Son dönemde özellikle çocuklar ve gençler arasında popülerlik kazanan Manifest grubu, şarkılarından çok sahne kıyafetleri, dansları ve konserlerde sergilenen performanslarla tartışmaların odağına yerleşti.
Sosyal medyada hızla yayılan konser görüntülerinin çocuklar tarafından izlenmesi ve dansların taklit edilmesi, ailelerin ve toplumun farklı kesimlerinin tepkisini beraberinde getirdi.
Kamuoyu ve pazar araştırmaları yapan özel araştırma şirketi Areda Survey de Manifest grubunun çocuklar üzerindeki etkisine ilişkin Türkiye genelinde 1.100 kişinin katıldığı bir araştırma gerçekleştirdi.
Araştırmada grubun çocuklara rol model olup olmadığı, sahne performanslarının nasıl değerlendirildiği, çocukların dansları taklit etmesi, ünlülerin çocuklarını konserlere götürmesi ve konserlerde yaş sınırı uygulanması gibi başlıklar ele alındı.
Katılımcıların yüzde 86’sı çocukların olumsuz etkilendiğini düşünüyor
Araştırmadan çıkan en dikkat çekici sonuç, Manifest grubunun çocuklar üzerindeki etkisine ilişkin oldu.
Katılımcıların yüzde 86’sı çocukların grubun sahne performansları, kıyafetleri ve danslarından olumsuz etkilendiğini düşündüğünü belirtti.
Araştırma sonuçları, Manifest’e yönelik tartışmaların yalnızca müzik zevki veya sahne anlayışıyla sınırlı kalmadığını; çocukların gelişimi, değer yargıları ve rol model tercihlerine ilişkin daha geniş bir toplumsal kaygıya dönüştüğünü ortaya koydu.
Manifest çocuklar için uygun bir rol model olarak görülmüyor
Araştırmaya katılanların yüzde 85,6’sı Manifest grubunu çocuklar açısından uygun bir rol model olarak görmediğini ifade etti.
Grubu çocuklar için uygun bir rol model olarak değerlendirenlerin oranı ise yüzde 14,4’te kaldı.
Bu sonuç, katılımcıların büyük çoğunluğunun grubun sahne tarzı ve kamuoyuna yansıyan görüntüleriyle çocuklara olumlu örnek oluşturmadığı görüşünde birleştiğini gösterdi.
Sahne kıyafetleri ve danslara “teşhircilik” tepkisi
Araştırmada Manifest üyelerinin konserlerde tercih ettiği sahne kıyafetleri ve sergilediği dans performansları da katılımcılara soruldu.
Katılımcıların yüzde 50,5’i grubun sahne kıyafetleri ve danslarını “teşhircilik” olarak nitelendirdi.
Yüzde 32,5’lik kesim ise söz konusu performansları çocuklar açısından uygun bulmadığını belirtti.
Gösterileri sanatsal bir ifade biçimi olarak değerlendirenlerin oranı yüzde 13,5’te kalırken, tartışmaların abartıldığını düşünenlerin oranı yalnızca yüzde 3,4 olarak ölçüldü.
Ortaya çıkan tablo, araştırmaya katılanların büyük bölümünün söz konusu sahne performanslarını sanat tartışmasından önce çocuklar ve toplumsal değerler açısından değerlendirdiğini gösterdi.
Manifest araştırması: Katılımcılar ne düşünüyor?
- Çocuklar olumsuz etkileniyor: Yüzde 86
- Uygun rol model değil: Yüzde 85,6
- Uygun rol modeldir: Yüzde 14,4
- Sahne kıyafetleri ve danslar “teşhircilik”: Yüzde 50,5
- Çocuklar için uygun değil: Yüzde 32,5
- Sanatsal ifade olarak görüyor: Yüzde 13,5
- Tartışmalar abartılıyor diyor: Yüzde 3,4
- Çocukların dansları taklit etmesini doğru bulmuyor: Yüzde 83,6
- Ünlülerin çocuklarını konsere götürmesini uygun bulmuyor: Yüzde 84,6
- Konserlere yaş sınırı gelmesini istiyor: Yüzde 89,2
- Sorumluluğun tüm taraflarda olduğunu düşünüyor: Yüzde 59,3
- Öncelikli sorumluluğu ailelerde görüyor: Yüzde 25,7
- Dijital platformları sorumlu görüyor: Yüzde 6,6
- Sanatçı ve yapımcıları sorumlu görüyor: Yüzde 5,6
- Kamu kurumlarını sorumlu görüyor: Yüzde 2,9
Çocukların dansları taklit etmesine büyük çoğunluk karşı
Manifest grubunun sosyal medyada yayılan danslarının çocuklar tarafından taklit edilmesi de araştırmanın öne çıkan başlıklarından biri oldu.
Katılımcıların yüzde 83,6’sı çocukların grubun danslarını taklit etmesini doğru bulmadığını ifade etti.
Özellikle kısa video platformlarında şarkı ve dans içeriklerinin hızla yayılması, çocukların yaşlarına uygun olmayan sahne hareketlerini kolaylıkla görmesine ve tekrar etmesine yol açıyor.
Araştırma sonuçları, ailelerin bu görüntülere yönelik kaygılarının toplumun geniş bir kesiminde karşılık bulduğunu ortaya koydu.
Çocuklarını konsere götüren ünlülere tepki
Araştırmada, çocuklarını Manifest konserlerine götüren ünlü isimler ve sosyal medya fenomenlerine yönelik yaklaşım da ölçüldü.
Katılımcıların yüzde 84,6’sı ünlülerin ve fenomenlerin çocuklarını bu konserlere götürerek, çocuklar açısından uygun olmayan bir ortama örnek oluşturduğunu düşündüğünü belirtti.
Bunun çocuklarla birlikte güzel vakit geçirmek anlamına geldiğini düşünenlerin oranı ise yüzde 15,4’te kaldı.
Araştırmaya katılanların büyük bölümü, kamuoyunda tanınan kişilerin davranışlarının yalnızca kişisel tercih olarak değerlendirilemeyeceği, özellikle çocuklar söz konusu olduğunda örnek olma sorumluluğu taşıdığı görüşünü dile getirdi.
Yüzde 89,2 konserlere yaş sınırı getirilmesini istiyor
Araştırmanın en yüksek oranı, Manifest konserlerinde yaş sınırı uygulanmasına ilişkin soruda ortaya çıktı.
Katılımcıların yüzde 89,2’si konserlere yaş sınırı getirilmesi gerektiğini savundu.
Bu sonuç, Manifest grubuna yönelik tepkinin yalnızca eleştiri düzeyinde kalmadığını, çocukların söz konusu konser ortamlarından korunması amacıyla somut tedbir beklentisine dönüştüğünü gösterdi.
Araştırmada yaş sınırının kaç olması gerektiğine ilişkin ayrıntılı bir veri paylaşılmadı. Ancak katılımcıların büyük çoğunluğu, çocuklarla yetişkinlerin aynı konser ortamı içerisinde değerlendirilmemesi gerektiği yönünde görüş bildirdi.
Sorumluluk yalnızca ailelere yüklenmiyor
Araştırmada çocukların sanatçıları ve popüler isimleri rol model olarak benimsemesinde sorumluluğun kimlere ait olduğu da soruldu.
Katılımcıların yüzde 59,3’ü ailelerin, sanatçıların, yapımcıların, dijital platformların ve kamu kurumlarının ortak sorumluluğu bulunduğunu ifade etti.
Öncelikli sorumluluğun ailelerde olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 25,7 oldu.
Dijital platformları sorumlu görenlerin oranı yüzde 6,6, sanatçı ve yapımcıları sorumlu tutanların oranı yüzde 5,6, kamu kurumlarının sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirtenlerin oranı ise yüzde 2,9 olarak ölçüldü.
Bu sonuçlar, çocukların karşılaştığı içeriklerin yalnızca aile denetimiyle sınırlandırılamayacağına yönelik güçlü bir toplumsal kanaat bulunduğunu gösterdi.
Katılımcılar, içerikleri üreten ve yayan kişi ve kuruluşların da çocuklar üzerindeki muhtemel etkileri dikkate alması gerektiğini savundu.
Araştırma 1.100 kişiyle gerçekleştirildi
Areda Survey tarafından gerçekleştirilen araştırma, 16-20 Temmuz 2026 tarihleri arasında Türkiye genelinde 1.100 kişinin katılımıyla yapıldı.
Çalışmada bilgisayar destekli internet anketi olarak bilinen CAWI yöntemi ve Profil Bazlı Dijital Panel kullanıldı.
Araştırma sonuçları, Manifest grubunun sahne performanslarına yönelik tartışmaların toplumun önemli bir bölümünde tepkiye dönüştüğünü ortaya koydu. Katılımcıların büyük çoğunluğu grubun çocuklar için uygun bir rol model olmadığını belirtirken, konserlerde yaş sınırı uygulanması ve çocukların benzer içeriklerden korunması gerektiğini savundu.





