Portekiz’de vatandaşlık ve oturum izni süreçlerine ilişkin koşullarda önemli değişiklikler gündeme geldi.
Yeni düzenlemeler kapsamında vatandaşlık için bekleme süresinin 5 yıldan 10 yıla çıkması dikkat çekerken, yatırım yoluyla oturum seçeneklerinde mali açıdan önemli bir değişiklik bulunmadığı belirtildi.
Avukat Özge Özmen Korkut, Portekiz vatandaşlığına ilişkin yeni koşullar, oturum izni süreçleri ve başvuru sahiplerinin dikkat etmesi gereken hukuki noktalar hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Vatandaşlık için bekleme süresi 10 yıla çıktı
Portekiz vatandaşlığına geçiş sürecindeki en önemli değişikliğin bekleme süresi olduğunu belirten Korkut, yatırım seçeneklerinin devam ettiğini ancak vatandaşlık için gereken sürenin uzadığını söyledi.
Korkut, şu bilgileri paylaştı:
“Portekiz vatandaşlığı için 250 bin Euro bağış ya da 500 bin Euro fon yatırımı seçenekleri devam ediyor. Ancak vatandaşlığa geçiş açısından artık 5 yıllık değil, 10 yıllık bir süreden söz ediyoruz.
Üstelik oturum izninin sonuçlanmasını beklerken geçen süre de bu 10 yıllık süreden mahsup edilmiyor. Dolayısıyla oturum izni için 2-3 yıl bekleyen bir kişi, bunun ardından vatandaşlık için ayrıca 10 yıllık süreyle karşı karşıya kalabiliyor.”
Bu durum, özellikle yatırım yoluyla Portekiz’de oturum ve ilerleyen dönemde vatandaşlık hedefleyen başvuru sahipleri açısından toplam sürecin önemli ölçüde uzayabileceği anlamına geliyor.
Portekiz vatandaşlığı cazibesini kaybetti mi?
Bekleme süresinin uzamasıyla birlikte Portekiz vatandaşlığının eski avantajını koruyup korumadığı da tartışılmaya başlandı.
Korkut’a göre bu sorunun yanıtı başvuru sahibinin beklentilerine ve uzun vadeli hedeflerine göre değişiyor.
Portekiz’in Avrupa Birliği üyesi olması ve güçlü bir pasaporta sahip bulunması önemli avantajlar arasında gösteriliyor.
Korkut, bu konuda şu değerlendirmeyi yaptı:
“Portekiz bir Avrupa Birliği ülkesi ve en güçlü pasaportlardan birine sahip. Oturum izninizi 2-3 yılın sonunda almış olsanız dahi, bu aşamadan sonra Schengen Bölgesi’nde serbest dolaşım açısından önemli haklara sahip oluyorsunuz.
On yıllık bekleme süresinin sonunda ise Avrupa Birliği vatandaşlığı elde ediyorsunuz. Bu da başta eğitim ve seyahat özgürlüğü olmak üzere önemli avantajlar sağlıyor.”
Oturum izni süreçleri 2-3 yılı bulabiliyor
Portekiz’de oturum izni başvurularının uzun süredir sonuçlanmaması, başvuru sahiplerinin en fazla şikâyet ettiği konular arasında bulunuyor.
Başvurusunun üzerinden uzun süre geçmesine rağmen oturum iznini alamayan çok sayıda kişi sürecin normal olup olmadığını sorguluyor.
Korkut, yoğunluk nedeniyle bazı başvurularda 2-3 yıllık bekleme süreleriyle karşılaşılabildiğini belirtti.
Ancak burada belirleyici noktanın dosyanın ilk aşamada doğru hazırlanması olduğunu vurguladı.
Korkut şöyle konuştu:
“Burada öncelikle dosyanın baştan doğru hazırlanıp hazırlanmadığına bakmak gerekiyor. Portekiz makamlarının talep ettiği belgeler eksiksiz şekilde sunulduysa ve başvuruda herhangi bir hata yoksa, yoğunluk nedeniyle 2-3 yıllık bekleme süreleriyle karşılaşılabiliyor.
Ancak gerekli şartlar başlangıçta yerine getirilmediyse hukuki yollara başvurulması veya eksikliklerin giderilmesi için sürecin yeniden başlatılması gerekebilir. Sürecin yeniden başlatılması halinde ise önceki başvurudan kaynaklanan bazı hakların kaybedilmesi riski ortaya çıkabilir.”

Dosyanın baştan doğru hazırlanması kritik önem taşıyor
Vatandaşlık ve oturum süreçlerinin yıllara yayılabilmesi nedeniyle başvurunun ilk aşamasında yapılan bir hata daha sonraki süreçte önemli zaman ve hak kayıplarına neden olabiliyor.
Bu nedenle dosyada yer alması gereken belgelerin eksiksiz hazırlanması, başvurunun doğru hukuki temele oturtulması ve sürecin düzenli takip edilmesi önem taşıyor.
Özellikle yatırım yoluyla yapılan başvurularda yatırım modelinin, oturum şartlarının ve vatandaşlığa geçiş için gereken koşulların birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerekiyor.
Avukatınıza ulaşamıyorsanız ne yapılmalı?
Portekiz’de vatandaşlık veya oturum işlemleri için başvuruda bulunanların karşılaştığı sorunlardan biri de süreci takip eden kişi veya hukukçularla iletişim kuramamak.
Korkut, bu durumda başvuru sahibinin doğrudan vekâlet verdiği avukatla temas kurmasının öncelikli olduğunu belirtti.
Şu değerlendirmede bulundu:
“Öncelikle bu işlemlerin Portekiz’de bir avukat aracılığıyla takip edilmesi gerekiyor. Dolayısıyla başvuru sahibinin ilk olarak vekâlet verdiği avukata ulaşması ve dosyanın mevcut durumu hakkında ayrıntılı bilgi istemesi gerekir.
Eğer vekâlet verilen avukata ulaşılamıyorsa, güvenilir başka bir avukat yetkilendirilerek dosyanın araştırılması ve mevcut hukuki durumun tespit edilmesi sağlanabilir. Yeni avukat, gerekli olması halinde önceki avukatla da iletişime geçerek işlemlerin devamını sağlayabilir.”
Türk avukatlar Portekiz’de doğrudan avukatlık faaliyeti yürütemiyor
Türkiye’den Portekiz’e yönelik vatandaşlık veya oturum işlemlerinin yürütülmesinde yerel hukukçularla birlikte hareket edilmesi de önem taşıyor.
Türkiye’deki bir avukatın sahip olduğu yetkinin Portekiz’de doğrudan avukatlık faaliyeti yürütme yetkisi anlamına gelmediğine dikkat çeken Korkut, süreçte Portekiz’deki meslektaşlarıyla koordineli çalıştıklarını söyledi.
Korkut şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’de çalışan avukatlar olarak Portekiz’de yürüttüğümüz çalışmalarda oradaki meslektaşlarımızdan destek alıyoruz ve referanslı avukatlarla çalışıyoruz.
Türkiye’deki avukatlık yetkimiz Portekiz’de doğrudan avukatlık faaliyeti yürütmemize imkân vermediği için, Portekiz’deki meslektaşlarımızla birlikte hareket ediyoruz. Süreci bu şekilde koordineli olarak yürütüyoruz.”
“Muhatabınız mutlaka avukatınız olsun”
Korkut, vatandaşlık ve oturum işlemlerinde yalnızca aracı kişi veya kuruluşlarla iletişim kurmanın risk oluşturabileceğine de dikkat çekti.
Dosyanın hukuken kim tarafından takip edildiğinin bilinmesi ve başvuru sahibinin doğrudan avukatıyla iletişim halinde olması gerektiğini vurguladı.
Başvuru sahiplerine şu uyarıda bulundu:
“Bu tür işlemlerde avukatınızla doğrudan muhatap olmanız son derece önemli. Eğer dosyanızı takip eden avukatla doğrudan iletişim kurmuyorsanız, ilerleyen aşamalarda ciddi sorunlarla karşılaşabilirsiniz.
Başvurunuzun kim tarafından ve nasıl takip edildiğini bilmeniz, dosyanızın hangi aşamada olduğunu düzenli olarak kontrol etmeniz gerekir. Aksi durumda önemli bir risk üstlenmiş olursunuz.”
Yeni dönemde süre planlaması daha önemli hale geldi
Portekiz’de vatandaşlığa geçiş için öngörülen sürenin 5 yıldan 10 yıla çıkması, özellikle yatırım amacıyla başvuruda bulunacak kişilerin süreci daha uzun vadeli planlamasını gerekli hale getiriyor.
250 bin Euro bağış veya 500 bin Euro fon yatırımı seçeneklerinin devam ettiği belirtilirken, vatandaşlık açısından esas değişiklik süre tarafında yaşanıyor.
Oturum izninin alınmasının 2-3 yılı bulabildiği durumlarda, bu sürenin vatandaşlık için gereken 10 yıllık döneme dahil edilmemesi toplam bekleme süresini daha da uzatabiliyor.
Buna karşılık Portekiz’in Avrupa Birliği üyeliği, Schengen Bölgesi’ndeki hareketlilik imkânları ve uzun vadede Avrupa Birliği vatandaşlığına ulaşma olanağı, ülkeyi halen uluslararası yatırımcıların değerlendirdiği seçeneklerden biri olmaya devam ettiriyor.
Yeni koşullarda ise yatırım miktarı kadar dosyanın doğru hazırlanması, oturum sürecinin yakından takip edilmesi ve başvuru sahibinin doğrudan yetkili avukatla iletişim halinde olması daha kritik hale geliyor.




