Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Havva Konuk
Havva Konuk

Neden gez dünyayı, gör Konya’yı?

Hep düşünmüştüm bir Konyalı olarak, neden “Gez dünyayı, gör Konya’yı” diye söylenmiş diye.

Bunun cevabını ben de Konya’ya sordum. Nedir sendeki özellik? Neden böyle söylediler? Çok güzel cevaplar aldım Konya’dan.

Dedi ki Konya:

Benim ovalarıma bak, ne kadar da geniş! Ama sadece ovalarımı geniş görme, ben gönlü de geniş bir ilim. Her çeşit ürün yetişir bağrımda; buğdayı, arpası, mısırı, bin bir çeşit bitkisi… Ben hem insanlara kaynak olurum, her eve aş olurum hem kurda kuşa ise yem. Bağlarım, dağlarım var, esen rüzgârım, hasadım bol olur, nağmem desen hem sert hem hoş. Benim bağrımda nice civan delikanlılar vardı, vatana bekçi, millete hayırlı evlat oldu. Nice âlimler yetişti, irfan, izzet, rahmet oldu.

Ben Şems’i misafir ettim, hiçlik yolunda, Mevlana’nın dergâhında. Semalarında çekilen “Hu hu” sesiyle inledim, Hızır’ı kendime dost belledim. Sen bilmezsin, gece gündüz ney üfledim. Konevi Hazretleri ile nice ermişi kalplere nakşettim. Ben tarihte Selçuklu’ya başkentlik ettim. Karamanoğlu Mehmet Bey’in rehberiydim.

Hiç düşündün mü neden bunca gelenim gidenim, selam verip hâl hatır edenim olur? Geleni yargılamam, kırmam, hoş karşılarım. Gönlüm çok geniş, kalbim ise sevgi doludur. Yaratılanı hoş görürüm Yaradan’dan ötürü. Bilir misin, eski devirlerde huzursuzlukları olanlara “Git, Konya’ya yerleş.” diye gönderirlerdi. Çünkü benim havam, suyum, ekmeğim şifadır, bin bir derde devadır. Mevlana gibi nice zatlar burada evladır.

Milletine, devletine katkısı bol olan bir şehrim ben. Verimli topraklarıma kan eksen can biter, sanayim dünya çapında hükmeder, esnafım bereketli, halkım hareketlidir. Meram bağlarım, Hadim dağlarım, Bozkır sularım, ova köylerim; hepsi ayrı ayrı güzellikte. Her birinde aş pişer, ocak tüter, yarışırlar birbiriyle misafirperverlikte.

Etli ekmeğimi, sac aramı, tandır ekmeğimi, sac böreğimi bir yiyen bir daha ister. Görgülüdür halkım, düğünü hoş olur, ölüsü kuş olur. “Nerede birlik, orada dirilik.” misali her yara beraber sarılır, her keyif beraber yaşanır. Birçok ilçem, köyüm vardır benim. Ama Çatalhöyük en görülesi yerdir. Saymakla bitmez hünerim, sorana “Gel, gör beni.” derim.

Ben böyle bir Konya’yım.

Hani bana sordun ya, neden “Gez dünyayı, gör Konya’yı” demişler diye, aldın mı cevabını?

Konya’dan cevabı aldıktan sonra bir kez daha sevdim bu şehri. Ne kadar da iyi anlattı bana kendini.

Ben de Konyalıyım, hem gururlu hem de mutluyum. Tombul tombul teyzelerini, tonton tonton dedelerini, maneviyat, tarih, dua kokan her yerini, meczup gezen delilerini, Mevlana’sını, Şems’ini, düğünlerde pişen bamya çorbasını, ölümlerde yakılan ağıtlarını, yol ortasında yürüyen vatandaşını, ezandaki sedasını, soğuk kışını, sıcak yazını, al yazmasını, ilmek ilmek dokunan halısını, şeker pancarı kokusunu, Konyalı türküsünü, huzur dolu büyüsünü, ölmüş yakınlarımı hıfzeden sinesini, her şeyiyle seviyorum Konya ilini.

“Gez dünyayı, gör Konya’yı” boşuna dememişler. Yoksa siz gezdiniz de dünyayı, görmediniz mi Konya’yı?

Hadi, sen de gez dünyayı, gör Konya’yı.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın