KONYA – Hamdi Bağcı
AK Parti Konya İl Başkanlığı tarafından 7 Kasım 2026 Cumartesi günü düzenlenen “Vefa Varsa Veda Yoktur – Kuruluştan Günümüze Belde Belediye Başkanları İstişare Programı”, Konya’nın siyasi tarihinde ve yerel yönetimlerinde uzun yıllar sorumluluk üstlenmiş isimleri bir araya getirdi. Karatay ilçesindeki İsmil Karatay Termal Tatil Köyü’nde gerçekleştirilen buluşmada, geçmiş dönem belediye başkanlarının hizmetleri hatırlanırken, Türkiye’nin ve Konya’nın siyasi geçmişine ilişkin dikkat çekici hatıralar, değerlendirmeler ve öneriler de gündeme geldi.
Program, yalnızca geçmişte görev yapan belediye başkanlarına yönelik bir teşekkür organizasyonu olarak kalmadı. Konya Büyükşehir Belediyesinin geçmişten bugüne hizmet anlayışı, 2014 yılında uygulamaya giren büyükşehir düzenlemesi, AK Parti’nin kuruluşundan itibaren yaşadığı siyasi gelişmeler ve eski belediye başkanlarının teşkilat çalışmalarına katkılarının sürdürülmesi, toplantının önemli başlıklarını oluşturdu. Konuşmalarda bir taraftan belediyeciliğin tarihsel gelişimi değerlendirilirken diğer taraftan Konya’nın geniş coğrafyasında yürütülen yerel hizmetlerin geçmişi ve bugünkü teşkilat çalışmaları ele alındı.

AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıya; önceki dönem Konya Büyükşehir Belediye Başkanı ve AK Parti Konya Milletvekili Tahir Akyürek, milletvekilleri Orhan Erdem ve Latif Selvi, önceki dönem milletvekilleri Hüsniye Erdoğan, Mustafa Kabakcı ve Ahmet Sorgun, mevcut belediye başkanları, il yönetim kurulu üyeleri, ilçe başkanları, önceki dönem il başkanları ve geçmiş dönem belde belediye başkanları katıldı. Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı ve Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş’un da yer aldığı programda, farklı dönemlerde yerel yönetimlerde görev yapan isimler yıllar sonra yeniden buluştu.
Konya’nın farklı bölgelerinden gelen eski belde belediye başkanları, geçmişte birlikte yürüttükleri hizmetleri ve siyasi çalışmalar sırasında yaşadıkları hatıraları paylaşma fırsatı buldu. Görevde olsun ya da olmasın, ülkeye ve şehre hizmet etmiş insanların emeklerinin unutulmaması gerektiği düşüncesi, toplantının ortak mesajını oluşturdu. Özellikle 2014 yılında belde belediyelerinin tüzel kişiliklerinin sona ermesinin ardından görevleri tamamlanan yöneticilerin aynı organizasyonda buluşması, Konya’nın yerel yönetim hafızasının korunması açısından da anlam taşıdı.

Programın açılış konuşmasını AK Parti Konya İl Yerel Yönetimler Başkanı Kazım Küçükçöğen gerçekleştirdi. Ardından önceki dönem Hüyük İlmen Belde Belediye Başkanı Hürriyet Şahin katılımcılara hitap etti. Tahir Akyürek, Ahmet Sorgun ve Fatih Özgökçen’in kapsamlı değerlendirmelerde bulunduğu toplantıda, geçmiş dönem belediye başkanlarının hizmetlerinin hatırlanması kadar bu isimlerin tecrübelerinden yararlanmaya devam edilmesinin önemi de vurgulandı.

İbrahim Issı’dan eski belediye başkanları için ortak buluşma mekânı önerisi
Programda gündeme gelen somut önerilerden biri, Belediye Başkanları Birliği Konya Temsilcisi ve önceki dönem Beyşehir Karaali Belde Belediye Başkanı İbrahim Issı’dan geldi. Geçmiş dönemlerde belde belediye başkanlığı yapan isimlerin yıllarca aynı siyasi ve yerel yönetim çevresinde çalıştıklarını, görev süreleri sona erdikten sonra da bu birlikteliğin devam etmesinin önemli olduğunu değerlendiren Issı, Konya merkezinde eski belediye başkanlarının bir araya gelebilecekleri ortak bir mekân oluşturulmasını önerdi.
Issı’nın önerisi, eski belediye başkanlarının oturup sohbet edebilecekleri, bir çay içebilecekleri, geçmişteki çalışma arkadaşlarıyla görüşebilecekleri ve dostluklarını sürdürebilecekleri bir buluşma yerine duyulan ihtiyaca dayanıyordu. Siyasi görevlerin geçici, insan ilişkilerinin ve dostlukların ise kalıcı olması gerektiği anlayışını yansıtan bu talep, toplantının “Vefa Varsa Veda Yoktur” temasına somut bir boyut kazandırdı. Böyle bir mekânın, eski belediye başkanlarının yalnızca özel programlarda değil, günlük yaşamda da birbirleriyle iletişimlerini sürdürmelerine imkân sağlayabileceği ifade edildi.
AK Parti Konya Milletvekili ve önceki dönem Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek de İbrahim Issı’nın önerisine destek verdi.

Tahir Akyürek: “Belediye başkanlığı çileli ama iz bırakan bir hizmet görevidir”
Programda konuşan AK Parti Konya Milletvekili ve önceki dönem Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, yıllarca birlikte görev yaptığı belediye başkanlarıyla yeniden buluşmanın kendisini duygulandırdığını söyledi. Vefanın yalnızca geçmişi hatırlamakla sınırlı olmadığını, hizmet etmiş insanlarla ilişkilerin devam ettirilmesinin de önemli olduğunu belirten Akyürek, programı düzenleyen AK Parti Konya İl Başkanlığına teşekkür etti.
Konuşmasına toplantının kendisi açısından taşıdığı anlamı anlatarak başlayan Akyürek, “Tabii böyle toplantılarda insan, daha önceden hizmet eden insanlardan birisi olarak bu konudan daha fazla etkileniyor, duygusallaşıyor. Doğrusu burada bulunan arkadaşlarımızla çok uzun yıllar Konya belediyeciliğine katkı yapmaya gayret gösterdik. Vefa konusu hakikaten çok önemli. Bu, belediye başkanlığı yapan arkadaşlarımızın ve özellikle önceki dönem milletvekilliği yapan ya da teşkilatlarımızda il başkanlığı, ilçe başkanlığı görevlerinde, farklı kademelerde bulunan arkadaşlarımızın hep birlikte seslendirdikleri, karşılık bekledikleri bir konu. Vefa aslında imandan bir cüzdür. Yani vefa, inançlı insanların göstereceği bir eylemdir. Erdemli bir tavırdır. Vefa dava adamlarının hasletidir” dedi.
Akyürek, kendisini geçmişte hizmet ettiği insanlarla yeniden bir araya getiren organizasyondan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “O nedenle bu vefa programını bir de ‘Veda Yoktur’ mesajıyla gerçekleştiren değerli il başkanımıza ve yerel yönetimler başkanımıza, katkı yapan teşkilat mensuplarımıza ve siz katılımcı değerli kardeşlerimize çok teşekkür ediyorum. Allah razı olsun. Hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Ben tabii uzun bir süredir hitap etmiyorum Orhan Bey. Kendi yaşadığım süreç nedeniyle biraz da onun etkisi devam ediyor. Ama Cenab-ı Hak cümlemize sağlık, afiyet versin. Sağlık ve afiyetle daim kılsın. Ayaklarımızı da hayırlı hizmetlerden kaydırmasın” ifadelerini kullandı.
Belediye başkanlığının önemli sorumluluklar taşıyan ve fedakârlık gerektiren bir kamu görevi olduğunu vurgulayan Akyürek, Türkiye’de belediyeciliğin gelişimini tarihsel dönemler üzerinden değerlendirdi. Yerel yönetimlerin imkânları ve vatandaşlarla kurduğu ilişkilerin zaman içerisinde değiştiğini belirten Akyürek, özellikle 1984 sonrasında belediyelerin yetkilerinde yaşanan gelişmelerin farklı bir dönemi başlattığını ifade etti.
Akyürek, belediyeciliğin geçmişine ilişkin değerlendirmesinde şu sözlere yer verdi: “Belediye başkanlığı görevi bilhassa çok hayırlı bir hizmet görevidir. Belediye başkanlığı herkese de nasip olmaz. Belediye başkanları şehrinin, beldesinin tarihinde bir şekilde iz bırakmış olan insanlardır. Ama çileli bir görevdir. Aynı zamanda o çileye katlanmayı bilen insanların yapabileceği bir görevdir. Türkiye belediyecilik tarihinde belki üç dönem vardır. Rahmetli Özal’a kadar olan dönemde belediye imkânları çok sınırlıydı. Yetkileri de aynı şekilde. Daha çok devletten hizmet almaya çalışan, protokoler görev olarak yapılan işlerdi. Rahmetli Özal’la 1984’te başlayan süreçte yerel yönetimlerin imkânları artırıldı ve farklı bir dönem yaşandı. O döneme damga vuran anlayışlardan birisi de Millî Görüş belediyeciliğidir. Halka çok yakın bir belediyecilik modeli, rahmetli Özal döneminde, o dönemin içinde Millî Görüş ve Refah belediyeciliği olarak da ön plana çıkan bir anlayış oldu. O da iz bıraktı.”
AK Parti belediyeciliğini Türkiye’de yerel yönetimlerin gelişimindeki üçüncü dönem olarak nitelendiren Akyürek, 2004 yılında görev alan belediye başkanlarının vatandaşların yüksek beklentileriyle karşı karşıya kaldığını anlattı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemindeki çalışmalarının, AK Partili belediye başkanlarından beklenen hizmet anlayışını da etkilediğini belirten Akyürek, o yıllarda kentlerin altyapı ve üstyapı ihtiyaçlarının karşılanması için yoğun çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.
Akyürek, “Fakat üçüncü belediyecilik dönemi esas AK Parti belediyeciliği dönemidir. Bu da 2004 yılında başlamıştır ve hâlen devam etmektedir. 2004 yılında görev alan, burada arkadaşlarımızın çoğu 2004’te de görev almış olan arkadaşlarımız. O dönemde Cumhurbaşkanımız efsane belediye başkanı olduğu için görev alan AK Parti belediyelerinde, belediye başkanlarından da Cumhurbaşkanımızın performansı beklendi. Beldede de olsanız, ilçede de olsanız, ilde de olsanız. Onun için 2004’te başlayan süreçte vatandaş talebi o kadar fazlaydı ki alt alta sıralasanız yüzlerce çok önemli talepte bulunuluyordu. Bir iki sene bu çok ciddi şekilde yükselen talep duygusu devam etti. Ama hakikaten 2004’te başlayan süreçte görev alan AK Parti belediyeleri de şehrin ve beldenin ne kadar eksiği varsa hepsini tamamlamak için büyük bir mücadeleye başladı. O kadar çok hizmete imza atıldı ki toplantılarda sayarken unuttuğumuz hizmetler bile çok büyük projeler oluyordu. Ben o nedenle, AK Parti belediyeciliği döneminde burada belediye başkanlarımızla ilgili bir toplantı yapıyoruz, hassaten belediye başkanlığı görevini yürütmüş olan arkadaşlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Allah hepinizden razı olsun. Şehrimize, davamıza yaptığınız katkılar nedeniyle Allah razı olsun. Çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Konya Modeli Belediyeciliğin temellerinin bu dönemde atıldığını ifade eden Akyürek, şehrin yüzlerce noktasına hizmet ulaştırıldığını söyledi. Görev yaptığı yıllarda gerçekleştirilen cadde, ulaşım, restorasyon, yeşil alan ve sosyal tesis yatırımlarını hatırlatan Akyürek, vatandaşların beklentilerinin zamanla nasıl değiştiğini de bir hatırasıyla anlattı.
Akyürek, “Konya Modeli Belediyeciliğin temeli o yıllardan itibaren atıldı ve şehrimizin 800’e yakın noktasına hizmet götürülmek için canla başla gayret gösterildi. Şimdi öyle bir hâle geldi ki işte burada Ahmet ağabey var, il başkanımız Mustafa Kabakcı Bey, önceki dönem milletvekilimiz Orhan Bey, zaten 2004’ten itibaren hep birlikte çalıştık. Hüsniye Hanım var, milletvekilimiz ve belediye başkanlarımız, arkadaşlarımız var. Şimdi mahalle mahalle toplantılarında ben sayıyordum. İşte şunları şunları yaptık. 50’den fazla yeni cadde açtık. Caddelerin tamamını yeniledik. Şu kadar yeşil alan yaptık. Bedesten’de ve çeşitli yerlerde restorasyonlar tamamladık. Yeni tramvaylar aldık, yeni hat yaptık. Kültür merkezleri, kadın lokalleri, yüzme havuzları… Mahalle toplantılarında vatandaş diyordu ki: ‘Ey başkanım, bir mega projen yok mu?’ Yani bakış açısı bu şekle gelmişti. Bunda şehrimiz kazançlı çıktı. Konya belediyecilik geleneği de bizlerin devrettiği süreçlerden sonra aynı şekilde başarıyla hamdolsun devam etti” ifadelerini kullandı.
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ın çalışmalarına da değinen Akyürek, mevcut belediye başkanlarının geçmişte oluşan hizmet anlayışını sürdürdüklerini söyledi. Akyürek, “Bugün de gerek Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay kardeşimiz yerinde duramıyor. O da maşallah her tarafa koşturuyor, yetişmeye çalışıyor. Dün beraber İstanbul’a gitmiştik. Şu anda Balıkesir’de olması lazım. Oradan tekrar İstanbul’a, İçişleri Bakanımız Ali Yerlikaya’nın düğününe iştirak edecek. Oradan tekrar Konya’ya gelecek. Merkez ilçe belediyelerimiz şehrimizin lokomotifidir. İlçe belediye başkanlarımız, 31 ilçe belediye başkanımız hamdolsun bu AK Parti belediyecilik geleneğine yeni başarı halkalarını eklemeye devam ediyorlar” dedi.
Belediye başkanlığının sona ermesiyle hizmet sorumluluğunun bitmeyeceğini vurgulayan Akyürek, “Tabii sorumluluklar bitmiyor arkadaşlar. Biz sadece halka hizmet etmek için yola çıktık ama Hakk’a hizmetin de bu halka hizmetten geçtiğini bilerek yola çıktık. Peki Hakk’a hizmet biter mi? Nerede bulunursak bulunalım, hangi konumda bulunursak bulunalım mutlaka o konumda yine istikamet üzerine davamıza, Hakk’a ve hakikate hizmete devam etmemiz gerekiyor” sözleriyle konuşmasını sürdürdü.

Akyürek, Necmettin Erbakan’la yaşadığı unutulmaz hatırayı anlattı
Tahir Akyürek’in konuşmasının dikkat çeken bölümlerinden biri de eski Başbakan Necmettin Erbakan’la yaşadığı hatıra oldu. 2001 yılında geçirdiği kazanın ardından iyileşmeye çalıştığı günlerde Erbakan’la bir araya geldiğini anlatan Akyürek, sağlık sorunlarına rağmen kendisinden teşkilat çalışmalarına ilişkin bilgi istendiğini söyledi. Akyürek, Erbakan’ın o görüşmede kendisine verdiği cevabı yıllar geçmesine rağmen unutamadığını belirtti.
Akyürek, yaşadıklarını şu sözlerle aktardı: “2001’de yaşadığım kazadan sonra tabii ayağa ben zor kalkmıştım. Cenab-ı Hak yeni bir hayat lütfetti. O zaman tabii Erbakan Hocamız yürütüyor faaliyetleri, hareketi. Erbakan Hocamızla da buluşturdular bizi. Ben zaten yeni ayağa kalkmışım. Sırtımda da korse falan var. Hüsniye Hanım siz doktorsunuz. Zor ayakta duruyorum. Başladı beni sorgulamaya. İşte efendim teşkilat görevlileri ne durumda? Sandık toplantıları ne durumda? En son daha zor olan soru: Millî Gazete sayısı niye artmıyor? O zaman her konuda başarılıydık ama Millî Gazete tirajı bir türlü artmıyordu.”
Erbakan’ın basın mensuplarıyla ilgili bir esprisini de hatırlatan Akyürek, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Arkadaşlar, Erbakan Hoca’nın da şu esprisi vardı: ‘Flaşı patlamayan bir fotoğraf makinesi varsa o bizim Millî Gazete’nin muhabiridir’ falan diye de söylerdi. Ben tabii son derece rahatsız olduğumu hissettirdim. Ben zaten bırakmışım her şeyi. Bana dedi ki: ‘Tahir, bir dakika, hiç kızmak yok. Mücahit at sırtında ölür.’ Onu hiç unutmuyorum. Yani ölünceye kadar mücadeleye devam etme geleneği, prensibi, dava duygusu.”
Bu hatıranın ardından Türkiye’nin siyasi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akyürek, son cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde farklı siyasi görüşlerden partilerin oluşturduğu ittifakı eleştirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik siyasi mücadelenin yalnızca seçim dönemleriyle sınırlı kalmadığını savunan Akyürek, teşkilat mensuplarının birlik içinde hareket etmesi gerektiğini söyledi.
Akyürek, “Dolayısıyla bu dönemde de şu anda da aslında kolay bir süreci yaşamıyoruz. Son cumhurbaşkanlığı seçimini hatırlayın. Abdülhamid Han’ın hal’ine benzer bir tabloyu bizim önümüze koymadı mı siyaset? Sağcısı, solcusu, dindarı, dinsizi, milliyetçisi, milliyetsizi… Hepsi bir araya getirildi ve tek hedef Cumhurbaşkanımızın düşürülmesiydi. Milletimizin sağduyusu ve doğru karar verme feraseti, yeteneği hamdolsun ki ona fırsat vermedi. Eğer verseydi ne olurdu? Tabloyu görüyorsunuz. Türkiye belki darmadağın olurdu. Şimdi her şey bitti zannetmeyin. Ona yakın süreçler, Türkiye üzerinde manipülasyonlar, dostlarımızla, dost ülkelerle aramızı açma, gizli örgütlerin faaliyetleri, başkalarına hizmet eden resmî ya da gayriresmî kuruluşlar, gruplar Türkiye’ye saldırıyorlar. Türkiye’nin de bu konuda sembolü Cumhurbaşkanımızdır. Cumhurbaşkanımızı yıpratmaya ve hükümetimizi, ülkemizin iktidarını zayıflatmaya çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.
Siyaset ve kamu hizmetinde zaman zaman yanlış kararlar alınabileceğini, insanların hatalarla karşılaşabileceğini ancak bunun ortak çalışma anlayışına engel olmaması gerektiğini belirten Akyürek, geçmiş dönem yöneticilerini yeniden teşkilat çalışmalarına katkı sunmaya davet etti.
Akyürek, “Her duyguyu bir tarafa bırakalım. Bazen teşkilatçılıkta, belediyecilikte, hizmetlerde hizmet çileli bir iştir zaten. İmtihandır. Hizmet eden insanlar aynı zamanda imtihana tabi tutulan insanlardır. Bazen yanlış muameleler görülmüş olabilir. Bazen hatalar yapılmış olabilir. Bazen iyi niyetle de olsa doğru olmayan kararlar alınmış olabilir. Bütün bunları bir tarafa bırakarak yeniden tam olarak bütünleşerek ülkemizin Büyük Türkiye yürüyüşüne ve büyük davamıza omuz vermeye, güç ve kuvvet vermeye devam etmemiz lazım. Hangi konumda olursak olalım, mahallede bir komşu sohbetiyle meşgul olsak da bir vakıf hizmetiyle meşgul olsak da bir teşkilat sorumluluğu olsa da ya da diğer hizmetler… Ama teşkilat sorumluluklarından da kaçmayalım. Teşkilatın hizmetinde olmak için de gayret gösterelim” dedi.
Teşkilatlarla koordinasyonun önemine de değinen Akyürek, “Önceden de belediye başkanlarımıza onu söylerdim. Sonuçta ilçe başkanlarımızın inisiyatifiyle, istişaresiyle hareket etmek lazım. İl başkanımızla koordineli olmak lazım diye. Şimdi de yine teşkilatımızın hizmetinde, koordine olursak daha da güçlü oluruz. Türkiye yine belki yeni bir döneme gelmiş olacak. Bu dönemde hepinizin katkısına elbette ihtiyaç var” ifadelerini kullandı.
Konuşmasının sonunda belediye başkanlığı yıllarında yaptığı bir espriyi de hatırlatan Akyürek, salondaki eski başkanlara seslenerek, “Şimdi belediye başkanlarımızla ilk seçimden sonra, 2004’te de 2009’da da 2014’te de bir toplantı yapıyorduk. Toplantıda ben diyordum ki biraz da espri olarak, saçı olmayanlar yanlış anlamasın, mutlaka birer fotoğraf çektirin. Çünkü döneminizin sonunda o fotoğraf hatıra kalacak. Onu tanıyamayacaksınız. Saçlarınız ya dökülecek ya beyazlayacak diye. Tabii halka hizmet, tekrar ediyorum, çileli hizmettir. Ama ne mutlu o çileye talip olmuş olanlara, o hizmeti yapmış olanlara ve bu hizmetleri yürütenlere. Hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Tekrar il başkanımıza, katılımcı arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Allah hepinizden razı olsun” sözleriyle değerlendirmesini tamamladı.

Ahmet Sorgun büyükşehir yasasının perde arkasını anlattı
Toplantıda konuşan önceki dönem AK Parti Konya İl Başkanı ve milletvekili Ahmet Sorgun, teşkilat çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, büyükşehir belediyelerinin hizmet sınırlarını il sınırlarına kadar genişleten yasal düzenlemenin hazırlanması sırasında yaşanan bir görüşmeyi de ilk ağızdan anlattı. Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Konya’nın geniş yüzölçümü nedeniyle yeni sistemin uygulanabilirliği konusunda kendilerine doğrudan soru yönelttiğini belirten Sorgun, bu görüşmenin ayrıntılarını katılımcılarla paylaştı.
Konuşmasına salondaki eski siyasi arkadaşlarıyla ilgili espriler yaparak başlayan Sorgun, “Şimdi Mustafa Kabakcı Bey’in olduğu yerde, o şiirlerle, türkülerle konuşma yapar. Ben ne söyleyeceğim şimdi? Çok değerli il başkanımız, milletvekillerimiz… Sayın Başkanım, ben bunu Hüsniye Hanım ve Mustafa Kabakcı Bey’i temsilen ifade etmek istiyorum. Değerli ilçe başkanlarımız, belediye başkanlarımız… Başkanın eskisi yenisi olmaz. Başkan, başkandır” dedi.
Geçmişte görev yapan isimlerin toplantılara davet edilmesinden memnuniyet duyduğunu belirten Sorgun, vefa anlayışının sözde kalmaması gerektiğini vurguladı. Sorgun, “Ben öncelikle teşekkür ediyorum. Biz bırakalı dört yıla yaklaştı ama il başkanımız sağ olsun durdurmuyor. Allah razı olsun. İyi ki durdurmuyor. Yoksa mafsallar kireç bağlayabilir. Durmak yok, yola devam. Onun için çağrıldığın yere erinme, çağrılmadığın yerde görünme. Prensip bu. Her defasında da hakikaten Allah razı olsun. Ben cevabımda da hep söylüyorum. Bu vefa, hani belli bir laf var ya İstanbul’da sadece bir semtin adı değildir diye… Bunu her defasında, şimdi eski il başkanları diyor çağırıyor, eski milletvekilleri diyor çağırıyor, eski bilmem ne diye çağırıyor. Eskilerimiz de çoğaldı. Sayın Başkanım, inşallah eskiler çoğalınca eksiler de çoğalmaz. Eskiler çoğaldıkça eksiler çoğalırsa Allah korusun. Eski olmanın da böyle bir şeyi var. Avantajı da var, dezavantajı da var. Onun için bu vefa toplantısı gerçekten önemli” ifadelerini kullandı.
Sorgun’un konuşmasının en dikkat çekici bölümü, büyükşehir belediyelerinin yetki ve sorumluluk alanlarını il sınırlarına genişleten düzenlemenin görüşüldüğü döneme ilişkin anlattıkları oldu. Konya’nın coğrafi büyüklüğü nedeniyle yeni sistemin uygulanmasında güçlükler yaşanabileceğinin ileri sürüldüğünü belirten Sorgun, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu eleştiriler üzerine kendisine ve Tahir Akyürek’e görüşlerini sorduğunu söyledi.
Sorgun o görüşmeyi şöyle anlattı:
“Ben bir hakkı teslim etmek istiyorum. 2013 yılı, yerel yönetimler kanunu çıkacak. Büyükşehir sınırları tüm il sınırlarını kapsayacak. Tahir Başkanımız Büyükşehir Belediye Başkanı. Ben de il başkanıyım. İl başkanları toplantısındayız. Tabii herkes, muhalefet, Konya’yı örnek veriyor. ‘Kardeşim’ diyor, ‘kuzeyden güneye 500 kilometre, doğudan batıya 400 kilometre. Bu Konya’da nasıl uygulanacak? 400 kilometre uzakta bir yangın olsa itfaiye nasıl gidecek?’ falan. Yani böyle diyorlar, muhalefet eleştiriyor.
Başbakanımız dedi toplantıda, ‘Ahmet, bu kanunu Konya’da uygulayabilir miyiz?’ Çünkü hep Konya örnek veriliyor, coğrafi olarak en geniş olduğu için. ‘Sayın Başbakanım, biz Konya’da uygularız’ dedim. ‘Tahir, sen ne diyorsun?’ dedi. ‘Sayın Başbakanım, ben de il başkanımıza katılıyorum. Biz Konya’da bunu uygulayabiliriz’ dedi. ‘İşte kardeşim’ dedi, ‘Konya’da bu uygulanabilirse her yerde uygulanır.’ Ama biz bunu neye dayanarak söyledik? ‘En iyi şekilde uygularız’ dedik. Allah’ın izniyle uyguladık. Türkiye’de örnek olarak uyguladık. Bunu teşkilatımıza ve siz belediye başkanlarımıza inanarak ve güvenerek söyledik. Onun için hepinizi ben tebrik ediyorum. Allah razı olsun.
Bakın kanun, 31 Mart’ta, 1 Nisan’da yürürlüğe girdi. 1 Nisan’da otobüslerin kontakları çalıştı. Arkadaşlar bunu hep beraber yaptınız. Hep beraber yaptık.”
Konya’nın geniş coğrafyasında yeni büyükşehir sisteminin uygulanması sırasında belediye başkanlarının ve teşkilat mensuplarının önemli sorumluluklar üstlendiğini ifade eden Sorgun, yerel yönetimlerle uzun yıllara dayanan çalışma geçmişini de hatırlattı.
Sorgun, “Onun için buradaki arkadaşlarım, Sayın İl Başkanım, gerçekten fedakâr insanlar. Ben belediye başkanlığı yapmadım ama şu anda 38 yıldır belediye başkanlarıyla çalışıyorum. Bizzat 22 yılı belediyenin her kademesinde geçti. Daha sonra da yine belediye başkanlarımızla çalışmaya devam ettik. O bakımdan Sayın Başkanım, ben hakikaten bu toplantıdan önce de burada birçok belde belediye başkanlığı yapmış arkadaşımızı gördüm. Bizim için Tahir Bey de dokundurma yaptı ama benim zaten saçım ezelden beri yoktu siyasete girdiğimde. Onun için bizde problem yok yani. Görüntü pek değişmedi” sözleriyle salondaki katılımcıları da gülümsetti.
Konuşmasının son bölümünde Türkiye’nin siyasi gündemine değinen Sorgun, ekonomik ve siyasi sıkıntıların zaman zaman farklı nedenlerle ortaya çıkabileceğini, ancak sorunlarla mücadele ederken yanlışlıkların üzerinin örtülmemesi gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve AK Parti teşkilatlarının adının, yapılan hataları gizlemek için kullanılamayacağını vurgulayan Sorgun, bu konuda açık bir mesaj verdi.
Sorgun, “Değerli arkadaşlar, bugün bir kısım sıkıntılar yaşıyor muyuz bu ülkede? Yaşıyoruz. Bazen manipülasyonlarla yaşıyoruz. Bazen dışarıdan, bazen içeriden. Biraz önce Tahir Başkanımız, milletvekilimiz de benzeri şeyleri söyledi. 2014’te de yaşadık mı? Yaşadık. Ama Allah’ın izniyle bu teşkilat, önünde Recep Tayyip Erdoğan ve arkasında da bu teşkilatlar ve belediyelerimiz durduğu sürece hiç gam ve keder yok. Bünyede bazen ağrılar olursa bu demektir ki bazı yerlerde problem var. O zaman buranın üzerine git. Şu anda da Cumhurbaşkanımız bunun üzerine gidiyor. Kimse Recep Tayyip Erdoğan’ın ve bu teşkilatların arkasına sığınarak herhangi bir yanlışlığı perdeleyemez arkadaşlar. Bunun böyle olmadığını da Recep Tayyip Erdoğan, Sayın Cumhurbaşkanımız bizzat göstermiştir. Ben tekrar bu vefa toplantısı dolayısıyla veda etmiyoruz ve hepimiz hep beraber buradayız diyorum. Hepinize saygılar, sevgiler sunuyorum” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.

Fatih Özgökçen: “Görevler değişir, makamlar değişir ama davamıza olan sadakatimiz değişmez”
AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, programda yaptığı kapsamlı konuşmada geçmiş dönem belde belediye başkanlarının Konya’nın siyasi ve yerel yönetim geçmişindeki önemine dikkat çekti. Siyasi görevlerin sona ermesinin hizmet eden insanların emeklerini ortadan kaldırmadığını belirten Özgökçen, geçmişte görev alan isimlerin fedakârlıklarının AK Parti’nin teşkilat hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Özgökçen, “AK davamızın kalesi Konya’mızın saygıdeğer milletvekilleri, Büyükşehir Belediye Başkanımız, ilçe başkanlarımız, değerli dava ve yol arkadaşlarım… Sizleri, sizlerin şahsında her bir dava arkadaşımı en kalbî duygularımla, sevgiyle, saygıyla, muhabbetle selamlıyorum. Hepinize hoş geldiniz, şeref verdiniz, safalar getirdiniz diyorum. Bugün burada, Konya’mızın dört bir yanında AK Parti bayrağını dalgalandırmış, bu kutlu davaya gönül vermiş, alın teriyle, yürekleriyle AK davamıza hizmet etmiş, önceki dönemlerde belde belediye başkanlığı yapmış başkanlarımız adına düzenlediğimiz toplantıda, ilçe ve il başkanlarımız, belediye başkanlarımız, milletvekillerimiz ve siz değerli dava neferlerimizle bir aradayız” dedi.
Toplantının yalnızca geçmiş dönem yöneticilerinin bir araya geldiği bir organizasyon olmadığını, aynı zamanda teşekkür, minnet ve istişare anlamı taşıdığını ifade eden Özgökçen, “Tabii her şeyden önce bu buluşma, bir vefa buluşmasıdır. Bir teşekkür, bir minnet, bir kardeşlik, bir istişare buluşmasıdır. Çünkü sizler, tüm Türkiye’de olduğu gibi AK Parti’mizin Konya’daki emektarlarısınız, bu hareketin temel taşlarısınız” sözleriyle eski belediye başkanlarına seslendi.

AK Parti’nin yalnızca bir siyasi parti olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Özgökçen, görevlerin zaman içerisinde değişebileceğini ancak siyasi sorumluluğun ve teşkilat dayanışmasının devam etmesi gerektiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 1994 yılındaki belediyecilik anlayışını hatırlatan Özgökçen, Konya’da 2002 yılından itibaren yürütülen siyasi çalışmaların arkasında teşkilat mensuplarının ve geçmiş dönem yerel yöneticilerin fedakârlıklarının bulunduğunu söyledi.
Özgökçen şu ifadeleri kullandı: “Kardeşlerim, AK Parti bir dava hareketidir. Bizler de büyük bir davanın mensuplarıyız. Bu dava, sadece siyasi bir parti olmanın ötesinde, milletimizin umududur, geleceğin ve icraatın adıdır. Halka hizmeti Hakk’a hizmet gören, büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa etme davasıdır. Bizler, bu kutlu yolda bir bayrak yarışı içerisindeyiz. Görevler değişir, makamlar değişir, isimler değişir; ama değişmeyen tek şey, bu davaya olan sadakatimiz, milletimize olan sevdamızdır.”
Eski belde belediye başkanlarının Konya’nın farklı bölgelerinde yıllarca önemli sorumluluklar üstlendiklerini anlatan Özgökçen, “Sizler, liderimiz, Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu 94 ruhuyla, 2002’den bu yana Konya’mızın her bir köşesinde, ilçelerimizde, köylerimizde, mahallelerimizde bu bayrağı göğsünüzü gere gere en yükseklerde dalgalandırdınız. Ailelerinizden, çocuklarınızdan, hayatlarınızdan fedakârlık yaparak bu davaya baş koydunuz. Gece uyumadan, gündüz oturmadan, 31 ilçemizin her bir mahallesinde kapı kapı dolaştınız, gönüllere dokundunuz, yürek yüreğe çalıştınız. ‘Ben bu milletin ferdiyim ve geleceğe kararlılıkla yürümek istiyorum’ diyen herkesi hiçbir ayrım gözetmeden bu kutlu yürüyüşe davet ettiniz. İşte bu dava, sizin alın terinizle büyüdü; sizin dualarınızla, sabrınızla, azminizle, emeklerinizle bugünkü noktalara geldi” diye konuştu.

AK Parti’nin kuruluşundan 15 Temmuz’a uzanan siyasi süreci değerlendirdi
Fatih Özgökçen, konuşmasının önemli bir bölümünü AK Parti’nin kuruluşundan itibaren yaşanan siyasi gelişmelere ayırdı. Partinin 14 Ağustos 2001 tarihinde kurulmasının ardından çeşitli siyasi krizlerle karşı karşıya kaldığını belirten Özgökçen, 2007 yılındaki e-muhtıraya, 2008 yılında açılan parti kapatma davasına, Gezi olaylarına, 17-25 Aralık sürecine ve 15 Temmuz 2016’daki FETÖ darbe girişimine değindi.
Özgökçen, geçmiş dönemde yaşanan gelişmeleri şu sözlerle değerlendirdi: “Kardeşlerim, tabii AK davamızın yolculuğu hiç kolay olmadı. AK Parti, 14 Ağustos 2001’de kurulduğunda, önümüzde nice karanlık senaryolar, nice sinsi tuzaklar vardı. İşte Sayın Cumhurbaşkanımız için ‘Muhtar bile olamaz’ demişlerdi. Ama ne oldu? Milletimizin teveccühüyle hamdolsun iktidara geldik. Milletimizin hesabı, Allah’ın hesabı galip geldi. 2007’de e-muhtıralarla irademize ipotek koymaya kalktılar. 2008’de kapatma davasıyla partimizi, davamızı, hayallerimizi yok etmek istediler. Gezi olaylarıyla sokakları ateşe verdiler, 17-25 Aralık’ta emniyet-yargı darbesiyle bizi tökezletmeye çalıştılar. Ve 15 Temmuz 2016’da, FETÖ’nün alçak darbe girişimiyle milletimizin iradesine, vatanımıza, bayrağımıza, birliğimize, bütünlüğümüze kastettiler.”
15 Temmuz gecesi Konya’da ortaya konulan direnişi ve teşkilat mensuplarının çalışmalarını hatırlatan Özgökçen, “Ama unuttukları bir şey vardı. Bu millet, bu teşkilat, bu dava, tankların, uçakların, hainlerin karşısında asla diz çökmez! 15 Temmuz gecesi, Konya’mızdan yükselen o direniş ruhu, milletimizin ‘Hakk’ın gücü, halkın gücü’ dediği o muhteşem duruş, darbecilere en büyük cevabı verdi. Sizler, o gece meydanlarda, sokaklarda, dualarla, kararlılıkla dimdik durdunuz. İşte bu vefa, işte bu sadakat, AK Parti’mizi yenilmez kılan ruhtur” ifadelerini kullandı.
Siyasi mücadelenin yalnızca geçmişte yaşanan zorluklarla açıklanamayacağını, partilerin kendi uygulamalarını değerlendirmesi ve gerektiğinde özeleştiri yapması gerektiğini de belirten Özgökçen, “Bizler, haksıza haksız, haklıya haklı diyebilen idealist mücadelenin birer timsaliyiz. Bu camia; cesurca hesap sorabilen, özeleştirisini yapabilen, hatalarını gördükçe kendini eleştiren, aklı işleten ve bu şekilde güçlenen bir harekettir. Bizim gücümüzü ve istikametimizi ise yalnızca millet belirler” dedi.
Türkiye’nin ve Konya’nın sağlık, eğitim, ulaşım ve kamu hizmetlerinde geçirdiği değişime ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özgökçen, geçmiş dönem belediye başkanlarının bu hizmetlerin oluşmasındaki katkılarının unutulmaması gerektiğini söyledi. AK Parti teşkilatlarının ve yerel yöneticilerinin çalışmalarının yalnızca bulundukları bölgelerle sınırlı olmadığını savunan Özgökçen, Türkiye’nin uluslararası alanda yürüttüğü faaliyetlere de değindi.
Özgökçen, “Kardeşlerim, biz tüm bu zorlukları, bu badireleri sizlerle birlikte aştık. Konya’mızın her bir ilçesinde, her bir sokağında, sizin alın terinizle, sizin dualarınızla aştık. Eğer bugün Türkiye, bölgesinde ve dünyada söz sahibi bir ülkeyse, eğer Türkiye mazlumların umudu, mağdurların sesiyse, bunda hiç şüphesiz sizin büyük payınız var. Sizler, sadece Konya’da değil, tüm Türkiye’de AK Parti’nin başarısının mimarlarısınız. Hastanelerimizle şifa kaynağı olduk, yollarımızla uzakları yakın ettik, okullarımızla gençlerimizin ufkunu açtık. Filistin’den Somali’ye, Bosna’dan Karabağ’a kadar mazlum coğrafyalara elimizi uzattık. İşte bunların hepsi, sizin emeğinizle, sizin vefanızla mümkün oldu. Zira sizlerin fedakârlıkları, azmi, kararlılığı olmasaydı ne Konya’mızda ne de Türkiye’mizde hiçbir başarı hikâyesini yazamazdık” diye konuştu.

“Vefa bizim mayamızdır, bizim karakterimizdir”
Konuşmasında vefa anlayışına özel bir yer ayıran Fatih Özgökçen, eski belde belediye başkanlarının görevleri sırasında ailelerinden ve özel hayatlarından önemli fedakârlıklar yaptıklarını hatırlattı. Siyasi görevlerin sona ermesinin insanların geçmişte sundukları hizmetlerin unutulması anlamına gelmemesi gerektiğini belirten Özgökçen, geçmiş dönem yöneticilerinin tecrübelerinin teşkilat hafızasında korunmasının önemine dikkat çekti.
Özgökçen, “Kardeşlerim, bizler vefayı öylesine sıradan bir kelime olarak görmüyoruz. Çünkü vefa, bizim mayamızdır; bizim karakterimizdir. Sizler, bu davanın emektarları olarak, bu vefanın en güzel örneklerisiniz. Ailelerinizden vakit ayırdınız, çocuklarınızın büyüdüğünü göremediğiniz anlar oldu. Belki bir düğüne, belki bir cenazenize, belki bir aile yemeğine katılamadınız. Ama bu milletin geleceği için, bu vatanın birliği için sonuna kadar koşturdunuz. Her birinizin alın teri, bu davanın harcına karıştı. Her birinizin duası, bu hareketin ruhuna can verdi. Ben bu vesileyle bugün burada siz kıymetli kardeşlerime ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Rabbim hepinizden razı olsun” ifadelerini kullandı.
AK Parti’nin siyasi yolculuğunun devam ettiğini belirten Özgökçen, Türkiye Yüzyılı hedeflerinin geçmiş dönemlerde görev yapan yöneticilerin oluşturduğu birikim üzerine inşa edildiğini söyledi. Teşkilatlarda görev değişikliklerinin doğal olduğunu ancak geçmiş dönemlerde kazanılan tecrübelerin sonraki kuşaklara aktarılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.
Özgökçen, “Kardeşlerim, AK Parti’mizin yolculuğu bitmedi, bitmeyecek. Türkiye Yüzyılı hedefimiz, sizin eseriniz üzerine inşa ediliyor. Evet, görevler değişiyor; ama dava asla değişmiyor. Bugün teşkilatlarımız, sizin bıraktığınız mirası devraldı. Onlar da aynı aşkla, aynı şevkle çalışmaya devam ediyor. Ama şunu hiç unutmayın. Kökü sağlam olmayan bir ağaç, gökyüzüne asla uzanamaz. İşte sizlerin emeği de bu hareketin kökleridir. Bu emeği de, fedakârlığı da hiçbir zaman unutmayacağız. Ben bu duygularla sözlerime son verirken bir kez daha bugün buraya gelip bizlere şeref verdiğiniz için hepinize çok teşekkür ediyorum. Rabbim dayanışmamızı, muhabbetimizi daim eylesin. Bu vefayı, bu kardeşliği, bu davayı ilelebet payidar kılsın. Hepinize, Konya’mıza, Türkiye’mize, ümmetimize verdiğiniz emekler için şükranlarımı sunuyorum. Allah hepinizden razı olsun. Sağ olun, var olun. Allah’a emanet olun” sözleriyle geçmiş dönem belediye başkanlarına teşekkür etti.

Özgökçen Konya’nın 1.139 mahallesine ilişkin çalışmaları açıkladı
Fatih Özgökçen’in konuşmasının en somut bölümlerinden biri de Konya’nın eski belde ve köylerine yönelik yürütülen teşkilat çalışmalarına ilişkin verdiği bilgiler oldu. Konya’nın 40 bin kilometrekareyi aşan yüzölçümüyle Türkiye’nin en geniş coğrafyaya sahip ili olduğunu hatırlatan Özgökçen, kent genelindeki 1.139 mahallenin yaklaşık 865’inin geçmişte köy ve belde statüsünde bulunduğunu söyledi.
Bu yerleşim yerlerinden yaklaşık 300’ünü ziyaret ettiklerini açıklayan Özgökçen, ziyaretler sırasında eski belde belediye başkanlarıyla da görüşerek mahallelerin ihtiyaçlarını ve vatandaşların karşılaştığı sorunları dinlediklerini belirtti. Kalan 500’ü aşkın yerleşim yerinin de hazırlanan program kapsamında ziyaret edileceğini ifade eden Özgökçen, Konya’nın geniş coğrafyasının teşkilat çalışmalarında önemli bir planlama gerektirdiğine dikkat çekti.
Özgökçen, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Tabii AK Parti’mizin yolculuğu bitmedi. Her ne kadar zorlandığımız dönemler olsa da hiçbir zaman umutsuzluğa düşmedik. Hiçbir zaman yılgınlığa kapılmadık. Biraz önce anlattığım zorluklar karşısında nasıl dimdik ayakta durmuş isek bundan sonra da bu ülkenin gelişimi, bu ülkenin evlatlarının daha iyi yaşam sürebilmesi için koşturmaya, çabalamaya gayret göstereceğiz.
Konya’mız 40 bin kilometrekarenin üzerinde toprağa sahip, ülkemizin en büyük şehri. 1.139 mahallesi var. Bazen şöyle Ankara’dan gelen misafirlerimiz, ‘Konya’da bir teşkilat çalışması yapalım, sonra tekrar Ankara’ya döneriz’ dedikleri zaman, ‘Sabahleyin gelin, akşama bitiremezsek de bir sonraki gün inşallah belki bitirmeye gayret ederiz’ dediğimizde ‘Ya o kadar büyük mü?’ denildiğini hep duyuyorum.
Bu 1.139 mahallemizin yaklaşık 865 tanesi önceki dönemde köy ve beldelerden oluşan mahallelerimiz. Yaklaşık bu dış mahalle dediğimiz, belde dediğimiz yerlerdeki 300 tanesini şu anda ziyaret ettik. Bu gittiğimiz köylerimizde, mahallelerimizde, beldelerimizde elimizden geldiği kadar belde başkanlarımızı, belde belediye başkanlarımızı ziyaret etmeye, köylerimizde, mahallelerimizde, beldelerimizdeki problemleri onlardan dinleyerek yerinde çözüm bulmaya gayret gösteriyoruz.
Kalan 500 küsur mahallemizi de, köyümüzü de inşallah program dâhilinde ziyaret edeceğiz. İlçelerimizi zaten her daim ziyaret ediyoruz. İlçe başkanlarımızla, belediye başkanlarımızla hep istişare içerisinde çözüm üretmek adına sorunları dinliyoruz. Milletvekillerimizle Ankara’da bunların değerlendirmelerini yapıyoruz. İlgili kurum ve kuruluşlarla Konya’mızı daha da yaşanılabilir bir hâle nasıl getiririz, bunun çalışmasını gösteriyoruz.
Burada biraz önce Tahir Başkanım ifade etti. Belde belediye başkanlığı bittiği zaman başkanlık bitmiyor. AK Parti’ye olan sevdamız zaten bitmiyor. Dolayısıyla hep beraber istişare içerisinde çalışmaya devam edeceğiz. Herkes sahada olma gayreti içerisinde olacaktır. Ben buraya katılım göstermenizin dahi bunun bir göstergesi olduğunu gözlemliyorum.
İnşallah ilçelerimizde, ilçe başkanlarımızla, belediye başkanlarımızla bir çalışma sistematiği içerisinde bu çalışmalarımızı devam ettireceğiz. Çünkü ne kadar çok kişiyle çalışırsak o kadar başarı elde ederiz diyorum. Rabbimden dayanışmamızın, muhabbetimizin artmasını niyaz ediyorum. Katılımlarınız nedeniyle hepinize tekrar kalbî şükranlarımı sunuyor, saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Sağ olun, var olun.”

Geçmiş dönem belediye başkanlarına plaket takdim edildi
Konuşmaların ardından programın istişare bölümüne geçildi. Basına kapalı olarak gerçekleştirilen oturumda, geçmiş dönem belde belediye başkanlarının tecrübeleri, yerel yönetim çalışmalarına ilişkin görüşleri ve teşkilat yapısına yönelik değerlendirmeleri ele alındı. Farklı dönemlerde Konya’nın çeşitli beldelerinde hizmet veren isimler, görev yıllarından kalan hatıralarını paylaşırken, yerel yönetim tecrübesinin yeni kuşaklara aktarılmasının önemi üzerinde duruldu.
Programın sonunda geçmiş dönem belde belediye başkanlarına plaket takdim edilerek Konya’ya ve AK Parti teşkilatlarına sundukları hizmetler dolayısıyla teşekkür edildi. Yıllar boyunca farklı yerleşim yerlerinde belediye başkanlığı yapan isimlerin bir araya geldiği buluşma, geçmişte verilen hizmetlerin hatırlanması ve eski yöneticilerle mevcut teşkilatlar arasındaki iletişimin sürdürülmesi mesajlarıyla tamamlandı.
İsmil’de gerçekleştirilen “Vefa Varsa Veda Yoktur” programı, Konya’nın yerel yönetim geçmişine ilişkin önemli hatıraların yeniden gündeme gelmesini sağladı. Tahir Akyürek’in belediyeciliğin gelişimine ve Necmettin Erbakan’la yaşadığı hatıraya ilişkin açıklamaları, Ahmet Sorgun’un büyükşehir yasasının hazırlanması sırasında Recep Tayyip Erdoğan’la yaptıkları görüşmeyi anlatması ve Fatih Özgökçen’in eski köy ve beldelerde yürütülen çalışmalara ilişkin verdiği bilgiler, toplantının öne çıkan başlıkları oldu.
Buluşmanın somut gündemlerinden biri ise İbrahim Issı’nın eski belediye başkanları için ortak bir mekân oluşturulması önerisi ve Tahir Akyürek’in bu öneriye verdiği destek olarak kayda geçti. Geçmişte kamu hizmeti üstlenmiş isimlerin yıllar sonra aynı çatı altında buluştuğu program, siyasi görevlerin sona ermesinin geçmişte verilen emeklerin ve kurulan dostlukların unutulması anlamına gelmemesi gerektiği mesajıyla sona erdi.





