Baharın gelişiyle birlikte kuzugöbeği mantarı da yeniden tezgâhlarda ve doğada kendini göstermeye başladı. Petek dokulu şapkası, yoğun aroması ve nadir bulunmasıyla öne çıkan kuzugöbeği, gastronomi dünyasının en kıymetli yabani mantarları arasında gösteriliyor.

Bu yıl mart sonundan itibaren özellikle güney illerinde görülmeye başlayan mantarın, nisan ayıyla birlikte birçok bölgede yaygınlaştığı belirtiliyor.

Fiyatı yüksek, ilgisi büyük
Kuzugöbeği mantarı bu hafta bazı pazarlarda kilogramı 1.200 liradan satışa sunuldu. Yüksek fiyatına rağmen yoğun lezzeti nedeniyle az miktarda bile tercih edilebilen ürün, doğa yürüyüşü ve mantar toplama etkinliklerine ilgiyi de artırdı. Uzmanlar, kuzugöbeğinin sadece az bulunmasıyla değil, besin değeri, gastronomik karşılığı ve ekonomik getirisiyle de öne çıktığını aktarıyor.

Çiğ tüketilmemesi gerekiyor
Uzmanlara göre kuzugöbeği mantarı kesinlikle çiğ yenmemeli. En az 80 derecede 5 ila 10 dakika pişirilmesi gereken mantarın temizliğinde de dikkatli olunması isteniyor. Bal peteğini andıran başlık kısmının hafifçe silkelenmesi ya da fırçayla temizlenmesi, iç kısmının kontrol edilmesi için de uzunlamasına ikiye bölünmesi öneriliyor.

Kuzugöbeğinin topraksı, fındıksı, odunsu ve kavrulmuş aromalar taşıdığı, enginar ve kuşkonmaz gibi bahar ürünleriyle uyum sağladığı belirtiliyor. Tereyağında kısa sürede sotelenebilen mantarın çorba, makarna ve et yemeklerinde de kullanıldığı ifade ediliyor.

Toplarken de pişirirken de dikkat şart
Uzmanlar, mantar toplarken plastik poşet yerine hasır sepet kullanılmasını, mantarın kökünden koparılmadan bıçakla kesilmesini ve çok küçük örneklerin doğada bırakılmasını öneriyor. Ayrıca yalnızca yüzde 100 emin olunan mantarların toplanması gerektiği, içi dolu ya da beyin görünümünde kıvrımlı türlerden uzak durulmasının hayati önem taşıdığı vurgulanıyor.

Uzun yıllar boyunca “kuzugöbeği tarlada yetiştirilmez” görüşü hakim olsa da son yıllarda bu alanda önemli gelişmeler yaşandı. Haberde yer alan bilgiye göre Antalya’da yürütülen çalışmalar kapsamında ziraat mühendisi Ömer Şahin, tohum laboratuvarında üretilen tohumlarla 4 ayrı serada yaptığı deneme ekimlerinden 650 kilo ürün elde etti. Bu gelişmenin, kuzugöbeğinin ilerleyen dönemde mutfaklarda daha sık yer bulmasının önünü açabileceği değerlendiriliyor.

Mutfakta üç farklı kullanım önerisi
Uzmanlar, kuzugöbeği için kuşkonmazlı sote, kuzugöbeği çorbası ve enginarlı kuzugöbeği olmak üzere üç ayrı yemeği tavsiye ediyor. Böylece ürünün yalnızca lüks restoranlarda değil, ev mutfağında da farklı tariflerle değerlendirilebileceği belirtiliyor.
Kuzugöbeği mantarı, yoğun aroması ve etli dokusuyla bahar mutfağının en özel ürünleri arasında yer alıyor. Paylaşılan üç ayrı tarif, bu nadir mantarın yalnızca restoran menülerinde değil, ev mutfağında da farklı pişirme yöntemleriyle değerlendirilebileceğini ortaya koyuyor. Tariflerde kuzugöbeği; kuşkonmazla sotede, krema destekli çorbada ve enginarla zeytinyağlı tabakta başrolü üstleniyor.

Kuşkonmazlı kuzugöbeği sote
Bu tarifte 200 gram taze kuzugöbeği mantarı, 450 gram kuşkonmaz, 2 yemek kaşığı sızma zeytinyağı, 2 yemek kaşığı tereyağı, 1-2 adet taze sarımsak, 1 çay kaşığı kıyılmış taze kekik ile tuz ve karabiber kullanılıyor. Önce kuzugöbeği mantarları temizlenip 1-2 santim kalınlığında dilimleniyor. Ayrı bir tavada su, tuz ve sarımsakla kuşkonmazlar yaklaşık 3 dakika haşlanıyor ve pişme durdurulmak üzere buzlu suya alınıyor. Daha sonra büyük tavada zeytinyağı ve tereyağı ısıtılıyor; dilimlenmiş yeşil sarımsak ve kuzugöbeği eklenerek orta-yüksek ateşte 3-5 dakika pişiriliyor. Son aşamada doğranmış kuşkonmazlar ilave edilip karabiberle harmanlanıyor ve sıcak servis ediliyor.

Kuzugöbeği çorbası
Çorba tarifinde 225 gram kuzugöbeği, 1 litre tavuk suyu, 1 yemek kaşığı un, 2 yemek kaşığı tereyağı, 1 diş sarımsak, 1 soğan, 1 paket krema, yarım çay kaşığı kuru kekik ile tuz ve karabiber yer alıyor. Hazırlık aşamasında tereyağı eritiliyor; ardından sarımsak, soğan ve kuzugöbeği eklenerek soğanlar yumuşayana kadar yaklaşık 5 dakika pişiriliyor. Daha sonra un eklenip kısa süre kavruluyor. Karışıma tavuk suyu ve krema ilave edilerek kısık ateşte kaynatılıyor. Çorbanın yarısı püre haline getirilip tekrar tencereye alınarak 10-15 dakika daha pişiriliyor. Son olarak kekik, tuz ve karabiberle tatlandırılan çorba servise hazır hale geliyor.

Enginarlı kuzugöbeği
Zeytinyağlı lezzet arayanlar için önerilen tarifte 250 gram kuzugöbeği, 3 çanak enginar, 1 Türk kahvesi fincanı zeytinyağı, 4 dal taze soğan, 1 limonun suyu, yarım demet dereotu ile tuz ve karabiber kullanılıyor. Önce enginarlar doğranıp limonlu suda bekletiliyor. Kuzugöbekleri temizlenip enginarlardan biraz küçük olacak şekilde doğranıyor. Tencerede zeytinyağı ısıtıldıktan sonra ince kıyılmış taze soğan kavruluyor; önce enginarlar, ardından kuzugöbeği ekleniyor. Karışıma enginarların limonlu suyu ile baharatlar katılıyor ve kaynadıktan sonra yaklaşık 15 dakika pişiriliyor. Ocaktan alındıktan sonra dereotu serpilip demlenmeye bırakılıyor. Servis sırasında üzerine biraz daha sızma zeytinyağı eklenmesi öneriliyor.



