Uluslararası basında yer alan değerlendirmelerde, gösterilerin ekonomik sıkıntılar ve para birimindeki sert değer kaybıyla başlayıp kısa sürede daha geniş siyasi taleplere evrildiği vurgulanıyor. İran yönetiminin ise bir yandan güvenlik önlemlerini sertleştirdiği, diğer yandan internet kesintisiyle ülkeyi dış dünyadan büyük ölçüde izole ettiği belirtiliyor.
Euronews’in derlediği çerçevede, bundan sonra yaşanabilecekler için öne çıkan 5 olası senaryo şöyle:
1) Güvenlik baskısının sertleşmesi
İlk senaryo, devletin “güvenlik” merkezli yaklaşımı büyütmesi. İran’ın üst güvenlik organlarından Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi’nin protestolara çok sert karşılık vurgusu yapan bir karar yayımladığı aktarılıyor. Gösterilerin “dış yönlendirme” ile ilişkilendirilmesi, protestocuların “iç muhalefet”ten ziyade “tehdit unsuru” olarak görülmesi riskini artırıyor; bu da daha ağır müdahale ihtimalini güçlendiriyor.
2) Devlet aygıtında çatlak ihtimali
İkinci senaryo, güvenlik bürokrasisi ve askeri yapı içinde kopuşlar ya da sadakat erozyonu yaşanması. Euronews, bazı kentlerdeki gösterilerin büyümesinin ve uluslararası söylemlerin (özellikle Trump’ın güvenlik güçlerine dair iddialarının) bu başlığı öne çıkardığını aktarıyor. Ekonomik darboğaz, yolsuzluk algısı ve elit yaşam tarzına dair tartışmalar gibi unsurların, bazı kesimlerde sadakati zayıflatabileceği değerlendirmesi yapılıyor.
3) Trump–Pehlevi hattı ve “geri dönüş” tartışması
Üçüncü senaryo, ABD siyasetindeki açıklamaların ve sürgündeki Veliaht Prens Rıza Pehlevi’nin görünürlüğünün, protesto iklimini nasıl etkileyebileceğine odaklanıyor. Euronews’e göre Trump’ın Pehlevi hakkındaki sözleri belirsizliği artırırken, bazı yerlerde monarşi yanlısı sloganların yeniden duyulması protesto söyleminde bir değişim işareti olarak okunuyor. İran lideri Ali Hamaney’in ise geri adım atılmayacağı mesajı verdiği ve gösterileri dış etkiyle ilişkilendirdiği aktarılıyor.
4) Sistem içi reform ve “Bonapartist” ara formül
Dördüncü senaryoda, rejim değişikliğinden ziyade sistem içinden bir figürün kontrollü reformlarla devreye sokulması ihtimali tartışılıyor. Bu çerçevede bazı çevrelerin eski Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani gibi isimleri anması ya da “düzeni sağlayacak” daha az bilinen bir askeri figür ihtimalini dillendirmesi dikkat çekiyor. Ancak bu formülün, güç merkezlerince engellenebileceği; ayrıca sokaktaki dalganın yönünün bu senaryoyu zayıflatabileceği belirtiliyor.
5) Üst düzey kopuş/kaçış iddiaları ve “ne Suriye ne Venezuela” modeli
Beşinci senaryo, İran’ın üst düzey isimlerinde ülkeyi terk etme/kaçma gibi gelişmelerin yaşanabileceği ihtimalini ele alıyor. Bu çerçevede bazı iddialar ve spekülasyonlar dolaştığı, ancak bunların tamamının doğrulanmış bilgiler olmadığı not ediliyor. Diğer yandan Venezuela örneğinin, yönetim yapısının beklenen hızda çökmediğini gösterdiği hatırlatılırken; olası bir geçişte Çin ve Rusya gibi aktörlerin pasif kalmayacağı ve sonuçların “tek bir kalıba” sığmayabileceği vurgulanıyor.
Dış tepkiler ve “doğrulama” sorunu
Protestolara dair haber akışında en kritik başlıklardan biri de internet kesintisi. Reuters’a konuşan bir Fransız diplomatik kaynak, İran’a “azami itidal” çağrısı yaparken; internet karartmasının bilgiye erişimi ve olayların şeffaf biçimde izlenmesini zorlaştırdığına dikkat çekildi.
Euronews’in altını çizdiği gibi, internet erişiminin kısılması hem içeriden gelen seslerin sınırlı duyulmasına yol açıyor hem de sahadaki yönelimleri net okumayı güçleştiriyor. Bu nedenle önümüzdeki günlerde yaşanacak her kırılma, senaryolardan birini hızla öne çıkarabilir.






