Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Prof. Dr. Doğan: Yapay zekâ çağında bilginin yanında insanlık da öğretilmeli

Aksaray Üniversitesi’nde öğrencilerle buluşan Prof. Dr. Süleyman Doğan, yapay zekânın sunduğu imkânlardan yararlanılması gerektiğini ancak teknolojiye bağımlı hale gelinmemesinin önem taşıdığını söyledi. Doğan, geleceğin eğitiminde bilginin yanı sıra karakter, şahsiyet, insanlık ve özgün düşüncenin de merkezde olması gerektiğini vurguladı.

Aksaray Üniversitesi’nde öğrencilerle buluşan Prof. Dr. Süleyman Doğan, yapay zekânın

Aksaray Üniversitesi Eğitim Fakültesi Konferans Salonu’nda “Yapay Zekâ Çağında İnsan Kalmak: Geleceğin Eğitim Felsefesi” başlıklı konferans gerçekleştirildi.

Konferansa konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Süleyman Doğan, teknolojinin tarihsel gelişiminden yapay zekânın gelecekteki rolüne kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.

“Yapay zekâdan faydalanalım ama bağımlı olmayalım”

İnsanlığın tarım ve sanayi çağlarının ardından bilgi, dijital ve yapay zekâ çağlarına ulaştığını belirten Doğan, yapay zekânın önemli bir imkân sunduğunu söyledi.

Teknolojinin insan hayatını kolaylaştıran bir araç olarak kullanılması gerektiğini vurgulayan Doğan, “Yapay zekâ çağından faydalanılmalı mı? Elbette, hiç şüphesiz faydalanmamız gerekir. Ama yapay zekâya bağlı ve bağımlı olmayalım” dedi.

İnsanın değerinin yalnızca bilgi veya maddi ölçütlerle değerlendirilemeyeceğini ifade eden Doğan, bireyin kendi hayat amacını sorgulamasının önemine dikkat çekti.

Doğan, “Dünyaya geldik ne arıyoruz? Nedir bizim işimiz, faaliyetimiz, misyonumuz, idealimiz, hedefimiz?” sorularının kişinin kendisini tanıması açısından önemli olduğunu söyledi.

Eğitim yalnızca bilgi aktarmakla sınırlı olmamalı

Bilgiye erişimin teknolojiyle birlikte son derece kolaylaştığını belirten Doğan, üniversitelerin görevinin sadece bilgi aktarmak olmadığını ifade etti.

Eğitimin kültürel birikimi, karakteri ve şahsiyeti geliştiren bir süreç olması gerektiğini belirten Doğan, “21. yüzyılda, yapay zekâ çağında bilgiden ziyade ‘insanlık’ öğretilmeli, ‘karakter’ öğretilmeli, ‘şahsiyet’ öğretilmeli” diye konuştu.

Öğrencilerin yaşadıkları şehrin tarihini ve kültürel değerlerini tanımalarının da önem taşıdığını belirten Doğan, Aksaray’ın geçmişine ve Aşıklı Höyük’e dikkat çekerek bilginin yaşanılan çevre ve kültürle anlam kazandığını ifade etti.

“Özgün düşünce olmadan yaratıcılık olmaz”

İnsan ile makine arasındaki temel farklardan birinin yaratıcılık, soru sorma ve özgün düşünme becerisi olduğunu söyleyen Doğan, yapay zekânın insan tarafından geliştirilen bir araç olduğunu vurguladı.

Özgüven ile özgün düşünce arasındaki ilişkiye değinen Doğan, “Özgüveni olmayanların özgün düşüncesi de olmaz. Özgün düşüncesi olmayanların da yaratıcılığı, icatçılığı olmaz. Hepsi birbirine kapı aralıyor” ifadelerini kullandı.

Öğrencilere yapay zekâyı eğitim hayatlarında bilinçli biçimde kullanmaları çağrısında bulunan Doğan, teknolojiden yararlanmanın önemli olduğunu ancak düşünme ve üretme yeteneğinin tamamen teknolojiye bırakılmaması gerektiğini söyledi.

Doğan, “Eğer makineler bizim yerimize düşünebiliyorsa, biz bu sıralarda neden oturuyoruz?” sorusunu yönelterek yapay zekâ çağında eğitimin temel amacının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Konuşmasını, “Eğitimin amacı artık bilgi yüklemek değilse, yapay zekâ çağında demek ki insan kalmak geriye kalıyor” sözleriyle tamamlayan Doğan’a program sonunda teşekkür belgesi takdim edildi.