Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Uçak gemisi Abraham Lincoln Orta Doğu’da, “tüm seçenekler” yeniden masada

ABD’nin USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve eşlik eden savaş gemilerini CENTCOM sahasına kaydırmasıyla İran dosyasında askeri hazırlıklar hızlandı; Beyaz Saray “tüm seçenekler masada” mesajı verirken Washington’da olası bir saldırının zamanlaması tartışılıyor.

ABD’nin USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve eşlik eden savaş

WASHINGTON – ABD, İran’da Aralık sonunda başlayan protestoların sert biçimde bastırılması ve Tahran-Washington hattında tırmanan gerilimle birlikte bölgedeki askeri varlığını artırdı. USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve ona eşlik eden güdümlü füze destroyerlerinin ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) sorumluluk sahasına girdiği bildirildi.

Sahadaki tablo: Uçak gemisi grubu, savaş uçakları ve hava savunma unsurları

Reuters’ın aktardığı bilgilere göre USS Abraham Lincoln ve destek unsurları Orta Doğu bölgesine ulaşırken, Pentagon’un ayrıca savaş uçakları ve hava savunma sistemlerini bölgeye kaydırdığı belirtildi. AP ise uçak gemisinin F-35 ve F/A-18 filolarına ev sahipliği yaptığını; eşlik eden destroyerlerin de Tomahawk dâhil yüzlerce füzeyi taşıyabileceğini ve F-15E unsurlarının da bölgede görünür hâle geldiğini yazdı.

ABD Merkez Komutanlığı, taarruz grubunun Hint Okyanusu’nda bulunduğunu ve İran kıyılarına komşu Arap Denizi’nde konuşlanmadığını vurguladı.

“Armada” mesajı, diplomasi kapısı ve müttefik freni

Reuters’a göre Trump, geçtiğimiz günlerde İran’a doğru “armada” (donanma yığınağı) ifadesiyle anılan bir sevkiyat yapıldığını söyleyerek bunu caydırıcılık çerçevesinde konumladı; aynı haberde BAE’nin de hava sahası/karasuları/topraklarının İran’a karşı “hasmane” bir eylem için kullanılmasına karşı çıktığı aktarıldı.

Ayrıca Reuters, bir ABD’li yetkilinin “Washington’un temas için açık” olduğu mesajını verdiğini; Trump’ın da İran’a “protestocuların öldürülmesi” ve nükleer program başlıklarında uyarılarını sürdürdüğünü yazdı.

Beyaz Saray: “Tüm seçenekler masada”

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Ocak ortasında yaptığı basın brifinginde İran’a ilişkin “yakından izleme” vurgusunu öne çıkararak “tüm seçeneklerin masada olduğunu” söyledi.

Neden şimdi? Üç başlık öne çıkıyor

1) İç dinamikler: ABD Kongresi’ne bağlı CRS’in bilgi notuna göre protestolar 28 Aralık 2025’te, Tahran’daki merkezi çarşıda başlayan ekonomik tepki dalgasıyla görünür oldu; kısa sürede ülke geneline yayıldı.

2) Caydırıcılık ve “opsiyon üretme” ihtiyacı: Hem Reuters hem AP, konuşlanmanın Trump’a ABD güçlerini savunma ve gerekmesi hâlinde askeri seçenek üretme kapasitesi kazandırdığına dikkat çekiyor.

3) Rejim kırılganlığına dair değerlendirmeler: ABD basınında yer alan bazı haberlerde, Trump’a sunulan istihbarat değerlendirmelerinin İran yönetiminin konumunun 1979’dan bu yana en kırılgan dönemlerinden birine işaret ettiği ileri sürüldü (iddia, NYT kaynaklı aktarımlar üzerinden).

Tartışmanın arka planı: Kayıp sayıları, bilgi karartması ve tırmanma riski

AP, aktivistlerin paylaştığı yüksek kayıp iddialarıyla İran’ın resmî rakamları arasında belirgin fark bulunduğunu ve sahadaki bilgi akışının kısıtlı olduğunu yazdı.

Son durum: Washington, bir yandan “kapı açık” mesajı verirken diğer yandan bölgesel askeri kapasiteyi yükseltiyor. Tahran ise olası bir saldırıyı “topyekûn savaş” olarak değerlendireceğini vurguluyor.