Konya’da kan grubu uyuşmazlığı nedeniyle eşlerinden böbrek nakli olamayan iki diyaliz hastası kadın, Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde gerçekleştirilen çapraz böbrek nakliyle sağlıklarına kavuştu. Eşlerin birbirlerinin hayat arkadaşlarına böbreklerini bağışlamasıyla iki kadın diyalizden kurtulurken, Göktay ve Akboğa aileleri arasında ömür boyu sürecek bir kardeşlik bağı kuruldu. Böbreğini bağışlayan Ahmet Akboğa’nın, “Benim de dört kız kardeşim var, şimdi beş oldu. Emine en büyük ablam oldu.” sözleri, yaşanan fedakârlığın anlamını ortaya koydu.
Konya’da böbrek yetmezliği nedeniyle yaşamlarını diyaliz tedavisiyle sürdürmek zorunda kalan iki kadın, eşlerinin fedakârlığı ve sağlık ekiplerinin gerçekleştirdiği başarılı çapraz böbrek nakli sayesinde yeniden sağlığına kavuştu. Kan grubu uyuşmazlığı nedeniyle eşlerinden doğrudan böbrek alamayan Emine Selcan Göktay ile Fadimana Akboğa, Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi Organ Nakli Ünitesinde uygulanan çapraz nakil yöntemiyle diyaliz tedavisinden kurtuldu.
İki ailenin hayatını değiştiren süreç, hastaların eşlerinin böbreklerini bağışlamak istemesine rağmen kan gruplarının uygun bulunmamasıyla başladı. Ancak organ nakli ekibinin yaptığı değerlendirmeler, iki aile için yeni bir umut kapısı açtı. Yapılan tetkikler sonucunda, bir hastanın eşinin diğer hastaya, diğer hastanın eşinin ise ilk hastaya böbrek verebileceği belirlendi.
Gerçekleştirilen operasyonların başarıyla tamamlanmasının ardından iki kadın da sağlıklarına kavuşurken, birbirlerini daha önce tanımayan Göktay ve Akboğa aileleri arasında güçlü bir gönül bağı oluştu. Organ bağışıyla başlayan dayanışma, iki aileyi birbirlerinin hayatında özel bir yere taşıdı.

Kan grubu uyuşmazlığı nakle engel oldu, çapraz nakil umut verdi
Konya’da sınıf öğretmenliği yapan 48 yaşındaki Emine Selcan Göktay, genetik böbrek hastalığı nedeniyle yaklaşık yedi ay önce diyaliz tedavisi almaya başladı. Hastalığı nedeniyle düzenli olarak diyalize girmek zorunda kalan, iki çocuk annesi Göktay için kalıcı tedavi seçenekleri arasında böbrek nakli öne çıktı.
Nakil olmak amacıyla Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Organ Nakli Ünitesine başvuran Göktay’a, 51 yaşındaki eşi Emre Göktay böbreğini bağışlamak istedi. Ancak yapılan incelemelerde çiftin kan gruplarının nakil için uygun olmadığı belirlendi.
Benzer bir sağlık mücadelesi veren 28 yaşındaki Fadimana Akboğa ise doğuştan gelen böbrek rahatsızlığı nedeniyle yaklaşık bir yıldır diyaliz tedavisi görüyordu. İki çocuk annesi Akboğa’nın da böbrek nakli olabilmesi amacıyla ailesindeki gönüllü vericilerin uygunluğu değerlendirildi.
Eşi 33 yaşındaki Ahmet Akboğa, hayat arkadaşının sağlığına kavuşabilmesi için böbreğini vermeye gönüllü oldu. Ancak bu çift arasında da kan grubu uyuşmazlığı bulunduğu tespit edildi.
Her iki ailede de eşlerin böbrek bağışlamak istemesine rağmen doğrudan naklin mümkün olmaması üzerine, organ nakli ekibi hastaları çapraz nakil programına dahil etti.
Yapılan ayrıntılı tetkik ve değerlendirmelerde Emre Göktay’ın böbreğinin Fadimana Akboğa’ya, Ahmet Akboğa’nın böbreğinin ise Emine Selcan Göktay’a uygun olduğu belirlendi.
Böylece iki ailenin karşılıklı organ bağışıyla hastaların tedavi edilebilmesini sağlayan çapraz nakil süreci başlatıldı.

İki aile arasında çapraz nakil nasıl gerçekleştirildi?
| Organ bağışçısı | Böbrek nakli yapılan hasta |
| Emre Göktay (51) | Fadimana Akboğa (28) |
| Ahmet Akboğa (33) | Emine Selcan Göktay (48) |
Operasyonların başarıyla sonuçlanmasının ardından Emine Selcan Göktay ve Fadimana Akboğa diyaliz tedavisinden kurtularak yeni bir hayata adım attı.
Emine Selcan Göktay: Organ nakli bizim için yeni bir hayatın başlangıcı oldu
Yedi ay boyunca diyaliz tedavisi gören sınıf öğretmeni Emine Selcan Göktay, yaşadığı zorlu sağlık sürecinin başarılı böbrek nakliyle sona ermesinin mutluluğunu yaşıyor.
İki çocuk annesi Göktay, eşinin böbreğini doğrudan alamayacağını öğrendiklerinde çapraz nakil yönteminin kendileri için yeni bir umut olduğunu belirtti.
Nakil hazırlıkları sırasında diğer aileyle tanıştıklarını ve operasyonların başarılı geçmesiyle yalnızca sağlığına değil, yeni bir aileye de kavuştuğunu ifade eden Göktay, yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı:
“Kan gruplarımız uyuşmadığı için böyle bir çapraz nakil yöntemi olduğunu öğrendik. Bu şekilde bizi kardeş ailemizle eşleştirdiler. Hazırlık süreçleri derken neticede ameliyatımız başarılı geçti. Bizim için organ nakli yeni bir hayatın başlangıcı gibi oldu. Aynı zamanda güzel insanlar tanıma fırsatı bulduk. Kardeş bir ailemiz oldu.”
Göktay’ın sözleri, çapraz naklin yalnızca tıbbi açıdan değil, iki aile arasında oluşturduğu insani bağ açısından da önemini ortaya koydu.
Eşinin sağlığına kavuşması için böbreğini bağışlamaya gönüllü olan Emre Göktay da gerçekleştirilen çapraz naklin ardından ailesinin genişlediğini ifade etti.
Böbreğini Fadimana Akboğa’ya bağışlayan 51 yaşındaki Göktay, bu süreç sayesinde bir kız kardeşi daha olduğunu belirterek iki aile arasındaki yakınlığa dikkat çekti.

Ahmet Akboğa: Benim dört kız kardeşim vardı, şimdi beş oldu
Çapraz nakil sayesinde sağlığına kavuşan Fadimana Akboğa da diyaliz tedavisinin ardından böbrek nakli olabilmenin mutluluğunu yaşadığını dile getirdi.
Doğuştan böbrek rahatsızlığı bulunan ve bir yıldır diyaliz tedavisi gören Akboğa’nın nakil süreci, sağlık sorunları nedeniyle bir süre uzadı. Bu dönemde diğer aile, naklin gerçekleştirilebilmesi için beklemeyi kabul etti.
Eşine böbreğini bağışlamak isteyen ancak kan grubu uyuşmazlığı nedeniyle doğrudan verici olamayan Ahmet Akboğa, çapraz nakil yöntemine gönüllü olarak katıldı.
Akboğa, yaklaşık altı ay önce kendileriyle nakil için iletişime geçildiğini, yapılan tetkiklerin ardından eşinin sağlık durumuyla ilgili bazı sorunların çözülmesini beklediklerini anlattı.
Eşinin kateterinde meydana gelen kan pıhtılaşması nedeniyle nakil sürecinin ertelendiğini belirten Akboğa, bu süreçte Göktay ailesinin kendilerine gösterdiği anlayış ve desteğin unutulmaz olduğunu söyledi.
Böbreğini Emine Selcan Göktay’a bağışlayan Ahmet Akboğa, yaşadıkları süreci ve iki aile arasında kurulan kardeşlik bağını şu sözlerle anlattı:
“Dünya bizim oldu. Üç ay önce tahlilleri yaptırdık. Eşimde kateter takılıydı. Kateterin ucunda kan pıhtılaşması vardı. Üç ay onunla uğraştık. Emre ağabey ve ailesi sağ olsun bizi bekledi. Kan pıhtısı geçtikten sonra tekrar konseyden geçtik ve nakil olduk. Aslında hayat hepimizin içinde. Ben de onu çıkarttım ve Emine ablama verdim. Benim de dört kız kardeşim var, şimdi beş oldu. Emine en büyük ablam oldu.”
Ahmet Akboğa’nın sözleri, bir organ bağışının iki ailenin hayatında nasıl kalıcı bir dayanışmaya dönüştüğünü gösterdi.
Birbirlerini daha önce tanımayan aileler, nakil sürecinin ardından birbirlerine kardeş olarak hitap etmeye başladı. Organ bağışında bulunan eşlerin fedakârlığı, iki kadının sağlığına kavuşmasının yanında aileler arasında yeni bir akrabalık duygusu oluşturdu.

Prof. Dr. Tevfik Küçükkartallar: Kan grubu uyumsuzluğunun umutsuzluk nedeni olmadığını gösterdik
Necmettin Erbakan Üniversitesi Organ Nakli Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Tevfik Küçükkartallar, gerçekleştirilen çapraz böbrek naklinin, uygun eşleştirme sayesinde doğrudan nakil yapılamayan hastalara yeni bir tedavi olanağı sunduğunu belirtti.
Böbrek nakillerinin beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerin ailelerinin organ bağışına onay vermesiyle ya da gönüllü canlı vericilerden yapılabildiğini ifade eden Küçükkartallar, canlı vericili nakillerde kan grubu ve tıbbi uygunluğun önem taşıdığını vurguladı.
İki kadın hastanın diyaliz tedavisinden kurtulmasını sağlamak amacıyla kapsamlı bir hazırlık süreci yürüttüklerini belirten Küçükkartallar, çapraz nakil sayesinde kan grubu uyuşmazlığından kaynaklanan sorunun aşıldığını söyledi.
Küçükkartallar, başarılı operasyonlara ilişkin şu açıklamayı yaptı:
“Hastaları ve vericilerini eşleştirerek çapraz nakli yaptık. Dolayısıyla bu hastalarımıza kan grubu uyumsuzluğunun umutsuzluk nedeni olmadığını gösterdik. Hastalarımızın diyalizden kurtulmasına vesile olduk.”
Başarılı operasyonlar, uygun gönüllü vericisi bulunmasına rağmen kan grubu uyuşmazlığı nedeniyle doğrudan böbrek nakli gerçekleştirilemeyen hastalar açısından çapraz nakil yönteminin önemini bir kez daha ortaya koydu.
Prof. Dr. Halil Zeki Tonbul: Çapraz nakille kan grubu uyuşmazlığını aştık
Nakil ekibinde yer alan Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Halil Zeki Tonbul da Türkiye’de organ nakillerinin önemli bölümünün canlı vericilerden gerçekleştirildiğine dikkat çekti.
Kadavradan yapılan organ nakillerinin yetersizliğinin, canlı vericili nakilleri daha da önemli hale getirdiğini belirten Tonbul, özellikle aile bireylerinin ve yakınlarının organ bağışında önemli rol üstlendiğini ifade etti.
Böbrek naklinde kan grubu uygunluğunun önemli kriterlerden biri olduğuna işaret eden Tonbul, çapraz nakil yönteminin doğrudan verici-alıcı uyumu bulunmayan aileler için önemli bir alternatif oluşturduğunu belirtti.
Hastaların sağlık durumlarının iyi olduğunu vurgulayan Tonbul, şunları söyledi:
“Eşler arasında nakil yapabiliyoruz. Daha çok aile üyeleri, yakınları veriyor. Burada kan grubu uygunsuzluğunu aşmak adına çapraz nakiller yapıldı ve hastalarımız gayet sağlıklı durumda.”
Çapraz böbrek nakli nedir, nasıl uygulanır?
Çapraz böbrek nakli, böbrek nakline ihtiyaç duyan bir hastanın gönüllü vericisi bulunmasına rağmen kan grubu veya diğer tıbbi uyumsuzluklar nedeniyle doğrudan naklin gerçekleştirilemediği durumlarda başvurulabilen bir yöntem olarak öne çıkıyor.
Bu yöntemde, benzer durumdaki iki veya daha fazla hasta-verici çifti arasında tıbbi uygunluk değerlendirmesi yapılıyor. Vericilerin kendi yakınlarına böbrek verememesi durumunda, başka bir hastayla uyumlu olup olmadıkları araştırılıyor.
Uygun eşleşmenin bulunması ve gerekli tıbbi değerlendirmelerin tamamlanması halinde, gönüllü vericilerin böbrekleri karşılıklı olarak diğer hastalara nakledilebiliyor.
Çapraz nakil, özellikle canlı vericisi olduğu halde doğrudan nakil yapılamayan böbrek hastaları için tedavi seçeneklerini genişletiyor. Bununla birlikte her hasta ve verici çiftinin bu yönteme uygunluğu, uzman ekiplerin yapacağı ayrıntılı incelemeler sonucunda belirleniyor.
Konya’da gerçekleştirilen nakillerde de bu yöntem uygulandı. Emre Göktay’ın böbreği Fadimana Akboğa’ya, Ahmet Akboğa’nın böbreği ise Emine Selcan Göktay’a nakledilerek her iki hastanın da diyalizden kurtulması sağlandı.
İki hastaya yeni hayat, iki aileye ömürlük kardeşlik
Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde gerçekleştirilen başarılı operasyonlar, iki kadın için uzun süredir devam eden diyaliz tedavisinin sona ermesini sağladı.
Emine Selcan Göktay ve Fadimana Akboğa, eşlerinin organ bağışında bulunması ve sağlık ekiplerinin başarılı müdahalesiyle yeniden sağlıklarına kavuşurken, yaşanan süreç iki aileyi de birbirine yakınlaştırdı.
Bir tarafta eşinin sağlığına kavuşması için böbreğini bağışlayan Emre Göktay, diğer tarafta aynı fedakârlığı gösteren Ahmet Akboğa, kendi eşlerine doğrudan veremedikleri böbrekleri çapraz nakil yöntemiyle başka bir hastaya bağışlayarak iki hayatın değişmesine katkı sağladı.
Böbreklerini bağışlayan eşler, nakil olan hastalar ve operasyonları gerçekleştiren sağlık ekibinin ortaya koyduğu dayanışma, organ bağışının hayat kurtarıcı önemini somut bir örnekle gösterdi.
Konya’da iki ailenin yollarını birleştiren bu süreç, yalnızca başarılı bir organ nakli olarak değil, aynı zamanda fedakârlık, dayanışma ve kardeşliğin hikâyesi olarak hafızalarda yer etti.




