Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Aykut Kocaman’dan dikkat çeken çıkış: Ya Fenerbahçe ya A Milli Takım

Fenerbahçe’nin eski teknik direktörü Aykut Kocaman, bundan sonraki kariyer planına ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı. Kocaman, yalnızca Fenerbahçe ya da A Milli Takım’da görev almak istediğini söyledi.

Fenerbahçe’nin eski teknik direktörü Aykut Kocaman, bundan sonraki kariyer planına

Fenerbahçe’nin eski teknik direktörü Aykut Kocaman, A Spor ekranlarında katıldığı programda Türk futbolunun gündemine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Deneyimli teknik adam, hem kendi kariyer yol haritasını anlattı hem de Süper Lig yarışından Milli Takım’a, transfer politikasından hakem tartışmalarına kadar geniş bir çerçevede görüşlerini paylaştı.

“Ya Fenerbahçe’de ya da A Milli Takım’da çalışacağım”

Aykut Kocaman, teknik adamlık kariyerine dair en dikkat çekici sözlerini görev yapmayı düşündüğü kulüp ve kurumlar üzerinden söyledi. Kocaman, son dönemde kulüp futbolundan bir miktar uzaklaşmasının arka planını anlatırken şu ifadeleri kullandı:

“Yöneticiler, pandemi döneminde seyirci yokken daha hızlı karar vermeye başladılar. Ayrıca çalıştığımız insanlar, personellerin ve oyuncuların ödemesini yapamamaya başladı. Oyunculardan bir şey isterken, yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerekiyor. Bunlar da antrenörlükle mesafemi açtı. Oyuncularla hep aram iyi oldu. Ufakça çatışmalar olabiliyor ama belli bir süre sonra hep olması gibi gitti. Başakşehir’de son dönemde oyuncularla ilişkilerde sıkıntılar oldu. Sonra bir karar verdim. Bundan sonra ‘Ya Fenerbahçe’de ya da A Milli Takım’da çalışacağım’ dedim. Kararıma uygun devam ediyorum. Bunu olursa diye söyledim.”

“Bu Galatasaray iyi değil”

Süper Lig’deki şampiyonluk yarışını da değerlendiren Kocaman, Galatasaray’ın puan ortalamasına dikkat çekti ancak oyun gücü açısından daha eleştirel bir yaklaşım ortaya koydu. Deneyimli teknik adam, ligdeki puan barajlarının eski yıllara göre değiştiğini savunarak şöyle konuştu:

“Galatasaray’ın ortalaması şu an 2.46! Ki bu Galatasaray iyi değil! Şampiyonluk puanı önceden 75’lerdeydi. Bu rakamlar, artık başka bir ligin oynandığını gösteriyor. Son 4 yıldır böyle.”

Kosova-Türkiye maçı için “duyguları yönetmek” vurgusu

Aykut Kocaman, A Milli Takım’ın Kosova ile oynayacağı maça ilişkin değerlendirmesinde, teknik ve taktik kadar psikolojik üstünlüğün de belirleyici olacağını söyledi. Özellikle deplasman atmosferi ve saha zemini üzerinde duran Kocaman, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bu kadar yatırımın, verilen önemin karşılığında 24 sene Dünya Kupası’na gidememek, uzun bir süre. Avrupa şampiyonası, Dünya şampiyonası finallerinde Türkiye’nin tesadüfen olmaması lazım! Hep oralarda olmamız lazım. Olmadığımız zaman tesadüf olmalı. Perşembe gününden itibaren Kosova ve Türkiye bu maça kilitlendi. İki takımın da olumlu ve olumsuz özellikleri söylendi. Daha eklenecek bir şey yok. Daha etkileyici ne olabilir diye düşündüğümde, o gün duyguları yönetmek olacak. Antrenörlüğün de sırrı bu. Dünya Kupası da bir kaç ay sonra başlayacak, duygular öne çıkacak. Kosova’nın kendi evinde oynaması ve saha zeminindeki sıkıntılar… Zeminde problem yaşarsak, maçta bütün dengeler değişebilir. Bunun sonucunda Kosova’da duygusal patlama olabilir. Ciddi istekli bir grup.”

Montella’ya övgü: “Çok iyi yönetiyor”

Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella’ya da ayrı bir parantez açan Kocaman, İtalyan çalıştırıcının oyuncu grubunu iyi yönettiğini söyledi. Kocaman, Milli Takım’da mücadele eden ve aidiyet duygusunu sahaya yansıtan bir yapı gördüğünü dile getirdi:

“Milli Takım’ın şahane bir jenerasyonu var. Hakkını teslim etmek lazım. Vincenzo Montella çok iyi idare ediyor. Küçük zigzaklar içinde eğrisi yukarı doğru diye düşünüyorum. Çok iyi yönetiyor. Milli Takımı izlerken, canla başla oynayan oyuncular gördüğümde çok mutlu oluyorum. Şu an Milli Takımı izlerken bunu yakalıyorum. Bunu yapan teknik direktörün hakkını teslim etmek lazım. İyi yönetiyor bence.”

Burak Yılmaz sorusuna yanıt

Canlı yayında yöneltilen “Burak Yılmaz mı, Aykut Kocaman mı?” sorusuna da esprili ama dikkat çekici bir yanıt veren Kocaman, daha sonra değerlendirmesini taktik bakışla sürdürdü:

“Burak Yılmaz mı, ben mi? Vincenzo Montella, beni tercih eder gibi. Aslında şaka yaptım burada (gülerek). Burak Yılmaz’a takılmak için söyledim. Burak Yılmaz’ın kariyeri benim çok çok üstümde. Bunu söylerken de vazgeçtim. Öndeki oyunculardan baskı istiyor Montella. Bu yüzden biraz önceki şakamı geri alıyorum. Maçlarda dolaşan, adam eksiltebilen, kenara gelebilen forvet arıyor.”

“Trabzonspor kazanırsa çok farklı tablo olabilir”

Kocaman, lig yarışında yalnızca iki takımın değil Trabzonspor’un da tabloyu değiştirebileceğini savundu. Bordo-mavili takımın bütçe ve verimlilik açısından önemli iş yaptığını söyleyen deneyimli teknik adam, şu ifadeleri kullandı:

“İki takım dışında Trabzonspor’un da son haftalara eşlik etmesini anlatıyor. Son yıllara göre ciddi bir değişim diyebiliriz.”
“Milli aradan sonra ya tamamen perçinlenecek durum, ya da iki takım yine devam edecek! Trabzonspor belki ikinciliğe gidebilir. Trabzonspor kazanırsa, çok çok farklı tablo olabilir. Bütçe ve verimlilik anlamında Trabzonspor için çok iyi puan. Fatih Tekke iyi iş yaptı.”

Beşiktaş ve Trabzonspor’un büyüklerle rekabeti hakkında da konuşan Kocaman, ekonomik tercihlerin saha sonuçlarını doğrudan etkilediğini söyledi. Deneyimli teknik adam, Trabzonspor’un beklentilerin üzerinde bir sezon geçirdiğini vurguladı.

“Bu yıldız transfer düzeni böyle gitmeyecek”

Türk futbolunun ekonomik yapısı ve yıldız transfer politikasına ilişkin en sert açıklamalarından birini yapan Kocaman, mevcut modelin sürdürülemez olduğunu savundu. Şu sözler, canlı yayının en çarpıcı bölümlerinden biri oldu:

“Ne yazık ki böyle devam etmeyecek! Mali olarak altı yok! Suni ve zorlama yöntemlerle, yürütülen duygular bir süre sonra acı bir şekilde geriye dönecek. Gerçeği bu. 1984 yılında profesyonel oldum, yıl 2026! Ve 42 yıl geçti, bu paraların karşılığının olmadığını görüyorum. Borçlar, 5 yıl sonra bugün konuşulanın 6 katı olacak! Bu yarış bize bir şey getirmiyor! Hormonlu, içi boş bir büyüme! Avrupa’da son 16’lar, 4-5 yılda bir son 8 olabilir Şampiyonlar Ligi’nde… Bu paralarla, bunları olabilirdik. 10-12 yıl önce bunların olabileceğini söyledim. Bugünkü paralarla ise zaten öyle olması lazım! Soru şu; Avrupa’da bu başarılar oldu mu? Olmuyor! Peki bu parayı nasıl sübvanse edeceğiz! Şampiyonlar Ligi’nde arada sırada ilk 8, Avrupa Ligi ve Konferans Ligi’nde çeyrek final ve üstünde Türk takımları olmalı! Orada olamaman tesadüf olmalı! Altını doldurmadan yukarılara çıkarsan, düşüş daha sert olur!”

“Fenerbahçe ve Milli Takım için çabam olmadı”

Kocaman, kamuoyunda zaman zaman dile getirilen “yeniden göreve gelir mi?” tartışmalarına da dolaylı biçimde yanıt verdi. Sosyal medya kullanmadığını söyleyen tecrübeli teknik adam, Fenerbahçe ve Milli Takım için özel bir girişiminin olmadığını belirtti:

“Benim sosyal medyam yok! Çok sıra dışı yorumlar var! Aykut Kocaman düşmanlığı var, benim evden dışarı çıkmamı istemiyorlar! Gözümle görmedim ama gelen bilgiler böyleydi! Daha önce söylediğim her şeyin arkasındayım! Fenerbahçe ve Milli Takım için çabam olmadı! Şartlar böyle oluşursa olur. Milli Takım için aklımız yettiğince bir şeyler söyledik. Fenerbahçe olarak beklentim sıfır! Kuracağım cümleler dönemsel olarak, ne oldu, ne olabilir!”

“Üç transfer lazımdı”

Fenerbahçe’nin kadro mühendisliğine ilişkin görüşlerini de paylaşan Kocaman, sarı-lacivertli ekibin sezon içindeki temel eksiklerini tek tek sıraladı. Özellikle santrfor, stoper ve sol bek ihtiyacını vurgulayan tecrübeli hoca, şunları söyledi:

“Fenerbahçe’nin net bir santrfor ihtiyacı olduğunu söyledim. Jhon Duran ve Youssef En-Nesyri’nin aranan özelliklerde olmadığı kabul görüştü. Moussa Sow geldi, ilk Beşiktaş maçı… İlk top geldi ve bir kontrol etti, Fenerbahçe ile olayını bitirdi! Kabul gördü. Çünkü Fenerbahçe çok kabul etmez, çok seçici. Kendi düşüncelerim olarak net forvet ve net stoper lazım olduğunu söyledim. Bir de sol bek gerektiğini belirttim. 1-1 biten Fenerbahçe – Galatasaray maçını izlerken, Fenerbahçeliler adına sıkıntıya sokan bir durum oldu. O maçı kazanabilirdik. Ancak net bir fark gözükmüştü, o yüzden söyledim. Ayrıca fırsat olursa, topla iyi giden bir oyuncu alınırsa, Galatasaray ile baş etme ve geçme şansımız olabileceğini söyledim.”

Kocaman, savunma hattına ilişkin yorumunu ise şu sert benzetmeyle sürdürdü:
“Dünya yerinden kurulsa, Fenerbahçe yeniden oluşsa; Samsunspor maçındaki 3’lüyü bir daha görmeyiz! Buna mahkum kalmazdı herhalde Fenerbahçe! Mert Müldür, Jayden Oosterwolde, Levent Mercan 3’lüsüne mahkum kalmazdı! Abartarak söylüyorum tabii…”

Hakem tartışmalarına sert eleştiri

Programın son bölümünde hakemlik kurumuna yönelik tartışmalara değinen Kocaman, Türkiye’de hakemlerin uzun süredir sistemin en kolay hedefi haline geldiğini söyledi. Ancak hakemlerin de tamamen masum olmadığını belirten Kocaman, yapısal bir iklim değişikliği olmadan çözüm gelmeyeceğini savundu:

“Hakemler günah keçisi olarak kabul edildi. Yöneticiler, teknik adamlar, futbolcular, ben de dahil bunlar yapıldı. Hakemler günah keçisi ve en kolay saldırılacak, kendini temize çıkarılacak yer! TFF ve MHK, belli bir yere geldikten sonra arkalarında duramıyor! Hakemlerin bunun karşısında durma şansı yok! Hakemleri koruyan kurumun da, hakemleri koruyan kurumu koruyan kurumun da buna karşı koyma şansı yok! Bu davranış, bu iklimde değişmeyecek! Çok çocukça geliyor bana! İklimde değişiklik olmadan, hakemlerin değişeceğini düşünmek çocukça geliyor bana. Karamsar değil, gerçekçi bir insanım. Yabancı hakem söylemleri, daha da kötü! İklimi değiştirmek yerine daha parçalayıcı! Yabancı hakem geldi, daha sonra ne olacak? Hakemler pirüpak, MHK pirüpak, TFF pirüpak değil! Burası ne kadar kirliyse, onlar da o kadar kirli! Kendileri korumak için bu bataklığa girdiler! Yabancı VAR falan getirmek, acayip çocukça geliyor. Kimsenin hakemleri düşündüğü yok ama hakemler de pirüpak değil! Bu arada hakemlerin gidişatı değiştiren çok güçlü organizasyonları da oldu! Hakem müessesi de çok masum değil; bizim gibi! Antrenörler için de böyle!”

Aykut Kocaman’ın açıklamaları, yalnızca Fenerbahçe ve A Milli Takım sözleriyle değil, Türk futbolunun ekonomik yapısı, kadro planlaması ve hakem sistemi üzerine yaptığı sert çıkışlarla da gündem yaratacak nitelikte görünüyor.