Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Oyuncu Zeynep Özyağcılar İle 8 Mart’a Özel Söyleşi

Üsküdar Üniversitesi ve NPİSTANBUL Hastanesi’nin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel programında oyuncu Zeynep Özyağcılar ile Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy öğrencilerle buluştu. “Beklentileri Değil, Kendini Seç” başlıklı söyleşide kadınların toplumsal kalıplar karşısında öz benliklerini koruması, kendini seçmenin cesareti ve dayanıklılık konuşuldu; Özyağcılar “Her şey ‘yapamazsın’ denildiği zaman başlıyor” diyerek kendi yolculuğundan örneklerle sanatın özgüven üzerindeki etkisini anlattı.

Üsküdar Üniversitesi ve NPİSTANBUL Hastanesi’nin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne

Üsküdar Üniversitesi ile NPİSTANBUL Hastanesi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında “Beklentileri Değil, Kendini Seç” başlığıyla özel bir söyleşi programı düzenledi. Üsküdar Üniversitesi Nermin Tarhan Konferans Salonu’nda gerçekleşen buluşmada oyuncu Zeynep Özyağcılar öğrencilerle bir araya geldi. Programın moderatörlüğünü NPİSTANBUL Hastanesi’nden Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy üstlendi.

“Kendini seçmek çoğu zaman cesur bir karar, bazen bir dönüm noktası”

Söyleşinin açılışında konuşan Klinik Psikolog Çiğdem Demirsoy, kadınların yaşam yolculuğunda kendi değerlerini keşfetmeleri ve toplumsal beklentiler karşısında öz benliklerini koruyabilmelerinin önemine dikkat çekti. Demirsoy, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle anlamlı bir motto çerçevesinde bir araya gelindiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Hayatımız boyunca çoğu zaman başkalarının bizden ne beklediğini duyarız. Nasıl görünmemiz gerektiğini, nasıl konuşmamız gerektiğini, hangi rollere sığmamız gerektiğini… İyi bir evlat, mükemmel bir eş, başarılı bir kadın, başarılı bir çalışan gibi birçok roller beklenir bizden. Peki ya biz? Biz ne istiyoruz? Gerçekten kimi seçiyoruz? Kendini seçmek çoğu zaman cesur bir karar, bazen bir dönüm noktası, bazen insanın kendi iç sesiyle yeniden tanışmasıdır. Bugün bu yolculuğu birlikte düşünmek, birlikte konuşmak için buradayız.”

“Her şey ‘yapamazsın’ denildiği zaman başlıyor”

Canlandırdığı karakterler aracılığıyla kadının kırılganlığını, gücünü, çelişkilerini ve dönüşümünü görünür kılan oyuncu Zeynep Özyağcılar, söyleşide “kendin olma” yolculuğu ve beklentilerle kurulan ilişki üzerine değerlendirmelerde bulundu. Kadına dair hikâyeler anlatmaktan vazgeçmediğini belirten Özyağcılar, şunları söyledi:

“Ve bunu çok kıymetli buluyorum. Cinsiyet ayrımı tabii ki gözetmiyorum ama birazcık daha konuşulmamış konuları, anlatılmamış, pek anlatılmaya değer bulunmayan kadın hikayelerinin aslında kıymetini paylaşmaktan çok keyif alıyorum.”

Özyağcılar, üretmenin ve kendi iç sesini duymanın dönüm noktası olduğunu vurgulayarak, “Bir kadın olarak bir şeye giriştiğin zaman, sıfırdan bir şey yaptığın zaman, hiçbir zaman aksi olmadı. Ne zaman ki herkese rağmen bir şeyler üretmeye ve kendi iç sesimi duymaya başladım ondan sonra güzellikler gelmeye başladı.” dedi.

“Kendimiz olmaktan utanır olduk”

Sanatın ve tiyatronun kişisel gücü besleyen bir alan olduğunu ifade eden Özyağcılar, tiyatronun insanı anlamakla ilgili olduğuna dikkat çekti. Kendi sözleriyle, “Bir insanın tiyatrocu ya da oyuncu olması gerekmiyor, herkesin oyunculuk eğitimi alması gerektiğini düşünüyorum. Kendini tanıması, doğru ifade edebilmesi, diyalog kurabilmesi ve o özgüven için.” dedi.

Toplumda kadınlara dönük “güzellik” ve “başarı” baskısına değinen Özyağcılar, doğal olmanın ve kendini kabul etmenin önemini vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı:

“Kendimiz olmaktan utanır olduk. Yüzümüzdeki her çizgiden, saçımızdaki her beyaz telden her an birileri bizi yargılıyormuş gibi inanılmaz bir baskı var ve gerçekten oyuna geliyoruz. Biz böyle değildik, bence daha da güzeldik. Ben biraz bunlara karşı duran biriyim. Mesela inat olsun diye hiç saçımı boyamıyorum ben, sırf onlar gibi olmayacağım diye. Doğal olan her şeyin çok daha güzel olduğunu ve bunun desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum.”

“Güç, inanarak söylenen tek bir cümledir”

Özyağcılar, mutluluk için hem bedenin hem zihnin birlikte çalıştığı alanlara ihtiyaç olduğunu belirterek dinleyicilere “kan ter gözyaşı” vurgusuyla seslendi. “Her ne yaparsak yapalım, mesleğimiz ne olursa olsun, ter damlayacak arkadaşlar. Bu fit olmak, genç kalmak için değil; beynimizi korumak için, hayatla daha iyi mücadele edebilmek, daha rahat dayanabilmek için bizim bu teri dökmeye ihtiyacımız var.” dedi.

“Güçlü kadın” imajının toplumda yanlış bir biçimde paketlenebildiğini de dile getiren Özyağcılar, “Güç böyle bir şey değil. Asla değil. Bu tamamıyla bir yanılgı. Bu oyunlara gelmememiz lazım. Güç, ölçülü olmakla ilgili. Küçücük bir harekettir güç. Güç, senin inanarak söylediğin tek bir cümledir. Bağırmaya ihtiyacın yok.” ifadelerini kullandı.

Programın sonunda Zeynep Özyağcılar, yakında yayımlanacak “Pazar Yakınmaları” adlı kitabının müjdesini verdi. Söyleşiye katılan öğrenciler arasından 4 kişiye “En Güzel Parçam” tiyatro oyunu için çift kişilik bilet hediye edilirken, etkinlik sponsoru Maruderm de katılımcılara sürpriz hediyeler sundu.