Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

GİB’den vergi düzenlemelerine ilişkin yeni uygulama esasları: Varlık barışı, ücret istisnası ve kurumlar vergisi teşvikleri netleşti

Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğlerle kamuoyunda “varlık barışı” olarak bilinen düzenleme başta olmak üzere birçok vergi uygulamasının esaslarını belirledi. Yurt dışındaki para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının Türkiye’ye getirilmesi, yurt içinde bulunmasına rağmen işletme kayıtlarında yer almayan varlıkların kayıt altına alınması, nitelikli hizmet merkezlerinde çalışan personele yönelik ücret istisnası ve kurumlar vergisindeki yeni teşviklerin uygulama süreci ayrıntılı şekilde düzenlendi. Aynı gün yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile suç gelirlerinin aklanması ve terörizmin finansmanıyla mücadelede 2026-2030 dönemine ilişkin yeni strateji belgesi de yürürlüğe alındı.

Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, Resmi Gazete’de yayımlanan

Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığınca yayımlanan “Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Genel Tebliğ” ile yurt dışında bulunan varlıkların Türkiye’ye getirilmesi ve yurt içindeki kayıt dışı varlıkların işletme kayıtlarına alınmasına yönelik uygulama esasları netleştirildi.

Düzenleme kapsamında yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının Türkiye’ye getirilmesine ilişkin bildirim, vergilendirme ve uygulama süreçleri ayrıntılı olarak belirlendi. Aynı şekilde Türkiye’de bulunmakla birlikte işletme kayıtlarında yer almayan varlıkların da kayıt altına alınmasına ilişkin usul ve esaslar düzenlendi.

Tebliğe göre, yurt dışında bulunan varlıkların 31 Temmuz 2027 tarihine kadar Türkiye’deki banka veya aracı kurumlara bildirilmesi mümkün olacak. Söz konusu bildirimler gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılabileceği gibi, yetkili kılınmış vekiller veya kanuni temsilciler aracılığıyla da gerçekleştirilebilecek.

Bildirilen varlıklar için yüzde 5 vergi uygulanacak

Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklar üzerinden bildirim sahibinden yüzde 5 oranında vergiyi peşin olarak tahsil edecek. Tahsil edilen bu vergi, bildirimi izleyen ayın 15’inci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla beyan edilerek ödenecek.

Düzenlemede, bildirilen varlıkların belirli finansal araçlarda tutulması halinde indirimli vergi uygulanmasına yönelik hükümler de yer aldı. Buna göre söz konusu varlıkların vadeli hesaplarda, Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında ihraç edilen devlet iç borçlanma senetlerinde, kira sertifikalarında veya girişim sermayesi yatırım fonlarında tutulacağının taahhüt edilmesi durumunda indirimli vergi uygulamasından yararlanılabilecek.

Bu yönüyle düzenleme, hem yurt dışındaki varlıkların Türkiye ekonomisine kazandırılmasını hem de kayıt dışı varlıkların yasal sisteme dahil edilmesini hedefliyor.

Yurt dışından Türkiye’ye yerleşenlere 20 yıllık gelir vergisi istisnası

Resmi Gazete’de yayımlanan Gelir Vergisi Genel Tebliği ile yurt dışında yaşayan ve belirli şartları sağlayarak Türkiye’ye yerleşen gerçek kişilere tanınan gelir vergisi istisnasının uygulama esasları da belirlendi.

Buna göre, şartları sağlayan kişilerin yurt dışında elde ettikleri kazanç ve iratlarının 20 yıl süreyle gelir vergisinden istisna edilmesine ilişkin başvuru süreci, yararlanma şartları ve uygulama yöntemleri netleştirildi.

Düzenleme, özellikle yurt dışında yaşayan nitelikli kişilerin, yatırımcıların ve gelir elde eden gerçek kişilerin Türkiye’ye yerleşmesini teşvik eden önemli bir vergi avantajı olarak öne çıkıyor.

Nitelikli hizmet merkezlerinde çalışan personele ücret istisnası

Yayımlanan diğer tebliğlerle yatırım, üretim, ihracat, uluslararası ticaret, yüksek katma değerli hizmetler ve kayıtlı ekonominin güçlendirilmesine yönelik uygulamaların çerçevesi de belirlendi.

Bu kapsamda nitelikli hizmet merkezlerinde çalışan personele ilişkin ücret istisnasının usul ve esasları düzenlendi. Şartları sağlayan çalışanların ücretlerinin brüt asgari ücretin üç katına kadar olan kısmı gelir vergisinden istisna edilebilecek.

İstanbul Finans Merkezi ile belirli endüstri bölgelerinde faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezlerinde çalışanlar için ise istisna tutarı daha yüksek belirlendi. Bu merkezlerde görev yapan nitelikli personelin ücretlerinin brüt asgari ücretin beş katına kadar olan kısmı istisna kapsamında değerlendirilebilecek.

Söz konusu düzenlemenin, Türkiye’nin uluslararası hizmet merkezi olma hedefi, finansal hizmetlerin geliştirilmesi ve yüksek katma değerli istihdamın artırılması açısından önemli bir adım olduğu değerlendiriliyor.

Teknogirişim çalışanlarına pay senedi istisnası

Gelir vergisine ilişkin düzenlemeler arasında teknogirişim şirketlerinde çalışanlara yönelik yeni uygulamalar da yer aldı.

Teknogirişim şirketlerinin çalışanlarına bedelsiz veya indirimli olarak sağladıkları pay senetlerine ilişkin gelir vergisi istisnasının nasıl uygulanacağı ayrıntılı şekilde açıklandı. Bu kapsamda istisna tutarının hesaplanması, pay senetlerinin elde tutulma süreleri ve belirlenen sürelerden önce elden çıkarılması halinde uygulanacak vergisel sonuçlar tebliğle netleştirildi.

Bu düzenlemenin, girişimcilik ekosisteminde çalışan bağlılığını artırması, nitelikli iş gücünü desteklemesi ve şirketlerin büyüme sürecinde çalışanlarını pay sahipliği yoluyla teşvik etmesi bekleniyor.

Kurumlar vergisindeki yeni teşviklerin uygulama esasları açıklandı

Kurumlar Vergisi Genel Tebliği ile kurumlar vergisindeki yeni teşvik ve düzenlemelere ilişkin uygulama esasları da belirlendi.

Tebliğ kapsamında, transit ticaretten veya yurt dışında gerçekleştirilen mal alım satımlarına aracılık edilmesinden elde edilen kazançlara uygulanacak kurumlar vergisi indiriminin kapsamı ve şartları açıklandı.

Ayrıca nitelikli hizmet merkezlerinin yurt dışından elde ettikleri kazançlara uygulanacak kurumlar vergisi indiriminin usul ve esasları da düzenlendi. Bu düzenleme ile Türkiye’de faaliyet gösteren ancak gelirini yurt dışından elde eden nitelikli hizmet merkezlerinin desteklenmesi amaçlanıyor.

Üretici ve zirai kurumlara yüzde 12,5 kurumlar vergisi oranı

Sanayi sicil belgesine sahip üretici kurumlar ile zirai üretim yapanların kazançlarına kurumlar vergisi oranının yüzde 12,5 olarak uygulanmasına ilişkin işlemlere de açıklık getirildi.

Bu düzenleme, üretim ve tarımsal faaliyetlerden elde edilen kazançların desteklenmesi açısından dikkat çekiyor. Sanayi üretimi yapan işletmeler ile zirai üretim gerçekleştiren kurumların daha düşük kurumlar vergisi oranından yararlanabilmesi için gerekli şartlar tebliğle belirlenmiş oldu.

Serbest bölgelerde üretim yapanlara yeni istisna imkanı

Tebliğde serbest bölgelerde üretim yapan mükellefleri ilgilendiren düzenlemeler de yer aldı.

Buna göre, serbest bölgelerde üretim yapan mükelleflerin imal ettikleri ürünlerin bölge içine ve diğer serbest bölgelere satışından elde ettikleri kazançların da kurumlar vergisi istisnasından yararlanmasına ilişkin esaslar belirlendi.

Bu adımın, serbest bölgelerde üretim yapan firmaların rekabet gücünü artırması ve üretim faaliyetlerini teşvik etmesi bekleniyor.

Suç gelirleriyle mücadelede 2026-2030 dönemi başladı

Resmi Gazete’de yayımlanan bir diğer düzenleme ise suç gelirlerinin aklanması ve terörizmin finansmanıyla mücadeleye ilişkin oldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan genelgeyle “Türkiye’de Suç Gelirlerinin Aklanması ve Terörizmin Finansmanı ile Mücadele ve Müsadere Uygulamalarında Etkinliğin Artırılması Strateji Belgesi”nin 2026-2030 dönemine ilişkin çerçevesi belirlendi.

Genelgede, suç gelirleriyle mücadelenin en önemli amaçlarından birinin suçluların suçtan elde ettikleri gelirlerden mahrum bırakılması olduğu vurgulandı. Bu kapsamda kolluk, istihbarat, adli ve idari birimlerin koordineli hareket etmesinin önemine dikkat çekildi.

Müşterinin tanınması ve şüpheli işlem bildirimi vurgusu

Genelgede, özellikle suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve terörizmin finansmanı suçlarında yükümlü grupların sorumluluklarına dikkat çekildi.

Bu kapsamda müşterinin tanınması, şüpheli işlem bildirimi, kayıt tutma, istenildiğinde yetkili makamlara bilgi ve belge ibraz etme, uyum programı oluşturma ve benzeri önleyici tedbirlerin etkili şekilde uygulanmasının zorunlu olduğu belirtildi.

Ayrıca yükümlülüklere uyumun denetlenmesinin ve düzenleme-denetim faaliyetlerinin suç gelirleriyle mücadelenin temel unsurlarından biri olduğu ifade edildi.

FATF standartları ve uluslararası işbirliği öne çıktı

Genelgede, suç gelirlerinin aklanması ve terörizmin finansmanıyla mücadelenin sadece ulusal değil, aynı zamanda uluslararası boyutu olan bir alan olduğu vurgulandı.

Türkiye’nin 1991 yılından bu yana üyesi olduğu Mali Eylem Görev Gücü’nün standartlarına dikkat çekilen genelgede, FATF’ın hem teknik uyum hem de etkinlik kriterlerinin ülkelerin ulusal stratejiler oluşturmasını gerektirdiği aktarıldı.

Daha önce 2021-2025 dönemi için uygulanan strateji belgesinin süresinin sona erdiği belirtilirken, ilgili tüm paydaşların katkısıyla 2026-2030 dönemine ilişkin yeni belgenin hazırlandığı kaydedildi.

Ulusal risk değerlendirmesi MASAK koordinasyonunda yapılacak

Genelgede, yeni strateji belgesinin ulusal ölçekte bütüncül, risk temelli ve etkin bir yaklaşımın geliştirilmesine yönelik yol haritası niteliği taşıdığı ifade edildi.

Belgede adli ve idari süreçlerin etkinliğinin artırılması, ulusal risk değerlendirmesi bulgularının politika ve uygulamalara yön vermesi ve kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi temel eksenler olarak belirlendi.

Ulusal risk değerlendirmesi çalışmalarının, Strateji Belgesi’nin uygulama döneminde Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı koordinasyonunda ve ilgili kurumların katılımıyla yürütüleceği bildirildi. MASAK’ın suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi ve terörizmin finansmanıyla mücadelede yükümlülere rehberlik eden kurum olduğu da resmi bilgilendirmelerde yer alıyor.

Kamu kurumlarına hassasiyet çağrısı

Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nde, strateji belgesi kapsamındaki tüm kamu kurum ve kuruluşlarının üzerine düşen görev ve sorumlulukları hassasiyetle yerine getirmesi istendi.

Genelgede, belgenin uygulanması sürecinde ihtiyaç duyulacak her türlü destek ve yardımın bütün kamu kurum ve kuruluşlarınca titizlikle sağlanması gerektiği vurgulandı.

Böylece hem varlıkların ekonomiye kazandırılması ve vergi teşvikleri hem de kayıt dışı ekonomi, suç gelirleri ve terörizmin finansmanıyla mücadele başlıklarında yeni dönemin uygulama çerçevesi belirlenmiş oldu.

Ekonomi yönetiminden kayıtlı sistem vurgusu

Yayımlanan düzenlemeler, Türkiye’de kayıtlı ekonominin güçlendirilmesi, yurt dışındaki varlıkların ülkeye getirilmesi, üretim ve ihracatın desteklenmesi, nitelikli hizmet merkezlerinin teşvik edilmesi ve finansal sistemde şeffaflığın artırılması bakımından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Vergi düzenlemeleriyle bir yandan yatırım, üretim, hizmet ihracatı ve teknoloji girişimleri desteklenirken, diğer yandan suç gelirlerinin aklanması ve terörizmin finansmanıyla mücadelede kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi hedefleniyor.

Bu kapsamda hem mükellefleri hem yatırımcıları hem de finansal sistemde yükümlülüğü bulunan kurumları ilgilendiren yeni dönem, 31 Temmuz 2027’ye kadar devam edecek varlık bildirimi süreciyle birlikte uygulamaya alınmış oldu.