Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Türkiye’de akran zorbalığı dünya ortalamasını aştı

Türkiye’de akran zorbalığının yüzde 40’lara ulaşarak dünya ortalamasını aştığını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, okullarda şiddet ve intihar riskine karşı kriz önleme ve müdahale planlarının zorunlu hale gelmesi gerektiğini söyledi. Tarhan, “Okullardaki şiddet olayları sosyal bir yangındır” diyerek rehber öğretmenlerin erken uyarı işaretlerini fark etmedeki kritik rolüne dikkat çekti.

Türkiye’de akran zorbalığının yüzde 40’lara ulaşarak dünya ortalamasını aştığını belirten

İSTANBULPsikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Türkiye’de akran zorbalığının yüzde 40’lara ulaşarak dünya ortalamasının üzerine çıktığını belirterek, okullarda yaşanan şiddet olaylarının “sosyal bir yangın” gibi ele alınması gerektiğini söyledi. Tarhan, okullarda kriz önleme, kriz müdahale ve risk yönetimi planlarının yangın güvenliği kadar ciddiyetle hazırlanması çağrısında bulundu.

Yaklaşık 2 bin rehber öğretmen katıldı

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Üsküdar Üniversitesi birliğinde düzenlenen “Okullarda Koruyucu Ruh Sağlığı Hizmetleri, Önleme ve Farkındalık Çalışmaları” başlıklı çevrim içi eğitim programında liselerde görev yapan psikolojik danışmanlarla buluştu. İstanbul’daki liselerde görev yapan yaklaşık 2 bin psikolojik danışman ve rehber öğretmenin katıldığı programda, ergenlerin psikolojik ihtiyaçları, koruyucu ruh sağlığı hizmetleri ve önleyici yaklaşımlar ele alındı.

Rehber öğretmenlerin rolü kritik”

Programda konuşan Tarhan, dijitalleşen dünyada gençlerin çok sayıda riskle karşı karşıya kaldığını belirterek, rehber öğretmenlerin bu süreçte kilit görev üstlendiğini söyledi. Psikolojik danışmanların karşılaştıkları vakaları not almalarının ve bir “olgu defteri” tutmalarının mesleki gelişim açısından önemli olduğunu ifade eden Tarhan, bunun zamanla değerli bir tecrübe birikimine dönüşeceğini kaydetti.

Ergenlik kimlik arayışının yoğun yaşandığı dönem

Ergenlik döneminin gençlerin kimlik arayışı yaşadığı doğal bir süreç olduğunu belirten Tarhan, bu dönemde “Ben kimim, nereye yönelmeliyim, niçin varım?” gibi soruların öne çıktığını söyledi. Ergenlikte beynin duygusal alanlarının daha hızlı, düşünme ve karar verme ile ilgili bölgelerin ise daha geç geliştiğini belirten Tarhan, bu nedenle gençlerin zaman zaman sonunu düşünmeden hareket edebildiğini ifade etti.

Gençlerin üç temel psikolojik ihtiyacı

Tarhan’a göre ergenlerin üç temel psikolojik ihtiyacı aidiyet, yeterlilik ve anlam duygusundan oluşuyor. Bu ihtiyaçların karşılanmasının ergenlik sürecini daha sağlıklı hale getirdiğini vurgulayan Tarhan, aksi durumda gençlerin kendilerini değersiz veya dışlanmış hissedebileceğini söyledi.

Arkadaş önünde küçük düşürülmek ağır sonuçlar doğurabiliyor

Okul ortamında adalet duygusunun gençler için büyük önem taşıdığına dikkat çeken Tarhan, öğretmenin ayrımcılık yaptığı düşüncesinin gençlerde öfke birikimine neden olabileceğini kaydetti. Öğrencilerin arkadaşlarının önünde küçük düşürülmesinin ağır bir deneyim olduğunu belirten Tarhan, bazı gençlerin bu tür durumlarda içine kapandığını, bazılarının ise biriktirdiği öfkeyi dürtüsel davranışlarla dışa vurabildiğini söyledi.

Ergenlerin hata yapma hakkı vardır”

Gençlerin hatalarının cezalandırılmak yerine eğitsel bir fırsata dönüştürülmesi gerektiğini vurgulayan Tarhan, disiplin süreçlerinde “onarıcı adalet” yaklaşımının benimsenmesini önerdi. Tarhan, “Ergenlerin hata yapma hakkı vardır. Ancak başkasına zarar verme hakları yoktur” diyerek, topluma hizmet çalışmaları ve iyilik projeleri gibi yöntemlerin daha kalıcı sonuçlar doğurabileceğini belirtti.

Dijital ortam şiddeti normalleştirebiliyor

Dijitalleşmenin gençler üzerindeki etkisine değinen Tarhan, dijital ortamın tek başına şiddetin nedeni olmadığını, ancak bazı psikolojik süreçlerle birleştiğinde şiddet eğilimini kolaylaştırabildiğini söyledi. Sosyal medya, video oyunları ve internet içeriklerinin gençlerin dünyasının bir parçası olduğunu belirten Tarhan, şiddeti normalleştiren içeriklerin özellikle ergenler üzerinde etkili olabildiğini ifade etti.

Agresif içerikler ve influencer etkisi

Tarhan, dijital ortamın en önemli etkilerinden birinin şiddeti sıradanlaştırmak olduğunu belirterek, gençlerin yalnızca dijital içeriklerden değil, gerçek hayattaki rol modellerden de etkilendiğini söyledi. Ailede, çevrede ya da toplumda öfke dilinin iletişim biçimine dönüşmesinin çocuklar açısından güçlü bir model etkisi yarattığını dile getiren Tarhan, agresif influencer’ların ve zorbalık içeren içeriklerin gençler üzerinde etkili olabildiğini kaydetti.

Şiddete maruz kalmak empatiyi azaltıyor

Şiddet içeriklerine sürekli maruz kalmanın gençlerde duygusal duyarsızlaşmaya yol açabileceğini belirten Tarhan, bunun empati duygusunu zayıflatabileceğini söyledi. Sosyal medya algoritmalarının da çoğu zaman şok edici, agresif ve tartışmalı içerikleri öne çıkardığını ifade eden Tarhan, gençlerin aynı tür içeriklerle sürekli karşı karşıya kalabildiğini dile getirdi.

Siber zorbalık önemli bir risk alanı

Tarhan, siber zorbalığın da gençler arasında önemli bir tehdit olduğunu belirterek, anonim dijital ortamlarda saldırgan davranışların daha kolay sergilendiğini söyledi. Dijital zorbalığı “korkakça yapılan bir şiddet türü” olarak nitelendiren Tarhan, dijitalleşmenin tehdit olduğu kadar fırsatlar da sunduğunu, önemli olanın bu süreci doğru yönetmek olduğunu vurguladı.

Değer eğitimi erken yaşta başlamalı

Erdem ve değer eğitiminin özellikle erken çocukluk döneminde büyük önem taşıdığını ifade eden Tarhan, ahlakın doğuştan gelmediğini, öğrenilen bir özellik olduğunu söyledi. Okullarda yaşanan olayların cezalandırma yerine eğitim fırsatına dönüştürülmesi gerektiğini belirten Tarhan, öğrenciyi utandırmadan ve incitmeden bir öğrenme alanı oluşturmanın eğitimciliğin temel becerilerinden biri olduğunu kaydetti.

Şiddet vakalarının öncü işaretleri var

Okullarda görülebilecek şiddet vakalarının çoğunda önceden bazı işaretlerin ortaya çıktığını belirten Tarhan, bu belirtilerin erken fark edilmesinin hayati önem taşıdığını söyledi. İntiharın da kendine yönelik bir şiddet biçimi olduğunu ifade eden Tarhan, bu tür vakaların öncüllerinin çoğu zaman sınıf öğretmenleri, yakın arkadaşlar ya da sınıf temsilcileri tarafından daha kolay fark edilebildiğini anlattı.

Ani kişilik değişimleri uyarı işareti olabilir

Öğrencilerde aniden ortaya çıkan kişilik ve davranış değişimlerinin dikkatle izlenmesi gerektiğini belirten Tarhan, daha önce sakin olan bir öğrencinin birden içine kapanmasının ya da tam tersine aşırı hareketli hale gelmesinin risk işareti olabileceğini söyledi. Küçük şiddet davranışlarının daha büyük olayların habercisi olabileceğini ifade eden Tarhan, risk grubundaki öğrencilerin birebir takip edilmesi gerektiğini dile getirdi.

Türkiye’de akran zorbalığı yüksek seviyede

Tarhan, akran zorbalığının gençler arasında önemli bir sorun olduğuna dikkat çekerek, dünya genelinde ortalamanın yüzde 33 civarında olduğunu, Türkiye’de ise bu oranın yüzde 40’lara kadar çıktığını söyledi. Ergenlik dönemindeki bazı çatışmaların doğal olabileceğini, ancak sistematik zorbalığın mutlaka ele alınması gerektiğini belirtti.

Sosyal ve duygusal beceriler şiddeti azaltır

Gelişmiş eğitim sistemlerinde “Sosyal ve Duygusal Öğrenme” modelinin yaygın olarak uygulandığını belirten Tarhan, bu modelin öğrencilerin empati kurmasını, duygularını yönetmesini ve sorunlarını şiddet dışı yollarla çözmesini desteklediğini söyledi. Disiplin uygulamalarında cezalandırıcı adalet yerine onarıcı adalet yaklaşımının daha kalıcı sonuçlar verdiğini ifade etti.

Okullardaki şiddet olayları sosyal yangındır”

Okullarda yaşanabilecek şiddet ya da intihar vakalarına karşı kriz yönetim planlarının hazırlanmasının önemine işaret eden Tarhan, “Krizi yönetmenin birinci şartı krize hazırlıklı olmaktır” dedi. Kriz anında panik yerine soğukkanlılığın, liderliğin ve doğru müdahale planlarının öne çıktığını vurgulayan Tarhan, okullardaki şiddet olaylarının yangın güvenliği kadar ciddi ele alınması gerektiğini söyledi.

Tarhan, “Yangın eğitimi nasıl ciddiye alınıyorsa bu konu da aynı şekilde ele alınmalıdır. Çünkü bu da bir sosyal yangındır. Okullarda kriz önleme ve kriz müdahale planları mutlaka hazırlanmalıdır” sözleriyle değerlendirmesini tamamladı.