Trump: “Barış Kurulu kuruldu, üyeler yakında açıklanacak”
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Gazze için öngörülen “Barış Kurulu”nun (Board of Peace) resmen kurulduğunu duyurdu. Trump, mesajında kurul üyelerinin kısa süre içinde açıklanacağını belirterek, bu yapıyı “bugüne kadar oluşturulmuş en büyük ve en prestijli kurul” olarak nitelendirdi.
Trump, paylaşımında Gazze’de yürürlükte olan ateşkes anlaşmasının “ikinci aşamasına resmen geçildiğini” savunarak, ilk aşamada çatışmaların büyük ölçüde durduğunu, bölgeye “ciddi miktarda insani yardımın” ulaştırıldığını iddia etti. Ancak sahadan yansıyan bilgiler, ateşkesin sık sık ihlal edildiğini, İsrail ordusunun saldırılarının tamamen durmadığını ve insani krizin devam ettiğini gösteriyor.
BM kararına dayanan 20 maddelik plan: İkinci aşama ne getiriyor?
Gazze’deki yeni yapı, Ekim 2025’te İsrail ve Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması üzerine inşa edilen ve Trump yönetiminin hazırladığı 20 maddelik Gazze barış planının parçası. Bu plan, Kasım 2025’te kabul edilen BM Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararıyla uluslararası çerçeveye kavuşturuldu.
İkinci aşama kısaca şunları içeriyor:
- Gazze’nin kademeli ve “tam” silahsızlandırılması: Hamas ve diğer silahlı grupların roket ve ağır silahlarının teslimi, tünel ağının imhası, askeri altyapının sökülmesi.
- Uluslararası Barış Kurulu’nun resmen faaliyete geçmesi: Kurulun başkanlığını Trump üstleniyor; kurul, hem güvenlik hem yeniden inşa sürecini yönetecek, aynı zamanda yeni Filistin teknokrat yönetimini denetleyecek.
- Teknokrat Filistin yönetimi: Gazze’nin günlük idaresinden sorumlu “Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi” (National Committee for the Administration of Gaza – NCAG) adıyla bir teknokrat kabine görevlendirilecek.
- Yeniden inşa ve uluslararası fonlar: Altyapının onarımı, konut ve hastanelerin yeniden inşası, su ve elektrik şebekesinin ayağa kaldırılması için geniş ölçekli uluslararası fonlar devreye sokulacak.
Reuters ve diğer uluslararası ajanslara göre, NCAG’nin 15 üyeden oluştuğu, başkanlığını ise daha önce Filistin yönetiminde görev yapmış teknokrat Ali Şaat’ın üstlendiği belirtiliyor.
“Geçici teknokrat yönetim”: Gazze’yi kim yönetecek?
Trump, açıklamasında, “Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi” olarak tanımladığı yeni teknokrat Filistin hükümetine açık destek verdiğini vurguluyor. ABD planına göre bu yapı, seçimle değil, Hamas ve El Fetih dahil Filistinli aktörler ile bölge ülkeleri ve İsrail’in üzerinde uzlaştığı teknokratlardan oluşacak; Barış Kurulu’na karşı sorumlu olacak.
- Komitenin güvenlikten değil, sağlık, eğitim, belediye hizmetleri, temel altyapı gibi alanlardan sorumlu olması öngörülüyor.
- Güvenlik ve sınır denetimi ise BM mandalı altındaki Uluslararası İstikrar Gücü ve İsrail’in koordinasyonuyla yürütülecek.
Hamas, son günlerde yaptığı açıklamalarda, teknokrat bir Filistin komitesi görevi devraldığı anda mevcut hükümetini feshetmeye “prensipte hazır olduğunu” duyurmuştu. Ancak bunun karşılığında, İsrail’in saldırıları tamamen durdurması, ablukanın kaldırılması ve geniş kapsamlı bir esir-tutuklu takasının hayata geçirilmesini şart koştuğu vurgulanıyor.
Türkiye, Mısır ve Katar’ın rolü: Silahsızlandırma ve arabuluculuk
Trump, açıklamasında özellikle Türkiye, Mısır ve Katar’ın adını anarak, bu ülkelerin hem ateşkesin sürdürülmesi hem de silahsızlandırma sürecinin denetlenmesinde “kilit ortaklar” olacağını söyledi.
- Mısır, sınır kapılarının kontrolü ve güvenlik koordinasyonunda,
- Katar, Gazze’ye yönelik mali yardım ve yeniden inşa fonları konusunda,
- Türkiye ise hem diplomatik destek hem de insani yardım ve altyapı projeleriyle süreçte yer alacak aktörler olarak öne çıkıyor.
Ankara, Gazze barış planına ilişkin daha önce yaptığı açıklamalarda, Filistinlilerin iradesine saygı gösterilmesi ve iki devletli çözüm perspektifinin korunması şartlarını vurgulayarak temkinli destek mesajları vermişti.
İsrail medyası: “Hamas tamamen silahsızlanmadan plan kalıcı olamaz”
İsrail basını ve resmi makamlar, Barış Kurulu ve teknokrat yönetimi, Hamas’ın “tamamen silahsızlandırılması” için bir araç olarak görüyor.
- Jerusalem Post ve diğer İsrail gazetelerine göre, Başbakan Binyamin Netanyahu, kurulun başına geçmesi beklenen eski BM Orta Doğu Özel Temsilcisi Nickolay Mladenov ile yaptığı görüşmelerde, “Hamas’ın mutlak biçimde silahsızlandırılması” ve Gazze’nin “askerden arındırılmış bir bölgeye” dönüştürülmesi şartını tekrarladı.
- Times of Israel, Barış Kurulu’nun yürütme organında Mladenov’un yanı sıra eski İngiltere Başbakanı Tony Blair ve Trump’a yakın isimler Jared Kushner ile iş insanı Steve Witkoff’un da yer almasının beklendiğini yazdı.
İsrail medyasında yer alan yorumlarda, Gazze’de yeni kurulacak teknokrat yönetimin İsrail güvenlik kurumlarıyla “yakın koordinasyon” içinde çalışmasının bir ön koşul olduğu vurgulanıyor.
Filistinlilerde umut ve kuşku: “Barıştan çok vesayet” tartışması
Gazze içinden ve Filistin diasporasından gelen ilk tepkiler ise umut ile derin kuşku arasında gidip geliyor.
- Al Jazeera’nin sahadan aktardığına göre, bazı Gazze sakinleri bombardımanın durması ve yeniden inşa için uluslararası fonların açılmasını “zor da olsa bir fırsat” olarak görüyor.
- Ancak geniş bir kesim, kararların büyük ölçüde Washington, Tel Aviv ve uluslararası aktörler tarafından alındığını, Filistin halkının özne olmaktan çok nesne haline getirildiğini savunuyor.
Bazı insan hakları uzmanları ve analistler de, Trump’ın kurula başkanlık etmesi ve üyelerin büyük bölümünün Batılı ya da bölgesel güçlerin atadığı isimlerden oluşması nedeniyle, bu yapıyı “modern bir vesayet rejimi” ve “kolonyal yönetim benzeri” olarak niteliyor.
ABD ve Avrupa medyasında nasıl görülüyor?
ABD ana akım medyası ve uluslararası ajanslar, Barış Kurulu’nun resmen ilanını, Trump’ın aylar önce açıkladığı Gazze planının en tartışmalı başlıklarından birinin hayata geçirilmesi olarak yorumluyor:
- Associated Press ve ABC News, planın ilk kez Gazze için ayrıntılı bir yönetim modeli ortaya koyduğunu, ancak Filistin tarafında demokratik meşruiyet ve hesap verebilirlik eksikliği nedeniyle tepki çektiğini aktarıyor.
- Reuters, Trump’ın bugün yaptığı açıklamayı, iki gün önce duyurulan teknokrat NCAG yönetimi ve BM kararıyla birlikte, “Gazze’de fiili bir uluslararası idare” yönünde atılmış en somut adım olarak değerlendiriyor.
Öte yandan, bazı yorum yazılarında, kurulun uzun süreli bir geçiş yönetimine dönüşmesi ve kalıcı bir siyasi çözüme evirilememesi halinde, Gazze’de yeni gerilimlerin kaçınılmaz olacağı uyarısı yapılıyor.
Sonuç: Barışı mı, yeni bir gerilimi mi başlatacak?
Trump’ın açıkladığı Barış Kurulu ve ona bağlı teknokrat Filistin yönetimi, kâğıt üzerinde Gazze’nin silahsızlandırılması ve yeniden inşası için güçlü bir uluslararası mekanizma sunuyor. Ancak:
- İsrail’in süren askeri operasyonları,
- Gazze’deki ağır insani tablo,
- Hamas’ın silahsızlanmaya karşı çekinceleri,
- Filistinlilerin kendi kaderlerini tayin etme hakkına dair endişeler
bu planın sahada nasıl işleyeceğine dair büyük soru işaretleri yaratıyor.
Bugünkü adım, Gazze savaşının sonrası için masaya konulan en kapsamlı idari model olarak öne çıkıyor. Bunun kalıcı barışa mı yoksa yeni bir “vesayet rejimi” tartışmasına mı evrileceği ise, önümüzdeki aylarda sahadaki uygulamalar ve tarafların siyasi iradesiyle netleşecek.





