Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Türkiye’nin Karadeniz’de tahıl ateşkesi teklifi ABD’nin gündeminde: Rubio’dan önemli açıklama

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Türkiye’nin Karadeniz’de tahıl sevkiyatının güvenli şekilde yapılabilmesi amacıyla sunduğu kısmi ateşkes teklifini değerlendirdiklerini açıkladı. Rusya-Ukrayna Savaşı’nın küresel gıda ve enerji güvenliğini tehdit ettiğine dikkat çeken Rubio, Ankara’nın diplomatik girişimlerine vurgu yaptı. ABD’li Bakan, Rusya ve Ukrayna ile genel ateşkes görüşmelerinin sürdüğünü belirtirken İran konusunda diplomatik çözümün öncelikli olduğunu, ancak askeri seçeneğin de masada bulunduğunu söyledi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Türkiye'nin Karadeniz'de tahıl sevkiyatının güvenli

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD’nin Atlanta kentinde düzenlenen G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı kapsamında gerçekleştirdiği basın toplantısında, Rusya-Ukrayna Savaşı, Karadeniz’de tahıl sevkiyatı, Türkiye’nin diplomatik girişimleri, İran ile ilişkiler ve Orta Doğu’daki gelişmelere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Türkiye’nin Karadeniz’deki ticari gemi trafiğinin güvenliğine yönelik teklifinin Washington yönetimi tarafından incelendiğini belirten Rubio, özellikle tahıl sevkiyatına yönelik kısmi bir ateşkes sağlanmasının uluslararası toplum açısından önem taşıdığını vurguladı.

Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşın yalnızca iki ülkeyi değil, dünyanın farklı bölgelerindeki gıda ve enerji piyasalarını da etkilediğine işaret eden Rubio, Türkiye’nin geçmişte Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması’nın hayata geçirilmesinde oynadığı rolü hatırlattı.

f.aa.com.tr+1

Rubio: Türkiye’nin önerilerini inceliyoruz

Karadeniz üzerinden tahıl sevkiyatının yeniden güvenli hale getirilmesine yönelik uluslararası ilginin arttığını söyleyen Rubio, Türkiye’nin geçmişte bu konuda yürüttüğü diplomatik çalışmalara dikkat çekti.

Rubio, Türkiye’nin daha önce önemli bir anlaşmanın sağlanmasına katkıda bulunduğunu ancak söz konusu anlaşmanın daha sonra sona erdiğini belirterek şunları söyledi:

“Kaldı ki bu yeni bir konu da değil; örneğin Türkiye, geçmişte bu yönde istikrarlı bir çaba göstermiş ve hatta bir dönem bir anlaşmaya da varılmıştı ancak bu anlaşma daha sonra bozuldu.”

Yeni bir anlaşmaya ulaşılma ihtimali konusunda kesin değerlendirmelerde bulunmak istemediğini ifade eden Rubio, tahıl sevkiyatındaki aksamaların özellikle Afrika kıtasındaki ülkeleri olumsuz etkilediğini bildirdi.

Karadeniz’de güvenli ulaşımın sağlanmasının yalnızca gıda güvenliği açısından değil, enerji güvenliği açısından da önem taşıdığını belirten ABD’li Bakan, Türkiye’nin yakın zamanda Washington yönetimine sunduğu önerilere ilişkin şu açıklamayı yaptı:

“Türkiye tarafından bir veya iki hafta önce bize iletilen önerileri inceliyoruz ve bu yöndeki çalışmaları değerlendirmeye devam edeceğiz. Bunu başarmayı arzu ediyoruz; savaşın tamamını sona erdirmese de en azından savaşın kendine has bir boyutunu çözüme kavuşturabilir.”

Rubio, tahıl sevkiyatını güvence altına alacak kısmi ateşkesi istediklerini ancak böyle bir anlaşmanın ne zaman sağlanabileceğine ilişkin herhangi bir takvim veremeyeceğini de belirtti.

Reuters’ın aktardığına göre Washington yönetimi, Türkiye’nin yanı sıra Hindistan tarafından sunulan tahıl taşımacılığı önerilerini de değerlendiriyor.

StreetInsider.com

Karadeniz Tahıl Koridoru için diplomasi yeniden hareketlendi

Türkiye’nin gündeme getirdiği kısmi ateşkes önerisi, Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş devam ederken Karadeniz’deki ticari faaliyetlerin belirli ölçüde güvence altına alınmasını hedefliyor.

Önerinin temelinde, savaşın tamamen sona ermesini beklemeden tahıl ve enerji sevkiyatının sürdürülebilmesine imkân sağlayacak sınırlı bir uzlaşmanın oluşturulması bulunuyor.

Rubio’nun açıklamaları, taraflar arasında henüz yeni bir anlaşma sağlanmadığını ancak Türkiye’nin teklifinin diplomatik düzeyde değerlendirildiğini ortaya koydu.

Karadeniz’deki sevkiyatın güvenli hale getirilmesi, başta Afrika ülkeleri olmak üzere tahıl ithalatına bağımlı ekonomiler için önem taşıyor.

Türkiye ise daha önce İstanbul’da sağlanan tahıl koridoru anlaşmasıyla üstlendiği diplomatik rolü, yeni bir uzlaşma zemini oluşturulması yönündeki girişimlerle sürdürmeye çalışıyor.

Rusya ve Ukrayna ile genel ateşkes görüşmeleri sürüyor

ABD Dışişleri Bakanı Rubio, Karadeniz’de tahıl sevkiyatına yönelik kısmi ateşkes girişiminin yanı sıra Rusya-Ukrayna Savaşı’nın tamamen sona erdirilmesi için yürütülen diplomatik temaslara da değindi.

Savaşta çok sayıda insanın hayatını kaybettiğini hatırlatan Rubio, çatışmaların sona ermesi amacıyla her iki ülkeyle de iletişim kurmaya devam ettiklerini söyledi.

Rubio, Washington ile Moskova arasındaki diplomatik iletişimin önemini şu sözlerle anlattı:

“Diğer her şeyi bir kenara bırakırsak, gelecekte yaşanabilecek bir tırmanma tehlikesi göz önüne alındığında, ABD ile Rusya arasında bir düzeyde iletişim kanallarının bulunması her zaman önem taşır.”

Ukrayna yönetimiyle görüşmelerin düzenli olarak gerçekleştirildiğini belirten Rubio, Rusya ile iletişimin de sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.

ABD’li Bakan, şu değerlendirmede bulundu:

“Ukraynalılarla sık sık görüşüyoruz, hatta onlarla, Rus tarafıyla konuştuğumuzdan daha fazla ya da en az onun kadar iletişim halindeyiz. Ancak Rus tarafıyla da konuşabilmemiz gerekiyor.”

Rusya’nın sahip olduğu nükleer silah kapasitesine dikkat çeken Rubio, diplomatik temasların kesilmesinin uluslararası güvenlik açısından risk oluşturabileceğini vurguladı.

Rubio, “Rusya’nın elinde çok sayıda nükleer silah bulunduğu gerçeği de var. Belki insanlar bunu unutmuştur; ancak biz hatırlatmak isteriz ki her ne olursa olsun bu durum önemlidir.” ifadelerini kullandı.

İran konusunda diplomasi öncelikli, askeri seçenek masada

Rubio, basın toplantısında ABD’nin İran politikasına ilişkin soruları da yanıtladı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile yaşanan anlaşmazlıkları askeri müdahaleyle çözmeyi tercih etmediğini belirten Rubio, Washington yönetiminin önceliğinin diplomatik çözüm olduğunu söyledi.

Trump’ın askeri seçeneği kullanma imkânına sahip olduğunu ancak bugüne kadar diplomatik yöntemlere öncelik verdiğini savunan Rubio, şunları kaydetti:

“İsteseydi bunu haftalar, hatta aylar önce yapabilirdi.”

ABD’nin askeri kapasitesine de vurgu yapan Rubio, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“O, sorunu diplomatik yollarla çözmeyi seçti. Ancak Başkan’ın size aktarmak istediği şey, askeri bir müdahale gerekmesi durumunda bunu gerçekleştirebilecek güce ve yeteneğe sahip olduğumuza dair duyduğu sarsılmaz güvendir. Başarılı olmak için gereken her şeye sahibiz fakat biz meseleleri barışçıl yollarla çözmeyi tercih ediyoruz.”

Rubio’nun açıklamaları, Washington yönetiminin İran ile müzakere kapısını açık tutarken gerektiğinde askeri güç kullanma seçeneğini de dışlamadığını ortaya koydu.

Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilere yönelik tehditler

ABD Dışişleri Bakanı Rubio, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin de uluslararası enerji güvenliği açısından önemli olduğunu belirtti.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM) bölgede ticari gemilerin korunmasına yönelik faaliyetlerini sürdürdüğünü söyleyen Rubio, gemilere yönelik insansız hava aracı ve füze saldırılarının engellendiğini ifade etti.

Rubio, ABD’nin bölgedeki askeri faaliyetlerini şu sözlerle anlattı:

“Neredeyse her gün ya da gün aşırı, bu ülkelere mal taşıyan veya bu ülkelerden yük alıp çıkan gemileri hedef alan insansız hava araçlarını ya da füzeleri düşürüyoruz, yani halihazırda bu korumayı sağlıyoruz.”

İran yönetiminin bölgedeki enerji altyapısını hedef alma tehdidinde bulunduğunu ileri süren Rubio, Tahran’ın tutumunu sert sözlerle eleştirdi.

Rubio, İran’ın bölge ülkelerine yönelik mesajını şu ifadelerle değerlendirdi:

“İstediğimizi alamazsak sadece gemileri havaya uçurmakla kalmayacak, tüm bölgedeki komşularımızın enerji altyapısını da yok edeceğiz.”

İran’ın kitle imha silahlarına sahip olmasının bölgesel güvenlik risklerini daha da artıracağını savunan Rubio, şu soruyu yöneltti:

“İran’ın kimyasal, biyolojik ya da nükleer herhangi bir kitle imha silahına sahip olduğunu düşünün. Eğer bunlara sahip olsalardı, komşularını neyle tehdit ederlerdi?”

Rubio: İran ile diyalog hiçbir zaman tamamen kesilmedi

ABD Dışişleri Bakanı, İran ile yürütülen diplomatik temasların mevcut durumuna ilişkin de bilgi verdi.

İki ülke arasında olası ateşkes görüşmelerinin takvimine ilişkin kesin bir bilgisi bulunmadığını belirten Rubio, diplomatik iletişim kanallarının tamamen kapanmadığını açıkladı.

Rubio, görüşmelerin kimi zaman doğrudan, çoğunlukla da aracı ülkeler üzerinden sürdürüldüğünü belirterek şunları söyledi:

“Bazı durumlarda doğrudan, çoğu zamansa aracılar vasıtasıyla aktif bir diyalog süreci devam ediyor. Başkan’ın dünyanın herhangi bir yerindeki sorunlara yaklaşımı, mümkünse bunları diplomatik ve barışçıl yollarla çözmektir.”

Trump’ın bütün uluslararası sorunların diplomasiyle çözülemeyebileceğinin farkında olduğunu ifade eden Rubio, buna rağmen Washington yönetiminin mümkün olduğunca barışçıl çözüm arayışını sürdürdüğünü söyledi.

İran’ı Orta Doğu’daki istikrarsızlıktan sorumlu tuttu

Rubio, İran’ın Orta Doğu’daki faaliyetlerine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Tahran yönetimini bölgedeki istikrarsızlığın temel nedenlerinden biri olarak gösteren Rubio, “İran, Orta Doğu’daki tüm istikrarsızlıkların merkezinde yer alan bir ülke ve rejimdir.” dedi.

İran’ın Hizbullah ve Husiler gibi gruplara sağladığı desteğin bölgesel güvenliği olumsuz etkilediğini savunan ABD’li Bakan, Lübnan, Irak ve Yemen’deki sorunlardan da Tahran yönetimini sorumlu tuttu.

Rubio, İran’ın bölgedeki etkisinin sınırlandırılmasının ABD’nin güvenlik politikası açısından önem taşıdığını ifade etti.

Türkiye’nin teklifi küresel gıda güvenliği açısından önem taşıyor

Atlanta’daki G20 toplantısında yapılan açıklamalar, Karadeniz’deki tahıl sevkiyatının yeniden uluslararası diplomasinin önemli gündem maddelerinden biri haline geldiğini gösterdi.

Türkiye’nin Washington yönetimine ilettiği önerilerin değerlendirme aşamasında bulunması, Karadeniz’de sınırlı bir ateşkes ihtimaline ilişkin diplomatik girişimlerin sürdüğünü ortaya koyuyor.

Karadeniz’deki güvenlik sorunlarının azaltılması, yalnızca Rusya ve Ukrayna açısından değil, küresel tahıl ticaretinin sürekliliği bakımından da önem taşıyor.

Dünyanın önemli tahıl üretim merkezlerinden olan Karadeniz havzasındaki gelişmeler, Türkiye’nin tarım ve hububat ticareti açısından da yakından izleniyor. Özellikle Konya gibi buğday üretimi, un ve makarna sanayisiyle öne çıkan merkezlerde, Karadeniz’deki tahıl sevkiyatının geleceği bölgesel ve küresel piyasa koşulları bakımından önem taşıyor.