Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 2025 yılında gerçekleştirdiği 1 milyar 232 milyon dolarlık ihracatla Ege Bölgesi’nde bitkisel ürün ihracatının lideri oldu. Birlik, ihracatta sürdürülebilirliği güçlendirmek amacıyla “Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz”, “Gıda Kayıplarının Belirlenmesi ve Azaltılması” ile “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı” olmak üzere üç önemli projeyi hayata geçirdi.
Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, sürdürülebilirlik temalı projelerle pestisit kontrolünü artırmayı, gıda kayıplarını azaltmayı ve genç girişimcileri tarım sektörüne kazandırmayı hedeflediklerini söyledi.
Pestisit kontrolüyle güvenli ihracat hedefi
Hayrettin Uçak, 2021 yılında başlatılan “Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz” projesiyle ihracatta öne çıkan ürünlerde pestisit kullanımının kontrol altına alınmasının amaçlandığını belirtti. Proje kapsamında asma yaprağı, biber, çilek, domates, hıyar, kiraz, limon, mandarin, nar, sofralık çekirdeksiz üzüm ve şeftali gibi ürünlerde hasat döneminde üreticilerden numuneler alındığını, akredite laboratuvarlarda pestisit analizleri yapıldığını aktardı.
Analiz sonuçlarına göre üreticiler ve ihracatçılar bilgilendirilirken, ilgili kurumlarla da koordinasyon sağlandığını ifade eden Uçak, pestisit kullanımında doğru uygulamaların sürdürülebilir ihracat açısından kritik önemde olduğuna dikkat çekti.
Uçak, pestisitlerin tarımsal üretimde hastalık ve zararlılarla mücadelede önemli bir araç olduğunu ancak ruhsatlı dozların aşılması, yanlış etkili madde kullanımı ya da uygunsuz zamanda uygulama yapılmasının hem çevre hem de insan sağlığı açısından risk oluşturduğunu söyledi. Bu durumun ihracat pazarlarında da sorunlara yol açabildiğini belirten Uçak, projeyle üreticilerin doğru uygulamalar konusunda bilinçlenmesini ve sürdürülebilir üretimin güçlenmesini hedeflediklerini kaydetti.
Gıda kayıplarını azaltmaya yönelik çalışma
Uluslararası pazarlarda kalıcı olabilmek için gıda güvenliği, izlenebilirlik ve sürdürülebilir üretim standartlarının en üst seviyede tutulması gerektiğini vurgulayan Uçak, yaş meyve sebze sektörünün Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesi ve ihracat potansiyeli açısından stratejik bir konumda bulunduğunu söyledi.
Birliğin bu anlayışla üretimden ihracata kadar tüm süreçleri kapsayan projeler yürüttüğünü dile getiren Uçak, sürdürülebilir üretim hedefi doğrultusunda öne çıkan çalışmalardan birinin de “Gıda Kayıplarının Belirlenmesi ve Azaltılması Projesi” olduğunu ifade etti.
Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi iş birliğiyle yürütülen projede domates, mandarin ve nar ürünlerinde hem üretim alanlarında hem de soğuk hava depoları ile paketleme tesislerinde yaşanan gıda kayıplarının incelendiğini belirten Uçak, üç yıl süren çalışma kapsamında kayıpların nedenlerinin tespit edildiğini, üreticilere, aracılara ve ihracatçı firmaların teknik personeline eğitimler verildiğini söyledi.
Gıda kayıplarının azaltılmasının hem ekonomik hem de çevresel açıdan büyük önem taşıdığını kaydeden Uçak, tarımda sürdürülebilirliğin yalnızca üretimi artırmakla değil, üretilen ürünün değerini korumakla da mümkün olduğunu vurguladı. Projeyle, üretimden depolamaya kadar olan süreçte yüzde 35’lere ulaşan kayıpların azaltılması ve daha verimli, daha sürdürülebilir bir üretim modelinin oluşturulmasının hedeflendiğini ifade etti.
Genç girişimciler tarıma kazandırılıyor
Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin sürdürülebilir tarım vizyonunda genç girişimcilerin sektöre kazandırılması da önemli başlıklar arasında yer aldı. Bu kapsamda Ege Üniversitesi ve İzmir Ekonomi Üniversitesi öğretim üyeleri ile özel sektör temsilcilerinin katkılarıyla düzenlenen “Üçüncü Kuşak Tarım Girişimciliği Eğitim Programı”, 2025 yılında üçüncü kez gerçekleştirildi.
Programda iklim değişikliği, tarım ekonomisi, yeni teknolojiler ve sürdürülebilir üretim modelleri ele alınırken, girişimciliğe yatkın gençlerin tarım sektöründe yeni iş modelleri geliştirmeleri hedeflendi.
Hayrettin Uçak, tarım sektörünün geleceği açısından gençlerin sektöre kazandırılmasının büyük önem taşıdığını belirterek, “Tarımın geleceğini teknolojiye hâkim, girişimci ruhlu ve sürdürülebilirlik bilinci yüksek gençlerle inşa edebiliriz. Eğitim programımızla yeni nesil tarım girişimcilerinin yetişmesine katkı sağlıyoruz. Sürdürülebilirlik ile ilgili projelerimize 2026 yılında da devam edeceğiz” dedi.





