Dünya genelinde ve Türkiye’de giderek daha büyük bir halk sağlığı sorunu haline gelen kansere karşı erken önlem, düzenli tarama ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları yeniden gündemde. 1-7 Nisan Kanser Haftası kapsamında yapılan bilgilendirmelerde, hiçbir şikayet olmasa bile belirli yaşlardan itibaren tarama programlarının ihmal edilmemesi gerektiği vurgulandı. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada her yıl yaklaşık 20 milyon yeni kanser vakası görülüyor; Türkiye’de de yıllık yeni vaka sayısı yüz binlerle ifade ediliyor.
Acıbadem Maslak Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez, kanser riskini artıran başlıca etkenler arasında sigara kullanımı, obezite, sağlıksız beslenme, fiziksel hareketsizlik ve çevresel risk faktörlerinin yer aldığını belirtti. Ölmez, bilimsel çalışmaların uygun önlemlerle kanserlerin yaklaşık yüzde 30 ila 40’ının önlenebileceğini gösterdiğini ifade etti. Dünya Sağlık Örgütü ile Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı’nın 2026 tarihli küresel analizinde de her 10 kanser vakasının yaklaşık 4’ünün önlenebilir nedenlerle bağlantılı olduğu bildirildi.
Uzmanlara göre kanserden korunmada ilk sırada sigara ve tütün ürünlerinden uzak durmak yer alıyor. Sigaranın özellikle akciğer kanseri başta olmak üzere çok sayıda kanser türüyle ilişkili olduğu belirtilirken, sağlıklı ve dengeli beslenme, ideal kilonun korunması ve düzenli fiziksel aktivitenin de koruyucu rol oynadığı ifade ediliyor. Haftada en az 150 dakika orta düzeyde egzersiz yapılması önerilirken, alkol tüketiminin sınırlandırılması, işlenmiş et ürünlerinden kaçınılması ve güneşin zararlı ışınlarına karşı korunulması da temel önlemler arasında sayılıyor. Dünya Sağlık Örgütü, tütün, alkol, yüksek vücut kitle indeksi, düşük sebze-meyve tüketimi ve fiziksel hareketsizliği kanser ölümlerinin önemli nedenleri arasında gösteriyor.
Aşıların da kanserden korunmada önemli bir yeri bulunuyor. HPV enfeksiyonunun rahim ağzı kanseriyle, hepatit B ve C virüslerinin ise karaciğer kanseriyle ilişkili olduğuna dikkat çekilirken, özellikle HPV aşısı ve uygun tarama programlarının rahim ağzı kanserinin önlenmesinde etkili olduğu belirtiliyor. WHO, rahim ağzı kanserinin büyük ölçüde HPV aşısı ve düzenli tarama ile önlenebilir bir hastalık olduğunu vurguluyor.
Tarama testleri de erken tanı açısından hayati önem taşıyor. Kolon kanseri için taramaların 45 yaşından itibaren başlatılması önerilirken, rahim ağzı kanseri için erişkin kadınlarda düzenli tarama yapılması, meme kanseri için ise mamografi kontrollerinin aksatılmaması gerektiği belirtiliyor. ABD Önleyici Hizmetler Görev Gücü, kolon kanseri taramasının 45 yaşında başlamasını öneriyor; WHO ise rahim ağzı kanseri taramasının ulusal kılavuzlar doğrultusunda düzenli sürdürülmesini tavsiye ediyor.
Uzmanlar, kanserle mücadelede en etkili yaklaşımın hastalık ortaya çıkmadan önce riskleri azaltmak ve tarama programlarını ihmal etmemek olduğuna işaret ediyor. Hava kirliliği, asbest, arsenik, kurşun, pestisit ve benzeri zararlı çevresel maddelerden korunmanın da bu mücadelenin önemli parçalarından biri olduğu belirtiliyor.





