Yargıtay, özel sektör çalışanlarının hafta tatili ve fazla çalışma ücretlerinin hesaplanmasını yakından ilgilendiren önemli bir karara imza attı.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2025/10180 esas, 2026/1424 karar sayılı ve 18 Şubat 2026 tarihli kararında, haftanın yedi günü çalışan işçinin hafta tatiline denk gelen gündeki 7,5 saatlik çalışmasının nasıl hesaplanması gerektiği ele alındı.
Yüksek Mahkeme, söz konusu 7,5 saat için ayrıca hafta tatili alacağına hükmedilmişse aynı sürenin fazla çalışma hesabına da eklenmesinin aynı çalışma karşılığında iki kez ödeme yapılmasına yol açacağına karar verdi.
Kararla birlikte işçinin hafta tatilinde yaptığı çalışma karşılıksız kalmayacak. Ancak hafta tatili ücreti kapsamında hesaplanan aynı 7,5 saat, ayrıca fazla mesai alacağı içerisinde ikinci defa değerlendirilemeyecek.
“İşçi yalnızca günlük yevmiye alacak” yorumu doğru değil
Kararın ardından bazı yayınlarda hafta tatilinde çalışan işçinin “yalnızca günlük yevmiyesini alabileceği ve fazla mesai ücreti alamayacağı” ileri sürüldü. Ancak kararın içeriği bu kadar geniş ve kesin bir hak kaybına işaret etmiyor.
Yargıtay, hafta tatili alacağını ortadan kaldırmadı. Tam tersine, somut davada işçinin hafta tatili ücretinin ayrıca talep edildiğini ve mahkeme tarafından bu alacağın kabul edildiğini belirtti.
Bozma gerekçesi, hafta tatilindeki ilk 7,5 saatlik çalışmanın hem hafta tatili alacağına hem de fazla çalışma hesabına dahil edilmesi oldu.
Kararın özeti şöyle:
| Kararın kapsadığı konu | Sonuç |
| Hafta tatilinde yapılan 7,5 saatlik çalışma | Hafta tatili alacağı kapsamında değerlendirilecek |
| Aynı 7,5 saatin fazla mesai hesabına yeniden eklenmesi | Mükerrer ödeme sayılacak |
| İşçinin hafta tatili alacağı | Ortadan kalkmayacak |
| Hafta tatilindeki çalışmanın karşılıksız kalması | Söz konusu değil |
| 7,5 saati aşan çalışma | Somut olayın şartlarına ve çalışma hesabına göre ayrıca değerlendirilecek |
Dolayısıyla karar, “Hafta tatilinde çalışan işçiye artık zamlı ücret ödenmeyecek” anlamına gelmiyor. Yalnızca aynı çalışma süresinin iki farklı alacak kaleminde tekrar edilmesini önleyen bir hesaplama ilkesi getiriyor.
Dava kaynak ustasının başvurusuyla başladı
Yargıtay’ın önüne gelen uyuşmazlık, kaynak ustası ve servis şoförü olarak çalışan bir işçinin açtığı davayla başladı.
İşçi, 16 Mayıs 2010’dan itibaren belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalıştığını ve iş sözleşmesinin 6 Ekim 2016’da işveren tarafından haksız şekilde feshedildiğini ileri sürdü.
İşverenin daha sonra noter aracılığıyla gönderdiği fesih bildiriminde 6 ve 7 Ekim tarihlerindeki devamsızlığın gerekçe gösterildiğini belirten işçi, kendisine herhangi bir mazereti olup olmadığının sorulmadığını savundu.
İşçi, feshin haksız olduğunu belirterek işverenden şu alacakların tahsil edilmesini istedi:
- Kıdem tazminatı,
- İhbar tazminatı,
- Kullanılmayan yıllık izin ücretleri,
- Fazla çalışma ücreti,
- Ulusal bayram ve genel tatil ücreti,
- Hafta tatili ücreti.
İşveren davanın reddini istedi
Davalı işveren ise işçinin iş sözleşmesinin haklı nedenle ve derhal feshedildiğini savundu.
İşveren; işçinin fazla çalışma yapmadığını, yıllık ücretli izinlerini kullandığını, bazı taleplerin zamanaşımına uğradığını ve alacakların bir bölümünün belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini ileri sürdü.
Ayrıca işçinin işi kendisinin bıraktığını ve kıdem ile ihbar tazminatına hak kazanamayacağını belirterek davanın reddini istedi.
İş Mahkemesi feshi haksız buldu
Davayı inceleyen İş Mahkemesi, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız şekilde feshedildiğine hükmetti.
Mahkeme, işçinin kıdem ve ihbar tazminatı taleplerini kabul etti. Çalışma ve dinlenme sürelerine ilişkin bazı alacaklara da hak kazandığını belirterek davanın kısmen kabulüne karar verdi.
Tarafların istinaf başvurusu üzerine dosya Bölge Adliye Mahkemesine taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararını kaldırarak yeniden hüküm kurdu ve davanın kabulüne karar verdi.
İşverenin temyiz başvurusu üzerine dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin önüne geldi.
Yargıtay’dan “mükerrer ödeme” uyarısı
Yargıtay, işverenin diğer temyiz itirazlarını yerinde bulmazken hafta tatili ve fazla çalışma ücretinin hesaplanmasında hata yapıldığı sonucuna ulaştı.
Kararda şu ifadelere yer verildi:
“Somut uyuşmazlıkta davacı vekili tarafından hafta tatili ücreti alacağı ayrıca talep edilip mahkemece bu talep hüküm altına alınmıştır. Haftanın yedi günü çalışmanın kabul edilmesi hâlinde hafta tatiline denk gelen günlerin yedi buçuk saatinin hafta tatili olarak hüküm altına alındığı göz önünde bulundurulmadan, mükerrer ödemeye sebep olacak şekilde aynı çalışma için hem hafta tatili hem de fazla çalışma alacağının hüküm altına alınması doğru değildir.”
Yüksek Mahkeme, çalışılan hafta tatili günündeki 7,5 saatlik sürenin fazla çalışma hesabından çıkarılması gerektiğini vurguladı.
Kararın devamında, “Bu sebeple çalışılan hafta tatili gününe denk gelen günde yedi buçuk saatlik çalışmanın fazla çalışma hesabından dışlanarak sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir” denildi.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı bozuldu
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, hesaplamadaki bu hata nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesinin kararını bozdu.
Dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 18 Şubat 2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bozma kararının yalnızca hafta tatilindeki 7,5 saatlik çalışmanın iki farklı alacak kaleminde hesaplanmasına ilişkin olduğu görüldü. İşverenin kıdem ve ihbar tazminatı dahil diğer konulardaki temyiz itirazları ise yerinde bulunmadı.
Hafta tatili ve fazla çalışma arasındaki fark ne?
4857 sayılı İş Kanunu’na göre işçilere, yedi günlük zaman dilimi içerisinde kesintisiz en az 24 saat hafta tatili verilmesi gerekiyor. İşçi bu dinlenme gününde çalışmasa da o günün ücretine hak kazanıyor.
Fazla çalışma ise kural olarak haftalık 45 saati aşan çalışmaları ifade ediyor. Her bir saatlik fazla çalışma için normal saat ücretinin yüzde 50 artırılarak ödenmesi gerekiyor.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının çalışma süreleri ve ücretlere ilişkin rehberinde de hafta tatili günündeki çalışmanın fazla çalışma gibi artırımlı ödenmesi gerektiği belirtiliyor.
Yargıtay’ın son kararı ise iki hakkın birbirine karıştırılmaması ve aynı 7,5 saatlik sürenin hesap cetveline iki defa yazılmaması gerektiğini ortaya koyuyor.
Karar çalışanlar açısından ne anlama geliyor?
Kararın çalışanlar açısından en önemli sonucu, hafta tatili ve fazla çalışma alacaklarına ilişkin bilirkişi hesaplarının yeniden dikkatle yapılması gerekliliği oldu.
İşçi haftanın yedi günü çalışmışsa hafta tatiline denk gelen 7,5 saat, hafta tatili alacağında değerlendirilecek. Bu süre ayrıca fazla çalışma hesabına eklenerek ikinci bir ödeme oluşturmayacak.
Ancak bu durum işçinin hafta tatili ücretinden vazgeçmesi, hafta tatilindeki çalışmanın ücretsiz hale gelmesi veya bütün fazla mesai haklarının kaldırılması anlamına gelmiyor.
Yargıtay kararı, her dosyada çalışma düzeni, haftalık toplam süre, bordrolar, iş sözleşmesi, tanık anlatımları ve diğer deliller dikkate alınarak uygulanacak. Bu nedenle çalışanların kendi durumları hakkında yalnızca haber başlıklarına dayanarak sonuç çıkarmaması, olası bir uyuşmazlıkta uzman görüşü alması önem taşıyor.




