Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Fon soruşturmasında yeni dalga: 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin mal varlığı donduruldu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sermaye piyasalarında gerçekleşen işlemlere yönelik yürütülen fon soruşturmasında kapsam genişledi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, 1 Temmuz-16 Eylül tarihleri arasındaki fonlardan para çıkışlarının en yüksek tutardan başlanarak incelendiğini, bu kapsamda 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin mal varlığının dondurulduğunu açıkladı. Haklarında daha önce herhangi bir tedbir bulunmayan 37 şüpheli hakkında ise yurt dışına çıkış yasağı getirildi. Gürlek, “Para hangi hesaba aktarılmış, malvarlığı hangi şirketin veya kişinin üzerine geçirilmiş olursa olsun izini sonuna kadar süreceğiz” dedi. Soruşturmada tutuklu sayısının 51’e yükseldiği bildirildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sermaye piyasalarında gerçekleşen işlemlere yönelik yürütülen

Sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen geniş kapsamlı fon soruşturmasında yeni tedbir kararları alındı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturmada para hareketlerinin izlenmesine yönelik çalışmalar sürerken, Adalet Bakanı Akın Gürlek son gelişmeleri kamuoyuyla paylaştı.

Gürlek, soruşturmanın “suç işlemek amacıyla örgüt kurma-üye olma”, “nitelikli dolandırıcılık”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” ve “Sermaye Piyasası Kanunu’na muhalefet” suçlamaları kapsamında yürütüldüğünü belirtti.

46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişi için tedbir

Adalet Bakanı Gürlek, sosyal medya hesabından “Vatandaşımızın hukukuna sahip çıkıyoruz” başlığıyla yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da yakından takip ettiğini belirttiği soruşturmada önceliğin vatandaşların haklarının korunması olduğunu ifade etti.

Gürlek, yeni tedbir kararlarını şu sözlerle açıkladı:

“Bu kapsamda bugün yeni bir adım daha atılmış, 1 Temmuz-16 Eylül tarihleri arasındaki fonlardan para çıkışları en yüksek tutardan başlamak üzere incelenerek 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin mal varlığı dondurulmuş, haklarında daha önce herhangi bir tedbir bulunmayan 37 şüpheli hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmıştır. Bu kapsamda devir, temlik, satış, bağış, ipotek ve rehin tesisi, hesap kapatma, yüksek tutarlı nakit çekimi, EFT/havale ve mal varlığını azaltıcı diğer işlemlerin önlenmesi, sermaye piyasası araçlarının dondurulması ve şüpheli işlemlerin gecikmeksizin adli makamlara bildirilmesi amacıyla ilgili tüm kurum ve kuruluşlara müzekkereler yazılmıştır.”

Bu açıklamayla birlikte soruşturmanın yalnızca bireysel şüphelilerle sınırlı olmadığı, şirketler ve yatırım fonları üzerinden gerçekleşen para hareketlerinin de ayrıntılı biçimde incelendiği ortaya çıktı.

Para hareketleri geriye doğru inceleniyor

Soruşturmanın merkezinde, fonlardan gerçekleştirilen yüksek tutarlı para çıkışlarının hangi kişi ve şirketlere aktarıldığının tespit edilmesi bulunuyor.

Başsavcılığın, özellikle 1 Temmuz ile 16 Eylül arasındaki hareketleri en yüksek meblağlardan başlayarak incelediği belirtildi.

Bu kapsamda mal varlığı tedbirlerinin yalnızca banka hesaplarıyla sınırlı tutulmadığı; taşınır ve taşınmazların devri, satış, bağış, ipotek, rehin, hesap kapatma, yüksek tutarlı nakit çekimi ve elektronik para transferi gibi işlemlerin de engellenmesine yönelik tedbirler alındığı bildirildi.

İlgili kurum ve kuruluşlardan, şüpheli işlemlerin gecikmeksizin adli makamlara bildirilmesi de istendi.

Gürlek: “Paranın izini sonuna kadar süreceğiz”

Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmanın temel amacının soruşturma konusu malvarlığı değerlerinin kaçırılmasını veya başka kişiler üzerine geçirilmesini önlemek olduğunu belirtti.

Suçtan elde edildiği tespit edilen değerlerin güvence altına alınacağını ve mağdur vatandaşların haklarına kavuşmasının hedeflendiğini ifade eden Gürlek, şu açıklamayı yaptı:

“Para hangi hesaba aktarılmış, malvarlığı hangi şirketin veya kişinin üzerine geçirilmiş olursa olsun izini sonuna kadar süreceğiz. İyi niyetli vatandaşlarımızın yılların emeğiyle oluşturduğu birikimlerin birtakım kişi ve yapılar tarafından istismar edilmesine asla müsaade etmeyeceğiz.”

Gürlek, soruşturmada hukuka aykırı olduğu değerlendirilen işlemler ile bu işlemlerin bağlantılarının ortaya çıkarılacağını da kaydetti.

Adalet Bakanı açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:

“Vatandaşımızın hakkını, emeğini ve birikimini korumak için hukukun bize verdiği bütün imkanlarla sonuna kadar mücadele edeceğiz.”

Soruşturmanın başlangıcında SPK’nın 131 fon kararı

Fon soruşturmasının önemli dönüm noktalarından biri Sermaye Piyasası Kurulunun aldığı kararlar oldu.

SPK, 17 Eylül’de aldığı kararla 7 portföy yönetim şirketinin TEFAS’ta işlem gören fonlarını alım-satıma kapattı.

Aynı karar kapsamında toplam 131 yatırım fonunun tasfiye sürecine alınmasına karar verildi.

SPK ayrıca bazı şirket hisselerinde manipülatif işlemler yapıldığı iddiasıyla 38 kişi hakkında suç duyurusunda bulundu ve bu kişiler için işlem yasağı kararı aldı.

Bu gelişmelerin ardından savcılık soruşturması genişletildi ve sermaye piyasalarındaki para hareketleri ile fonlardan yapılan çıkışlar incelemeye alındı.

İstanbul ve Aydın’da operasyon

Soruşturma 22 Eylül’de yeni operasyonlarla genişledi.

İstanbul ve Aydın’da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda, haklarında yakalama kararı bulunan 15 şüpheliden 14’ü gözaltına alındı.

Bir şüphelinin ise yurt dışında olduğu belirlendi.

Aynı süreçte soruşturmayla bağlantılı olduğu belirtilen 9 şirketin yönetici ve yetkililerinin para ve mal varlığı hareketlerinin dondurulduğu bildirildi.

Böylece soruşturma, portföy yönetim şirketleri ve fonların yanı sıra bunlarla bağlantılı olduğu değerlendirilen şirket ve yöneticilerin mali hareketlerine de uzandı.

Tutuklu sayısı 51’e yükseldi

Soruşturma kapsamında gerçekleştirilen gözaltı ve adli işlemlerin ardından toplam tutuklu sayısının 26 Eylül Cumartesi sabahı itibarıyla 51’e yükseldiği bildirildi.

Tutuklanan isimler arasında finans ve sermaye piyasası sektöründe görev yapmış çok sayıda yönetici bulunuyor.

Soruşturma kapsamında Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Yarız, 15 Eylül’de tutuklandı.

Derinleştirilen soruşturma kapsamında tutuklananlar arasında şu isimlerin de bulunduğu aktarıldı:

  • Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen
  • Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin
  • Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin
  • Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk
  • Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan
  • Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız
  • Namık Kemal Gökalp
  • Altunç Kumova
  • İbrahim Bekçi

Soruşturmada adı geçen bu kişiler hakkındaki yargılama süreci devam ediyor; tutuklama tedbiri, suçluluğun kesinleştiği anlamına gelmiyor.

Eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Erkan Kilimci de tutuklular arasında

Soruşturma kapsamında tutuklanan isimlerden biri de eski Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Erkan Kilimci oldu.

Kilimci, 2016-2018 yılları arasında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasında başkan yardımcılığı görevinde bulunmuştu.

Daha sonra Tera Finansal Yatırımlar Holding AŞ’de Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdür olarak görev yaptığı belirtildi.

Soruşturmada bundan sonra ne olacak?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosunun özellikle para transferlerinin kaynağını ve nihai olarak hangi hesaplara ulaştığını belirlemeye yönelik incelemelerini sürdürdüğü bildirildi.

46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin mal varlığına ilişkin alınan dondurma kararlarıyla birlikte, soruşturmanın mali boyutu daha da genişledi.

Savcılığın bundan sonraki aşamada;

  • fonlardan gerçekleştirilen para çıkışlarını,
  • şirketler ve gerçek kişiler arasındaki transferleri,
  • taşınır ve taşınmaz mal hareketlerini,
  • yüksek tutarlı nakit çekimlerini,
  • EFT ve havale işlemlerini,
  • sermaye piyasası araçlarındaki hareketleri

ayrıntılı biçimde incelemesi bekleniyor.

Soruşturmanın en önemli başlıklarından birini ise fon yatırımcılarının uğradığı veya uğradığı iddia edilen zararların nasıl giderileceği oluşturuyor.

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamasına göre, soruşturmada suçtan elde edildiği tespit edilen malvarlığı değerlerinin güvence altına alınması ve kanunun öngördüğü şartlar çerçevesinde mağdur vatandaşların haklarının korunması hedefleniyor.

Soruşturma sürerken gözaltı, tutuklama ve malvarlığı tedbirlerinin yargılama sürecindeki koruma tedbirleri olduğu, haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunmayan kişilerin hukuken suçsuzluk karinesinden yararlanmaya devam ettiği önem taşıyor.