Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Hiksoslar Dönemi’ne Yeni Bir Bakış: “Hz. İsrail” Raflarda

Güngör Karauğuz’un kaleme aldığı “Hz. İsrail”, Hiksoslar Dönemi ekseninde Eski Mısır ile İsrailoğulları tarihini “Kur’an arkeolojisi” yöntemiyle yeniden yorumlayarak, kutsal metinler ile tarihsel veriler arasındaki ilişkiye dikkat çekici bir perspektif sunuyor.

Güngör Karauğuz’un kaleme aldığı “Hz. İsrail”, Hiksoslar Dönemi ekseninde Eski

Eski Mısır tarihi ile kutsal metinler arasındaki ilişkiyi farklı bir metodolojiyle ele alan “Hz. İsrail”, okuyucuyla buluştu. Aynı zaman da Necmettin Erbakan Üniversitesi Öğretim Üyesi Yazar Prof. Dr. Güngör Karauğuz imzasını taşıyan eser, Hiksoslar Dönemi bağlamında İsrailoğulları tarihine alternatif bir perspektif sunuyor.

Çizgi Kitabevi tarafından yayımlanan çalışma, “Hiksoslar Dönemi’nde Eski Mısır’ın Unutulmuş Peygamberi” alt başlığıyla dikkat çekiyor. Kitapta, Hz. İsrail’in tarihsel konumuna dair tartışmalar, “Kur’an arkeolojisi yöntemi” çerçevesinde yeniden değerlendiriliyor.

Tarih, Metin ve Arkeoloji Bir Arada

Eser, klasik tarih anlatılarının ötesine geçerek kutsal metinlerde yer alan anlatıları arkeolojik verilerle birlikte okuma çabası ortaya koyuyor. Özellikle Hiksoslar döneminin siyasal ve toplumsal yapısı üzerinden İsrailoğulları’nın kökenine dair iddialar ele alınıyor.

Kitabın arka kapağında, kitap ile ilgili şunlar yazıyor: “Hz. İbrahim, ne Yahudi ne de İsrailoğlu idi. İsrailoğulları’nın soyu Hz. İbrahim’e değil; Hz. İsrail’e dayanıyordu. Kaldı ki zaten Yahudi kavramı bile İsa’dan birkaç yüzyıl önce ortaya çıkmış bir olguydu. Buna karşın İslâm coğrafyalarında bu konudaki ortak kabul, Yahudilik ve İslâm’ın soy ağaçlarının Hz. İbrâhim’e dayanan ve akideleri birbirine benzeyen iki tevhid dini olduğu noktasında düğümleniyordu. Bilginin İslâm coğrafyalarında doğru bir şekilde anlaşılmaması, konu ile ilgili meselede taşların yerine oturmamasına neden olmuştur. Mesela yazılan yazıların çoğunda “Kur’ân-ı Kerîm’de Hz. Yakup’un adı, on altı surede İsrailoğulları’nın atası; şahsına münhasır ve iki yerde İsrail olarak geçer” şekliyle birçok ifadeye rastlanmaktadır. Evet, Hz. Yakup Kur’an’da çoğu yerde anılmıştır; ancak hiçbir yerde İsrailoğulları’nın atası şekliyle geçmediği gibi İsrail eşitlemesi ile de hiçbir şekilde anılmamıştır.”

Kitapta öne çıkan başlıklardan biri, Hz. İbrahim, Hz. Yakup ve İsrailoğulları arasındaki ilişkiye dair kavramsal tartışmalar. Yazar, tarihsel süreç içerisinde oluşan dini ve kültürel kabulleri sorgularken, metin merkezli bir analiz yöntemi izliyor. Kur’an’da geçen ifadeler üzerinden yapılan çözümlemeler, İsrailoğulları tarihinin farklı bir çerçevede okunabileceğini savunuyor.

Akademik Zemin, Tartışmaya Açık Tezler

“Hz. İsrail”, hem ilahiyat hem de tarih disiplinine temas eden yönüyle akademik ilgiyi hedefliyor. Çalışma, Hiksoslar dönemini merkeze alarak Eski Mısır ile İsrailoğulları arasındaki olası bağlantıları yeniden gündeme taşıyor.

Metodolojik olarak “Kur’an arkeolojisi” yaklaşımını öne çıkaran eser, kutsal metinlerin tarihsel arka planının arkeolojik ve epigrafik veriler ışığında değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Bu yönüyle kitap, yalnızca bir tarih çalışması değil; aynı zamanda kavramsal bir tartışma metni niteliği taşıyor.

Okuyucuya Ne Vaat Ediyor?

Eser; tarih, dinler tarihi ve Eski Çağ çalışmalarıyla ilgilenen araştırmacılar kadar, kutsal metinlerin tarihsel bağlamını merak eden genel okur kitlesine de hitap ediyor. İsrailoğulları anlatısının Hiksoslar dönemi üzerinden yeniden yorumlanması, kitabın temel iddiasını oluşturuyor.

Çizgi Kitabevi etiketiyle yayımlanan “Hz. İsrail”, Eski Mısır tarihine ve kutsal metinlere ilgi duyanlar için dikkat çekici bir başvuru kaynağı olma iddiası taşıyor.

Reklamı Geç