Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

TÜRK-İŞ ekim ayı açlık ve yoksulluk sınırını açıkladı: Dört kişilik ailenin geçim maliyeti 123 bin 856 liraya yükseldi

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), Ekim 2026 Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması’nın sonuçlarını açıkladı. Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması 38 bin 24 liraya, gıda dışındaki zorunlu ihtiyaçlarla birlikte toplam geçim maliyeti ise 123 bin 856 liraya ulaştı. Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti 49 bin 124 liraya yükselirken, mutfak enflasyonu yıllık yüzde 33,83 olarak hesaplandı. Araştırma, temel gıda ürünlerindeki fiyat hareketlerini, aile bireylerinin beslenme maliyetlerini ve son yıllarda geçim şartlarında yaşanan değişimi ayrıntılarıyla ortaya koydu.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), Ekim 2026 Açlık ve Yoksulluk

Türkiye’de çalışanların ve dar gelirli ailelerin geçim koşullarını ortaya koyan TÜRK-İŞ’in Ekim 2026 araştırması, mutfak harcamalarının aile bütçesi üzerindeki yükünün devam ettiğini gösterdi.

30 Ekim 2026 tarihinde yayımlanan yedi sayfalık araştırmaya göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için aylık 38.024,03 TL harcaması gerekiyor. Aynı ailenin kira, elektrik, su, ısınma, ulaşım, eğitim, sağlık, giyim ve diğer zorunlu ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için gereken toplam tutar ise 123.856,80 TL’ye yükseldi.

Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti de 49.124,30 TL olarak hesaplandı.

Araştırmaya göre ekim ayında gıda harcamalarındaki artış bir önceki aya kıyasla yüzde 0,59 olurken, son 12 aylık artış yüzde 33,83’e, yıllık ortalama artış yüzde 39,26’ya ulaştı.

Açlık sınırı bir yılda 9 bin 612 lira arttı

TÜRK-İŞ’in araştırmasında dört kişilik ailenin aylık gıda harcaması, Ekim 2025’te 28.411,95 TL olarak hesaplanmıştı.

Ekim 2026’da bu tutar 38.024,03 TL’ye yükseldi. Böylece ailenin yalnızca beslenmek için yapması gereken harcama bir yılda 9.612,08 TL arttı.

Eylül 2026’da 37.800,93 TL olan açlık sınırı ise ekim ayında 223,10 TL yükseldi.

Yoksulluk sınırında da benzer bir artış yaşandı. Ekim 2025’te 92.547,07 TL olan toplam zorunlu harcama tutarı, Ekim 2026’da 123.856,80 TL’ye ulaştı.

Buna göre dört kişilik ailenin aylık toplam geçim maliyeti son bir yılda 31.309,73 TL artış gösterdi.

Tablo 1: Açlık ve yoksulluk sınırının yıllara ve aylara göre değişimi

Tutarlar TL/ay cinsindendir.

Harcama kalemi Ekim 2025 Aralık 2025 Eylül 2026 Ekim 2026
Yetişkin erkek gıda gideri 8.543,33 9.037,43 11.292,39 11.347,71
Yetişkin kadın gıda gideri 6.878,25 7.319,78 9.268,38 9.326,83
15-19 yaş grubu çocuk 8.430,83 8.924,93 11.161,14 11.216,46
4-6 yaş grubu çocuk 4.559,54 4.861,61 6.079,02 6.133,02
Açlık sınırı 28.411,95 30.143,75 37.800,93 38.024,03
Yoksulluk sınırı 92.547,07 98.188,11 123.130,00 123.856,80

Tablo incelendiğinde, dört kişilik ailenin her bir bireyi için gereken beslenme harcamasının arttığı görülüyor.

Ekim 2026 itibarıyla yetişkin bir erkeğin aylık gıda maliyeti 11.347,71 TL, yetişkin bir kadının 9.326,83 TL olarak hesaplandı. 15-19 yaş grubundaki bir çocuğun sağlıklı beslenebilmesi için 11.216,46 TL, 4-6 yaş grubundaki bir çocuğun beslenebilmesi için ise 6.133,02 TL gerekiyor.

Araştırmanın esas aldığı aile modelinde iki yetişkin ve iki çocuğun toplam aylık gıda harcaması 38 bin lirayı aşmış durumda.

Yoksulluk sınırı ne kadar arttı?

TÜRK-İŞ’in açıkladığı veriler üzerinden yapılan karşılaştırma, ailelerin toplam zorunlu harcamalarındaki artışı da ortaya koyuyor.

Tablo 2: Bir yıllık ve aylık geçim maliyeti farkları

Gösterge Ekim 2025–Ekim 2026 artışı Eylül–Ekim 2026 artışı
Açlık sınırı 9.612,08 TL 223,10 TL
Yoksulluk sınırı 31.309,73 TL 726,80 TL

Farklar, TÜRK-İŞ’in açıkladığı tutarlar üzerinden hesaplanmıştır.

Yoksulluk sınırının aylık 123.856,80 TL’ye yükselmesi, dört kişilik bir ailenin yalnızca mutfak giderleriyle değil, barınma, ulaşım, enerji, eğitim ve sağlık gibi diğer zorunlu harcamalarla birlikte çok daha yüksek bir gelir ihtiyacıyla karşı karşıya olduğunu gösteriyor.

Araştırmaya göre açlık sınırı yalnızca gıda giderlerini ifade ederken, yoksulluk sınırı ailenin bütün zorunlu ihtiyaçlarını kapsıyor.

Bu nedenle 38 bin liralık açlık sınırı, bir ailenin toplam geçim maliyeti olarak değerlendirilmemeli.

Mutfak enflasyonu ekimde yüzde 0,59 oldu

TÜRK-İŞ, araştırmasında temel gıda ürünlerindeki fiyat değişimini esas alarak hesapladığı mutfak enflasyonunu da açıkladı.

Ekim ayında Ankara’da yaşayan dört kişilik ailenin gıda için yapması gereken asgari harcama, bir önceki aya göre yüzde 0,59 arttı.

Son 12 aylık artış yüzde 33,83, on iki aylık ortalamalara göre artış ise yüzde 39,26 olarak gerçekleşti.

Tablo 3: TÜRK-İŞ mutfak enflasyonunun karşılaştırmalı görünümü

Değişim oranı (%) Ekim 2025 Aralık 2025 Eylül 2026 Ekim 2026
Aylık değişim 1,59 1,06 1,10 0,59
Aralık ayına göre değişim 34,76 42,97 26,14* 26,14
Son 12 aylık değişim 39,06 42,97 35,14 33,83
12 aylık ortalamalara göre 40,22 40,15 39,78 39,26

Veriler, ekim ayında gıda harcamalarındaki artış hızının eylül ayına göre yavaşladığını gösteriyor.

Eylül ayında yüzde 1,10 olan aylık artış, ekimde yüzde 0,59’a geriledi. Son 12 aylık artış oranı da yüzde 35,14’ten yüzde 33,83’e düştü.

Bununla birlikte enflasyon oranındaki düşüş, gıda fiyatlarının genel olarak gerilediği anlamına gelmiyor. Açlık sınırının eylül ayındaki 37.800,93 TL seviyesinden ekimde 38.024,03 TL’ye yükselmesi, ailelerin gerekli gıda harcamasının artmaya devam ettiğini gösteriyor.

2026 boyunca açlık sınırı nasıl değişti?

TÜRK-İŞ raporunun ikinci sayfasında yer alan “Yıllık Gıda Enflasyonu ve Açlık Sınırı” grafiği, açlık sınırındaki yükselişin yıl boyunca devam ettiğini ortaya koyuyor.

Grafikteki gelişimin daha ayrıntılı görülebilmesi için raporun endeks ve aylık değişim verileri tabloya dönüştürüldü.

Tablo 4: 2026 yılında açlık sınırının aylara göre seyri

Ay Açlık sınırı (TL) Aylık artış (%)
Aralık 2025 30.143,75 1,06
Ocak 2026 31.223,02 3,58
Şubat 2026 32.365,84 3,66
Mart 2026 32.793,05 1,32
Nisan 2026 34.586,74 5,47
Mayıs 2026 35.174,52 1,70
Haziran 2026 35.758,67 1,66
Temmuz 2026 36.938,72 3,30
Ağustos 2026 37.387,12 1,21
Eylül 2026 37.800,93 1,10
Ekim 2026 38.024,03 0,59

Aralık 2025, Eylül ve Ekim 2026 tutarları raporda doğrudan açıklanmıştır. Diğer aylara ait tutarlar, TÜRK-İŞ Açlık Sınırı Endeksi (TASE) kullanılarak hesaplanmış yaklaşık değerlerdir. Aylık değişim oranları raporun 4. sayfasından alınmıştır.

TÜRK-İŞ’in verilerine göre 2026’nın ilk on ayında mutfak harcamalarında en yüksek aylık artış yüzde 5,47 ile nisanda gerçekleşti.

Şubat ayında yüzde 3,66, ocakta yüzde 3,58 ve temmuzda yüzde 3,30 olarak hesaplanan artışlar da yılın dikkat çeken dönemlerini oluşturdu.

Ekimde aylık artış yüzde 0,59’a kadar gerilese de yılbaşından bu yana biriken fiyat artışları nedeniyle açlık sınırı 38 bin liranın üzerine çıktı.

Grafik verileri: Yıllık mutfak enflasyonu ve açlık sınırı

Tablo 5: TÜRK-İŞ’e göre 2026’nın aylık ve yıllık gıda enflasyonu

Ay Aylık (%) Son 12 ay (%)
Ocak 3,58 41,09
Şubat 3,66 38,77
Mart 1,32 38,86
Nisan 5,47 43,90
Mayıs 1,70 40,18
Haziran 1,66 36,93
Temmuz 3,30 39,85
Ağustos 1,21 37,91
Eylül 1,10 35,14
Ekim 0,59 33,83

Nisan ayında yüzde 43,90’a çıkan yıllık mutfak enflasyonu, ekim itibarıyla yüzde 33,83’e geriledi. Böylece nisan-ekim döneminde yıllık artış oranında 10,07 puanlık azalma kaydedildi.

Ancak bu dönemde açlık sınırı tutarı yükselmeyi sürdürdü.

TÜRK-İŞ Açlık Sınırı Endeksi 1.428,12’ye yükseldi

TÜRK-İŞ, gıda harcamalarındaki değişimi takip etmek amacıyla 2021 yılını 100 kabul eden TÜRK-İŞ Açlık Sınırı Endeksi’ni (TASE) de yayımlıyor.

Ekim 2026 itibarıyla endeks 1.428,12 seviyesine ulaştı.

Endeksin 2025 Ekim ayında 1.067,11, 2025 Aralık ayında ise 1.132,15 seviyesinde bulunduğu dikkate alındığında, gıda harcamalarındaki artışın endekse de yansıdığı görülüyor.

Tablo 6: TÜRK-İŞ Açlık Sınırı Endeksi (TASE, 2021=100)

Ay 2023 2024 2025 2026
Ocak 332,93 565,21 831,21 1.172,72
Şubat 353,99 610,59 876,00 1.215,59
Mart 360,23 630,72 886,95 1.231,64
Nisan 380,67 665,73 902,74 1.299,03
Mayıs 389,18 712,45 942,43 1.321,11
Haziran 389,60 712,81 980,84 1.343,05
Temmuz 437,85 722,41 992,04 1.387,40
Ağustos 458,14 723,79 1.018,25 1.404,24
Eylül 500,80 744,81 1.050,53 1.419,74
Ekim 513,94 767,39 1.067,11 1.428,12
Kasım 526,78 772,26 1.120,28 —
Aralık 542,03 791,85 1.132,15 —

Araştırmanın endeks serisi, 2023-2026 döneminde gıda harcamalarının birikimli biçimde yükseldiğini gösteriyor.

2023 yılı ekim ayında 513,94 olan TASE, 2024’ün aynı ayında 767,39’a, 2025’te 1.067,11’e ve 2026’da 1.428,12’ye ulaştı.

Endeksteki bu yükseliş, özellikle son yıllarda gıda harcamalarının hane bütçesinde yarattığı mali baskıyı ortaya koyuyor.

Meyve ve sebze fiyatlarında sonbahar etkisi: Meyvenin kilogramı 143 lirayı aştı

TÜRK-İŞ araştırmasında yalnızca açlık ve yoksulluk sınırları değil, temel gıda ürünlerinin fiyatlarındaki değişimler de ayrıntılı biçimde incelendi.

Araştırmada, sonbahardan kış mevsimine geçiş nedeniyle meyve ve sebze fiyatlarında ürün bazında farklı hareketlerin yaşandığı belirtildi.

Ekim ayında 28’i sebze ve 11’i meyve olmak üzere toplam 39 ürünün fiyatı değerlendirildi.

Raporun beşinci sayfasındaki meyve-sebze grafiğine göre ortalama meyve fiyatı kilogram başına 143,18 TL, ortalama sebze fiyatı 109,91 TL, ortalama meyve-sebze fiyatı ise 119,29 TL olarak gerçekleşti.

Tablo 7: Meyve ve sebze fiyatlarının aylara göre değişimi

Ortalama kilogram fiyatları, TL

Dönem Meyve Sebze Meyve-sebze
Ekim 2025 90,00 65,10 71,58
Kasım 2025 108,25 74,00 83,79
Aralık 2025 107,78 70,38 80,00
Ocak 2026 109,06 82,77 89,34
Şubat 2026 117,50 80,83 90,83
Mart 2026 97,50 107,79 105,37
Nisan 2026 131,50 94,30 104,93
Mayıs 2026 135,65 88,08 103,34
Haziran 2026 139,23 91,56 108,78
Temmuz 2026 147,50 101,14 117,50
Ağustos 2026 150,77 100,00 119,41
Eylül 2026 133,75 113,33 118,00
Ekim 2026 143,18 109,91 119,29

Kaynak: TÜRK-İŞ raporu, sayfa 5, Meyve Sebze Fiyatları grafiğinin altındaki veri tablosu. Genel ortalamaya salata yeşillikleri de dahildir. Raporun üçüncü sayfasındaki sebze ortalaması 120,42 TL olarak yazılmıştır; grafik tablosundaki farklı değer burada kaynakta gösterildiği biçimiyle korunmuştur.

Grafik, meyve ve sebze fiyatlarında son bir yılda belirgin bir artış yaşandığını gösteriyor.

Ekim 2025’te 90 TL olan ortalama meyve kilogram fiyatı, Ekim 2026’da 143,18 TL’ye yükseldi. Böylece meyve fiyatlarındaki bir yıllık artış yaklaşık yüzde 59,09 oldu.

Sebzede ise aynı dönemde kilogram başına ortalama fiyat 65,10 TL’den 109,91 TL’ye çıktı. Bu da yaklaşık yüzde 68,83’lük artışa karşılık geliyor.

Genel meyve-sebze ortalamasında bir yıllık artış yaklaşık yüzde 66,65 olarak hesaplandı.

Hangi gıda ürünlerinde fiyatlar arttı, hangilerinde değişmedi?

TÜRK-İŞ, ekim ayında Ankara’daki market ve semt pazarlarından topladığı fiyatları gıda gruplarına göre de değerlendirdi.

Araştırma, bazı temel ürünlerin fiyatlarında önemli değişiklik yaşanmadığını, bazı ürünlerde ise sınırlı artışlar ve düşüşler gerçekleştiğini ortaya koydu.

Tablo 8: Ekim 2026’da temel gıda ürünlerinin fiyat hareketleri

Ürün veya ürün grubu Ekim ayındaki değişim
Süt, peynir, yoğurt Önemli değişiklik yok
Dana kıyma, dana kuşbaşı Bir miktar düşüş
Kuzu eti Sınırlı artış
Tavuk eti Artış
Balık Fiyatlar genel olarak aynı
Yumurta Kısmi artış
Kuru fasulye, nohut, yeşil mercimek Önemli değişiklik yok
Kırmızı mercimek Bir miktar artış
Ekmek Fiyat sabit
Pirinç, un, bulgur Önemli değişiklik yok
İrmik Bir miktar artış
Ayçiçek yağı, zeytinyağı, margarin Fiyatlar genel olarak sabit
Tereyağı Bir miktar artış
Siyah ve yeşil zeytin Sınırlı düşüş
Çay Fiyat sabit
Baharat Ürüne göre artış
Bal, reçel, pekmez Bir miktar artış

Et fiyatlarında farklı yönlü hareketler

Araştırmada dana kıyma ve dana kuşbaşı fiyatlarında bir miktar gerileme tespit edildi.

Kuzu eti fiyatlarında sınırlı artış görülürken, balık fiyatlarının bir önceki ayla aynı seviyelerde kaldığı belirtildi.

Balık sezonunun başlamasıyla tezgâhlardaki ürün çeşitliliğinin arttığına da dikkat çekildi.

Tavuk eti ve yumurta fiyatlarında ise artış yaşandı.

Kuru baklagiller grubunda kuru fasulye, nohut ve yeşil mercimek fiyatları önemli ölçüde değişmezken kırmızı mercimekte bir miktar yükseliş görüldü.

Ekmek fiyatı değişmedi, irmik arttı

Ekim ayında ekmek, pirinç, un, makarna, bulgur ve irmik gibi tahıl ürünlerinin yer aldığı grupta genel olarak önemli bir fiyat hareketi yaşanmadı.

Araştırmaya göre ekmek fiyatı sabit kaldı. Pirinç, un ve bulgur fiyatlarında da kayda değer bir değişiklik tespit edilmedi.

Buna karşılık irmik fiyatlarında bir miktar artış görüldü.

Türkiye’nin önemli tahıl üretim ve işleme merkezlerinden biri olan Konya açısından un, bulgur, irmik ve makarna gibi ürünlerin fiyatları hem tüketicileri hem de gıda sanayisini yakından ilgilendiriyor.

Ancak TÜRK-İŞ’in araştırması Ankara’dan derlenen fiyatlara dayanıyor. Bu nedenle rapordaki fiyat hareketleri, Konya’da aynı oranlarda artış veya düşüş yaşandığı anlamına gelmiyor.

Tereyağı, bal ve pekmezde artış

Temel yağ ürünlerinde de farklı fiyat hareketleri tespit edildi.

Ayçiçek yağı, zeytinyağı ve margarin fiyatları önceki ayki seviyelerini korurken tereyağı fiyatlarında bir miktar artış gerçekleşti.

Siyah ve yeşil zeytin fiyatlarında sınırlı düşüş yaşandı. Ancak bu değişimin ürün grubunun genel ortalaması üzerinde belirgin bir etkisi olmadığı kaydedildi.

Araştırmada çay fiyatlarının sabit kaldığı, baharatlarda ürün bazında fiyat artışları yaşandığı, bal, reçel ve pekmez fiyatlarının ise bir miktar yükseldiği belirtildi.

Araştırmada hangi yöntem kullanılıyor?

TÜRK-İŞ, açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasını Aralık 1987’den bu yana düzenli olarak gerçekleştiriyor.

Çalışmada, dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için gerekli gıda miktarı esas alınıyor.

Beslenme kalıbının oluşturulmasında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden sağlanan veriler kullanılıyor.

Aile bireylerinin yaşlarına ve ihtiyaçlarına göre belirlenen günlük enerji gereksinimleri şöyle:

Tablo 9: TÜRK-İŞ araştırmasında esas alınan günlük kalori ihtiyaçları

Aile bireyi Günlük kalori ihtiyacı
Yetişkin erkek 3.500
Yetişkin kadın 2.300
15-19 yaş grubundaki erkek çocuk 3.200
4-6 yaş grubundaki çocuk 1.600
Dört kişilik aile toplamı 10.600

Bu beslenme kalıbına göre gerekli olan süt ve süt ürünleri, et ve baklagiller, tahıllar, meyve ve sebzeler, yağlar ve diğer gıda maddeleri belirleniyor.

Ardından Ankara’da çalışanların yoğun olarak alışveriş yaptıkları marketler ve semt pazarları ayda iki veya üç kez ziyaret edilerek fiyatlar derleniyor.

Toplanan fiyatlar üzerinden dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için gereken aylık asgari gıda harcaması hesaplanıyor.

Açlık sınırı ile yoksulluk sınırı arasındaki fark ne?

TÜRK-İŞ araştırmasında açlık sınırı, dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken asgari gıda harcamasını ifade ediyor.

Yoksulluk sınırı ise gıdanın yanı sıra barınma, giyim, elektrik, su, yakıt, ulaşım, eğitim, sağlık ve diğer zorunlu ihtiyaçları kapsıyor.

Yoksulluk sınırının hesaplanmasında, aile bütçesi içerisinde gıda harcamalarının payı temel alınıyor.

TÜRK-İŞ, bu hesaplamada TÜİK’in 2003-2004 Hanehalkı Tüketim Harcamaları Anketi’nde belirlenen yüzde 30,70’lik gıda harcaması payını esas aldığını belirtiyor.

Kurum ayrıca yoksulluk sınırının tek başına bir işçinin alması gereken ücret miktarı olmadığını, dört kişilik bir ailenin toplam zorunlu harcama düzeyini ve haneye girmesi gereken toplam gelirin alt sınırını gösterdiğini vurguluyor.

Aynı şekilde TÜRK-İŞ’in mutfak enflasyonu verilerinin de TÜİK’in genel tüketici fiyat endeksiyle aynı kapsamda değerlendirilmemesi gerekiyor.

Geçim maliyetindeki artış devam ediyor

TÜRK-İŞ’in Ekim 2026 verileri, aylık gıda enflasyonundaki yavaşlamaya rağmen çalışanların temel ihtiyaçlarını karşılamak için gereken harcama tutarının yükselmeye devam ettiğini ortaya koydu.

Dört kişilik bir ailenin yalnızca mutfak masrafı 38 bin lirayı aşarken, gıda dışındaki temel ihtiyaçlarla birlikte toplam aylık geçim maliyeti yaklaşık 124 bin liraya ulaştı.

Bekâr bir çalışanın yaşama maliyetinin 49 bin lirayı geçmesi de geçim koşullarının bireysel çalışanlar açısından taşıdığı önemi gösteriyor.

Araştırmanın bir diğer dikkat çekici sonucu ise fiyat artış hızındaki düşüşün, zorunlu harcamaların gerilediği anlamına gelmemesi oldu.

TÜRK-İŞ, düşük gelirli ailelerin gıda dışındaki zorunlu ihtiyaçlarını karşılayabilmek için beslenme harcamalarından kısmak zorunda kalabildiğine ve bunun sağlıklı, dengeli beslenmeyi olumsuz etkileyebildiğine dikkat çekiyor.

Ekim 2026 araştırması, açlık sınırının 38 bin 24 liraya, yoksulluk sınırının 123 bin 856 liraya ve bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyetinin 49 bin 124 liraya yükselmesiyle, Türkiye’de aile bütçelerinin karşı karşıya bulunduğu geçim baskısını bir kez daha gündeme taşıdı.