Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Depremden önce kazanılacak 5 saniye bile hayat kurtarabilir

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27. yıl dönümünde deprem hazırlıklarına dikkat çeken İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, deprem erken uyarı sistemlerinin Türkiye genelinde yaygınlaştırılması gerektiğini belirterek, birkaç saniyelik erken bilginin bile elektrik, doğal gaz ve sanayi sistemlerinin güvenli şekilde durdurulmasına katkı sağlayabileceğini söyledi.

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27. yıl dönümünde deprem hazırlıklarına

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27. yıl dönümünde deprem hazırlıkları ve erken uyarı sistemlerinin önemi bir kez daha gündeme geldi.

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, deprem erken uyarı sistemlerinin Türkiye genelinde aktif hale getirilmesi gerektiğini belirtti.

Uçan, fay hatlarına yakın bölgelere kurulacak sistemlerin depremi birkaç saniye ile yaklaşık 1 dakika önceden algılayabileceğini ifade ederek, bu sürede elektrik ve doğal gaz sistemlerinin kapatılabileceğini, fabrikalarda otomasyon ve yapay zekâ destekli güvenlik sistemlerinin devreye alınabileceğini söyledi.

“5 saniye bile doğru kullanılırsa kritik olabilir”

Dünyada Japonya, Meksika, Çin, ABD’nin batı kıyısı, Tayvan ve Güney Kore gibi deprem riski yüksek bölgelerde ulusal veya bölgesel deprem erken uyarı sistemlerinin kullanıldığını belirten Uçan, Marmara Bölgesi’nde de fay hattına yakın noktalarda benzer çalışmaların yürütüldüğünü ifade etti.

Erken uyarı sistemlerinde depremin ilk öncü P dalgasının algılandığını belirten Uçan, konuma göre 5 ila 60 saniye arasında erken bildirim sağlanabildiğini söyledi.

Uçan, bu sürenin özellikle kritik altyapı sistemlerinde doğru değerlendirilmesi halinde deprem sonrası oluşabilecek can kayıplarının yanı sıra ekonomik ve çevresel zararların da azaltılabileceğini vurguladı.

Dikey yapılaşmaya karşı uyarı

Türkiye’nin deprem gerçeğine rağmen yüksek katlı yapılaşmanın sürdüğüne dikkat çeken Uçan, dikey yapılaşmanın önemli riskler oluşturduğunu belirtti.

1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl, 2023 depremlerinin üzerinden ise 3 yıl geçtiğini hatırlatan Uçan, yüksek katlı yapılaşma anlayışının yalnızca büyükşehirlerde değil daha küçük kentlerde de devam ettiğini ifade etti.

Uçan ayrıca deprem toplanma alanlarının korunması gerektiğini, bu alanların yapılaşmaya açılmasının afet anında ciddi sorunlara yol açabileceğini söyledi.

Ailelerin buluşma noktası önceden belirlenmeli

Depreme hazırlığın yalnızca kamu kurumlarının alacağı tedbirlerle sınırlı olmadığını belirten Uçan, ailelerin de kendi acil durum planlarını oluşturması gerektiğini ifade etti.

Aile bireylerinin deprem sonrası nerede buluşacağının önceden belirlenmesi ve şehir dışında ortak bir irtibat kişisinin seçilmesi öneriliyor.

İletişim altyapısında yaşanabilecek yoğunluk ve kesintiler nedeniyle, afet öncesinde bu tür temel planların yapılmasının önem taşıdığı belirtiliyor.

İlk 72 saat için hazırlık yapılmalı

Afet ve acil durum çantası da deprem hazırlığının temel unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.

Uçan, büyük bir deprem sonrasında ilk 72 saat içinde yardım ekiplerinin herkese ulaşamayabileceğine dikkat çekerek, temel ihtiyaçları karşılayabilecek bir afet çantasının kolay ulaşılabilir bir noktada hazır tutulmasını önerdi.

Çantanın mümkünse su geçirmez ve kolay taşınabilir olması gerektiği, omuzda veya sırtta taşınabilmesinin afet sırasında hareket kabiliyetini artırabileceği belirtildi.

Deprem çantasında neler bulunmalı?

Afet çantasının kişisel ve ailevi ihtiyaçlara göre hazırlanması gerekiyor.

Çantada şu temel malzemelerin bulunması öneriliyor:

  • El feneri
  • Radyo ve pil
  • Plastik düdük
  • İş eldiveni
  • Yağmurluk
  • Su
  • Korunma örtüsü
  • Maske
  • Sargı bezi ve temel ilk yardım malzemeleri
  • Anında soğuk kompres
  • İkaz yeleği
  • Polar battaniye
  • Ev, iş yeri ve araç için yedek anahtar
  • Termos veya matara
  • Kuruyemiş, çikolata ve pestil gibi kuru gıdalar
  • Konserve yiyecek
  • Bir miktar nakit para

Önemli belgelerin kopyaları da çantada olmalı

Kimlik, ehliyet, pasaport, araç ruhsatı, tapu ve sigorta poliçeleri gibi önemli belgelerin fotokopilerinin afet çantasında bulundurulabileceği belirtildi.

Belgelerin dijital kopyalarının güvenli bir bulut ortamında saklanmasının da yararlı olabileceği ifade edildi.

İlaç listesi ve aile fotoğrafları unutulmamalı

Afet çantasında aile bireylerinin güncel fotoğrafları, düzenli kullanılan ilaçların listesi ve önemli tıbbi bilgilerin bulunması da öneriliyor.

Yerel bir harita ile aile bireylerinin toplanma noktasını gösteren görselin de çantaya eklenebileceği belirtildi.

Her deprem çantası aynı olmamalı

Deprem çantasının herkes için standart şekilde hazırlanmasının doğru olmadığını vurgulayan Uçan, çantanın kullanıcıların özelliklerine göre düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.

Evde bebek, çocuk, yaşlı, engelli, hamile veya kronik hastalığı bulunan kişiler varsa bu kişilerin özel ihtiyaçlarının dikkate alınması gerekiyor.

Evcil hayvanı bulunan ailelerin de su, gıda ve diğer temel ihtiyaçları ayrıca planlaması öneriliyor.

Hijyen malzemelerine de yer verilmeli

Afet çantasına ihtiyaçlara göre sabun veya dezenfektan, diş fırçası ve macunu, ıslak mendil, tuvalet kâğıdı ve hijyenik ped gibi ürünlerin de eklenmesi tavsiye ediliyor.

Çantadaki ürünlerin son kullanma tarihlerinin düzenli aralıklarla kontrol edilmesi ve ihtiyaçlara göre yenilenmesi gerekiyor.

Uçan, afet çantasının evde kolay ulaşılabilecek ve güvenli kabul edilen bir noktada tutulmasının yanı sıra iş yerleri ve okullarda da benzer hazırlıkların yapılmasının önemli olduğunu belirtti.