Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Dünyada her gün 25 bin çocuk açlıktan ölüyor, gıda israfı büyüyor

TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, dünyada milyonlarca insan gıdaya erişemezken her yıl 1,5 milyar ton gıdanın israf edildiğini belirtti.

TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, 30 Mart Uluslararası Sıfır

Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında yaptığı açıklamada, dünyada açlık derinleşirken gıda israfının büyümeye devam ettiğini söyledi. Sidar, Birleşmiş Milletler verilerine göre dünyada 343 milyon insanın yeterli gıdaya erişimde güçlük çektiğini, her gün 25 bin çocuğun ise açlık ve yetersiz beslenme nedeniyle hayatını kaybettiğini ifade etti.

Sidar, buna karşın her yıl 1,5 milyar ton gıdanın israf edildiğini belirterek, bunun insanlığın karşı karşıya olduğu en çarpıcı çelişkilerden biri olduğunu kaydetti. Gıda israfının yalnızca tüketim alışkanlıklarıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Sidar, sorunun toplumsal refahtan kaynak verimliliğine kadar geniş bir etki alanı bulunduğunu dile getirdi.

Türkiye’de her yıl 8,7 milyon ton gıda israf ediliyor

Türkiye’de de tabloya dikkat çeken Kaan Sidar, her yıl 8,7 milyon tondan fazla gıdanın israf edildiğini söyledi. Bu durumun üretimden lojistiğe, perakendeden toplu tüketime kadar tüm zincirin daha dikkatli yönetilmesi gerektiğini gösterdiğini belirten Sidar, israf edilen her gıdanın doğal kaynaklar üzerinde de ek baskı oluşturduğunu ifade etti.

Bir kilogram domatesin çöpe gitmesinin, üretim sürecinde kullanılan yaklaşık 50 litre suyun da boşa harcanması anlamına geldiğini belirten Sidar, gıda israfıyla mücadelenin yalnızca çevresel duyarlılığın değil, ekonomik sorumluluğun ve gıda güvencesini koruma iradesinin de bir parçası olması gerektiğini vurguladı.

“Yüzde 10’luk azalma 50 milyar lira tasarruf sağlar”

Sidar, Türkiye’de yapılan araştırmalara göre gıda israfının yüzde 10 azaltılmasının 50 milyar liralık tasarruf potansiyeli oluşturduğunu söyledi. Bu tutarın 1,8 milyon ailenin 1 yıllık asgari geçim düzeyine karşılık geldiğini belirten Sidar, israfla mücadelenin günlük yaşamda uygulanacak basit ama etkili adımlarla desteklenmesi gerektiğini kaydetti.

En büyük israf hanelerde yaşanıyor

Gıda israfının dağılımına ilişkin bilgi veren Sidar, israfın yüzde 60’ının hanelerde, yüzde 28’inin hizmet sektöründe, yüzde 12’sinin ise perakende sektöründe ortaya çıktığını söyledi. Bu nedenle israfı azaltacak adımların hayatın her aşamasına yayılması gerektiğini belirten Sidar, planlı alışverişten doğru saklama yöntemlerine, porsiyon kontrolünden toplu tüketim alanlarında ihtiyaç odaklı sunuma kadar atılacak her adımın hem israfı azaltacağını hem de kaynak kullanımında verimliliği artıracağını ifade etti.

Eğitim ve bilinç vurgusu

Sidar, fabrikalardan küçük esnafa ve KOBİ’lere kadar zincirin her halkasında eğitim ihtiyacı bulunduğunu da dile getirdi. Özellikle soğuk zincirin korunması, ürünlerin doğru sıcaklıkta saklanması ve muhafaza koşullarına ilişkin bilinç düzeyinin artırılmasıyla gıda kaybının önemli ölçüde azaltılabileceğini söyledi.

Sıfır Atık ve COP31 vurgusu

Türkiye’nin Sıfır Atık vizyonunun sektörel dönüşümü desteklediğini belirten Sidar, Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen ve uluslararası ölçekte örnek gösterilen Sıfır Atık Projesi’nin sürdürülebilirlik alanında güçlü bir farkındalık ve dönüşüm zemini oluşturduğunu ifade etti.

Sidar, Türkiye’nin ev sahipliği yapmaya hazırlandığı COP31 sürecinin de çevre politikaları açısından önemli bir eşik olacağını belirterek, TÜGİS olarak gıda sektöründe sürdürülebilir üretim ve tüketim alışkanlıklarının yaygınlaşması adına bu güçlü duruşun destekçisi olmaya devam edeceklerini söyledi.

Fransa örneği öne çıktı

Sidar, israfla mücadelede Avrupa’da öne çıkan ülkelerden birinin Fransa olduğunu da kaydetti. Özellikle 2016 tarihli Garot Yasası ile 400 metrekareden büyük süpermarketlerin satılmayan yenilebilir gıdaları imha etmesinin yasaklandığını, bunun yerine bu ürünlerin hayır kurumlarına bağışlanmasının zorunlu hale getirildiğini hatırlattı.

Fransa’daki uygulamalar arasında biyolojik atık ayrıştırma zorunluluğu, çiftliklere teşvik edici bağışlar ve restoranlarda artık yemeklerin paketlenerek değerlendirilmesine yönelik uygulamaların da yer aldığı belirtildi.