Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Anayasa Mahkemesi süresiz nafaka düzenlemesini iptal etti

Anayasa Mahkemesi, boşanan eşe süresiz nafaka verilmesine imkan tanıyan düzenlemedeki “süresiz olarak” ifadesini oy çokluğuyla iptal etti. Kararın ardından gözler, nafaka uygulamasına ilişkin yeni yasal düzenleme sürecine çevrildi.

Anayasa Mahkemesi, boşanan eşe süresiz nafaka verilmesine imkan tanıyan düzenlemedeki

Anayasa Mahkemesi, boşanma sonrasında yoksulluğa düşecek tarafın diğer taraftan “süresiz olarak” nafaka isteyebilmesine imkân tanıyan düzenlemeyi oy çokluğuyla iptal etti. Yüksek Mahkeme, iptal kararının ardından yeni düzenleme yapılması için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne 9 aylık süre verdi.

Karar, Antalya 12. Aile Mahkemesi’nin başvurusu üzerine alındı. Yerel mahkeme, Türk Medeni Kanunu’nun 175’inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “süresiz olarak” ibaresinin iptalini talep etmişti. Başvuruyu değerlendiren Anayasa Mahkemesi, boşanan eşe süresiz nafaka bağlanmasına dayanak oluşturan söz konusu ifadeyi Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti.

İptal edilen düzenlemenin yer aldığı fıkrada, “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.” hükmü bulunuyordu.

Yeni düzenleme için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne 9 ay süre verildi

Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararıyla birlikte mevcut hüküm hemen yürürlükten kalkmayacak. Yüksek Mahkeme, doğacak hukuki boşluğun önüne geçilmesi ve yeni yasal çerçevenin hazırlanabilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne 9 aylık süre tanıdı.

Bu süreçte Meclis’in, boşanma sonrası yoksulluk nafakasına ilişkin yeni bir model üzerinde çalışması bekleniyor. Yeni düzenlemede nafakanın süresi, tarafların ekonomik durumu, evlilik süresi, çocukların bakım sorumluluğu, tarafların kusur durumu ve sosyal koşullar gibi başlıkların yeniden ele alınması öngörülüyor.

Süresiz nafaka konusu, uzun süredir hem kamuoyunda hem de siyasette tartışılıyordu. Düzenlemenin kaldırılmasını isteyenler, süresiz nafakanın bazı durumlarda nafaka yükümlüsü açısından ağır ve ölçüsüz sonuçlar doğurduğunu savunuyordu. Mevcut sistemin korunması gerektiğini belirtenler ise özellikle ekonomik olarak zayıf durumdaki tarafın, çoğu zaman da kadınların, boşanma sonrasında yoksulluğa düşmemesi için nafaka kurumunun hayati önemde olduğunu vurguluyordu.

Adalet Bakanı Akın Gürlek: Kararı son derece kıymetli buluyoruz

Kararın ardından Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Bakan Gürlek açıklamasında, “Boşanma sonrası süreçlerde hem tarafların haklarını koruyacak hem de toplumsal huzuru ve aile kurumunun saygınlığını zedelemeyecek, dengeli ve adil bir modelin inşası öncelikli gündem maddelerimizden biriydi. Vatandaşlarımızdan gelen yoğun talepler ve sahadaki uygulamalarda ortaya çıkan ihtiyaçlar doğrultusunda bu konu, Yargı Paketi’mizin en temel konu başlıklarından birini oluşturuyordu. Bu çerçevede Anayasa Mahkemesinin, Türk Medeni Kanunu’ndaki ‘süresiz nafaka’ düzenlemesine ilişkin verdiği iptal kararını adalet ve hakkaniyet ilkeleri adına son derece kıymetli buluyoruz. Anayasa Mahkemesinin tanıdığı yasal süreci de dikkate alarak; bir tarafı ömür boyu adil olmayan bir yükümlülük altında mağdur etmeyen, hakkaniyete uygun yeni yasal düzenlemeyi yüce Meclisimizin takdirine sunacağız. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı’nı adaletin ve toplumsal huzurun yüzyılı kılmak adına reform adımlarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.

Bakan Gürlek’in açıklaması, hükümetin süresiz nafaka konusunda yeni bir yasal düzenlemeyi gündemine alacağının işareti olarak değerlendirildi.

Tartışmalar uzun süredir devam ediyordu

Süresiz nafaka tartışması, özellikle boşanma davalarının uzun sürmesi, nafaka yükümlülüğünün hangi koşullarda sona ereceği ve taraflar arasında ekonomik dengenin nasıl kurulacağı gibi başlıklar üzerinden gündeme geliyordu.

Adalet Bakanı Akın Gürlek de daha önce yaptığı değerlendirmede boşanma davalarının uzunluğuna dikkat çekmiş, “Boşanma davaları 10 yıl sürüyor, bu süre zarfında nafaka ödeyen şahıs kendine yeni bir hayat kuramıyordu. Bunu çözeceğiz.” demişti.

Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla birlikte tartışmanın merkezinde artık yeni yasal düzenlemenin nasıl şekilleneceği yer alacak. Düzenlemenin, hem nafaka alacaklısının yoksulluğa düşmesini engelleyecek hem de nafaka yükümlüsünün süresiz ve ölçüsüz bir mali sorumluluk altında kalmasını önleyecek şekilde hazırlanması bekleniyor.

Mevcut kanunda yoksulluk nafakası nasıl düzenleniyordu?

Türk Medeni Kanunu’na göre boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek taraf, kusuru diğer taraftan daha ağır olmamak şartıyla geçimi için nafaka talep edebiliyordu. Mevcut hükümde bu nafakanın “süresiz olarak” istenebileceği belirtiliyordu.

Yoksulluk nafakasında temel ölçüt, nafaka talep eden tarafın boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olmasıydı. Ayrıca nafaka talep eden tarafın kusurunun diğer taraftan daha ağır olmaması gerekiyordu. Nafaka miktarı ise nafaka ödeyecek tarafın mali gücü dikkate alınarak belirleniyordu.

Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği ifade, nafakanın süresine ilişkin bölümü oluşturuyordu. Bu nedenle karar, nafaka kurumunun tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Ancak yoksulluk nafakasının süresine ilişkin mevcut sistemin yeniden düzenlenmesi gerekiyor.

Türkiye’de hangi nafaka türleri bulunuyor?

Türkiye’de farklı amaçlara hizmet eden çeşitli nafaka türleri uygulanıyor. Bunlardan biri, boşanma sürecinde ekonomik olarak zayıf tarafın ve çocukların mağdur olmaması amacıyla verilen tedbir nafakası. Tedbir nafakası, boşanma davası devam ederken geçici olarak uygulanıyor ve boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte sona eriyor.

Çocuklar için ödenen iştirak nafakası ise çocuğun bakım, eğitim ve geçim giderlerinin karşılanması amacıyla hükmediliyor. Bu nafaka, velayet kendisine verilmeyen tarafın çocuğun giderlerine mali gücü oranında katılmasını sağlıyor.

Yoksulluk nafakası ise boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eş lehine hükmediliyor. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararına konu olan düzenleme de bu nafaka türüne ilişkin “süresiz olarak” ibaresiydi.

Bunların dışında, belirli koşullarda aile bireyleri arasında talep edilebilen yardım nafakası da bulunuyor.

Gözler yeni düzenlemede

Anayasa Mahkemesi’nin kararı sonrasında gözler Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne çevrildi. Meclis’in 9 aylık süre içinde yeni bir yasal düzenleme yapması gerekiyor.

Yeni modelde nafakanın belirli süreyle sınırlandırılıp sınırlandırılmayacağı, hâkime takdir yetkisi tanınıp tanınmayacağı, evlilik süresinin nafaka süresine etkisi, çocukların bakım sorumluluğu ve tarafların yeniden evlenmesi ya da ekonomik durumlarının değişmesi gibi konuların düzenlemenin ana başlıkları arasında yer alması bekleniyor.

Karar, aile hukuku alanında son yılların en önemli gelişmelerinden biri olarak değerlendirilirken, yapılacak yeni düzenlemenin hem adalet ve hakkaniyet ilkesini gözetmesi hem de boşanma sonrası ekonomik olarak zayıf duruma düşen tarafların korunmasını sağlaması bekleniyor.