Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Emtia piyasalarında haftanın yönünü güçlü dolar ve azalan jeopolitik riskler belirledi

Küresel emtia piyasalarında tamamlanan haftada güçlü dolar, ABD Merkez Bankasının sıkı para politikasını koruyabileceğine yönelik beklentiler, ABD-İran hattındaki uzlaşı süreci ve Hürmüz Boğazı’nda tansiyonun kısmen düşmesi fiyatlamaların ana belirleyicileri oldu. Jeopolitik risk priminin azalmasıyla Brent petrol savaş öncesi seviyelere gerilerken, değerli metaller ve baz metallerde güçlü dolar baskısı öne çıktı. Tarım emtialarında ise hava koşulları, hasat beklentileri ve arz endişeleri fiyatlara yön verdi.

Küresel emtia piyasalarında tamamlanan haftada güçlü dolar, ABD Merkez Bankasının

Emtia piyasaları, haftayı küresel para politikası beklentileri, jeopolitik gelişmeler ve arz-talep dengelerine ilişkin haber akışının etkisiyle dalgalı tamamladı. ABD ile İran arasında sürdürülen uzlaşı sürecine yönelik olumlu sinyaller, özellikle enerji piyasalarında son dönemde fiyatlara eklenen savaş ve arz kesintisi risk priminin önemli ölçüde geri verilmesine neden oldu.

Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiğinin hızlanması ve bölgedeki petrol sevkiyatına ilişkin endişelerin azalması, Brent petrol fiyatlarını aşağı çekerken, dolar endeksindeki yükseliş emtia piyasalarının genelinde satış baskısını artırdı. Doların güçlenmesi, dolar cinsinden fiyatlanan emtiaları diğer para birimlerini kullanan yatırımcı ve alıcılar açısından daha pahalı hale getirerek talep üzerinde baskı oluşturdu.

ABD Merkez Bankasının sıkı para politikasını bir süre daha koruyabileceğine ilişkin beklentiler de emtia fiyatlamalarında etkili oldu. ABD’de Fed’in enflasyon göstergesi olarak yakından takip ettiği çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi mayısta aylık bazda yüzde 0,3, yıllık bazda yüzde 3,4 arttı.

Verinin ardından Fed’in yıl sonuna kadar faiz artırabileceğine yönelik beklentiler bir miktar zayıflasa da yüksek faiz ortamının devam edebileceğine ilişkin değerlendirmeler, özellikle faiz getirisi olmayan değerli metaller üzerinde baskı oluşturdu.

ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi önceki haftaya göre yaklaşık 10 baz puan azalışla yüzde 4,37 seviyesinde kapanırken, dolar endeksi güçlü görünümünü koruyarak 101,5 seviyesine yükseldi. Böylece endeks 13 Mayıs 2025’ten bu yana en yüksek seviyesini test etti. Dolar endeksi haftalık bazda yüzde 0,5 artış kaydetti.

Güçlü dolar emtia piyasalarının genelinde baskı oluşturdu

Küresel emtia piyasalarında haftanın ortak teması güçlü dolar oldu. Dolar endeksindeki yükseliş, enerji, metal ve tarım emtialarının önemli bölümünde fiyatları baskıladı. Doların değer kazanması, küresel alıcıların maliyetlerini artırırken, emtia talebinde kısa vadeli zayıflama beklentilerini de beraberinde getirdi.

Özellikle sanayi üretimine duyarlı baz metallerde bu etki daha belirgin hissedildi. Çin talebine ilişkin soru işaretleri, stok seviyelerindeki artış ve küresel büyümeye dair temkinli beklentilerle birleşince, baz metal fiyatlarında haftalık kayıplar öne çıktı.

Değerli metaller tarafında ise yüksek faiz beklentisi ve güçlü dolar, yatırımcıların altın ve gümüş gibi güvenli liman varlıklarına ilgisini sınırladı. Enerji piyasalarında ise dolar baskısına ek olarak jeopolitik risk priminin azalması petrol fiyatlarında sert geri çekilmeye yol açtı.

Değerli metallerde satış baskısı derinleşti

Değerli metaller haftayı genel olarak düşüşle tamamladı. Fed’in sıkı para politikasını koruyabileceğine ilişkin beklentiler ve dolar endeksindeki güçlü görünüm, altın, gümüş, platin ve paladyumda satış baskısını artırdı.

Faizlerin yüksek seviyelerde kalacağı beklentisi, faiz getirisi bulunmayan değerli metalleri yatırımcılar açısından daha az cazip hale getirdi. Aynı dönemde doların güçlenmesi, bu metalleri diğer para birimleriyle işlem yapan yatırımcılar için daha maliyetli hale getirdi.

Altının ons fiyatı hafta içinde 4 bin dolar seviyesinin altını test etti. Haftanın son bölümünde sınırlı toparlanma görülse de altın haftayı 4 bin 81 dolar civarında tamamladı. Altında düşüş sınırlı kalırken, gümüşteki satışlar daha sert gerçekleşti.

Gümüşün hem değerli metal hem de sanayi üretimine duyarlı bir emtia olması, fiyat hareketlerinin daha oynak seyretmesine neden oldu. Sanayi talebine ilişkin endişeler, güçlü dolar baskısı ve yatırımcıların risk iştahındaki değişim gümüşte kayıpları derinleştirdi.

Paladyum ve platin tarafında da otomotiv sektörü başta olmak üzere sanayi talebine ilişkin beklentiler fiyatlamalarda etkili oldu. Elektrikli araçlara geçiş, geleneksel katalitik konvertör talebine ilişkin uzun vadeli belirsizlikler ve küresel sanayi görünümüne dair endişeler, bu metallerdeki baskıyı artıran unsurlar arasında yer aldı.

Haftalık bazda değerli metallerde ons fiyatları:

Değerli metal Haftalık değişim
Gümüş %-9
Paladyum %-4,2
Platin %-2,2
Altın %-1,8

Altında 4 bin dolar eşiği yakından izlendi

Altın piyasasında hafta boyunca 4 bin dolar seviyesi kritik eşik olarak takip edildi. Ons altının hafta içinde bu seviyenin altını test etmesi, yatırımcıların güçlü dolar ve yüksek faiz ortamına karşı temkinli duruşunu ortaya koydu.

Jeopolitik risklerin azalması da altın üzerindeki güvenli liman talebini sınırladı. ABD-İran hattındaki gerilimin yumuşaması ve Hürmüz Boğazı kaynaklı enerji arzı endişelerinin hafiflemesi, yatırımcıların altına yönelme ihtiyacını azalttı.

Buna karşın küresel enflasyon görünümü, merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme eğilimi ve jeopolitik belirsizliklerin tamamen ortadan kalkmamış olması, altında düşüşün daha derinleşmesini sınırlayan başlıklar arasında yer aldı.

Analistler, altın fiyatlarında kısa vadede dolar endeksi, ABD tahvil faizleri ve Fed yetkililerinden gelecek açıklamaların belirleyici olacağını ifade ediyor.

Baz metallerde Çin talebi ve stoklar belirleyici oldu

Baz metallerde haftanın genelinde negatif bir seyir izlendi. Güçlü doların yarattığı maliyet baskısına ek olarak Çin talebine ilişkin endişeler ve yüksek stok seviyeleri fiyatların aşağı yönlü hareket etmesine neden oldu.

Çin, küresel baz metal talebinde belirleyici ülkelerden biri olmayı sürdürüyor. Bu nedenle ülkede sanayi üretimi, inşaat sektörü, altyapı yatırımları ve imalat talebine ilişkin her veri, bakırdan alüminyuma, çinkodan nikele kadar geniş bir ürün grubunda fiyatlamaları etkiliyor.

Hafta boyunca Çin’de talebin güçlü bir toparlanma göstermediğine ilişkin değerlendirmeler, sanayi metallerinde baskıyı artırdı. Aynı zamanda bazı metallerde stokların talebi karşılayabilecek seviyede bulunması, arz endişelerini sınırladı.

Baz metallerde tezgah üstü piyasada libre bazında fiyatlar:

Baz metal Haftalık değişim
Alüminyum %-5,8
Nikel %-4,2
Bakır %-3,2
Kurşun %-2,5
Çinko %-1,9

Alüminyumda arz endişeleri azaldı

Alüminyum fiyatlarındaki düşüşte, Orta Doğu’da enerji ve ham madde arzına ilişkin risklerin azalması etkili oldu. Bölgedeki tansiyonun kısmen düşmesi, enerji yoğun üretim süreçlerine sahip alüminyum piyasasında arz kesintisi riskini zayıflattı.

Çin’de üretim seviyelerinin yüksek seyretmesi ve görünür stokların talebi karşılayabilecek düzeyde bulunması da fiyatlar üzerinde baskı oluşturdu. Küresel büyüme görünümüne ilişkin belirsizlikler, alüminyum talebinin özellikle inşaat, otomotiv ve ambalaj sektörlerinde ne ölçüde güçlü kalacağına yönelik soru işaretlerini artırdı.

Bakırda kısa vadeli baskı, uzun vadeli talep beklentisi

Bakır piyasasında haftanın ana gündemi stok artışı, Çin talebindeki zayıflık ve ABD’nin metal ithalatına yönelik olası tarife kararları oldu. Olası tarife kararları öncesinde ABD’ye yönlendirilen sevkiyatların COMEX depolarındaki stokları artırması, bakır fiyatları üzerinde baskı oluşturdu.

Çin’de yüksek fiyatların fiziki alımları sınırlaması, rafine bakır üretiminin artması ve işlenmemiş bakır ithalatının gerilemesi de kısa vadeli talep görünümünü zayıflattı.

Bununla birlikte bakırda uzun vadeli beklentiler tamamen olumsuz değil. Veri merkezi yatırımları, elektrik şebekelerinin yenilenmesi, yenilenebilir enerji projeleri, elektrikli araç altyapısı ve enerji dönüşümü, bakır talebini destekleyebilecek temel başlıklar arasında gösteriliyor.

Bu nedenle bakırda haftalık kayıplar yaşansa da uzun vadeli yapısal talep beklentileri fiyatlardaki düşüşün daha sert hale gelmesini sınırladı.

Enerji piyasasında Brent petrol sert düştü

Enerji grubunda tamamlanan haftada Brent petrol fiyatlarındaki düşüş dikkat çekti. ABD ile İran arasında sürdürülen görüşmelerin olumlu seyrettiğine ilişkin haberler ve Hürmüz Boğazı’nda tanker trafiğinin hızlanması, petrol piyasasında jeopolitik risk primini önemli ölçüde azalttı.

Hürmüz Boğazı, küresel petrol ticareti açısından stratejik öneme sahip geçiş noktalarından biri olarak öne çıkıyor. Bu nedenle bölgede yaşanan her gerilim, petrol fiyatlarında arz kesintisi endişesiyle yukarı yönlü hareketlere neden olabiliyor. Ancak tamamlanan haftada gemi trafiğine ilişkin olumlu görünüm, petrol sevkiyatının normalleşebileceğine yönelik beklentileri güçlendirdi.

Bu gelişmelerle çatışmalar sırasında petrol fiyatlarına eklenen savaş primi büyük ölçüde geri verildi. Brent petrol fiyatı savaş öncesindeki seviyelere çekildi.

Haftalık bazda Brent petrolün varil fiyatı yüzde 8,5 geriledi.

Petrol fiyatlarında düşüşü sınırlayan riskler sürüyor

Petrol fiyatlarında sert geri çekilme yaşansa da piyasada belirsizliklerin tamamen ortadan kalkmadığı değerlendiriliyor. Hürmüz Boğazı’ndaki trafiğin tam anlamıyla normalleşmemesi, bölgedeki güvenlik risklerinin devam etmesi ve ABD-İran görüşmelerinin kalıcı bir anlaşmaya dönüşüp dönüşmeyeceğine ilişkin soru işaretleri petrol fiyatlarındaki düşüşü sınırladı.

Ayrıca küresel petrol talebinin yavaşlayabileceğine ilişkin endişeler de fiyatlamalarda etkili oldu. Güçlü doların petrol talebi üzerinde baskı oluşturması ve küresel büyüme beklentilerindeki temkinli görünüm, enerji piyasasında satış baskısını artırdı.

Buna karşın Orta Doğu kaynaklı risklerin yeniden yükselmesi, petrol fiyatlarında yeni dalgalanmalara neden olabilecek başlıklar arasında bulunuyor.

Doğal gaz petrolün aksine pozitif ayrıştı

Enerji grubunda doğal gaz, petrolün aksine haftayı yükselişle tamamladı. ABD’nin orta ve doğu kesimlerinde sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyredeceğine ilişkin tahminler, elektrik üretimi ve soğutma kaynaklı doğal gaz talebinin artabileceği beklentisini destekledi.

Sıcak hava dalgalarının klima kullanımını artırması, özellikle yaz aylarında doğal gaz talebini yukarı çekebiliyor. Bu beklenti, doğal gaz fiyatlarının haftalık bazda yükselmesinde etkili oldu.

Ancak ABD doğal gaz stoklarının beş yıllık ortalamanın üzerinde kalması ve üretimin güçlü seyretmesi, fiyatlardaki yükselişi sınırladı. Bu nedenle doğal gazda artış sınırlı kaldı.

Haftalık bazda doğal gazın İngiliz termal birimi cinsinden fiyatı yüzde 1,4 yükseldi.

Tarım emtialarında hava tahminleri fiyatlara yön verdi

Tarım emtialarında haftanın belirleyici unsurları hava koşulları, hasat süreci, üretim tahminleri ve arz riskleri oldu. ABD’nin Orta Batı bölgesindeki hava tahminleri, Hindistan’daki muson yağışları, Kuzey Yarım Küre’de devam eden hasat ve Batı Afrika’daki aşırı yağışlar fiyatlamalarda etkili oldu.

Tarım piyasalarında hava koşulları, doğrudan üretim miktarı ve ürün kalitesi üzerinde etkili olduğu için fiyatların yönünü hızlı şekilde değiştirebiliyor. Özellikle kuraklık, aşırı yağış, sel, hastalık riski ve hasat dönemindeki olumsuzluklar tarımsal emtialarda sert fiyat hareketlerine yol açabiliyor.

Chicago Ticaret Borsası’nda haftalık bazda fiyatlar:

Tarım emtiası Haftalık değişim
Pirinç %+7,3
Soya fasulyesi %+1,1
Buğday %-4,1
Mısır %-0,9

Soya fasulyesinde kuraklık endişesi yükselişi destekledi

Soya fasulyesinde ABD’nin Orta Batı bölgesine yönelik sıcak ve kurak hava tahminleri, ürün gelişimine ilişkin endişeleri artırdı. ABD’de soya fasulyesi üretimi açısından kritik öneme sahip bölgelerde beklenen sıcak hava, verim beklentilerini olumsuz etkileyebileceği düşüncesiyle fiyatları yukarı taşıdı.

Çin talebinin canlanabileceğine ilişkin beklentiler de soya fasulyesinde yükselişi destekledi. Çin’in yem ve gıda sanayisinde önemli bir ithalatçı olması, küresel soya fasulyesi fiyatlarında talep beklentilerini önemli hale getiriyor.

Bu gelişmelerle soya fasulyesi haftayı yüzde 1,1 yükselişle tamamladı.

Buğday ve mısırda üretim görünümü baskı oluşturdu

Buğday fiyatlarında Kuzey Yarım Küre’de hasadın hızlanması, Karadeniz Bölgesi’nden ihracatın devam etmesi ve üretim görünümünün iyileşmesi baskı oluşturdu. Arz tarafındaki rahatlama, buğday fiyatlarının haftalık bazda gerilemesine neden oldu.

Mısırda ise ABD’de ürün koşullarının olumlu seyretmesi, Brezilya ve Arjantin’de yüksek üretim beklentileri ve petrol fiyatlarındaki düşüşün etanol üretim marjlarını baskılaması etkili oldu. Petrol fiyatlarının düşmesi, mısırdan üretilen etanolün ekonomik cazibesini azaltarak talep beklentilerini sınırlayabiliyor.

Bu gelişmelerle buğday fiyatı haftalık bazda yüzde 4,1, mısır fiyatı ise yüzde 0,9 geriledi.

Kahve ve kakaoda arz endişeleri öne çıktı

Tarımsal emtialar içinde kahve ve kakao haftanın dikkat çeken ürünleri arasında yer aldı. Kahvede Brezilya’nın önemli üretim bölgelerinde önceki haftalarda görülen aşırı yağışların hasat ve ürün kalitesine ilişkin oluşturduğu endişeler fiyatları destekledi.

Kakaoda ise daha sert bir yükseliş yaşandı. Fildişi Sahili ve Gana’daki üretim bölgelerinde etkili olan aşırı yağışlar, sel ve bitki hastalığı riskini artırdı. Dünyanın önemli kakao üreticileri arasında yer alan bu ülkelerde yaşanan arz sorunları, küresel kakao fiyatlarının yükselmesine neden oldu.

Üreticilerin yüksek gübre ve tarımsal ilaç maliyetleri nedeniyle yeterli girdi kullanamaması, ürün verimi ve kalitesine ilişkin kaygıları artırdı. Yeni sezona ilişkin satışların yavaşlaması da fiziki arz endişelerini güçlendirdi.

ABD’de Intercontinental Exchange’te libre bazında fiyatlar şekerde yüzde 3 ve kahvede yüzde 2,3 artarken, pamukta yüzde 4,4 düşüş görüldü. Kakaonun ton başına fiyatı ise haftayı yüzde 20,5 yükselişle tamamladı.

Haftanın kazananı kakao, kaybedeni gümüş oldu

Tamamlanan haftada emtia piyasalarında en sert yükseliş kakao fiyatlarında görüldü. Batı Afrika’daki aşırı yağışlar, hastalık riski ve arz endişeleri nedeniyle kakao haftalık bazda yüzde 20,5 değer kazandı.

En sert düşüş ise gümüşte yaşandı. Güçlü dolar, sanayi talebine ilişkin endişeler ve değerli metallere yönelik zayıflayan yatırım talebi gümüşte yüzde 9’luk kayba neden oldu.

Enerji tarafında Brent petrol yüzde 8,5 gerileyerek haftanın en dikkat çeken düşüşlerinden birine imza attı. Bu düşüşte ABD-İran hattındaki uzlaşı süreci ve Hürmüz Boğazı kaynaklı risk priminin azalması etkili oldu.

Haftalık emtia performansı

Grup Ürün Haftalık değişim Öne çıkan neden
Değerli metaller Altın %-1,8 Güçlü dolar, yüksek faiz beklentisi
Değerli metaller Gümüş %-9 Sanayi talebi endişesi, dolar baskısı
Değerli metaller Platin %-2,2 Sanayi talebi ve güçlü dolar
Değerli metaller Paladyum %-4,2 Otomotiv talebi ve dolar etkisi
Baz metaller Alüminyum %-5,8 Yüksek üretim, stoklar, azalan arz riski
Baz metaller Nikel %-4,2 Çin talebi ve dolar baskısı
Baz metaller Bakır %-3,2 COMEX stok artışı, Çin talebi
Baz metaller Kurşun %-2,5 Sanayi talebi endişesi
Baz metaller Çinko %-1,9 Stok ve talep görünümü
Enerji Brent petrol %-8,5 Azalan jeopolitik risk primi
Enerji Doğal gaz %+1,4 ABD’de sıcak hava beklentisi
Tarım Pirinç %+7,3 Arz ve hava koşulları
Tarım Soya fasulyesi %+1,1 ABD’de kurak hava tahmini, Çin talebi
Tarım Buğday %-4,1 Hasat ve üretim görünümü
Tarım Mısır %-0,9 Olumlu ürün koşulları, etanol marjları
Tarım Şeker %+3 Arz ve talep dengesi
Tarım Kahve %+2,3 Brezilya’da yağış kaynaklı kalite endişesi
Tarım Pamuk %-4,4 Talep görünümü ve dolar baskısı
Tarım Kakao %+20,5 Batı Afrika’da aşırı yağış ve arz riski

Piyasalarda yeni haftanın gündemi yoğun olacak

Analistler, yeni haftada emtia piyasalarında Fed yetkililerinden gelecek mesajların, ABD enflasyon ve büyüme verilerinin, dolar endeksindeki hareketlerin ve jeopolitik gelişmelerin yakından izleneceğini belirtiyor.

Enerji piyasalarında ABD-İran görüşmelerinin seyri, Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiği, Orta Doğu’daki güvenlik durumu ve küresel petrol talebine ilişkin veriler fiyatlamalarda belirleyici olacak.

Değerli metallerde dolar endeksi ve ABD tahvil faizleri izlenirken, baz metallerde Çin’den gelecek sanayi üretimi, ithalat, stok ve talep verileri öne çıkacak. Tarım emtialarında ise hava tahminleri, hasat ilerleme raporları, muson yağışları ve üretici ülkelerdeki arz koşulları takip edilecek.

Küresel piyasalarda güçlü doların kalıcı olup olmayacağı, jeopolitik risk priminin yeniden yükselip yükselmeyeceği ve arz-talep dengelerindeki değişim, emtia piyasalarının yeni haftadaki yönünü belirleyecek.