Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Türk dünyasına tarihi birlik çağrısı: 21. yüzyıl Türk Dünyası Yüzyılı olacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) Ankara’da düzenlenen 13. Zirvesi öncesinde kaleme aldığı “Türk Dünyası Yüzyılı: Dayanışmadan Bütünleşmeye” başlıklı makalesinde Türk devletlerine kapsamlı birlik ve iş birliği çağrısında bulundu. Türk dünyasının ekonomik, siyasi, kültürel, savunma ve teknoloji alanlarında bütünleşmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, Hazar Geçişli Orta Koridor, Türk Yatırım Fonu, ortak Türk alfabesi, yapay zekâ, savunma sanayisi ve KKTC’nin uluslararası statüsüne ilişkin mesajlar verdi. Türkiye’nin dönem başkanlığını Azerbaycan’dan devralacağını belirten Erdoğan, 21. yüzyılın Türk Dünyası Yüzyılı olacağına inandığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) Ankara'da düzenlenen

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi dolayısıyla kaleme aldığı makale, 30 Ekim 2026 Cuma günü teşkilata üye ve gözlemci ülkelerin önde gelen medya kuruluşlarında eş zamanlı yayımlandı.

“Türk Dünyası Yüzyılı: Dayanışmadan Bütünleşmeye” başlıklı makale; Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkmenistan ve Macaristan’da okuyucularla buluştu.

Ankara’da gerçekleştirilen zirve öncesinde Türk devletlerinin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, uluslararası sistemde yaşanan değişimlerin Türk dünyası açısından daha güçlü dayanışmayı gerekli kıldığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın makalesinde ekonomik bütünleşme, ulaşım ve ticaret koridorları, enerji, savunma sanayisi, eğitim, teknoloji, ortak alfabe ve kültürel iş birliği öncelikli konular arasında yer aldı.

Anadolu Ajansı+1

Erdoğan: Türk dünyasının birliği ortak tarihimizden devraldığımız köklü mirasın tezahürüdür

Cumhurbaşkanı Erdoğan, makalesine Türk dünyasının tarihi bağlarına ve ortak geleceğine vurgu yaparak başladı.

Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatının kardeş ülkeler arasındaki siyasi, ekonomik ve kültürel ilişkilerde oynadığı role dikkati çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Türk dünyasının birliği, ortak tarihimizden devraldığımız köklü mirasın ve müşterek istikbalimizi şekillendirme irademizin en güçlü tezahürüdür.”

Erdoğan, farklı coğrafyalarda yaşayan Türk halkları arasındaki tarihi ve kültürel bağların önemini vurgulayarak açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Asırlar boyunca farklı coğrafyalarda, nice imtihanlardan geçen kardeş halklarımızı birbirine bağlayan gönül köprüleri, bugün Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında siyasi, beşeri, ekonomik ve kültürel dayanışmamızın sağlam temellerini oluşturuyor. Türk dünyasının sahip olduğu büyük potansiyeli ortak hedefler doğrultusunda harekete geçirmek, birliğimizi somut kazanımlarla tahkim etmek ve gelecek nesillere daha güçlü bir Türk dünyası bırakmak hepimizin tarihi mesuliyetidir.”

Türkiye, Türk Devletleri Teşkilatının dönem başkanlığını Azerbaycan’dan devralacak

Ankara Zirvesi’nin önemine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yeni dönemde üstleneceği sorumluluklara da dikkati çekti.

Zirvenin “Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik” temasıyla düzenleneceğini belirten Erdoğan, Türkiye’nin teşkilatın kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesi ve ortak hedeflerin hayata geçirilmesi için çalışacağını ifade etti.

Erdoğan, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Ankara’da ‘Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik’ temasıyla gerçekleştireceğimiz Türk Devletleri Teşkilatının 13’üncü Zirvesini, bu müşterek iradenin daha da pekişeceği önemli bir buluşma olarak görüyorum. Zirveyle birlikte, Can Azerbaycan’dan devralacağımız dönem başkanlığını, Türk dünyasının ortak hedeflerine ulaşması ve Teşkilatımızın kurumsal gücünün artırılması bakımından tarihi bir sorumluluk olarak değerlendiriyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsmail Gaspıralı’nın Türk dünyasına miras bıraktığı birlik düşüncesinin bugün Türk Devletleri Teşkilatının faaliyetlerine yön veren önemli bir ilham kaynağı olduğunu belirtti.

Nahçıvan’da temelleri atılan teşkilatın ortak tarih ve kültürden aldığı güçle daha etkili bir yapıya kavuştuğunu ifade eden Erdoğan, kardeşlik bağlarının kalıcı kurumlar ve ortak projelerle güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Türk devletlerinin dayanışması stratejik bir zorunluluk haline geldi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya siyasetinde yaşanan dönüşüme ve uluslararası sistemdeki sorunlara dikkat çekerek Türk devletleri arasındaki iş birliğinin artık stratejik bir gereklilik olduğunu belirtti.

Erdoğan, makalesinde şu değerlendirmeyi yaptı:

“Dünya siyaseti köklü bir değişimden geçiyor. Uluslararası sistemin adalet ve güveni tesis etmekte zorlandığı, savaşların ve krizlerin geniş coğrafyaları etkilediği bir dönemde Türk devletlerinin dayanışması stratejik bir zaruret haline gelmiştir. Ortak irade etrafında kenetlenen Türk devletleri, en çetin sınamaları aşacak ve kendi istikballerini tayin edecek kudrete sahiptir. Türk dünyasının birliğinin temeli, her bir kardeş ülkemizin egemenliğine, bağımsızlığına ve milli iradesine duyulan saygıdır. Bu birlik, ortak değerler kadar karşılıklı güven ve menfaatler üzerinde yükselecektir.”

Erdoğan’ın bu değerlendirmesi, Türk Devletleri Teşkilatının yalnızca kültürel ve tarihi bağlarla sınırlı kalmayıp siyasi ve ekonomik iş birliğinde de daha etkin bir yapıya dönüştürülmesi hedefini ortaya koydu.

Türk dünyasının ekonomik bütünleşmesi öncelikli hedef olacak

Makalenin önemli bölümlerinden birini Türk devletleri arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi oluşturdu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk dünyasının ekonomik bütünleşmesinin teşkilatın önümüzdeki dönemde üzerinde hassasiyetle durması gereken önceliklerden biri olduğunu belirtti.

Özellikle Asya ile Avrupa arasındaki ticaret yollarının yeniden şekillendiği bir dönemde Türk devletlerinin coğrafi konumunun önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti.

Orta Koridor için tarihi fırsat vurgusu

Erdoğan, Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru’nun ulaşım, lojistik ve ticaret açısından taşıdığı öneme dikkati çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Türk dünyasının ekonomik bütünleşmesi, Teşkilatımızın önümüzdeki dönemde üzerinde hassasiyetle durması gereken önceliklerin başında geliyor. Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru, bu bakımdan tarihi bir fırsat sunuyor. Asya ile Avrupa arasındaki ticaretin yeniden şekillendiği günümüzde Türk coğrafyası, küresel ulaştırma ve lojistik ağlarının önemli merkezlerinden biri olma imkanına sahiptir. Demir yollarımızı, limanlarımızı, kara yolu bağlantılarımızı ve gümrük sistemlerimizi birbirini tamamlayan bir bütün olarak geliştirmekteyiz. Hazar’ın iki yakasını birbirine bağlayan her yatırım, kardeş ülkelerimiz arasındaki ticareti büyütecek ve ortak refahımıza katkı sağlayacaktır.”

Türk Yatırım Fonu daha etkin kullanılacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yalnızca ulaşım bağlantılarının geliştirilmesinin yeterli olmadığını, ticaretin önündeki engellerin kaldırılması ve ülkeler arasındaki yatırım ilişkilerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Türk Yatırım Fonunun daha etkin kullanılacağını belirten Erdoğan, açıklamasına şöyle devam etti:

“Bu amaçla Türk Yatırım Fonunu daha etkin kullanacak, ülkelerimiz arasındaki ticaretin önündeki engelleri el birliğiyle aşacak, üretim ve yatırımda birbirimizin gücüne güç katacağız. Enerji kaynaklarımızı, yenilenebilir enerji potansiyelimizi ve iletişim altyapımızı müşterek hedefler doğrultusunda en etkin şekilde değerlendireceğiz. Türk dünyasının dört bir yanındaki imkanları aynı istikamette harekete geçirerek üretimde, ticarette ve teknolojide elde ettiğimiz kazanımları hep birlikte büyüteceğiz.”

Bu mesajlarla Türk devletleri arasında ticaret hacminin artırılması, ortak yatırımların teşvik edilmesi, enerji kaynaklarının değerlendirilmesi ve teknolojik iş birliğinin güçlendirilmesi hedefleri ön plana çıktı.

Savunma sanayisi, terörizm ve siber güvenlik alanlarında iş birliği mesajı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk devletleri arasında ekonomik alanda oluşturulan dayanışmanın güvenlik alanında da geliştirilmesi gerektiğini belirtti.

Terörizm, sınır aşan suçlar, siber tehditler ve doğal afetler karşısında ortak hareket etme kapasitesinin artırılacağını ifade eden Erdoğan, ülkelerin sahip olduğu imkânların bir araya getirilmesinin önemini vurguladı.

Erdoğan, savunma sanayisinde kazanılan tecrübelerin paylaşılacağını, yerli ve millî teknolojilerin geliştirilerek ortak üretim kapasitesinin artırılacağını kaydetti.

Bu kapsamda teşkilat bünyesindeki ülkeler arasında savunma teknolojileri, güvenlik, afet yönetimi ve siber güvenlik alanlarındaki iş birliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor.

Erdoğan: Birliğimizin en kıymetli dayanağı ortak medeniyet şuurumuzdur

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk dünyasının yalnızca ekonomik ve siyasi iş birliğiyle değil, köklü kültürel mirasıyla da birbirine bağlı olduğuna dikkati çekti.

Ortak medeniyetin yetiştirdiği düşünür, şair ve yazarların Türk dünyasının kültürel zenginliğini ortaya koyduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

“Birliğimizin en kıymetli dayanağı ise ortak medeniyet şuurumuzdur. Hoca Ahmet Yesevi’nin hikmeti, Ali Şir Nevai’nin kelamı, Nizami Gencevi’nin irfanı, Mahtumkulu Firaki’nin mısraları, Yunus Emre’nin gönül dili ve Cengiz Aytmatov’un kalemi aynı büyük medeniyetin coğrafyaları aşan zenginliğinin geleceğine ışık tutan nişaneleridir.”

Erdoğan, Türk dünyasının kültürel birikiminin korunması ve gelecek nesillere aktarılması için eğitim, bilim ve kültür alanındaki çalışmaların geliştirilmesi gerektiğini belirtti.

Ortak Türk alfabesi ve yapay zekâ çağında Türk dilleri için yeni hedefler

Makalenin dikkat çeken başlıklarından biri de ortak Türk alfabesi ve dijital teknolojiler oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ortak Türk alfabesi konusunda ortaya konulan iradenin Türk devletleri arasındaki kültürel yakınlaşma açısından tarihi bir adım olduğunu ifade etti.

Erdoğan, bu konudaki değerlendirmesinde önce şu ifadeyi kullandı:

“Ortak Türk alfabesi konusunda ortaya konulan irade, kültürel yakınlaşmamız bakımından tarihi bir adımdır.”

Eğitim, bilim, yayıncılık ve teknolojik iş birliğinin geliştirilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Bu adımı eğitim, bilim, yayıncılık ve dijital teknolojiler alanındaki işbirliklerimizle daha da ileriye taşıyacağız. Gençlerimizin kardeş ülkelerde eğitim almasını teşvik edecek, üniversitelerimizi ve bilim insanlarımızı buluşturacak ve Türk dillerinin yapay zeka çağında hak ettiği yeri almasını sağlayacağız. Bilgimizi, birikimimizi ve imkanlarımızı bir araya getirerek Türk dünyasının geleceğini el birliğiyle şekillendireceğiz.”

Erdoğan’ın açıklamalarında üniversiteler arasında akademik iş birliğinin artırılması, gençlerin farklı Türk devletlerinde eğitim almasının teşvik edilmesi ve Türk dillerinin yapay zekâ teknolojilerinde daha fazla kullanılabilmesi hedefleri öne çıktı.

KKTC mesajı: Kıbrıs Türk halkının haklarını korumayı sürdüreceğiz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, makalesinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Türk Devletleri Teşkilatıyla ilişkilerine de özel yer ayırdı.

Kıbrıs Türk halkının Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Erdoğan, KKTC’nin teşkilattaki gözlemci statüsünün sağladığı imkânların geliştirilmesinin önemini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Bu köklü medeniyetin bizlere yüklediği sorumluluk, kardeşliğimize her şart altında sahip çıkarak birbirimizin hak ve hukukunu korumaktır. Türk dünyasının ayrılmaz parçası olan Kıbrıs Türk halkıyla dayanışmamızı da bu anlayışla sürdürüyoruz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Teşkilatımızdaki gözlemci statüsünün sağladığı imkanların geliştirilmesine ve kardeş ülkelerle bağlarının güçlendirilmesine büyük önem veriyoruz. Kıbrıs Türklerinin maruz kaldığı haksız izolasyonların sona erdirilmesi, egemen eşitliklerinin ve eşit uluslararası statülerinin kabulü yönündeki kararlı duruşumuzu muhafaza edeceğiz.”

Erdoğan, Türkiye’nin KKTC konusundaki tutumunu sürdürdüğünü belirterek Türk Devletleri Teşkilatının Kıbrıs Türk halkıyla ilişkilerinin daha ileri taşınması gerektiğini ifade etti.

Türk Devletleri Teşkilatı bölgesel ve küresel istikrara katkı sağlayacak

Türk Devletleri Teşkilatının güçlendirilmesinin uluslararası ilişkiler açısından önem taşıdığını belirten Erdoğan, teşkilatın barış ve istikrarın geliştirilmesinde daha etkili rol üstlenebileceğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, makalesinin devamında şu değerlendirmelere yer verdi:

“Türk Devletleri Teşkilatının güçlenmesi, ortak coğrafyamızda barışın ve karşılıklı güvenin pekişmesine de hizmet edecektir. Teşkilatımız, işbirliği ve dayanışmayı esas alan yaklaşımıyla bölgesel ve küresel istikrara katkı sunmayı sürdürecektir. Türk Devletleri Teşkilatının önündeki asıl vazife, ortak irademizi ekonomik, siyasi, kültürel ve teknolojik alanlarda kalıcı başarılara dönüştürmektir. Gücümüz, ortaya koyduğumuz büyük hedeflerin kardeş halklarımızın huzuruna, refahına ve kalkınmasına somut kazanımlar olarak yansımasıyla daha da pekişecektir.”

Erdoğan’ın bu açıklamaları, teşkilatın önümüzdeki dönemde yalnızca diplomatik bir platform olarak değil, ortak projelerin hayata geçirildiği ve somut sonuçların üretildiği bir iş birliği mekanizması olarak geliştirilmesi hedefini ortaya koydu.

Erdoğan: 21. yüzyılın Türk Dünyası Yüzyılı olacağına inanıyorum

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, makalesinin son bölümünde Türk dünyasının geleceğine ilişkin hedeflerini paylaştı.

Ankara Zirvesi’nin teşkilatın uluslararası etkinliğini artırmasını ve ülkeler arasındaki dayanışmayı güçlendirmesini beklediğini belirten Erdoğan, ortak tarih ve kültürden gelen birlik anlayışının kalıcı projelerle desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

Erdoğan, makalesini şu ifadelerle tamamladı:

“21’inci yüzyılın ‘Türk Dünyası Yüzyılı’ olacağına yürekten inanıyorum. Ankara Zirvesi bu hedef doğrultusunda yeni ufuklar açacak, Teşkilatımızın uluslararası alandaki etkinliğini artıracak ve kardeş ülkelerimiz arasındaki dayanışmayı daha da perçinleyecektir. Asırlardır gönüllerimizde yaşattığımız birlik ülküsünü kalıcı eserlerle taçlandırmak ve gelecek nesillere her bakımdan daha kudretli bir Türk dünyası mirası bırakmak en büyük vazifemizdir.”

Ankara Zirvesi’nde hangi başlıklar öne çıkıyor?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın makalesinde ortaya koyduğu değerlendirmeler, Türk Devletleri Teşkilatının önümüzdeki dönem çalışmalarına ilişkin temel öncelikleri de gösteriyor.

Öncelikli alan Erdoğan’ın ortaya koyduğu hedef
Ekonomik bütünleşme Türk devletleri arasındaki ticaret ve yatırımların geliştirilmesi
Orta Koridor Asya-Avrupa ulaşım ve lojistik bağlantılarının güçlendirilmesi
Türk Yatırım Fonu Ortak yatırımlara daha etkin finansman sağlanması
Enerji Enerji kaynakları ve yenilenebilir enerji potansiyelinin değerlendirilmesi
Savunma sanayisi Ortak üretim kapasitesi ve teknolojik iş birliğinin artırılması
Güvenlik Terörizm, siber tehditler ve sınır aşan suçlarla ortak mücadele
Ortak Türk alfabesi Kültürel ve dilsel yakınlaşmanın güçlendirilmesi
Eğitim ve bilim Üniversiteler, öğrenciler ve bilim insanları arasındaki iş birliğinin artırılması
Yapay zekâ Türk dillerinin dijital teknolojilerde geliştirilmesi
KKTC Kıbrıs Türk halkıyla dayanışmanın ve teşkilat ilişkilerinin güçlendirilmesi
Kurumsal yapılanma TDT’nin uluslararası etkinliğinin artırılması

Türk dünyasında yeni dönemin odağında ekonomik ve teknolojik bütünleşme var

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ankara Zirvesi öncesinde yayımlanan makalesi, Türk Devletleri Teşkilatının geleceğine ilişkin siyasi, ekonomik ve kültürel hedefleri bir araya getirdi.

Makalenin temel mesajını, tarihi ve kültürel bağlar üzerine kurulu dayanışmanın ekonomik, teknolojik, savunma ve ulaştırma alanlarında somut projelere dönüştürülmesi oluşturdu.

Türkiye’nin dönem başkanlığını Azerbaycan’dan devralacağı süreçte Orta Koridor’un geliştirilmesi, Türk Yatırım Fonunun etkinleştirilmesi, ortak alfabe çalışmalarının ilerletilmesi, yapay zekâ alanında iş birliğinin artırılması ve KKTC’nin teşkilatla ilişkilerinin güçlendirilmesi öncelikli hedefler arasında yer aldı.

Erdoğan’ın makalesinde vurguladığı üzere Türk Devletleri Teşkilatının yeni dönemdeki temel görevi, ülkeler arasındaki ortak iradenin ekonomik, siyasi, kültürel ve teknolojik alanlarda kalıcı başarılara dönüştürülmesi olacak.

  

Reklamı Geç