı’na yönelik başkanlık ve ev sahipliği süreci yer alıyor.
30 Mart kapsamında başta BM New York Genel Merkezi olmak üzere Cenevre, Nairobi, Paris, Brüksel, Roma, Londra, Berlin, Bakü, Viyana ve diğer dış temsilciliklerde çeşitli etkinliklerle farkındalık çalışmaları yürütülecek.
Eğitim ve yerel iş birlikleri öne çıktı
Sıfır Atık uygulamalarının yaygınlaştırılması için eğitim ve kurumsal iş birlikleri de sürdürüldü. Sıfır Atık Eğitim Portalı aracılığıyla yaklaşık 1 milyon 134 bin 500 çocuğa ulaşıldı. Okul öncesinden lise düzeyine kadar farklı yaş gruplarına yönelik öğretim programları ve uygulama rehberleri hazırlandı.
Öte yandan Basel Sözleşmesi Asya ve Pasifik Bölgesel Merkezi tarafından kurulan Uluslararası Sıfır Atık Şehir Ağı’na Türkiye’den 20 belediye dahil edildi. Kocaeli’de başlatılan projeler, kadın kooperatifleriyle yürütülecek plastik azaltımı çalışmaları ve spor alanındaki farkındalık uygulamaları da sıfır atık yaklaşımının farklı alanlara yayıldığını gösterdi.
Hedef kalıcı ve yaygın bir dönüşüm
Bakanlık, Milli Eğitim Bakanlığı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği iş birliğiyle okullar ile sanayi sektörünün sıfır atık yaklaşımı doğrultusunda ortak hareket etmesinin amaçlandığı belirtilirken, öğretmen ve öğrencilerin aktif katılım sağlayacağı kalıcı uygulamaların hayata geçirilmesi hedefleniyor.
Sıfır Atık Projesi, bugüne kadar ulaştığı rakamlarla Türkiye’nin çevresel dönüşüm vizyonunun en görünür adımlarından biri olmayı sürdürürken, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü de bu birikimin küresel ölçekte görünür hale geldiği bir tarih olarak öne çıkıyor.




