Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Hamaney’den protestolara dair kritik itiraf: “Binlerce kişi öldü”

İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, Aralık sonunda başlayan ve kısa sürede rejim karşıtı gösterilere dönüşen protestolarda “binlerce kişinin” öldüğünü ilk kez kamuoyu önünde kabul etti. Hamaney, ölümlerden “fitneciler” diye nitelediği grupları sorumlu tutarken, Washington’u da tansiyonu yükseltmekle suçladı.

İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, Aralık sonunda başlayan ve

İran’da 28 Aralık’ta ekonomik sıkıntılarla başlayan protestolar, kısa sürede yönetim değişikliği çağrılarının da dile getirildiği ülke geneline yayılan gösterilere dönüştü. İnsan hakları kuruluşları ve izleme ağları, güvenlik güçlerinin sert müdahalesi sonrası can kaybının ağırlaştığını bildiriyor. Ancak kapsamlı internet kesintileri ve iletişim kısıtlamaları nedeniyle, sahadan gelen bilgileri bağımsız biçimde doğrulamak zorlaşıyor.

“İlk kez” binlerce ölüm vurgusu

Hamaney, 17 Ocak 2026’da yaptığı televizyon konuşmasında, protestolarda “birkaç bin” kişinin hayatını kaybettiğini söyledi. Bu açıklama, İran yönetiminin en üst düzeyinden gelen en açık can kaybı kabulü olarak değerlendirildi. Hamaney, ölümlerden “fitneciler” ifadesiyle işaret ettiği grupları sorumlu tuttu; göstericilerin bir bölümünün dış bağlantılarla hareket ettiğini savundu.

İran yönetimi daha önce de gösterileri “düşmanların desteklediği ayaklanmalar” olarak tanımlamış, güvenlik yaklaşımını bu çerçevede meşrulaştırmaya çalışmıştı. Hamaney’in konuşması, bu resmi söylemi daha sert bir dille pekiştirdi.

Can kaybı rakamları neden net değil?

ABD merkezli HRANA’nın derlediği veriler, protestolarda 3 bini aşan can kaybına işaret ediyor; ayrıca on binlerce gözaltı bildiriliyor. İran içinde doğrulama kanallarının daralması ve internetin büyük ölçüde kesilmesi, bağımsız teyidi güçleştiriyor.

Öte yandan bazı haber ve değerlendirmelerde, İranlı yetkililerin iç raporlara dayandırdığı iddia edilen daha düşük ölçekli tahminler de yer alıyor. Euronews Türkçe’nin aktardığına göre bir hükümet yetkilisi “yaklaşık 2 bin” ölüm bilgisini doğruladığını öne sürerken, ölümlerden “teröristleri” sorumlu tuttu.

İnternet karartmasına ilişkin izleme platformları da, bağlantının belirli günlerde çok düşük seviyelere indiğini raporluyor. Bu durum, hem can kaybı hem gözaltı sayılarına ilişkin sağlıklı veri akışını daha da zorlaştırıyor.

ABD-İran gerilimi büyüyor: Tehditler, çekilmeler, “idam” tartışması

Protestolar sürerken Washington’dan gelen mesajlar gerilimi artırdı. ABD Başkanı Donald Trump, İran’daki göstericilere “devam” çağrısı yapmış; güvenlik güçlerinin ölümcül müdahalesi halinde askeri seçeneklerin masaya gelebileceği yönünde sert bir çizgi çizmişti. Bu süreçte İran yönetimi de ABD ve İsrail’i kışkırtıcılıkla suçladı.

Bölgesel risk algısı, ABD’nin Körfez’deki askeri konuşlanmasına da yansıdı: CBS News, Katar’daki El Udeid hava üssünde “ihtiyati” nitelikte bir personel azaltımına gidildiğini yazdı; Al Jazeera da benzer şekilde gerilim ortamında bazı personelin çekildiğini aktardı.

Öte yandan Beyaz Saray’dan, “800 idamın durdurulduğu” yönünde bir iddia gündeme gelmiş; Tahran ise protestocuların idam edileceği iddialarını reddetmişti. Bu başlık, hem İran içindeki yargı süreçlerine ilişkin belirsizlikleri hem de uluslararası kamuoyunun kaygılarını artırdı.

İnsan hakları kuruluşları: “Kitlesel hukuksuz öldürmeler” iddiası

Uluslararası Af Örgütü, internet kesintisi ortamında doğrulanmış görüntüler ve tanık anlatımlarına dayanarak, “eşi görülmemiş ölçekte” hukuksuz öldürmeler yaşandığı iddiasıyla küresel düzeyde diplomatik girişim çağrısı yaptı.

Sahada “sakinleşme” iddiaları, gölgede kalan soru: Bundan sonra ne olacak?

Bazı haber akışları, büyük kentlerde sokakların kısmen sakinleştiğini, ancak güvenlik ve iletişim kısıtlamalarının sürdüğünü aktarıyor. Buna karşın can kaybı ve gözaltı tablosu netleşmediği için, krizin gerçek bilançosu ve olası yeni dalgaların seyri belirsizliğini koruyor.

Hamaney’in “binlerce ölüm” ifadesi, İran yönetiminin protestolara dair çizgisini sertleştirdiğini gösterirken; ABD ile karşılıklı tehdit dili ve bölgesel askeri hareketlilik, dosyanın yalnızca iç politika değil, bölgesel güvenlik başlığına da hızla taşındığını ortaya koyuyor.