Yaz aylarında düğün, mezuniyet, tatil ve sosyal etkinliklerin artmasıyla birlikte diş beyazlatma işlemlerine olan ilgi de yükseliyor. Uzmanlara göre daha beyaz dişler, kişilerin kendilerini daha genç, sağlıklı ve bakımlı hissetmelerine katkı sağlıyor.
Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Özge Mimir, yaz döneminde estetik beklentilerle artan diş beyazlatma taleplerinde profesyonel uygulamanın önemine dikkat çekti.
Beyazlatma kararı hekim muayenesiyle verilmeli
Diş beyazlatmanın ağız ve diş sağlığı iyi olan, dişlerinde çay, kahve, sigara veya yaşa bağlı renklenmeler bulunan bireyler için uygun bir tedavi seçeneği olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Özge Mimir, işlemin her birey için uygun olmadığını söyledi.
Mimir, “Aktif çürükleri bulunan, ileri düzey diş eti hastalığı olan, ciddi mine kaybı yaşayan veya kontrol altına alınmamış dentin hassasiyeti bulunan bireylerde öncelikle bu sorunların tedavi edilmesi gerekir” dedi.
Hamilelik ve emzirme dönemlerinde beyazlatma işlemlerinin genellikle ertelendiğini ifade eden Mimir, beyazlatma kararının mutlaka klinik muayene sonrasında uzman hekim tarafından verilmesi gerektiğini vurguladı.
Sosyal medyadaki yöntemlere dikkat
Profesyonel klinik beyazlatma işlemlerinin diş hekimi kontrolünde uygulandığını aktaran Mimir, bu yöntemlerde kullanılan beyazlatıcı ajanların daha etkili olduğunu ve daha kısa sürede öngörülebilir sonuçlar alınabildiğini belirtti.
Ev tipi beyazlatma sistemlerinde ise kişiye özel hazırlanan plaklar ve daha düşük konsantrasyonda beyazlatıcı ajanlar kullanıldığını söyleyen Mimir, bu yöntemin de hekim takibiyle uygulanması gerektiğini ifade etti.
Mimir, internet üzerinden satılan ve denetimsiz kullanılan ürünlerin diş minesine zarar verebileceği, diş eti irritasyonuna ve aşırı hassasiyete neden olabileceği uyarısında bulundu.
Karbonat, limon ve aktif kömür riskli olabilir
Sosyal medyada sıkça gündeme gelen karbonat, limon, aktif kömür veya çeşitli aşındırıcı maddelerle yapılan uygulamaların büyük bölümünün bilimsel olarak desteklenmediğini belirten Mimir, bu yöntemlerin kısa süreli beyazlık hissi oluşturabileceğini ancak uzun vadede zarar verebileceğini kaydetti.
Mimir, bu tür uygulamaların diş minesinde aşınma, hassasiyet artışı ve yüzey düzensizlikleri gibi geri dönüşü olmayan problemlere yol açabileceğini söyledi.
Beyazlatma sonrası ilk 2 hafta önemli
Diş beyazlatma sonrası özellikle ilk 24-48 saatin kritik olduğunu belirten Mimir, bu dönemde dişlerin renklenmeye karşı daha hassas hale gelebileceğini ifade etti.
Yaz aylarında sık tüketilen buzlu kahveler, renkli meyve suları, asitli içecekler ve yoğun pigment içeren gıdaların renklenmeye neden olabileceğini vurgulayan Mimir, özellikle beyazlatma tedavisinin ardından ilk 2 hafta bu içeceklerin sınırlandırılmasını önerdi.
Tatilden 1-2 hafta önce yaptırılması öneriliyor
Dr. Öğr. Üyesi Özge Mimir, diş beyazlatma işleminin tatilden yaklaşık 1-2 hafta önce yaptırılmasının daha doğru olacağını belirtti.
Bu sürenin hem olası geçici hassasiyetlerin azalmasına hem de elde edilen rengin stabil hale gelmesine imkân sağladığını ifade eden Mimir, ihtiyaç duyulması halinde ek uygulama veya kontrol seansları için de zaman kalacağını söyledi.
Beyazlığı korumak için düzenli bakım şart
Beyazlatma sonrası etkinin korunması için düzenli diş fırçalama, diş ipi kullanımı ve rutin diş hekimi kontrolleri büyük önem taşıyor.
Kahve, çay, sigara ve yoğun pigment içeren gıdaların tüketiminin sınırlandırılması, renkli içeceklerin pipetle tüketilmesi ve tüketim sonrası ağzın suyla çalkalanması beyazlığın daha uzun süre korunmasına yardımcı oluyor.
Uzmanlar, beyazlatmanın kalıcı bir işlem olmadığını ve belirli aralıklarla hekim kontrolünde destek uygulamalara ihtiyaç duyulabileceğini hatırlatıyor.




