Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Solaklık ne hastalık ne de üstünlük

Solak bireylerin daha zeki ya da daha yaratıcı olduğuna ilişkin yaygın inanışların bilimsel olarak kesin bir karşılığı bulunmuyor. Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, solaklığın genetik ve gelişimsel süreçlerin etkisiyle ortaya çıkan doğal bir özellik olduğunu belirterek, çocuklarda baskın el tercihinin zorla değiştirilmemesi gerektiğini söyledi.

Solak bireylerin daha zeki ya da daha yaratıcı olduğuna ilişkin

Solaklıkla ilgili toplumda birçok farklı inanış bulunurken uzmanlar, el tercihinin tek başına zekâ, yaratıcılık veya bilişsel performans hakkında belirleyici olmadığını vurguluyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikoloğu Zeynep Betül Alp, solaklığın beynin doğal çeşitliliğinin bir parçası olduğunu ve düzeltilmesi gereken bir durum olarak görülmemesi gerektiğini belirtti.

Solak olmak daha zeki olmak anlamına gelmiyor

Toplumda solak bireylerin sağ beyinlerinin daha aktif olduğu ve bu nedenle daha yaratıcı ya da daha zeki olduklarına ilişkin yaygın bir inanış bulunduğunu belirten Alp, güncel bilimsel verilerin bu görüşü kesin olarak desteklemediğini söyledi.

Solak bireylerde bazı beyin işlevlerinin yarım küreler arasındaki dağılımının sağ elini kullananlara göre farklı olabileceğini ifade eden Alp, bunun tek başına bilişsel üstünlük anlamına gelmediğini vurguladı.

İnsan beyninin karmaşık zihinsel süreçleri iki yarım kürenin koordineli çalışmasıyla yürüttüğünü belirten Alp, kişinin yeteneklerinin yalnızca kullandığı ele bakılarak değerlendirilemeyeceğini kaydetti.

Solaklık doğal bir özellik

Solaklığın hem genetik hem de gelişimsel süreçlerin etkisiyle ortaya çıktığını ifade eden Alp, el tercihinden tek başına sorumlu belirli bir gen bulunmadığını söyledi.

Birçok genin küçük etkileri ile anne karnındaki beyin gelişiminin el tercihinin şekillenmesinde rol oynayabildiğini belirten Alp, çocuklarda baskın el kullanımının erken yaşlarda ortaya çıkmaya başladığını ve zaman içerisinde daha belirgin hale geldiğini aktardı.

Alp, “Solaklık bir hastalık ya da düzeltilmesi gereken bir durum değil, beynin doğal çeşitliliğinin bir parçası” değerlendirmesinde bulundu.

Beyin işlevlerinde bazı farklılıklar görülebiliyor

Solak bireylerde dil, motor beceriler ve mekânsal algı gibi bazı nörolojik işlevlerin dağılımında farklılıklar görülebileceğini belirten Alp, bu durumun her solak birey için geçerli olmadığını söyledi.

Sağ elini kullanan kişilerin büyük bölümünde dil işlevlerinin beynin sol yarım küresinde daha baskın olduğunu ifade eden Alp, solak bireylerde ise dil işlevlerinin sağ yarım kürede veya her iki yarım küreye daha dengeli dağılmasının biraz daha sık görülebileceğini kaydetti.

Buna rağmen hafıza, dikkat, dil becerileri veya mekânsal algı gibi alanlarda yalnızca el tercihine göre kesin değerlendirme yapılamayacağını vurguladı.

Çocuğun baskın eli zorla değiştirilmemeli

Çocukların yazı yazarken, resim yaparken veya ince motor beceri gerektiren günlük etkinliklerde tercih ettikleri eli zorla değiştirmeye çalışmanın önerilmediğini belirten Alp, bu yaklaşımın bazı çocuklarda motor becerilerin gelişimini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti.

Baskın elin değiştirilmesinin yazı yazmayı güçleştirebileceğini ve performans kaygısına yol açabileceğini ifade eden Alp, eğitim sürecinde temel hedefin çocuğun hangi eli kullanacağını değiştirmek değil, motor becerilerini desteklemek olması gerektiğini söyledi.

Her iki elin kullanımı desteklenebilir

Günlük yaşamda her iki elin de işlevsel şekilde kullanılabilmesinin önemli bir beceri olduğuna dikkati çeken Alp, çocukların gerektiğinde her iki ellerini de etkili biçimde kullanabilmelerinin desteklenebileceğini belirtti.

Alp, eğitim sürecinde çocuğun doğal el tercihine müdahale edilmeden, motor becerilerinin geliştirilmesine odaklanılması gerektiğini vurguladı.

Reklamı Geç