Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Üre gübresinde üç ayda sert yükseliş: Ocakta 25-27 bin liraydı, mart sonunda 32 bin liranın üstüne çıktı

Türkiye’de en yaygın kullanılan azotlu gübrelerden ürede fiyat artışı mart sonunda yeniden hızlandı. Ocak ayında ton başına 25 bin ila 27 bin 400 lira bandında görülen fiyatlar, 30 Mart itibarıyla 32 bin 200 liraya kadar yükseldi. Piyasadaki marka ve satış kanalına göre artış oranı yaklaşık yüzde 17 ile yüzde 30 arasında değişiyor.

Türkiye’de en yaygın kullanılan azotlu gübrelerden ürede fiyat artışı mart

Türkiye’de buğdaydan mısıra, pancardan sebze üretimine kadar geniş bir alanda kullanılan üre gübresi, 2026’nın ilk çeyreğinde çiftçinin en ağır girdi kalemlerinden biri haline geldi. Ocak ayında açıklanan piyasa listelerinde ton fiyatı marka ve bölgeye göre 25 bin ile 27 bin 400 lira arasında değişirken, mart sonunda Tarım Kredi satış noktalarında 32 bin 200 liraya, bazı özel firma listelerinde ise 32 bin 500 liraya kadar çıktı.

Bu tablo, “stok var ama erişilebilir fiyat yok” eleştirisini büyüttü. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2 Mart’ta gübre stoklarının yeterli seviyede olduğunu ve arz güvenliğini tehdit eden bir durum bulunmadığını açıkladı. Ancak mart ayının son haftasında fiyat tabelalarının neredeyse gün aşırı değişmesi, üreticinin alım gücüyle stok durumu arasındaki farkı görünür hale getirdi.

Ocakta fiyatlar neydi, şimdi ne oldu?

Ocak ortasında yayımlanan iki farklı piyasa referansı, sezon başındaki üre fiyatını net biçimde gösteriyor. Bursa Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği’nin 16 Ocak tarihli listesinde 50 kilogram üre 1.370 lira olarak açıklandı; bu rakam ton başına 27 bin 400 liraya karşılık geliyor. Aynı dönemde markalı piyasa listelerinde İGSAŞ ve Toros 46 üre azot gübresi 50 kilogramda 1.250 lira, yani ton başına 25 bin lira seviyesinde yer aldı.

30 Mart’a gelindiğinde Tarım Kredi’de üre gübresi 31 bin liradan 32 bin 200 liraya yükseldi. Aynı günlerde özel sektör fiyat listelerinde İGSAŞ’ta 30 bin 250 lira, Toros ve bazı firmalarda ise 32 bin 500 liraya kadar çıkan seviyeler görüldü. Bu da ocak ortasına göre, seçilen referansa bağlı olarak ton başına yaklaşık 4 bin 800 ila 7 bin 500 liralık artış anlamına geliyor.

Artış oranı kaç?

Rakamlar tek bir fiyatı değil, bayi, marka, nakliye ve ödeme koşullarına göre değişen bir bandı gösteriyor. Buna rağmen artışın boyutu net:

  • 27 bin 400 liradan 32 bin 200 liraya çıkış yaklaşık yüzde 17,5 artışa işaret ediyor.
  • 25 bin liradan 32 bin 200 liraya çıkış yaklaşık yüzde 28,8 artış demek.
  • 25 bin liradan 32 bin 500 liraya çıkan örneklerde artış yüzde 30’a ulaşıyor.

Bu nedenle sahadaki “yüzde 40’a yaklaştı” şikâyeti her bayi için birebir doğrulanmasa da, mart ayı içindeki çok hızlı fiyat güncellemeleri nedeniyle birçok üretici açısından artış algısı daha sert hissediliyor. Son bir ayı esas alan bazı sektör yayınları da fiyatın 21-25 bin liradan 34-35 bin liraya kadar çıktığını aktararak daha yüksek bir sıçramaya dikkat çekiyor; ancak bu rakamlar bölgesel ve satış kanalı farklılıkları nedeniyle genellenirken dikkatli okunmalı.

Savaş fiyatları neden bu kadar hızlı etkiledi?

TZOB, 26 Mart tarihli değerlendirmesinde İran-İsrail-ABD hattındaki savaşın petrol, doğalgaz ve gübre üretim merkezlerini doğrudan etkilediğini; sevkiyat yollarındaki risk nedeniyle girdi piyasasında maliyet baskısının büyüdüğünü belirtti. Aynı açıklamada savaş öncesine göre amonyum sülfatta yüzde 23,3, ürede yüzde 19,5, DAP’ta yüzde 9,6 artış olduğu; üre gübresinin ton fiyatının 31 bin 124 liraya çıktığı ifade edildi. Bu hesap, savaş öncesi baz fiyatın yaklaşık 26 bin lira seviyesinde olduğunu gösteriyor.

Üre üretiminde doğalgaz temel maliyet kalemlerinden biri olduğu için enerji fiyatlarındaki her sert sıçrama gübre maliyetine doğrudan yansıyor. Reuters ve diğer piyasa raporlarında mart boyunca Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risklerin petrol ve enerji fiyatlarını yukarı ittiği, bunun da emtia zinciri boyunca maliyetleri artırdığı vurgulanıyor. Türkiye’de çiftçinin hissettiği baskı, tam da bu küresel enerji-jeopolitik denklemden besleniyor.

Tarım Kredi ve özel sektör arasındaki fark ne söylüyor?

Mart ayında yalnızca özel firmalar değil, Tarım Kredi satış noktaları da peş peşe fiyat güncellemelerine gitti. 10 Mart’ta üre gübresi 29 bin 900 lira olarak duyurulurken, 30 Mart’ta 32 bin 200 liraya çıktı. Yani yalnızca 20 günlük dönemde yaklaşık yüzde 7,7’lik ek artış yaşandı. Bu da fiyat baskısının tek seferlik değil, kademeli ve hızlı bir zam zinciri halinde ilerlediğini gösteriyor.

Özel sektör listelerinde ise aynı tarihlerde 30 bin 250 lira ile 32 bin 500 lira arasında değişen fiyatlar görüldü. Bu tablo, çiftçinin bulunduğu il, bağlı olduğu kooperatif, ödeme şekli ve tercih ettiği markaya göre farklı rakamlarla karşılaşmasına yol açıyor. Başka bir ifadeyle, piyasada “tek fiyat” değil “yüksek fiyat bandı” oluşmuş durumda.

Resmî veriler uzun vadede ne diyor?

TZOB’un 2025 yıl sonu değerlendirmesinde üre gübresinin yıllık bazda 17 bin 167 liradan 26 bin 11 liraya yükseldiği kaydedildi. Aynı kurumun ocak değerlendirmesinde de üre gübresindeki yıllık artış oranı yüzde 38,2 olarak verildi. TÜİK’in Tarım-GFE takvimine göre ocak 2026 tarımsal girdi verileri mart ortasında yayımlandı; aralık 2025 bülteninde ise tarımsal girdilerde yıllık artışın sürdüğü görülmüştü. Bu da mart sonunda yaşanan yeni sıçramanın, zaten yüksek seyreden bir maliyet zemininin üstüne geldiğini gösteriyor.

Çiftçi neden “stok var ama alamıyoruz” diyor?

Çünkü sorun artık yalnızca piyasada mal bulunup bulunmaması değil, nakit akışı ve finansman. Üre, özellikle üst gübreleme döneminde ertelenemeyen bir girdi. Çiftçi ya zamanında alacak ya da verim kaybı riskini üstlenecek. Mart sonunda ton fiyatının 32 bin liranın üzerine çıkması, 30 tonluk bir kamyon için yaklaşık 966 bin lira ila 975 bin lira arasında bir maliyet anlamına geliyor. Bu da sahadaki “bir kamyon üre neredeyse 1 milyon lira oldu” ifadesini matematiksel olarak doğruluyor.

Maliyet baskısı sadece gübreyle sınırlı değil. Mazot, finansman giderleri ve diğer girdilerdeki artışla birleştiğinde çiftçi, eksik gübreleme ya da daha dar alanda üretim gibi seçeneklere zorlanıyor. Tarım yayınları ve sektör temsilcileri, bunun yaz aylarında verim ve rekolte üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabileceği uyarısını yapıyor.

Ocak–mart üre fiyat karşılaştırması

Tarih / kaynak Fiyat Ton karşılığı Not
16 Ocak 2026 – Bursa DSYB listesi 1.370 TL / 50 kg 27.400 TL Perakende referans
17 Ocak 2026 – İGSAŞ/Toros liste 1.250 TL / 50 kg 25.000 TL Marka bazlı piyasa referansı
10 Mart 2026 – Tarım Kredi 29.900 TL / ton 29.900 TL Zamlı liste
30 Mart 2026 – Tarım Kredi 32.200 TL / ton 32.200 TL Güncel kooperatif satışı
28-30 Mart 2026 – özel firma listeleri 30.250–32.500 TL / ton 30.250–32.500 TL Firma ve bölgeye göre değişiyor

Mart sonunda gelinen tablo, üre gübresinde geçici bir dalgalanmadan çok, savaş ve enerji maliyetleriyle beslenen yeni bir fiyat eşiğine işaret ediyor. Bakanlık cephesi arz güvenliği sorunu olmadığını vurgulasa da, çiftçi açısından asıl mesele malın depoda olması değil, tarlaya zamanında ve alınabilir bedelle ulaşması. Ocakta 25-27 bin lira bandında olan ürenin mart sonunda 32 bin liranın üstüne çıkması, üretim sezonunun en kritik aşamasında çiftçinin hesaplarını bozmuş durumda.