Afyonkarahisar’da 5 Kasım 2026 Perşembe günü yaşanan ve 8 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan silahlı saldırıların ardından, olayların şüphelisi Arif Sefa Özdemir hakkında yeni bilgiler ortaya çıkmaya devam ediyor.
İhsaniye ilçesine bağlı Ayazini, Kıyır ve Yukarıtandır köylerinde pompalı tüfekle gerçekleştirilen saldırılarda 8 kişi öldürüldü. Afyonkarahisar kent merkezindeki saldırıda ağır yaralanan bir kişinin ise tedavisi sürüyor.
Saldırılardan sonra Eskişehir’e kaçan Özdemir’in farklı noktalarda araç gasp ettiği, bir araç sahibini kendisini MİT görevlisi olarak tanıtarak tehdit ettiği, yakalanmamak için kırsal alanlarda güzergâh değiştirdiği ve son olarak güvenlik güçleriyle silahlı çatışmaya girdiği bildirildi.
Katliamın ardından şüphelinin kim olduğu, neden bu kadar çok kişiyi hedef aldığı ve saldırıları önceden planlayıp planlamadığı soruları gündeme geldi.

Arif Sefa Özdemir kimdir, nereli, ne iş yapıyor?
Afyonkarahisar’daki 8 kişinin ölümünden sorumlu tutulan Arif Sefa Özdemir’in, İhsaniye ilçesine bağlı Bozüyük köyünde yaşadığı öğrenildi.
Köyde çiftçilik yaparak geçimini sağlayan Özdemir’in yaklaşık iki yıl önce eşinden boşandığı ve bir çocuk babası olduğu belirtildi.
İlk haberlerde şüphelinin yaşı 30 olarak açıklanırken, bazı haber kaynaklarında 28 olarak yer aldı. Bu nedenle kesin yaş bilgisi konusunda kaynaklar arasında farklılık bulunuyor.
Şüphelinin geçmişine ilişkin şu bilgiler öne çıkıyor:
| Bilgi | Açıklama |
| Adı soyadı | Arif Sefa Özdemir |
| Yaşı | Haberlerde 28 ve 30 olarak farklı belirtiliyor |
| Yaşadığı yer | Bozüyük köyü, İhsaniye/Afyonkarahisar |
| Mesleği | Çiftçilik |
| Medeni durumu | Yaklaşık iki yıl önce boşandığı belirtiliyor |
| Çocuk sayısı | 1 |
| Soruşturulduğu olay | 8 kişinin ölümü, 1 kişinin ağır yaralanması |
| Kullanıldığı bildirilen silah | Pompalı tüfek |
| Yakalandığı yer | Taşlık Mahallesi, Seyitgazi/Eskişehir |
| Son durumu | Gözaltına alınarak Afyonkarahisar’a sevk edildi |
Şüphelinin çiftçilik yaptığı, boşandığı ve bir çocuk babası olduğu bilgileri yerel ve ulusal haber kaynaklarında da yer aldı. Bununla birlikte saldırıların kesin nedeni henüz açıklanmadı.

Katliamın nedeni ne? Biçerdöver işi ve alacak-verecek anlaşmazlığı iddiası
Arif Sefa Özdemir’in neden 8 kişiyi öldürdüğüne ilişkin en dikkat çekici açıklama, aynı köyde yaşayan Ali İhsan Adatepe’den geldi.
Adatepe, olayların temelinde biçerdöver işiyle bağlantılı bir alacak-verecek anlaşmazlığı bulunduğunu ileri sürdü.
İddiaya göre Özdemir, daha önce anlaşmazlık yaşadığı kişiler tarafından darbedildi. Taraflar daha sonra telefonla yeniden görüşerek bir araya gelmek üzere anlaştı.
Adatepe, olayın geçmişine ilişkin şunları söyledi:
“Biçerdövercilerle alacak verecek meselesi varmış. Daha önce biçerdöverciler çocuğu dövmüşler. Dövdükten sonra tekrar telefonla görüşüyorlar; ‘Gelin vereyim, anlaşalım’ diyor.”
Adatepe, görüşmenin ardından yaşananlara ilişkin de şu iddiada bulundu:
“Onlar geldiğinde pusu kurmuş, bunları vurmuş, bizim bildiğimiz kadarıyla.”
Bu anlatıma göre saldırıların başlangıcında önceki bir anlaşmazlık ve şüphelinin darbedildiği iddiası bulunuyor.
Ancak Adatepe’nin anlattıkları henüz resmî makamlarca doğrulanmış değil. Özdemir’in gerçekten darbedilip darbedilmediği, alacak-verecek anlaşmazlığının tarafları ve ilk saldırının planlanıp planlanmadığı soruşturma kapsamında açıklığa kavuşturulacak.

İlk saldırıdan sonra neden başka kişileri hedef aldı?
Katliama ilişkin üzerinde durulan önemli sorulardan biri, şüphelinin ilk saldırının ardından neden farklı bölgelerdeki kişilere de ateş açtığı.
Ali İhsan Adatepe’nin iddiasına göre Özdemir, ilk saldırıdan sonra kaçabilmek için kullandığı aracı değiştirmek istedi. Bu sırada karşılaştığı kişilerin araçlarını almaya çalıştı ve kendisine karşı çıkanlara ateş açtı.
Adatepe, olayların devamını şöyle anlattı:
“Onları vurduktan sonra tekrar oradan Kıyı tarafına doğru gidiyor. Kıyı tarafına giderken yolda iki kişi denk geliyor. Arabayı değiştirmek istiyor, onlar da arabayı vermeyince onları da vuruyor.”
Adatepe’nin iddiasına göre şüpheli, güzergâhını değiştirerek Bayat ve Çıkrık üzerinden Fethibey yoluna yöneldi.
Bu sırada Yukarıtandır Ortaokulunda görev yapan iki kadın öğretmenle karşılaştı.
Adatepe, öğretmenlere yönelik saldırıya ilişkin şunları söyledi:
“Tekrar oradan Bayat tarafından, Çıkrık tarafından dolanıyor, Fethibey yolundan Gazlıgöl tarafında kadın öğretmenlere denk gelmiş. Onlara ‘İnin, arabayı değiştireceğim’ demiş. Onların da birisi iniyor, birisi inmiyormuş herhalde. Hareket etmiş, arabayı almak için onları da vurmuş.”
Köylünün açıklamaları, şüphelinin ilk saldırının ardından araç ele geçirmek amacıyla başka kişileri hedef almış olabileceği ihtimalini gündeme getirdi.
Bununla birlikte öğretmenlerin ve diğer mağdurların neden hedef alındığına ilişkin kesin bulguların adli soruşturmayla ortaya konulması gerekiyor.

Saldırgan 8 kişiyi üç ayrı köyde öldürdü
Afyonkarahisar’daki saldırıların ardından 112 Acil Çağrı Merkezi’ne art arda silahlı saldırı ihbarları yapıldı.
İhbarlar üzerine bölgeye sevk edilen jandarma ve sağlık ekipleri, İhsaniye ilçesine bağlı farklı köylerde pompalı tüfekle vurulmuş kişilere ulaştı.
Ayazini köyünde 3, Kıyır köyünde 3 kişinin hayatını kaybettiği belirlendi. Yukarıtandır köyünde ise iki öğretmen silahlı saldırıya uğradı.

Ayazini köyünde 3 kişi öldürüldü
Ayazini köyü mevkisinde Ahmet Uzel (57), Bekir Toprak (50) ve Noman Toprak (56) pompalı tüfekli saldırıda hayatını kaybetti.
Şüphelinin bu kişileri hangi nedenle hedef aldığına ilişkin araştırmalar devam ediyor.

Kıyır köyünde 3 kişi hayatını kaybetti
Saldırıların meydana geldiği bir diğer nokta İhsaniye ilçesine bağlı Kıyır köyü oldu.
Seydi Ahmet Aydoğmuş (73), Satı Aydoğmuş (68) ve İsmail Şen (61) silahlı saldırılarda yaşamını yitirdi.
Böylece Ayazini ve Kıyır köylerindeki saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 6’ya ulaştı.

İki kadın öğretmen de saldırının hedefi oldu
Şüphelinin Yukarıtandır köyünde gerçekleştirdiği saldırıda Fen Bilimleri öğretmeni Ayşe Sena Demir (46) ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Hilal Mete (31) vuruldu.
Hilal Mete olay yerinde hayatını kaybederken ağır yaralanan Ayşe Sena Demir, kaldırıldığı hastanede doktorların bütün müdahalelerine rağmen kurtarılamadı.
İki öğretmenin de yaşamını yitirmesiyle saldırılardaki can kaybı 8’e yükseldi.

Hayatını kaybedenlerin isimleri
| Adı soyadı | Yaşı | Olay yeri |
| Ahmet Uzel | 57 | Ayazini |
| Bekir Toprak | 50 | Ayazini |
| Noman Toprak | 56 | Ayazini |
| Seydi Ahmet Aydoğmuş | 73 | Kıyır |
| Satı Aydoğmuş | 68 | Kıyır |
| İsmail Şen | 61 | Kıyır |
| Hilal Mete | 31 | Yukarıtandır |
| Ayşe Sena Demir | 46 | Yukarıtandır |
Afyonkarahisar kent merkezinde gerçekleştirilen başka bir saldırıda ağır yaralanan kişinin tedavisinin sürdüğü bildirildi.
Katliamdan sonra Eskişehir’e kaçtı: MİT görevlisi olduğunu söyleyip otomobil gasp etti
Arif Sefa Özdemir hakkındaki en çarpıcı ayrıntılardan biri, sekiz kişinin ölümüne neden olduğu saldırıların ardından Eskişehir’e kaçarken başvurduğu yöntem oldu.
Şüphelinin Eskişehir’in Seyitgazi ilçesine bağlı Kırka Mahallesi Çatören Barajı mevkisinde, 19 yaşındaki Talha Gökgöz ve arkadaşının bulunduğu otomobile yaklaştığı belirlendi.
Özdemir’in gençlere kendisini Millî İstihbarat Teşkilatı görevlisi olarak tanıttığı ve araçta arama yapacağını söylediği öğrenildi.
Ardından pompalı tüfeğini göstererek gençleri tehdit eden şüpheli, otomobilin anahtarını alarak bölgeden uzaklaştı.
Otomobili gasp edilen Talha Gökgöz, yaşadığı olayları ayrıntılarıyla anlattı. Olayın yeri ve araç gaspı bilgileri de Demirören Haber Ajansının haberlerinde yer aldı.
Habertürk Yerel Haberler+1
Aracı gasp edilen Talha Gökgöz: “Bize tüfek doğrulttu”
Talha Gökgöz, arkadaşıyla birlikte Kırka Mahallesi’nde otomobilde durdukları sırada Özdemir’in yanlarına geldiğini belirtti.
Şüphelinin kendisini MİT görevlisi olarak tanıttığını anlatan Gökgöz, olayın başlangıcını şöyle aktardı:
“Seyitgazi ilçesi Kırka Mahallesi’ndeydik. Arkadaşımla sigara içmek için durduk arabayla. Şüpheli arabayla yanımıza yanaştı. Kendisini MİT görevlisi olarak tanıttı. O sırada arabayı aramaya başladı. Uyuşturucu madde var mı diye sordu. Telefonlarımızı aldı.”
Gökgöz, şüphelinin bir süre sonra silahını çıkardığını belirterek ölüm korkusu yaşadıklarını söyledi.
“Arabadan silah çıkardı, mermi de koyunca bizi öldüreceğini düşündüm sonra da arabayı alıp gidecek zannettik. Arkadaşıma doğru çevirdi ben de anahtarı çıkardım.”
“Cinayetlerden haberim yoktu, arabayı alıp kaçacağını düşündüm”
Talha Gökgöz, şüphelinin daha önce Afyonkarahisar’da sekiz kişiyi öldürdüğünden haberdar olmadığını anlattı.
Özdemir’in bulunduğu otomobilde içki şişeleri gördüğünü ve bu nedenle alkollü olabileceğini düşündüğünü söyleyen Gökgöz, yaşadığı korku dolu anları şu ifadelerle aktardı:
“Telefonlarımızı attırdığı uçurumdan alıp 112’yi aradık. Arabasında içki şişeleri vardı, alkollü olduğunu anladık ve çok fazla kimlik de sormadık. Benim cinayetlerden haberim olmadığı için arabayı alıp kaçacağını düşündüm.”
Gökgöz’ün bu sözleri, şüphelinin alkollü olduğuna ilişkin kendi gözlem ve değerlendirmesini yansıtıyor. Özdemir’in olay sırasında alkol etkisinde bulunduğuna ilişkin doğrulanmış bir adli inceleme sonucu açıklanmadı.
“Anahtarı vermeseydim bizi de vuracaktı”
Gökgöz, şüphelinin arkadaşına silah doğrultması üzerine otomobilin anahtarını vermek zorunda kaldığını belirterek açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Korku dolu bir süreçti. Arkadaşıma tüfek doğrultunca ona bir şey olmasın diye ben anahtarı verdim. Eğer vermeseydik, beni de arkadaşımı da vuracaktı. Arabayı da bu mevkide çamura kaptırmış devam edememiş. Yaya olarak kaçmış.”
Talha Gökgöz’ün açıklamalarına göre şüpheli otomobili aldıktan sonra gençlerin telefonlarını attırdığı yerden almalarına engel olamadı. Gençler, telefonlarına ulaşmalarının ardından 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak durumu bildirdi.
Çamura saplanan aracı bırakıp kaçtı
Talha Gökgöz’ün otomobilini gasp eden Arif Sefa Özdemir, Seyitgazi ilçesine bağlı kırsal Taşlık Mahallesi’ne kadar ilerledi.
Ancak otomobilin çamura saplanması üzerine aracı bulunduğu yerde bırakmak zorunda kaldı.
Şüpheli, kaçışını yaya olarak sürdürdü.
Güvenlik güçleri, gasp edilen aracın yerinin belirlenmesinin ardından Taşlık Mahallesi ve çevresinde geniş çaplı arama başlattı.
Çelik yelekli ve uzun namlulu silah taşıyan jandarma ekipleri bölgeyi kontrol altına alırken havadan dron desteğiyle arama çalışmaları yürütüldü.
Çobana da kimliği hakkında yalan söyledi
Şüphelinin Taşlık Mahallesi çevresindeki kaçışı sırasında bir çobanla karşılaştığı da öğrenildi.
İddiaya göre karanlıkta hareketlilik fark eden çoban, el fenerini şüphelinin bulunduğu yöne tuttu.
Özdemir’in ise dikkat çekmemek için çobana “Feneri tutma, ben bu köylüyüm” dediği öne sürüldü.
Şüphelinin bu şekilde kimliğini gizleyerek kaçışına devam etmeye çalıştığı değerlendiriliyor.
Bir otomobil daha gasp etti, jandarmayla çatışmaya girdi
Arif Sefa Özdemir’in, Taşlık Mahallesi’nde süt satışı yapan bir kişinin otomobilini de gasp ettiği belirlendi.
Yeni aldığı araçla ana yola çıkarak kaçmaya çalışan şüphelinin önü, bölgede arama yapan güvenlik güçlerince kesildi.
Ekipler, aracın lastiklerine ateş ederek otomobili durdurdu.
Bunun üzerine güvenlik güçlerine ateşle karşılık verdiği bildirilen Özdemir, çıkan çatışmanın ardından yakalanarak gözaltına alındı.
Operasyon sırasında bir astsubayın kulağından hafif yaralandığı belirtildi.
Şüphelinin üzerinde ve araçta çok sayıda fişek ele geçirildi.
Eskişehir’deki işlemleri tamamlandı, Afyonkarahisar’a götürüldü
Afyonkarahisar’da 8 kişinin öldürülmesinden sorumlu tutulan Arif Sefa Özdemir, Eskişehir İl Jandarma Komutanlığı ve İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin ortak çalışması sonucunda yakalandı.
Özdemir, yakalanmasının ardından Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesinde sağlık kontrolünden geçirildi.
Geniş güvenlik önlemleri altında Odunpazarı İlçe Jandarma Komutanlığına götürülen şüphelinin buradaki işlemleri tamamlandı.
Ardından Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı ekiplerine teslim edilen Özdemir, soruşturma işlemlerinin sürdürülmesi amacıyla Afyonkarahisar’a sevk edildi.
Arif Sefa Özdemir’in saldırılarında dikkat çeken ayrıntılar
Afyonkarahisar’da sekiz kişinin öldürülmesiyle ilgili yürütülen soruşturmada, şüphelinin davranışlarına ilişkin birden fazla önemli ayrıntı bulunuyor.
Alacak-verecek anlaşmazlığı iddiası: Köylüsü Ali İhsan Adatepe, olayların başlangıcında biçerdöver işiyle bağlantılı bir anlaşmazlık bulunduğunu ve şüphelinin daha önce darbedildiğini ileri sürdü.
Pusu kurduğu iddiası: Adatepe, şüphelinin anlaşmazlık yaşadığı kişilerle buluşmak üzere görüşerek saldırıyı gerçekleştirdiğini öne sürdü.
Kaçış için araç gaspı: İlk saldırıdan sonra şüphelinin farklı kişilerin araçlarını ele geçirmeye çalıştığı ve araçlarını vermeyenleri hedef aldığı iddia edildi.
MİT görevlisi yalanı: Eskişehir’de karşılaştığı Talha Gökgöz ve arkadaşına kendisini MİT görevlisi olarak tanıtarak otomobili silah zoruyla gasp ettiği belirlendi.
Silahlı tehdit: Talha Gökgöz, şüphelinin arkadaşına pompalı tüfek doğrultması üzerine aracın anahtarını verdiğini açıkladı.
Kimliğini gizleme girişimi: Şüphelinin kaçış sırasında karşılaştığı bir çobana o köyden olduğunu söylediği öne sürüldü.
Güvenlik güçlerine ateş açılması: Yakalanma sırasında güvenlik güçlerine ateş açtığı belirtilen şüpheli, aracının lastiklerine ateş edilerek durduruldu ve gözaltına alındı.
Bu ayrıntılar, farklı noktalarda yaşanan saldırıların ardından gerçekleştirilen araç gaspları ve kaçış girişimlerinin soruşturmanın önemli bölümlerini oluşturduğunu gösteriyor.
Soruşturmada kritik soru: Sekiz kişinin tamamı önceden hedef miydi?
Arif Sefa Özdemir’in gerçekleştirdiği öne sürülen saldırılarda en çok merak edilen konulardan biri, hayatını kaybeden sekiz kişinin tamamının önceden belirlenmiş hedefler olup olmadığı.
Köylü Ali İhsan Adatepe’nin anlattıkları, başlangıçta belirli kişilerle yaşanan bir anlaşmazlık ihtimalini gündeme getiriyor. Ancak saldırının devamında farklı köylerde bulunan kişilerin de öldürülmesi, olayların yalnızca ilk anlaşmazlıkla açıklanamayabileceğini düşündürüyor.
Özellikle araç gaspı iddiaları, kaçış sırasında karşılaşılan kişilerin de hedef alınmış olabileceği ihtimalini güçlendiren tanık anlatımları arasında bulunuyor.
Bununla birlikte şüphelinin öldürülen kişilerle ilişkisi, olayları planlayıp planlamadığı ve her bir saldırının neden gerçekleştirildiği hakkında kesin bir sonuca ulaşılmış değil.
Bu noktada şüphelinin jandarmadaki ifadesi, tanık beyanları, telefon kayıtları, silah incelemeleri ve olay yerlerinden toplanan deliller belirleyici olacak.
Üç savcı soruşturmayı yürütüyor
Afyonkarahisar’da meydana gelen ve sekiz kişinin yaşamını yitirdiği saldırılarla ilgili soruşturmanın Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde üç Cumhuriyet savcısı tarafından yürütüldüğü bildirildi.
Hayatını kaybedenlerin cenazeleri otopsi işlemleri için adli tıp birimine kaldırılırken şüphelinin yakalanmasının ardından soruşturmanın adli boyutu devam ediyor.
Saldırılarda kullanılan silahın incelemesi, farklı olay yerlerindeki delillerin karşılaştırılması ve şüphelinin olay öncesindeki bağlantılarının araştırılmasıyla saldırıların nedeni ve gerçekleşme sırasının netleştirilmesi bekleniyor.
Sekiz kişinin ölümüne neden olan saldırının bütün yönleri araştırılıyor
Afyonkarahisar’daki saldırılarla ilgili ortaya çıkan bilgiler, Bozüyük köyünde çiftçilik yapan, boşanmış ve bir çocuk babası olan Arif Sefa Özdemir’in, farklı noktalarda sekiz kişinin öldürülmesinden sorumlu tutulan şüpheli olduğunu ortaya koyuyor.
Köylüsünün alacak-verecek anlaşmazlığına ilişkin iddiaları saldırıların başlangıcına, Talha Gökgöz’ün açıklamaları ise şüphelinin kaçış sırasında başvurduğu silahlı tehdit ve araç gaspına ışık tutuyor.
Ancak saldırıların kesin nedeni, Özdemir’in mağdurlarla bağlantıları ve olayları önceden planlayıp planlamadığına ilişkin soruşturma devam ediyor.
Sekiz kişinin hayatını kaybettiği, bir kişinin ağır yaralandığı olayda şüpheli yakalanmış olsa da cinayetlerin nedenine ilişkin bütün sorular henüz yanıtlanmış değil.




