Şam, 20 Ocak 2026 — Suriye ordusu, terör örgütü SDG’ye karşı yürüttüğü operasyonlar kapsamında stratejik öneme sahip Karakozak köyünü ele geçirdi. Süleyman Şah Türbesi’ne ev sahipliği yapan bu bölgenin kontrolünün Şam yönetimine geçmesi, Türkiye’nin sınır ötesindeki tek egemen toprağı olan türbenin geleceği açısından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Suriye ordusu Sırrin’den başlayarak kuzeydeki Ayn el-Arab (Kobani) yönünde ilerleyişini sürdürürken, Karakozak köyü 20 Ocak günü saat 19.00 sularında kontrol altına alındı. Hemen ardından saat 20.00’de yürürlüğe giren ateşkes, bölgedeki çatışmaları geçici olarak durdurdu. Ancak SDG’nin türbe çevresini ve köprü hattını yoğun şekilde mayınladığı bildirildi. Suriye güçlerinin bölgeye tam anlamıyla giriş yapabilmesi için mayın temizleme çalışmalarının tamamlanması bekleniyor.
Tarihin Derinliklerinden Gelen Miras
Süleyman Şah Türbesi, Halep iline bağlı Ayn el-Arab ilçesinin Eşme köyü sınırlarında yer alıyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun kurucusu Osman Gazi’nin dedesi olduğu düşünülen Süleyman Şah’ın ve iki askerinin mezarını barındıran türbe, Türkiye’nin sınırları dışındaki tek egemen toprağı olma özelliğini taşıyor.
Tarihçiler, türbenin kökenini 11. yüzyıla, Büyük Selçuklu Sultanı Alp Arslan’ın Malazgirt Zaferi sonrası Oğuz boylarının batıya göçüne dayandırıyor. Süleyman Şah’ın 1227 yılında Fırat Nehri’ni geçerken boğularak hayatını kaybettiği ve naaşının Caber Kalesi eteklerine defnedildiği biliniyor. 1882’de Sultan II. Abdülhamid’in emriyle yeniden inşa edilen türbe, “Türk Mezarı” olarak anılmaya başlandı.
1921 Ankara ve 1923 Lozan Antlaşmaları ile türbenin bulunduğu alan Türkiye toprağı olarak tanındı. Bu statü, Fransa’nın Suriye Mandası döneminde dahi korundu. Cumhuriyet döneminde türbelerin kapatılmasına rağmen, Süleyman Şah Türbesi özel statüsüyle varlığını sürdürdü.
Barajlar, Savaşlar ve Zorunlu Göçler
Türbenin yeri, Suriye’deki baraj projeleri nedeniyle zaman içinde birkaç kez değiştirildi. 1973’te Tabka Barajı’nın inşasıyla birlikte türbe, Caber Kalesi’nden Karakozak’a taşındı. Türkiye, bu süreçte su akışını keserek diplomatik baskı uygulamış ve anlaşma sağlanmıştı. 1995’te Teşrin Barajı tehdidiyle yeni önlemler alınırken, 2003 ve 2008 yıllarında da arazi güçlendirme çalışmaları yapıldı.
Suriye İç Savaşı sırasında türbe büyük tehditlerle karşı karşıya kaldı. 2014’te IŞİD’in bölgeyi ele geçirmesiyle güvenlik riski artınca, Türkiye 2015’te “Şah Fırat Operasyonu”nu düzenleyerek türbeyi geçici olarak Eşme köyüne taşıdı. Operasyon sırasında bir Türk astsubay şehit oldu.
Yeni Dönem, Yeni Tartışmalar
2024’te Esad rejiminin çökmesiyle Suriye muhalefeti iktidara geldi. Bu gelişme, türbenin eski yerine taşınması tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Milli Savunma Bakanlığı, süreci yakından izlediğini açıklarken, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, türbenin Caber Kalesi’ne geri taşınması gerektiğini savundu.
Son olarak, Menbic çevresindeki çatışmaların ardından SDG ile Suriye Milli Ordusu arasında imzalanan ateşkes kapsamında, SDG’nin Karakozak’tan çekileceği duyurulmuştu. SDG Komutanı Mazlum Abdi, Türkiye ile iş birliğine açık olduklarını belirtti.
Yeni Bir Sayfanın Eşiğinde
Karakozak’ın Suriye ordusunun kontrolüne geçmesi, Süleyman Şah Türbesi’nin geleceğini yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, bölgenin mayınlardan arındırılmasının ardından Türkiye ile Suriye arasında diplomatik ilişkilerde yeni bir dönemin başlayabileceğini öngörüyor. Tarihçi Prof. Dr. Erhan Afyoncu’ya göre, türbe yalnızca tarihî bir miras değil, aynı zamanda Misak-ı Milli’nin sembolik bir parçası.





