Konyaspor’da artık “sezonun başı”, “takımın zamana ihtiyacı var”, “yeni transferler henüz hazır değil” gibi cümlelerin arkasına sığınmak zorlaşıyor.
Çünkü önümüzde yorumdan çok daha güçlü bir gerçek var:
Rakamlar.
Konyaspor Süper Lig’de oynadığı son 6 karşılaşmayı kaybetti.
Son 6 resmi maçının tamamından mağlubiyetle ayrıldı.
Son 8 resmi karşılaşmaya baktığımızda ise tablo daha da ağır: 7 yenilgi, yalnızca 1 galibiyet.
O tek galibiyet, 5 Mayıs’ta Türkiye Kupası yarı finalinde Beşiktaş karşısında alınan 1-0’lık sonuçtu.
Sonrası mı?
Fenerbahçe mağlubiyeti…
Kayserispor mağlubiyeti…
Türkiye Kupası finalinde Trabzonspor karşısında alınan 2-1’lik yenilgi…
Yeni sezonda Çaykur Rizespor, Fenerbahçe ve son olarak Kocaelispor mağlubiyetleri…
Dolayısıyla bugün konuştuğumuz şey yalnızca kötü bir sezon başlangıcı değil.
Geçen sezondan bugüne taşınan ciddi bir sportif problem var.
Kocaelispor maçı da bu problemin üzerine adeta kırmızı kalem çekti.
Konyaspor ilk yarıyı 1-0 önde kapattı. Kendi sahasında, kendi taraftarı önünde sezonun ilk puanlarını almak için önemli bir fırsat yakaladı.
Sonra Enis Bardhi oyuna girdi.
Ve birkaç dakika sonra kontrolsüz bir hareketle kırmızı kart görerek takımını 10 kişi bıraktı.
Böyle bir hareketin kabul edilebilir tarafı yok.
Takım zaten psikolojik olarak kırılgan. Galibiyete ve puana fazlasıyla ihtiyaç duyuyor. Skor avantajı yakalanmış. Böyle bir ortamda oyuna sonradan giren tecrübeli bir futbolcunun birkaç dakika içinde takımını eksik bırakmasının kulüp içinde mutlaka bir karşılığı olmalı.
Ama burada durup bütün faturayı Bardhi’ye kesersek asıl problemi görmezden gelmiş oluruz.
Çünkü açık konuşalım:
Konyaspor kırmızı karttan önce de iyi futbol oynamıyordu.
Rakip ceza alanına kanatlardan yeterince inilemiyor.
Hücum geçişleri ağır.
Top rakip yarı alana taşındığında oyun hızlanacağı yerde yavaşlıyor.
Ceza sahasında rakibi sürekli tedirgin edecek bir bitirici eksikliği hissediliyor.
Muleka mücadele ediyor, koşuyor, temas ediyor. Buna sözüm yok. Ancak Konyaspor’un ihtiyacı yalnızca mücadele eden değil, rakip savunmanın maçtan önce özel önlem almak zorunda kalacağı bir santrfor.
Savunma mücadele ediyor.
Deniz Ertaş direniyor.
Ama futbolun değişmeyen bir gerçeği var:
Sadece savunarak maç kazanamazsınız.
Konyaspor’un artık rakip kalede korku oluşturması gerekiyor.
Transfer değil, sahadaki karşılığı önemli
Şimdi herkes yeni transferlere bakıyor.
Enis Destan…
Rajmund Toth…
Jean-Luc Dompé…
Ve kadroya dahil edilen genç oyuncular…
Özellikle Dompé transferi, kanatlarda yaşanan üretim sıkıntısı düşünüldüğünde önemli bir hamle gibi görünüyor.
Fakat Konyaspor’un artık transfer duyurusuna değil, transferin sahadaki karşılığına ihtiyacı var.
Dompé gerçekten kanat oyununu hızlandıracak mı?
Enis Destan ceza sahasında Konyaspor’un aradığı gol tehdidini oluşturabilecek mi?
Toth orta sahaya tempo ve dinamizm katabilecek mi?
Genç oyuncular kısa sürede sorumluluk alabilecek mi?
Bunların cevabını sosyal medya videoları değil, saha verecek.
Çünkü bugün Konyaspor’un ihtiyacı iyi özgeçmişler değil.
İyi performanslar.
Ali Kaya’nın sponsorluk çalışmaları değerli
Eleştiri yaparken doğru yapılan işlerin hakkını teslim etmek gerekir.
Konyaspor İkinci Başkanı Ali Kaya’nın sponsorluk alanında yürüttüğü çalışmalar önemli ve değerli.
Bugünün futbolunda güçlü sponsorlar lüks değil, zorunluluktur.
Kulübün transfer yapabilmesi, borçlarını yönetebilmesi, ekonomik olarak ayakta kalabilmesi ve rakipleriyle rekabet edebilmesi için gelir üretmesi gerekiyor.
Sarıyer Kola ile yapılan anlaşma bunun örneklerinden biri.
Konyaspor logolu ürünlerin satış gelirinin yüzde 10’unun kulübe aktarılacak olması, doğrudan gelir üretmeye dönük doğru bir model.
Ali Kaya’nın daha önce TORKU desteğinin devamına ilişkin temaslarda bulunması da kulübün sponsorluk tarafındaki arayışını gösteriyor.
Bunlar küçümsenecek çalışmalar değil.
Tam tersine desteklenmeli.
Sponsor önemli. Mali yapı önemli. Gelir üretmek önemli.
Ama futbol kulübü yalnızca bilanço değildir.
Konyaspor’un sponsora ihtiyacı olduğu kadar taraftarına da ihtiyacı var.
Ve bunların hiçbirisi birbirinin alternatifi değil.
Güçlü kulüp dediğiniz yapı; yönetim, sponsor, taraftar ve saha başarısının aynı noktada buluşmasıyla ortaya çıkar.
Yönetim taraftara ulaşmak zorunda
Konyaspor yönetiminin bugün çözmesi gereken önemli meselelerden biri de taraftarla arasındaki mesafe.
Bilet fiyatlarına yönelik eleştiriler var.
Tribünlerde huzursuzluk var.
Taraftar grupları arasında parçalı bir görüntü var.
Bütün bunlar sahadaki olumsuz tabloyla birleşince şehirde Konyaspor etrafındaki enerji ister istemez aşağıya doğru çekiliyor.
Bu görüntü Konyaspor’a yakışmıyor.
Konya Valisi İbrahim Akın’ın, Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ın maçlara gelmesi elbette kıymetli.
Şehrin yöneticilerinin Konyaspor’un yanında görünmesi önemlidir.
Ama yönetim, protokolle kurduğu güçlü iletişimi taraftarla da kurmalı.
Çünkü protokol tribünü önemlidir ama Konyaspor’u 90 dakika ayakta tutan yer orası değildir.
O güç maratondadır.
Kaledir.
Tribündür.
Deplasmandır.
Yaz kış demeden takımın peşinden giden taraftardır.
Bu nedenle taraftar dinlenmeli.
Bilet politikası yeniden değerlendirilmeli.
Tribün gruplarıyla ortak zemin aranmalı.
Konyaspor ortak paydasında yeniden birlik oluşturulmalı.
Başkan Ömer Atiker sezon başında şehir birlikteliği ve tribün desteğini özellikle vurgulamıştı.
Şimdi bu sözlerin karşılığını üretme zamanı.
İlhan Palut için alarm çoktan çalmaya başladı
Gelelim teknik direktör İlhan Palut’a.
Onu bu tablonun dışında bırakmak mümkün değil.
Rakamı tekrar yazıyorum:
Süper Lig’de 6 maçlık mağlubiyet serisi.
Son 6 resmi maçın tamamında yenilgi.
Son 8 resmi karşılaşmada 7 mağlubiyet, 1 galibiyet.
Bu seri kötü değil.
Çok kötü.
İlhan Palut’un geçmişte Konyaspor’da yaptığı işler elbette unutulamaz.
Şehrin ve taraftarın kendisine duyduğu sevginin de bir karşılığı var.
Fakat futbolun hafızası kadar bugünü de vardır.
Geçmişte alınan başarılı sonuçlar, bugünkü kötü oyunu sürekli açıklayamaz.
O zaman bazı soruları sormak zorundayız:
Bu takım sahada ne oynamak istiyor?
Hücum planı ne?
Kanatlar neden üretmiyor?
Gol problemi neden çözülemiyor?
Takım neden maç içinde yaşanan tek bir olumsuzlukta bu kadar çabuk kırılıyor?
Oyuncu disiplini neden kayboluyor?
Rakip ceza sahasında neden yeterli sayıda oyuncu göremiyoruz?
Bunların cevabını teknik heyet verecek.
Ancak bütün başarısızlığı İlhan Palut’un üzerine yıkmak da kolaycılık olur.
Yönetim kadro planlamasından sorumlu.
Transferlerin zamanlamasından sorumlu.
Eksik bölgelerin tamamlanmasından sorumlu.
Futbolda başarı nasıl ortaksa, başarısızlık da ortaktır.
Erzurum deplasmanı sıradan bir maç değil
Üstelik Konyaspor’un önündeki fikstür de kimsenin rahat nefes almasına izin vermiyor.
Önce Erzurumspor FK deplasmanı.
Sonra Konya’da Trabzonspor.
Ardından Kasımpaşa deplasmanı.
Özellikle Erzurumspor karşılaşması artık benim gözümde normal bir lig maçı değil.
Konyaspor’un yeniden ayağa kalkıp kalkamayacağını gösterecek önemli bir eşik.
Oradan da kötü sonuçla dönülmesi halinde Trabzonspor maçında hem teknik heyet hem futbolcular üzerindeki baskı çok daha ağır olacaktır.
Konyaspor için hiçbir şey bitmiş değil.
Sezonun henüz başındayız.
Telafi edilecek çok maç var.
Ama “daha çok maç var” cümlesi, kötü sonuçlara sınırsız kredi anlamına gelmez.
Çünkü kaybedilen her haftayla birlikte sadece puan kaybedilmiyor.
Özgüven kaybediliyor.
Tribün kaybediliyor.
Şehirdeki heyecan kaybediliyor.
Ve en tehlikelisi, kaybetmek normalleşmeye başlıyor.
Konyaspor’un buna izin verme lüksü yok.
Sponsor bulunmalı.
Ali Kaya’nın sponsorluk çalışmaları desteklenmeli.
Yeni gelir kaynakları oluşturulmalı.
Taraftarla bağ yeniden kurulmalı.
Tribündeki huzursuzluk giderilmeli.
Yeni transferlerden katkı alınmalı.
Teknik heyet daha net bir oyun ortaya koymalı.
Ve en önemlisi…
Konyaspor artık maç kazanmalı.
Sponsor önemlidir.
Taraftar önemlidir.
Şehrin desteği önemlidir.
Mali yapı önemlidir.
Yönetimin yaptığı ekonomik çalışmalar önemlidir.
Ama bunların tamamını değerli hale getiren şey, hafta sonu sahaya çıkan Konyaspor’dur.
Ve bugün o saha bize iyi şeyler söylemiyor.
Süper Lig’de 6 maç, 6 yenilgi.
Son 6 resmi maç, 6 yenilgi.
Son 8 resmi maç, 7 yenilgi.
Çanlar Konyaspor için çalıyor.
Henüz geç değil.
Ama bu saatten sonra kimsenin “daha erken” deme lüksü de kalmadı.



