Türkiye, tarihçiliğin en güçlü isimlerinden birini daha uğurlamaya hazırlanıyor. Tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren tarihçi, yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı, 16 Mart Pazartesi günü düzenlenecek cenaze programının ardından Fatih Camii Haziresi’ne defnedilecek. Bu karar, yalnızca bir defin yeri tercihi değil; Türk tarihçiliği, kültürel hafıza ve Cumhuriyet dönemi entelektüel mirası açısından da sembolik bir anlam taşıyor.
Bir süredir sağlık sorunları nedeniyle İstanbul’daki Koç Üniversitesi Hastanesi’nde tedavi gören Ortaylı’nın vefatı, Türkiye’de geniş yankı uyandırdı. Osmanlı idari yapısı, modernleşme tarihi ve imparatorluklar tarihi üzerine çalışmalarıyla yalnızca Türkiye’de değil, dünyada da sayılı tarihçiler arasında gösterilen Ortaylı; güçlü hafızası, kendine özgü üslubu ve geniş kültürel birikimiyle milyonların hafızasında yer etti.
Cenaze programı belli oldu
Prof. Dr. İlber Ortaylı için ilk tören, 16 Mart Pazartesi günü saat 11.00’de geçmişte senato üyeliğinde de bulunduğu Galatasaray Üniversitesi’nde düzenlenecek. Ardından cenaze namazı ikindi namazını müteakip kılınacak. Duayen tarihçinin naaşı daha sonra Fatih Camii Haziresi’nde toprağa verilecek.
Hocası Halil İnalcık’la aynı hazirede
Ortaylı’nın Fatih Camii Haziresi’ne defnedilecek olması, bu tercihi daha da anlamlı hale getiriyor. Çünkü burada, kamuoyunda “Tarihçilerin Kutbu” ve “Şeyhü’l Müverrihin” olarak anılan Prof. Dr. Halil İnalcık da bulunuyor. İlber Ortaylı, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü’nde İnalcık’ın öğrencisi olmuş, yüksek lisans çalışmasını Chicago Üniversitesi’nde yine onunla yürütmüştü. Ortaylı’nın “Tanzimat sonrası mahallî idareler” başlıklı doktora tezinde de danışmanı Halil İnalcık’tı.
25 Temmuz 2016’da hayatını kaybeden Halil İnalcık, Bakanlar Kurulu kararıyla Fatih Sultan Mehmet’in türbesinin de bulunduğu Fatih Camii Haziresi’ne defnedilmişti. İnalcık için geleneksel Osmanlı ulema kabri tarzında özel bir mezar hazırlanmış, düzenlemede Ahmed Cevdet Paşa’nın kabri örnek alınmıştı.
Fatih Camii Haziresi neden bu kadar önemli?
Fatih Camii Haziresi, yalnızca bir mezarlık alanı değil; Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan siyasal, kültürel ve ilmi hafızanın önemli merkezlerinden biri olarak görülüyor. Hazirede Fatih Sultan Mehmed’in türbesinin yanı sıra Gülbahar Valide Hatun, Gazi Osman Paşa, Ahmed Midhat Efendi, Prof. Dr. Kemal Karpat, Prof. Dr. Semavi Eyice gibi pek çok önemli isim bulunuyor. Sadrazamlar, paşalar, hattatlar, şairler, İslam alimleri ve bilim insanlarıyla birlikte yaklaşık 400 kişinin burada medfun olduğu belirtiliyor.
İlber Ortaylı’nın da buraya defnedilmesiyle birlikte, Cumhuriyet tarihinde Fatih Camii Haziresi’ne defnedilen isimlerin sayısı 10’a yükselecek. Bu yönüyle defin kararı, yalnızca kişisel bir tercih değil; tarihsel ve sembolik bir kabul anlamı da taşıyor.
“Hazireler bizim panteonumuz gibi”
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi ve İstanbul Kitaplığı Yönetim Kurulu Üyesi Hayri Fehmi Yılmaz da bu kararın son derece yerinde olduğunu söylüyor. Yılmaz’a göre hazireler, bir uygarlığın hafızasını taşıyan özel alanlar.
Yılmaz, “Hazireler bizim panteonumuz gibi oluyor. Bunlar uygarlığımızın önemli isimleri. Böyle bir hazirede toplanmaları çok hoş. Bu, geleceğe çok güzel bir emanet” değerlendirmesinde bulunuyor.
Fatih Camii Haziresi’nde özellikle ilim ve kültür dünyasından isimlerin bir arada bulunmasının dikkat çekici olduğunu vurgulayan Yılmaz, Halil İnalcık, Kemal Karpat, Semavi Eyice ve Ali Emiri Efendi gibi isimlerin aynı çevrede yer almasının da ayrıca anlam taşıdığını ifade ediyor.
“Fatih Camii Haziresi çok özel”
Hazirelerin tarihsel gelişimine de değinen Yılmaz, büyük cami hazirelerinin zamanla devlet ve toplum hayatının öne çıkan isimlerinin defnedildiği alanlara dönüştüğünü belirtiyor. Fatih Camii Haziresi’nin ise bu alanlar içinde ayrı bir yere sahip olduğunu vurgulayan Yılmaz, bilim insanları, sanatçılar ve ülkeye hizmet etmiş şahsiyetlerin bu tür alanlarda yer almasının kültürel süreklilik açısından önemli olduğunu dile getiriyor.
Yılmaz’a göre dünyanın farklı ülkelerinde sanatçıların, edebiyatçıların ve bilim insanlarının defnedildiği özel mekanlar bulunduğu gibi, Osmanlı-Türk medeniyetinde de hazireler benzer bir işlev üstlenebilir. Bu nedenle Ortaylı’nın burada toprağa verilecek olması, yalnızca bir defin kararı değil, aynı zamanda toplumsal hafızaya ilişkin bir tercih olarak da okunuyor.
Fatih Camii ve külliyesi yüzyıllardır ayakta
1463-1470 yılları arasında Fatih Sultan Mehmed tarafından yaptırılan Fatih Camii külliyesi içinde medreseler, dârüşşifa, tabhane, imaret, kütüphane, hamam ve hazire yer alıyor. 1766 depreminde yıkılan cami, onarılarak 1771 yılında bugünkü halini aldı. Bugün hazire, Osmanlı protokolünü ve kültür dünyasının seçkin isimlerini bir arada görmeyi mümkün kılan en dikkat çekici alanlardan biri olarak kabul ediliyor.
Cumhuriyet döneminde hazireye defnedilen 10. isim
Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın buraya defnedilmesiyle birlikte Fatih Camii Haziresi, Cumhuriyet döneminde bir önemli ismi daha ağırlayacak. Daha önce hazireye Cumhuriyet döneminde defnedilen isimler arasında Şevket Turgut Paşa, Ahmed Tâhir Marâşî, Pertev Demirhan, İbrahim Subaşı, Halil İnalcık, Semavi Eyice, Kemal Karpat, Kadir Topbaş ve Muhammed Emin Saraç bulunuyor.
Bu yönüyle İlber Ortaylı’nın Fatih Camii Haziresi’ne defnedilmesi, yalnızca büyük bir tarihçinin son yolculuğu değil; aynı zamanda Türkiye’nin kültürel ve entelektüel hafızasında özel bir yere sahip isimlerin arasına katılması anlamına geliyor.





