Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

NATO Ankara Zirvesi’nde müttefikler 50 milyar doları aşan yeni tedarik anlaşması sağladı

NATO Ankara Zirvesi sonuç bildirisinde, müttefiklerin 50 milyar doları aşan yeni tedarik anlaşması sağladığı duyuruldu.

Ankara, 36’ncı NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi ile dünya diplomasisinin merkezi oldu. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen zirvede, savunma yatırımları, ittifakın caydırıcılık kapasitesi, Ukrayna’ya destek, transatlantik güvenlik, savunma sanayisi üretim gücü ve NATO’nun yeni dönem hedefleri ele alındı.

Zirvenin sonuç bildirisinde en dikkat çeken başlık, müttefiklerin 50 milyar doları aşan yeni tedarik anlaşması sağlaması oldu. Bildiride, NATO üyelerinin kolektif üretim kapasitelerini artırma, savunma sanayisiyle daha yakın çalışma ve inovasyonu hızlandırma konusunda mutabakata vardığı belirtildi.

NATO’nun 5’inci maddesine bağlılık teyit edildi

Sonuç bildirisinde, NATO’nun temel güvenlik ilkelerinden biri olan 5’inci maddeye bağlılık yeniden vurgulandı.

Buna göre, bir müttefike yönelik saldırının tüm müttefiklere yapılmış sayılacağı ilkesine olan bağlılık teyit edilirken, transatlantik bağa yönelik “sarsılmaz bağlılık” mesajı verildi.

Bu vurgu, zirvenin güvenlik mimarisi açısından en önemli siyasi mesajlarından biri olarak değerlendirildi.

Rutte: Ankara’da taahhütler artık hayata geçiriliyor

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara Zirvesi’ne ilişkin yaptığı değerlendirmede, verilen taahhütlerin artık uygulama aşamasına geçtiğini söyledi.

Rutte, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mükemmel ev sahipliği yaptığı Ankara’da, bir yıl önce verilen taahhütler artık hayata geçiriliyor” ifadelerini kullandı.

Zirvenin ilk gününü “büyük bir başarı” olarak nitelendiren Rutte, ittifak genelinde savunma harcamalarının ve savunma sanayisi yatırımlarının arttığını belirtti.

Rutte, çok sayıda yeni sözleşme ve taahhüdün açıklandığını vurgulayarak, NATO’nun yeni dönemde daha güçlü bir üretim ve caydırıcılık kapasitesi oluşturmayı hedeflediğini ifade etti.

Erdoğan’dan savunma sanayisi mesajı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, zirvenin ana oturumu olan Kuzey Atlantik Konseyi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, NATO 3.0 hedefine ulaşılması için savunma iş birliğinde müttefikler arasındaki kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini söyledi.

Erdoğan, özellikle savunma sanayisi alanındaki sınırlamaların ittifakın ortak caydırıcılığına zarar verdiğine dikkat çekerek, “Savunma sanayi başta olmak üzere savunma işbirliğinde müttefikler arasındaki kısıtlamalar kaldırılmalı” mesajını verdi.

Bu açıklama, Türkiye’nin uzun süredir gündeme getirdiği savunma sanayisi ambargoları, tedarik kısıtlamaları ve müttefikler arası güven sorunları açısından zirvenin en önemli başlıklarından biri oldu.

Trump: Gerçekten çok verimli bir toplantı yaptık

ABD Başkanı Donald Trump da NATO Ankara Zirvesi kapsamında yaptığı açıklamalarda toplantının verimli geçtiğini belirtti.

Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan için “Güçlü ve iyi biri. Harika iş çıkardı. Her şey mükemmel geçti. Gerçekten çok verimli bir toplantı yaptık” ifadelerini kullandı.

Trump’ın zirve sırasında İran’a ilişkin açıklamaları da dikkat çekti. ABD Başkanı, İran’la mutabakat sürecine dair “Benim için bitti. Artık onlarla anlaşmak istemiyorum” değerlendirmesinde bulundu.

Liderler Ankara’da yoğun diplomasi trafiği yürüttü

Zirve kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan, çok sayıda liderle ikili görüşmeler gerçekleştirdi.

Erdoğan, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile basına kapalı görüşmeler yaptı. Zirve marjında ayrıca Avrupa Birliği, Ukrayna, ABD ve farklı NATO ülkeleri arasında da yoğun temaslar yürütüldü.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile bir araya gelirken, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler de NATO Savunma Bakanları için düzenlenen çalışma yemeğine katıldı.

Karadeniz güvenliği için üçlü mutabakat

Zirve kapsamında Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Bulgaristan Savunma Bakanı Dimitar Stoyanov ve Romanya Savunma Bakanı Radu-Dinel Miruta ile de görüştü.

Görüşmede üç bakan tarafından Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu Oluşturulmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası imzalandı.

Bu gelişme, Karadeniz güvenliği, deniz ticaret yollarının korunması ve bölgesel savunma iş birliği açısından önemli bir adım olarak öne çıktı.

Ukrayna için öncelik hava savunması

Zirvede Ukrayna’ya destek başlığı da geniş şekilde ele alındı.

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, zirve kapsamında yapılan görüşmelerde ülkesi için öncelikli konunun hava savunma imkânlarının artırılması olduğunu söyledi.

AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de zirve kapsamında bir araya geldi. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni de Zelenskiy ile görüşen liderler arasında yer aldı.

Avrupa’dan savunma harcamalarını artırma mesajı

Zirvede Avrupalı liderler, savunma harcamalarının artırılması ve NATO’nun güçlendirilmesi yönünde mesajlar verdi.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, NATO müttefiklerine birlik ve kararlılık içinde hareket etme çağrısı yaparken, Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen Avrupa’nın yeniden silahlanması ve NATO’nun güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

İsveç, Norveç ve Finlandiya liderleri de Avrupa’nın savunma harcamalarını artırdığını belirterek Ukrayna’ya desteğin sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.

Doğu Avrupa liderleri ise Rusya’ya karşı birlik, caydırıcılık ve savunma kapasitesinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Türk savunma sanayisi NATO gündemindeydi

NATO Ankara Zirvesi kapsamında Türk savunma sanayisinin kapasitesi de masaya yatırıldı.

Düzenlenen panelde NATO’nun üretim, caydırıcılık ve birlikte çalışabilirlik hedefleri çerçevesinde Türkiye’nin savunma sanayisi alanındaki kabiliyetleri ele alındı.

Ayrıca inşası devam eden Ay Yıldız Müşterek Karargahı, NATO Savunma Bakanları için ilk kez kapılarını açtı.

Bu gelişme, Türkiye’nin savunma mimarisi ve NATO içindeki stratejik rolü açısından dikkat çeken başlıklar arasında yer aldı.

Zirvede öne çıkan gelişmeler

Başlık Detay
Sonuç bildirisi NATO Ankara Zirvesi sonuç bildirisi yayımlandı
Tedarik anlaşması Müttefikler 50 milyar doları aşan yeni tedarik anlaşması sağladı
5’inci madde Bir müttefike saldırının tüm müttefiklere saldırı sayılacağı ilkesine bağlılık teyit edildi
Savunma sanayisi Kolektif üretim kapasitesinin artırılması taahhüt edildi
Erdoğan’ın mesajı Savunma iş birliğinde müttefikler arası kısıtlamaların kaldırılması gerektiği vurgulandı
Rutte’nin açıklaması Ankara’da taahhütlerin hayata geçirildiği belirtildi
Trump’ın açıklaması Zirvenin çok verimli geçtiği ifade edildi
Ukrayna başlığı Hava savunması öncelikli konu olarak öne çıktı
Karadeniz güvenliği Türkiye, Bulgaristan ve Romanya arasında mayın karşı tedbirleri mutabakatı imzalandı

NATO 3.0 ve Ankara mesajı

Zirvede sıkça gündeme gelen “NATO 3.0” yaklaşımı, ittifakın yeni güvenlik dönemine uyum sağlaması açısından önemli bir kavram olarak öne çıktı.

Savunma sanayisi üretim kapasitesinin artırılması, müttefikler arası tedarik engellerinin kaldırılması, Avrupa’nın savunma harcamalarını yükseltmesi, Ukrayna’ya desteğin sürdürülmesi ve transatlantik bağın güçlendirilmesi bu yeni dönemin ana başlıkları arasında gösterildi.

Ankara Zirvesi, bu çerçevede yalnızca siyasi mesajların verildiği bir toplantı değil, somut tedarik anlaşmaları ve savunma sanayisi taahhütlerinin açıklandığı bir zirve olarak kayıtlara geçti.

Sonuç bildirisiyle yeni dönem mesajı

Türkiye’nin ev sahipliğinde 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da düzenlenen 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin sonuç bildirisi yayımlandı.

36’ncı NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin sonuç bildirisi, ittifakın önümüzdeki dönemde daha yüksek savunma kapasitesi, daha güçlü üretim altyapısı ve daha sıkı müttefik dayanışması hedeflediğini ortaya koydu.

Bildiride, üye ülkelerin NATO’nun kolektif savunma maddesi olan 5. maddeye ve transatlantik bağa yönelik “sarsılmaz bağlılıklarını” teyit etmek üzere Ankara’da bir araya geldiğine dikkati çekilirken, “Bir müttefike yönelik saldırı, tüm müttefiklere yönelik saldırıdır. Birliğimiz, dayanışmamız ve kolektif gücümüz, özgür ve demokratik uluslardan oluşan İttifak’ımızdaki 1 milyar vatandaş için barış, güvenlik ve refahın temeli olmaya devam etmektedir. Caydırıcılık ve savunmaya yönelik 360 derece yaklaşımımıza bağlılığımızı sürdürüyoruz.” ifadeleri kullanıldı.

“Rusya’nın Avrupa-Atlantik güvenliği ile istikrarına yönelik uzun vadeli tehdidine ve terörizmin devam eden tehdidine karşı koymak amacıyla müttefiklerin Lahey Savunma Taahhüdü’nü hayata geçirdiği” belirtilen bildiride, Avrupalı müttefikler ve Kanada’nın 2025’te temel savunma ihtiyaçlarına yönelik yatırımlarını 139 milyar dolardan fazla artırdığı vurgulandı.

50 milyar doları aşan yeni tedarik anlaşması

Bildiride, yatırımların ihtiyaç duyulan kabiliyetleri sağlarken savunma sanayi ve dayanıklılığı da güçlendirdiğine işaret edilirken, şunlar kaydedildi:

“Bugün Ankara’da, 50 milyar doları aşan yeni tedarik anlaşmasını duyuruyor, kolektif üretim kapasitemizi artırma ve inovasyonu hızlandırmak için sanayiyle birlikte çalışma taahhüdünde bulunuyoruz. Müttefikler arasındaki savunma ticareti engellerini ortadan kaldırma çalışmalarımızı sürdürecek, savunma sanayisindeki derinliği ve işbirliğini en üst düzeye çıkarmak için NATO ortaklıklarından yararlanacağız.”

Geleceği inşa etmek için daha güçlü bir NATO içinde daha güçlü bir Avrupa ve modernize edilmiş bir İttifak hedeflendiği aktarılan bildiride, Avrupalı müttefikler ve Kanada’nın, ABD’yle birlikte İttifak’ın savunması konusunda daha fazla sorumluluk üstlendiğine dikkati çekildi.

Bildiride, NATO’nun caydırıcılığı ve savunmasının uzay ve siber unsurlarla desteklenen uygun nükleer, konvansiyonel ve füze savunma kabiliyetleri bileşimine dayandığı belirtildi.

Muharebe üstünlüğünün korunması konusunda kararlı olunduğu vurgulanan bildiride, “Silahlı kuvvetlerimizi konuşlandırma, destekleme ve sürdürülebilirliğini sağlama kapasitemize yatırım yapıyor; derinlikte hassas vuruş, entegre hava ve füze savunması, insansız sistemler, ileri teknolojiler ve istihbarat kabiliyetleri dahil olmak üzere tüm alanlarda belirlenen kabiliyet hedeflerimizi hayata geçiriyoruz. Birbiriyle uyumlu çalışabilen transatlantik muharebe bulutu geliştiriyor ve güçlü yapay zeka modellerini benimsiyoruz.” ifadeleri kullanıldı.

Ukrayna’ya destek

Bildiride, Ukrayna’nın transatlantik güvenliğe katkı sağladığı belirtilerek, müttefiklerin, Ukrayna’nın özgürlüğünü, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü savunmasına yönelik sarsılmaz desteğinde birlik içinde olduğunun altı çizildi.

Avrupalı müttefikler ve Kanada’nın artık Ukrayna’ya yönelik güvenlik yardımının büyük bölümünü ikili ve çok taraflı yollarla finanse ettiği anımsatılan bildiride, “Müttefikler, bu desteğin uzun vadede adil, öngörülebilir ve sürdürülebilir olması gerektiğinin altını çiziyor. Müttefikler, 2026 yılı için Ukrayna’ya askeri teçhizat, yardım ve eğitim desteği kapsamında 70 milyar avro taahhüdünde bulunuyor ve 2027’de de en az aynı seviyede desteği sürdürme yönündeki egemen taahhütlerini teyit ediyor.” ifadeleri kullanıldı.

Bildiride, bu kapsamda, Avrupa Birliği’nin Ukrayna Destek Kredisi aracılığıyla Ukrayna’ya çok yıllı finansman sağlama kararının memnuniyetle karşılandığı kaydedildi.

Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğü

İttifak’ın daha geniş güvenlik ortamını şekillendiren stratejik rekabet, yaygın istikrarsızlık, hibrit tehditler ve tekrarlayan krizlere yanıt vermeye ve uyum sağlamaya devam ettiğine dikkati çekilen bildiride, “Müttefikler, İran’ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini yineliyor ve İran’a Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğüne tam anlamıyla saygı gösterme çağrısında bulunuyor.” değerlendirmesinde bulunuldu.

Bildiride, “Türkiye’nin bizlere gösterdiği cömert ev sahipliği için teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bir sonraki toplantımızda bir araya gelmeyi bekliyoruz.” ifadesi kullanıldı.

Ankara’da verilen mesajlara göre NATO, küresel güvenlik ortamındaki riskler karşısında caydırıcılığını güçlendirmeyi, savunma sanayisi iş birliğini derinleştirmeyi ve müttefikler arasındaki siyasi-askeri koordinasyonu artırmayı amaçlıyor.