İSTANBUL – 4 Kasım 2026
Türkiye’de yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiren fon soruşturmasında dikkat çekici bir gelişme yaşandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı İbrahim Ömer Gönül yeniden ifadeye çağrıldı.
Üç ismin, 5 Kasım 2026 Perşembe günü saat 11.00’de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına giderek şüpheli sıfatıyla ifade vermesi bekleniyor.
Soruşturma kapsamında Kaya çiftinin hisse alım satım işlemleri, elde ettikleri kazançlar ve bu işlemlerle bağlantılı para hareketleri inceleniyor.
Kaya çifti ikinci kez ifade verecek
Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya, soruşturma kapsamında daha önce 7 Ekim 2026 tarihinde İstanbul Adliyesi’ne giderek savcılığa ifade vermişti.
Çifte, Özata Denizcilik hisselerinde gerçekleştirdikleri alım satım işlemleri, bu işlemlerin zamanlaması ve elde edilen kazançların daha sonra hangi yatırım araçlarında değerlendirildiği sorulmuştu.
İlyas Kaya, ilk ifadesinde Nisan 2026’da yaklaşık 150 bin lot Özata Denizcilik hissesi satın aldığını, hisselerin bir bölümünü ağustos ayında, kalan kısmını ise eylül ayında sattığını anlatmıştı.
Fatma Betül Sayan Kaya da aynı dönemde yaklaşık 250 bin lot hisse aldığını ve bunların bir bölümünü ağustos, kalanını ise eylül ayında sattığını belirtmişti.
Kaya çifti, yatırım kararlarını kendi iradeleriyle aldıklarını, işlemleri sırasında herhangi bir kişiden özel bilgi veya yönlendirme almadıklarını savunarak suçlamaları reddetmişti.
2,17 milyar liralık kazanç iddiası
Soruşturma dosyasına yansıyan iddialara göre Kaya çifti, bir şirketin hisselerine yaklaşık 163 milyon lira yatırım yaptıktan sonra söz konusu hisseleri borsadaki likidite krizinden önce satarak 2 milyar 170 milyon lira düzeyinde haksız kazanç elde etti.
Bu iddia kapsamında hisse alımlarının ve satışlarının tarihleri, miktarları ve işlemlerden sonra gerçekleştirilen para transferleri incelemeye alındı.
Kaya çifti ise alım satım işlemlerinde herhangi bir manipülatif faaliyette bulunmadıklarını ve kendilerine özel bilgi verilmediğini savundu.
İlk ifadelerinde satışlardan elde ettikleri paranın bir bölümünü kısa süreli yatırım fonlarında değerlendirdiklerini açıklayan çift, daha sonra elde ettikleri kazançlara ilişkin geri ödeme gerçekleştirdiklerini bildirdi.
Yaklaşık 1,86 milyar liranın iade edildiği açıklandı
Kaya çiftinin, Sermaye Piyasası Kurulunun duyurduğu gönüllü geri ödeme mekanizması kapsamında yaklaşık 1 milyar 860 milyon liralık kâr tutarını Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun (TMSF) belirlediği hesaba aktardığı bildirildi.
İlyas Kaya, Halk Yatırım ve Tera Yatırım üzerinden işlemler gerçekleştirdiğini, Fatma Betül Sayan Kaya ise Tera bünyesindeki bir yatırım fonunda işlem yaptığını ifade etmişti.
Çiftin mal varlıkları hakkında 29 Eylül 2026 tarihinde tedbir kararı uygulanmıştı.
Savcılığın, 5 Kasım’da alınacak yeni ifadelerde hisse işlemlerinin zamanlaması, elde edilen kazançların kaynağı, fon hareketleri ve geri ödemelerle ilgili konuları yeniden değerlendirmesi bekleniyor.
Eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül de soruşturmada
Soruşturma kapsamında ifadeye çağrılan bir diğer isim ise eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı İbrahim Ömer Gönül oldu.
Gönül hakkında 4 Ekim 2026 tarihinde, görevini kötüye kullandığı iddiaları kapsamında soruşturma izni verilmesi amacıyla Hazine ve Maliye Bakanlığına başvurulmuştu.
Bakanlık Teftiş Kurulu da söz konusu iddialarla ilgili inceleme başlatmıştı.
Eski SPK Başkanının yeniden ifadeye çağrılması, sermaye piyasalarında yaşanan fon krizinin yalnızca yatırımcılar ve fon yöneticileriyle sınırlı kalmadığını, denetim süreçlerine ilişkin iddiaların da soruşturmanın gündeminde bulunduğunu ortaya koydu.
Fatma Betül Sayan Kaya AK Parti’den istifa etmişti
Fon soruşturmasında adı geçen Fatma Betül Sayan Kaya, 26 Eylül 2026 tarihinde AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa etmişti.
Daha sonra AK Parti üyeliğinin de sona erdiği açıklanmıştı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Eyüp Kadir İnan, konuya ilişkin açıklamasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları ve partinin yetkili kurullarının değerlendirmeleri doğrultusunda gerekli işlemlerin yapıldığını bildirmişti.
İnan, Kaya’nın partiyle ilişkisine yönelik açıklamasında, “Fatma Betül Hanım partimizin üyesi değildir, partimizin mensubu da değildir.” ifadelerini kullanmıştı.
131 fonun tasfiyesi gündeme gelmişti
Türkiye’de eylül ayında derinleşen yatırım fonları krizi, sermaye piyasalarında önemli sonuçlar doğurmuştu.
Sermaye Piyasası Kurulu, bazı fonlarda likidite sorunlarının ortaya çıkması ve yatırımcıların yoğun satış taleplerinin ardından 17 Eylül 2026 tarihinde toplam 131 yatırım fonunun tasfiyesine karar vermişti.
Söz konusu kararın 455 binden fazla yatırımcıyı ilgilendirdiği açıklanmıştı.
Tasfiye işlemleri kapsamında yatırımcıların zararlarının azaltılması, fon mal varlıklarının nakde dönüştürülmesi ve hukuka aykırı işlemlerden kaynaklandığı belirlenen değerlerin geri kazanılması amacıyla çeşitli düzenlemeler hayata geçirilmişti.
17 Ekim itibarıyla A1 Portföy, Bulls Portföy ve Pardus Portföy yönetimindeki 66 yatırım fonunda bulunan 45 binden fazla yatırımcıya toplam yaklaşık 40,8 milyar liralık ayni ve nakdi tasfiye işleminin tamamlandığı bildirilmişti.
Böylece tasfiye sürecindeki fon sayısı 131’den 65’e gerilemişti.
Eski Borsa İstanbul Genel Müdürü de tutuklanmıştı
Fon soruşturması kapsamında son dönemde çok sayıda finans ve şirket yöneticisi hakkında adli işlem gerçekleştirildi.
3 Kasım 2026 tarihinde eski Borsa İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Enes Ergun, rüşvet almak suçlamasıyla yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanmıştı.
Soruşturmanın önceki aşamalarında bazı fon yöneticileri, şirket sahipleri ve finans sektöründe görev yapan isimler hakkında da gözaltı, tutuklama ve adli kontrol kararları uygulanmıştı.
Sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemler, fonların yönetimi, hisse fiyatlarındaki olağan dışı hareketler ve kamu görevlilerinin denetim sorumluluklarına yönelik incelemeler devam ediyor.
5 Kasım’da alınması beklenen ifadelerin ardından soruşturmanın seyrine ilişkin yeni gelişmelerin yaşanması bekleniyor.
Öte yandan soruşturma kapsamında adı geçen kişiler hakkındaki iddialar yargılama sonucunda kesinleşmiş değil. Şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılmaları, haklarında suçluluğu kesinleştiren bir mahkeme kararı bulunduğu anlamına gelmiyor.




