OECD’nin 2025 verilerine göre Türkiye, eğitimde ve istihdamda bulunmayan gençlerin oranında yüzde 27,12 ile OECD ülkeleri arasında ilk sırada yer alıyor. OECD ortalaması yaklaşık yüzde 13 olurken, TÜİK verilerine göre genç kadınlarda bu oran yüzde 30,9’a ulaşıyor.
Sosyolog Prof. Dr. Barış Erdoğan, Türkiye’de 2000 yılında yaklaşık yüzde 38 olan oranın bugün yüzde 27 seviyesine gerilediğini, ancak sorunun ciddiyetini koruduğunu belirtti.
Üniversite mezunları da iş bulmakta zorlanıyor
Eğitim sistemi ile iş gücü piyasası arasındaki uyumsuzluğa dikkat çeken Erdoğan, gençlerin üniversiteden mezun olsalar bile kendilerine uygun iş bulmakta zorlandıklarını söyledi.
Gençlerin yalnızca çalışmak değil, ekonomik bağımsızlık kazanmak istediğini vurgulayan Erdoğan, “Üniversite bitiriyor ama iş bulamıyor, iş bulsa bile kazandığı parayla ev kiralayamıyor. Bağımsız bir hayat kurmakta zorlanıyor. Bunun sonucunda da gelecek planlarını ertelemek zorunda kalıyor.” dedi.
Gençlerin çalışma hayatından beklentilerinin değiştiğini belirten Erdoğan, anlamlı işlerde çalışmak, kendilerine zaman ayırmak ve özgürlüklerini korumak istemelerinin tembellik olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.
“İstatistiklerin göstermediği büyük bir kadın emeği var”
Eğitimde ve istihdamda olmayan gençlerin tamamının işsiz sayılamayacağını belirten Erdoğan, bazılarının iş aradığını, bazılarının iş bulmaktan vazgeçtiğini, özellikle genç kadınların ise bakım sorumlulukları nedeniyle çalışma hayatından uzak kaldığını söyledi.
Erdoğan, “Burada istatistiklerin bize göstermediği bir emek var. Biz bunlar çalışmıyor diyoruz ama gerçekte ciddi olarak evde bir mesai harcıyorlar. Belki bir yaşlıya bakıyorlar, belki ev içi hizmetlerini yapıyorlar.” ifadelerini kullandı.
Kadınların istihdamdan uzak kalmasında erken evlilik beklentileri, iş yerindeki ayrımcılık, yetersiz kreş imkânları ve aile baskısının da etkili olduğunu belirtti.
Gençlerin geleceğe güveni zayıflıyor
Ekonomik güçlüklerin bazı gençlerde umutsuzluğa yol açabildiğini ifade eden Erdoğan, “Bence mesele gençlerin hayal kurmayı bırakması değil, hayallerine ulaşabileceklerine duydukları güvenin artık günümüzde gittikçe zayıflamaya başlaması.” değerlendirmesinde bulundu.
Erdoğan’a göre ev gençliği sorununun çözümü, yalnızca istihdam olanaklarını artırmaktan değil, eğitim ile çalışma hayatı arasındaki uyumu güçlendirmekten, gençlerin ekonomik bağımsızlığını desteklemekten ve kadınların üzerindeki bakım yükünü hafifletmekten geçiyor.




