Mersin’in Tarsus ilçesinde yaşayan Eyüphan Eyüboğlu, annesinin yaklaşık 50 yıl önce hediye ettiği pullarla başlayan antika tutkusunu, binlerce tarihi eserin yer aldığı kapsamlı bir koleksiyona dönüştürdü.
Bugün 68 yaşında olan Eyüboğlu’nun koleksiyonunda; radyolar, gramofonlar, fonograflar, laternalar, daktilolar, dikiş makineleri, saatler, telefonlar, kartpostallar, rozetler, gaz lambaları, teypler, plakçalarlar ve anahtarlıkların da aralarında bulunduğu 40 bini aşkın parça yer alıyor.
Koleksiyonunu daha geniş ve tarihi bir mekânda sergilemek isteyen Eyüboğlu, uzun yıllar işlettiği tuğla fabrikasını sattıktan sonra emekliye ayrıldı ve 2021 yılında Tarsus’un Şehitkerim Mahallesi’nde bulunan 3 katlı tarihi konağı satın aldı.
Antika merakı lise yıllarında başladı
Eyüphan Eyüboğlu’nun antikaya olan ilgisi, lise yıllarında annesinin kendisine hediye ettiği pul koleksiyonuyla başladı. Küçük yaşlarda oluşan bu merak, yıllar içinde giderek büyüdü.
Önceleri pul ve kartpostal toplayan Eyüboğlu, daha sonra günlük hayatta kullanılan ancak zamanla üretimden kalkarak tarihi değere kavuşan eşyalara yöneldi. Farklı dönemlere ait müzik cihazları, haberleşme araçları, ev eşyaları ve kişisel kullanım ürünlerini toplamaya başlayan Eyüboğlu, yarım asır boyunca koleksiyonunu genişletti.
Eyüboğlu’nun yıllarca büyük bir özenle koruduğu koleksiyon, bugün geçmişin sosyal ve kültürel yaşamına ışık tutan önemli bir arşiv niteliği taşıyor.
Tarihi konak sanat galerisine dönüştürüldü
Koleksiyonundaki eserlerin sayısının artması üzerine daha geniş bir sergi alanına ihtiyaç duyan Eyüboğlu, 2021 yılında Şehitkerim Mahallesi’ndeki 3 katlı tarihi konağı satın aldı.
Tarihi binada kapsamlı bir yenileme çalışması gerçekleştiren Eyüboğlu, yaklaşık 50 yıldır biriktirdiği antika eşyaları konağa taşıdı. Restorasyon ve düzenleme çalışmalarının tamamlanmasının ardından tarihi yapı, 2023 yılında sanat galerisi olarak ziyaretçilere açıldı.
Konağın ilk katı kafe olarak hizmet verirken, diğer iki katı sergi salonu şeklinde düzenlendi. Ziyaretçiler, tarihi binanın odalarında sergilenen binlerce antika eşya arasında geçmişe doğru nostaljik bir yolculuğa çıkıyor.
Koleksiyondaki en eski eser 136 yıllık
Eyüphan Eyüboğlu’nun koleksiyonunda yer alan eserler arasında çalışan durumdaki tarihi müzik cihazları dikkati çekiyor.
Koleksiyonundaki en eski ürünün 136 yıllık kâğıt laterna olduğunu belirten Eyüboğlu, 133 yıllık tutya laterna ile 1902 ve 1905 model fonografların da sergilenen önemli parçalar arasında bulunduğunu söyledi.
Eyüboğlu, koleksiyonundaki birçok tarihi cihazın yalnızca sergilenmediğini, aynı zamanda çalışır durumda olduğunu ifade etti.
Eyüboğlu, “En eski ürünüm 136 yıllık kâğıt laterna. Koleksiyonumda 133 yıllık tutya laterna, 1902 ve 1905 model fonograf da var. Bunların hepsi çalışan ve dinlenebilen modeller.” dedi.
Koleksiyonda yer alan fonograflardan müzik dinlenebilirken, tarihi kâğıt laterna da ziyaretçiler için çalıştırılıyor. Böylece sergiyi gezenler, geçmiş dönemlerde kullanılan müzik cihazlarını yalnızca görmekle kalmıyor, çıkardıkları sesleri de dinleyebiliyor.
Geçmişin iletişim ve ev teknolojileri sergileniyor
Tarihi konakta, farklı yıllara ait telefonlar, radyolar, teypler, plakçalarlar ve gramofonlardan oluşan geniş bir iletişim ve müzik cihazları koleksiyonu bulunuyor.
Sergide ayrıca dikiş makineleri, daktilolar, saatler, gaz lambaları, rozetler, anahtarlıklar ve kartpostallar da yer alıyor. Tarihi eşyalar, üretildikleri dönemlere ve kullanım alanlarına göre konağın farklı bölümlerinde sergileniyor.
Koleksiyonda bulunan eşyaların büyük bölümü Eyüboğlu tarafından farklı şehirlerden, antikacılardan ve koleksiyonerlerden temin edildi. Bazı parçalar ise geçmişin korunmasına katkı sağlamak isteyen vatandaşlar tarafından Eyüboğlu’na hediye edildi.
Hediye edilen eserlerde bağışçıların isimleri yaşatılıyor
Kendisine hediye edilen antika eşyaları da özel olarak sergilediğini anlatan Eyüboğlu, ürünlerin üzerine bağışlayan kişilerin isimlerinin yazılı olduğu etiketler yerleştirdiğini söyledi.
Bu yöntemle eşyaları bağışlayan kişilerin isimlerini yaşatmaya çalıştığını belirten Eyüboğlu, koleksiyonun yalnızca kendi yaşam hikâyesini değil, çok sayıda insanın hatırasını da barındırdığını ifade etti.
Eyüboğlu, “Bana hediye edilen ürünlere etiket vurarak sergiye sunuyorum. O kişilerin isimlerini yaşatıyorum.” diye konuştu.
Ziyaretçiler geçmişe yolculuk yapıyor
Tarihi konağı yerli ve yabancı çok sayıda koleksiyon meraklısı ziyaret ediyor. Özellikle yurt dışından gelen ziyaretçilerin sergiye yoğun ilgi gösterdiğini belirten Eyüboğlu, konağın birçok kişi için adeta zaman tüneli görevi gördüğünü söyledi.
Sergilenen eşyaların, özellikle ileri yaştaki ziyaretçilerde güçlü hatıralar uyandırdığını anlatan Eyüboğlu, bazı ziyaretçilerin çocukluklarında veya gençliklerinde kullandıkları eşyaları görünce duygusal anlar yaşadığını dile getirdi.
Eyüboğlu, “Buraya gelen, zaman tüneli gibi geçmişe dönebiliyor. Ziyarete gelen yaşlı insanlar ‘Bizde bu vardı.’ diyerek duygulanıyor.” ifadelerini kullandı.
Birinci kat kafe, diğer katlar sergi salonu
Üç katlı tarihi konağın birinci katı, ziyaretçilerin dinlenebilmesi için kafe olarak düzenlendi. Konağın üst katlarında ise antika koleksiyonuna ait eserler sergileniyor.
Ziyaretçilerin tarihi atmosfer içinde hem koleksiyonu inceleyebildiğini hem de vakit geçirebildiğini belirten Eyüboğlu, konağı kültür ve sanat meraklılarının buluşabileceği bir mekâna dönüştürmeyi amaçladığını söyledi.
Eyüboğlu, “Bu binanın ilk katını kafe, diğer iki katını sergi salonu olarak kullanıyoruz. Ziyaretçileri bekliyoruz.” dedi.
Annesinin hediye ettiği birkaç pulla başlayan koleksiyon yolculuğunu 40 bini aşkın parçaya ulaştıran Eyüphan Eyüboğlu, tarihi konağında geçmişin izlerini gelecek kuşaklara aktarmayı sürdürüyor.




