Emtia piyasalarında geride kalan haftada fiyatlamaların ana eksenini iki başlık oluşturdu. Bunlardan ilki ABD Merkez Bankasının yeni Başkanı Kevin Warsh yönetiminde yapılan ilk Federal Açık Piyasa Komitesi toplantısı, ikincisi ise ABD ile İran arasında Pakistan’ın arabuluculuğunda sağlanan mutabakat oldu.
Fed’in faizleri sabit bırakmasına rağmen yıl sonuna ilişkin faiz tahminlerini yukarı çekmesi, dolar endeksinin güçlenmesine ve özellikle değerli metaller ile sanayi metallerinde satış baskısının artmasına neden oldu. ABD-İran mutabakatı ise enerji piyasalarında jeopolitik risk primini aşağı çekerek Brent petrol fiyatlarında haftalık bazda sert düşüşü beraberinde getirdi.
Buna karşılık doğal gaz, mevsimsel talep beklentileri ve ihracat akışlarına ilişkin iyimserlikle petrolden pozitif ayrıştı. Tarım emtialarında ise ABD’de hava koşulları, ürün gelişimi ve arz endişeleri fiyatları destekledi.
Haftanın ana fiyat hareketleri
| Emtia grubu | Öne çıkan gelişme | Haftalık fiyat etkisi |
|---|---|---|
| Değerli metaller | Fed’in şahin görünümü ve güçlü dolar | Satış baskısı arttı |
| Baz metaller | Çin verileri ve dolar endeksindeki yükseliş | Genel düşüş görüldü |
| Enerji | ABD-İran mutabakatı ve Hürmüz geçişlerinin başlaması | Brent düştü, doğal gaz yükseldi |
| Tahıllar | ABD’de hava koşulları ve arz endişeleri | Fiyatlar yükseldi |
| Yumuşak emtia | Kakao ve kahvede üretim riski | Kakao ve kahve yükseldi |
Fed faizleri sabit tuttu ancak piyasaya şahin mesaj verdi
Fed, 17-18 Haziran’da yapılan toplantısında politika faizini beklentilere paralel şekilde yüzde 3,5-3,75 aralığında oy birliğiyle sabit bıraktı. Ancak kararın piyasalardaki etkisi faiz kararından çok, gelecek döneme ilişkin mesajlarda hissedildi.
Bankanın 2026 sonu federal fon oranına ilişkin medyan tahminini mart ayındaki yüzde 3,4 seviyesinden yüzde 3,8’e yükseltmesi, para politikasında gevşeme beklentilerini zayıflattı. Nokta grafiğinde 18 katılımcıdan 9’unun yıl sonuna kadar en az bir faiz artırımı öngörmesi de Fed’in sıkı duruşunu uzun süre koruyabileceğine işaret etti.
Karar metninin önceki açıklamalara göre belirgin şekilde kısaltılması, ileriye dönük yönlendirme niteliğindeki ifadelerin çıkarılması ve Warsh’un kendi faiz tahminini nokta grafiğine dahil etmemesi piyasalarda belirsizliği artırdı.
Warsh, basın toplantısında enflasyonun yüzde 2 hedefinin belirgin şekilde üzerinde seyrettiğini vurgulayarak fiyat istikrarına bağlılık mesajı verdi. Bu açıklamalar, Fed’in para politikasında temkinli ve şahin çizgisini sürdüreceği beklentisini güçlendirdi.
Fed toplantısından piyasalara yansıyan ana mesajlar
| Başlık | Açıklama | Piyasa etkisi |
| Politika faizi | Yüzde 3,5-3,75 aralığında sabit bırakıldı | İlk tepki sınırlı kaldı |
| 2026 faiz tahmini | Medyan tahmin yüzde 3,4’ten yüzde 3,8’e çıktı | Sıkı duruş beklentisi güçlendi |
| Nokta grafiği | 18 katılımcıdan 9’u faiz artırımı öngördü | Doları destekledi |
| Karar metni | Daha kısa ve yönlendirmesi zayıf metin yayımlandı | Belirsizlik arttı |
| Warsh’un mesajı | Enflasyonla mücadele vurgusu yapıldı | Değerli metaller baskılandı |
Dolar endeksi güçlendi, tahvil faizleri sınırlı geriledi
Fed’in sıkı para politikasını sürdürebileceği ve yıl içinde faiz artırımına gidebileceği beklentileri dolar endeksini destekledi. Hafta içinde 101,1 seviyesine kadar yükselerek son 13 ayın en yüksek seviyesini gören dolar endeksi, haftayı yüzde 1,1 artışla 100,8 seviyesinde tamamladı.
ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi ise haftayı 3 baz puanlık düşüşle yüzde 4,46 seviyesinde kapattı. Tahvil faizindeki sınırlı gerilemeye rağmen doların güçlenmesi, dolar cinsinden fiyatlanan emtialar üzerinde genel baskı oluşturdu.
Değerli metallerde güçlü dolar baskısı
Değerli metaller haftayı genel olarak kayıpla tamamladı. Fed’in beklenenden daha şahin bir görünüm sergilemesi ve dolar endeksinin son 13 ayın zirvesine çıkması, değerli metallerde satış baskısını artırdı.
Doların değer kazanması, diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından altın, gümüş, platin ve paladyumun maliyetini yükseltti. Aynı zamanda faizlerin uzun süre yüksek kalabileceğine ilişkin beklenti, faiz getirisi bulunmayan değerli metallere yönelik talebi zayıflattı.
Spot altının ons fiyatı haftayı 4 bin 169 dolar civarında tamamladı. Ons bazında fiyatlar gümüşte yüzde 5, platinde yüzde 3,2, paladyumda yüzde 1,9 ve altında yüzde 1,3 geriledi.
Değerli metallerde haftalık görünüm
| Emtia | Haftalık değişim | Ana neden |
| Gümüş | -%5 | Güçlü dolar ve faiz baskısı |
| Platin | -%3,2 | Sanayi talebi endişeleri ve dolar etkisi |
| Paladyum | -%1,9 | Risk iştahındaki zayıflama |
| Altın | -%1,3 | Fed’in şahin mesajları |
| Spot altın | 4 bin 169 dolar civarı | Haftayı kayıpla tamamladı |
Baz metallerde Çin ekonomisine ilişkin endişeler öne çıktı
Baz metallerde fiyatlamaların merkezinde Fed’in şahin duruşu, güçlenen dolar ve Çin ekonomisine ilişkin veriler yer aldı. Dolar endeksindeki yükseliş, dolar üzerinden fiyatlanan sanayi metallerini diğer para birimlerini kullanan alıcılar için daha pahalı hale getirerek talep görünümünü zayıflattı.
Dünyanın en büyük metal tüketicisi olan Çin’de mayıs ayında perakende satışların aylık bazda gerilemesi ve ocak-mayıs döneminde sabit varlık yatırımlarının yıllık yüzde 4,1 azalması, sanayi metalleri talebine ilişkin endişeleri artırdı.
Bu tablo, alüminyumdan bakıra, nikelden çinkoya kadar geniş bir yelpazede satış baskısına neden oldu.
Baz metallerde haftalık değişim
| Metal | Haftalık değişim | Fiyatlamayı etkileyen unsur |
| Alüminyum | -%4,4 | Çin talebi ve güçlü dolar |
| Bakır | -%2 | Sanayi talebi endişeleri |
| Nikel | -%1,2 | Risk iştahındaki zayıflama |
| Çinko | -%0,6 | Talep görünümündeki bozulma |
| Kurşun | -%0,5 | Genel baz metal satışları |
Brent petrolde Hürmüz etkisi: Jeopolitik risk primi azaldı
Enerji piyasalarında haftanın en kritik gelişmesi ABD ile İran arasında sağlanan mutabakat oldu. Pakistan’ın arabuluculuğunda yürütülen müzakerelerde 14 Haziran’da varılan 14 maddelik mutabakat, hafta başından itibaren küresel piyasalarda risk algısını azalttı.
Mutabakat; çatışmaların sona erdirilmesini, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını ve ABD’nin İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasının kaldırılmasını içerdi. Tarafların mutabakatı imzalamasının ardından Hürmüz Boğazı’nda tanker geçişleri yeniden başladı.
Bu gelişmeler küresel enerji arzının toparlanabileceğine ilişkin beklentileri güçlendirdi. Hürmüz Boğazı’ndan petrol akışının yeniden başlaması, Brent petrolde jeopolitik risk primini aşağı çekti.
Brent petrolün varil fiyatı haftalık bazda yüzde 6,7 geriledi. Ancak düşüşün daha sert olmasını sınırlayan unsurlar da vardı. Tanker geçişlerinin savaş öncesi seviyelerin altında kalması, gemilerden önceden izin alınmasının talep edilmesi, mayın ve sigorta risklerinin sürmesi fiyatlardaki iyimserliği sınırladı.
İsviçre’de yapılması planlanan takip görüşmelerinin ertelenmesi de mutabakatın kalıcı bir barış anlaşmasına dönüşüp dönüşmeyeceğine ilişkin belirsizliklerin devam ettiğini gösterdi.
Enerji emtialarında haftalık görünüm
| Emtia | Haftalık değişim | Ana etken |
| Brent petrol | -%6,7 | Hürmüz geçişlerinin yeniden başlaması |
| Doğal gaz | +%2,5 | Soğutma talebi ve ihracat beklentileri |
Hürmüz Boğazı neden kritik?
Hürmüz Boğazı, küresel petrol ticareti açısından stratejik geçiş noktaları arasında yer alıyor. Bölgede yaşanan askeri ya da diplomatik gerilimler, petrol fiyatlarında doğrudan risk primi oluşturabiliyor.
ABD-İran mutabakatı sonrası tanker geçişlerinin başlaması petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü etki yaratsa da geçişlerin tam kapasiteye ulaşmaması ve güvenlik risklerinin sürmesi, piyasanın temkinli kalmasına neden oldu.
Hürmüz kaynaklı petrol fiyatlamasında etkili faktörler
| Fiyatları aşağı çeken unsurlar | Fiyatlardaki düşüşü sınırlayan unsurlar |
| ABD-İran mutabakatının imzalanması | Kalıcı barış anlaşmasına ilişkin belirsizlik |
| Tanker geçişlerinin yeniden başlaması | Geçişlerin savaş öncesi seviyelerin altında kalması |
| Deniz ablukasının kaldırılması | Ön izin uygulaması |
| Geçiş ücretlerinin 60 günlük süreçte alınmayacak olması | Mayın ve sigorta riskleri |
| Bölgedeki üreticilerin ihracatı artırması | Takip görüşmelerinin ertelenmesi |
Doğal gaz petrolden pozitif ayrıştı
Petrol fiyatlarında jeopolitik risk priminin azalmasına bağlı düşüş görülürken, doğal gaz fiyatları farklı bir görünüm sergiledi. Mevsimsel soğutma talebinin güçlenebileceğine ilişkin beklentiler ve ihracat akışlarının artacağı yönündeki değerlendirmeler doğal gaz fiyatlarını destekledi.
Bu nedenle doğal gazın İngiliz termal birimi bazındaki fiyatı haftalık yüzde 2,5 artış kaydetti. Böylece enerji grubunda Brent petrol ile doğal gaz arasında belirgin bir ayrışma yaşandı.
Tahıllarda teknik alımlar ve hava koşulları fiyatları destekledi
Tarım emtialarında tamamlanan haftada ABD’deki hava koşulları, ürün gelişimine ilişkin beklentiler ve ABD Tarım Bakanlığı verileri etkili oldu.
ABD Tarım Bakanlığının yayımladığı raporda ülkedeki kışlık buğday üretiminin 1965-1966 sezonundan bu yana en düşük seviyeye gerileyeceğinin öngörülmesi, arz endişelerini canlı tuttu. Bu beklenti, buğday fiyatlarında yukarı yönlü hareketi destekledi.
ABD’nin Orta Batı bölgesinde etkili olan yağışların tarla çalışmalarını aksatabileceğine ilişkin değerlendirmeler mısır ve soya fasulyesinde alımları güçlendirdi. Çin’in ABD tarım ürünlerine yönelik talebinin yeniden canlanabileceği beklentisi de özellikle soya fasulyesi fiyatlarında destekleyici oldu.
Chicago Ticaret Borsası’nda kile başına fiyatlar buğdayda yüzde 2,9, pirinçte yüzde 1,4, mısırda ve soya fasulyesinde yüzde 0,9 arttı.
Tahıl ürünlerinde haftalık değişim
| Ürün | Haftalık değişim | Ana gerekçe |
| Buğday | +%2,9 | Kışlık üretimde düşük seviye beklentisi |
| Pirinç | +%1,4 | Teknik alımlar |
| Mısır | +%0,9 | Orta Batı yağışları |
| Soya fasulyesi | +%0,9 | Çin talebi beklentisi ve hava koşulları |
Kakao ve kahvede hava koşulları belirleyici oldu
Yumuşak emtia piyasasında Brezilya ve Batı Afrika’daki hava koşulları fiyatlamaların merkezinde yer aldı. El Nino hava olayının tarımsal üretim üzerindeki olası etkilerine ilişkin beklentiler, tropikal ürünlerde arz risklerini artırdı.
Kakao fiyatlarında Batı Afrika’daki üretim bölgelerinde aşırı yağışların hastalık riskini artırabileceğine ilişkin endişeler öne çıktı. Fonların satış pozisyonlarını azaltması da fiyatlardaki sert yükselişi destekledi.
Kahvede ise Brezilya’nın önemli üretim merkezi Minas Gerais dahil ülkenin güneydoğusundaki üretim alanlarında görülen aşırı yağışlar hasadı durdurdu. Bu gelişme, kahve fiyatlarında yukarı yönlü hareketi güçlendirdi.
Intercontinental Exchange’te libre bazında fiyatlar kahvede yüzde 4,9 ve pamukta yüzde 4,4 yükseldi. Şeker yüzde 0,6 gerilerken, kakaonun ton başına fiyatı haftayı yüzde 10 artışla tamamladı.
Yumuşak emtialarda haftalık değişim
| Ürün | Haftalık değişim | Öne çıkan gelişme |
| Kakao | +%10 | Batı Afrika’da aşırı yağış ve hastalık riski |
| Kahve | +%4,9 | Brezilya’da hasadı durduran yağışlar |
| Pamuk | +%4,4 | Teknik alımlar ve arz beklentileri |
| Şeker | -%0,6 | Talep ve arz dengesine ilişkin baskı |
Emtia piyasalarında haftanın genel tablosu
| Piyasa | Haftanın yönü | Temel belirleyici |
| Altın ve değerli metaller | Aşağı | Fed’in şahin mesajları, güçlü dolar |
| Sanayi metalleri | Aşağı | Çin talebi endişeleri |
| Petrol | Aşağı | ABD-İran mutabakatı, Hürmüz geçişleri |
| Doğal gaz | Yukarı | Mevsimsel talep beklentisi |
| Tahıllar | Yukarı | Hava koşulları ve arz endişeleri |
| Kakao-kahve | Yukarı | Üretim bölgelerinde hava riski |
Analistler neye dikkat çekiyor?
Piyasa uzmanlarına göre emtia fiyatlarında kısa vadede Fed’in para politikası mesajları, dolar endeksinin seyri ve ABD-İran mutabakatının uygulanabilirliği belirleyici olmaya devam edecek.
Fed’in faiz artırımı ihtimalini masada tutması, özellikle altın ve gümüş gibi faiz getirisi olmayan varlıklar üzerinde baskı oluşturabilir. Dolar endeksinin güçlü kalması ise hem değerli metaller hem de baz metaller açısından aşağı yönlü riskleri artırabilir.
Enerji tarafında ise Brent petrol fiyatlarının seyrinde Hürmüz Boğazı’ndaki tanker geçişlerinin normalleşme hızı kritik olacak. Geçişlerin savaş öncesi seviyelere dönmesi petrol fiyatlarında baskının sürmesine neden olabilir. Buna karşılık güvenlik risklerinin yeniden artması veya takip görüşmelerinin sonuçsuz kalması, fiyatlarda jeopolitik risk primini yeniden gündeme taşıyabilir.
Tarım emtialarında ise ABD’de hava koşulları, Çin’in talep görünümü, Brezilya ve Batı Afrika’daki üretim riskleri fiyatlamalar üzerinde etkili olmayı sürdürecek.
Sonuç: Emtia piyasalarında ayrışma belirginleşti
Tamamlanan haftada emtia piyasalarında tek yönlü bir hareketten ziyade varlık grupları arasında belirgin bir ayrışma yaşandı. Fed’in şahin mesajları ve güçlü dolar, değerli metaller ile baz metallerde baskı oluştururken, ABD-İran mutabakatı Brent petrol fiyatlarında jeopolitik risk primini azalttı.
Buna karşılık doğal gaz, tahıllar, kakao ve kahve gibi ürünlerde arz-talep dinamikleri ve hava koşullarına bağlı riskler fiyatları destekledi. Bu tablo, önümüzdeki dönemde emtia piyasalarında merkez bankası politikaları kadar jeopolitik gelişmelerin ve iklim kaynaklı üretim risklerinin de fiyatlamalarda belirleyici olmaya devam edeceğini gösteriyor.




