Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Sayıştay raporu Tarım Bakanlığı’nı zora soktu: Türkşeker, pancarda münavebe kuralını deliyor

Kaçak pancar taşımacılığından rahatsız olduğunu dile getiren Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın bağlı olduğu Türkşeker’in, şeker mevzuatının temel unsurlarından biri olan münavebe sistemini bilinçli biçimde uygulamadığı Sayıştay raporuna yansıdı. Karapınar’daki kota tekelleşmesi ve kaçak pancar iddiaları da bu bulguyla yeniden gündemde.

Kaçak pancar taşımacılığından rahatsız olduğunu dile getiren Tarım ve Orman

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı bir yandan kaçak pancar ticaretinden şikâyet ederken, diğer yandan Bakanlığa bağlı Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ’nin (Türkşeker) temel yasal yükümlülüklerden biri olan münavebe uygulamasına uymadığı, Sayıştay denetiminde ortaya kondu.

Sayıştay denetçileri, hazırladıkları raporda Türkşeker’in şeker mevzuatının omurgasını oluşturan münavebe sistemini “fiilen işletmediğini” belirterek kurumu açıkça uyardı. Böylece, kamuoyunda tartışma yaratan Karapınar merkezli pancar kota düzeni ve kaçak pancar sevkiyatları iddiaları, resmî denetim raporuyla yeni bir boyut kazandı.

Münavebe neden bu kadar kritik?

Tarımda münavebe; aynı tarlaya her yıl aynı ürünün ekilmemesi, ekimin belirli bir plan dâhilinde farklı ürünler arasında dönüşümlü yapılması anlamına geliyor.

Şeker pancarı üretiminde münavebe, yalnızca toprağın verimini korumak ve hastalık–zararlı baskısını azaltmak için değil, aynı zamanda şeker piyasasında üretim planlaması ve kota dengesinin sağlanması için zorunlu tutuluyor. Mevzuata göre pancar, aynı parselde üst üste ekilemiyor; genellikle 3–4 yıllık bir dönüşüm periyodu öngörülüyor. Bu yüzden münavebe, “teknik bir tercihten” ziyade, şeker sektöründeki düzenin yasal temellerinden biri olarak kabul ediliyor.

Sayıştay: İzliyorsunuz ama gereğini yapmıyorsunuz

Rapora göre Türkşeker, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Tarım Bilgi Sistemi (TARBİL) ve Pancar Kayıt Sistemi (PAKSİS) üzerinden münavebe uygulamasını, üretim sahalarını ve çiftçilerin ekim kayıtlarını ayrıntılı biçimde takip ediyor. Kurumun, kuralı ihlal eden üreticilere yaptırım uygulama yetkisi de bulunuyor.

Ancak Sayıştay denetçileri, tüm bu imkânlara karşın münavebe kurallarının sahada sistematik biçimde ihlal edildiğini, Türkşeker’in de buna göz yumduğunu tespit etti. Raporda, kurumun şeker mevzuatının temel dayanaklarından biri olan münavebe sistemine uygun hareket etmesi gerektiği vurgulandı.

Bu bulgu, Türkşeker yönetiminin “sahadaki uygulamalardan haberdar değiliz” şeklindeki olası savunmasını geçersiz kılan bir tespit olarak değerlendiriliyor. Denetim, ihlallerin hem bilindiğini hem de buna rağmen yaptırıma konu edilmediğini ortaya koyuyor.

Karapınar’daki pancar kotaları yeniden gündemde

Daha önce kamuoyuna yansıyan bilgilere göre Konya’nın Karapınar ilçesindeki Türkşeker ekim sahasında pancar kotaları fiilen belirli bir şirketin elinde toplanmıştı. Aynı şirketin, çiftçilerle devletin açıkladığı alım fiyatının altında sözleşmeler yaptığı; on binlerce ton pancarın da bu şirket üzerinden Çorum Şeker Fabrikası’na “kaçak” şekilde sevk edildiği iddia edilmişti.

Bu pancarların hangi kota kapsamında değerlendirildiği, söz konusu şirketin kotayı hangi hukuki çerçeveyle kullandığı ve çiftçilere neden resmî taban fiyatın altında sözleşme dayatıldığına ilişkin olarak ise Türkşeker tarafından bugüne kadar tatmin edici bir açıklama yapılmadı.

Sayıştay’ın “kurumun bu duruma imkân tanıdığı” yönündeki tespiti, Karapınar’daki kota yoğunlaşması ve kaçak pancar trafiği iddialarının rastlantısal olmadığını düşündürüyor.

Çiftçinin pazarlık gücü eriyor

Uzmanlara göre münavebe sisteminin kâğıt üzerinde kalması; belirli şirketler lehine kota birikimini, üretim alanlarının tek elde toplanmasını ve düşük fiyatlı sözleşmelerle çiftçinin pazarlık gücünü kaybetmesini beraberinde getiriyor.

Münavebenin fiilen uygulanmadığı bir ortamda, hem kaçak pancar hareketlerinin hem de üretici aleyhine gelişen fiyat baskısının artması kaçınılmaz görülüyor. Sayıştay raporu, bu tabloyu resmîleştirerek hem Türkşeker yönetimini hem de siyasi sorumluluğu bulunan Tarım ve Orman Bakanlığı’nı, şeker piyasasında kural ve denetim mekanizmalarını yeniden işletmeye zorlayan güçlü bir uyarı niteliği taşıyor.