Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Konya İl Başkanlığı, Konya’nın ekonomik, tarımsal ve altyapı sorunları ile güncel gelişmeleri değerlendirmek amacıyla basın toplantısı düzenledi.
CHP Konya İl Başkanlığı binasında gerçekleştirilen toplantıya CHP Konya Milletvekili Barış Bektaş, CHP Konya İl Başkanı Refik Serttaş, CHP Kadın Kolları Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Üyesi Fatma Gül ve partinin ilçe başkanları katıldı.
Toplantıda özellikle Konya Ovası’nın su ihtiyacı, yeraltı su kaynaklarının azalması, çiftçilerin artan üretim maliyetleri, tarımsal ürün alım fiyatları ve ulaşım yatırımlarındaki eksiklikler gündeme taşındı.
CHP’li yöneticiler, Konya’nın Türkiye’nin önemli tarım ve sanayi merkezlerinden biri olmasına rağmen su yönetimi ve lojistik altyapı konularında yeterli yatırımı alamadığını savundu.
Bektaş: Konya’nın trafik sorunu Ankara ve İstanbul’u aratmıyor
CHP Konya Milletvekili Barış Bektaş, konuşmasının ilk bölümünde Konya’nın ulaşım ve altyapı sorunlarına değindi.
Kentte artan araç sayısı ve trafik yoğunluğu nedeniyle vatandaşların ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirten Bektaş, metro ve çevre yolu yatırımlarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdıklarını ifade etti.
Bektaş, Konya’nın ulaşım sorunlarına ilişkin şu açıklamayı yaptı:
“Konya’nın bütün sorunlarını Metro probleminden başlayarak gündeme getirdik. En son artık şehir trafiği biliyorsunuz. Ankara, İstanbul trafiği gibi neredeyse bir trafik çilemiz oldu. Çevre yolu sorunumuzun giderilmesiyle ilgili konuları mecliste konuştuk. Takip etmeye devam edeceğiz”
Bektaş’ın açıklamalarıyla Konya’daki kent içi ulaşım yatırımları, trafik yoğunluğu ve çevre yolu ihtiyacı yeniden gündeme geldi.
“Yem fiyatları nedeniyle süt üreticisi zarar ediyor”
Konya’da tarım ve hayvancılıkla uğraşan üreticilerin ekonomik sorunlarına da değinen Bektaş, özellikle yem fiyatları ile süt satış fiyatları arasındaki dengesizliği eleştirdi.
Üreticilerin gübre, ilaç, enerji ve yem maliyetleri nedeniyle zorlandığını belirten Bektaş, şeker pancarı, buğday ve arpa alım fiyatlarının üretim maliyetlerini karşılayacak düzeyde belirlenmesi gerektiğini savundu.
Bektaş, çiftçilerin yaşadığı sıkıntılar hakkında şunları söyledi:
“Üreticimizin ciddi sorunları var. Hayvancılıkla uğraşanlarımızın sorunları da ciddi bir şekilde artmış durumda. Yem fiyatları nedeniyle süt fiyatları maliyetleri karşılayamaz durumda ve üretici zarar ettiriliyor. En son biliyorsunuz, Türkiye’nin şeker pancarı ihtiyacının neredeyse yüzde 35’inden fazlasını üreten Konya’dır. Şeker pancarı fiyatı açıklandı. Burada çiftçilerimiz ciddi manada gübre, ilaç ve enerji maliyetlerini karşılayamaz durumda; bu benzer ürünlerde de aynı şekilde ilerledi. Öyle ki buğdayda ve arpada Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açıkladığı fiyat adeta çiftçiyi daha da mağdur etti. Açıklanan pancar, buğday ve arpa alım fiyatı çiftçimizi zarar ettirmemeliydi.”
Bektaş’ın değerlendirmelerinde Konya’nın şeker pancarı üretimindeki payı ile tarımsal girdi maliyetlerindeki artış öne çıktı.
CHP’li milletvekili, üretimin sürdürülebilirliği için alım fiyatlarının çiftçilerin maliyetlerini gözeterek belirlenmesi gerektiğini ifade etti.
Konya Ovası için su alarmı: “Yeraltı kaynakları tükeniyor”
Basın toplantısının en dikkat çekici başlıklarından biri, Konya Ovası’nda giderek büyüyen su sorunu oldu.
Bektaş, Konya’nın mevcut su kaynaklarının tarımsal üretimi karşılamakta yetersiz kaldığını savunarak başka havzalardan su getirilmesi gerektiğini belirtti.
Mavi Tünel Projesi’nin Konya’nın ihtiyacını karşılamakta yetersiz kaldığını ileri süren Bektaş, yeraltı su kaynaklarının tüketilmesinin gelecekte tarımsal üretimi tehdit edeceğini söyledi.
CHP Konya Milletvekili Barış Bektaş, su sorununa ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Yıllardır ‘Konya yanıyor’ diyoruz. Mavi Tünel dediğimiz, sadece Konya ve Karaman’ın içme suyunu karşılayabilecek projelerle vatandaşımızın oyalandığını söylüyoruz. 15 milyar metreküpe ihtiyaç duyan Konya Ovası’nda 6,5 milyar metreküp su tüketiliyor. Bunun 4,5 milyar metreküpü doğal yağışlarla birikiyor, 2 milyar metreküpü ise fosil kaynaklı dediğimiz yeraltı sularından tüketiliyor. Yedi-sekiz bin yılda dolmuş ve kısa vadede yerine konulamayacak su kaynakları tükeniyor ama hükümet bu durumu sadece izliyor. Konya’nın kendi havzasındaki suları kendine yetsin’ deniyor ama Konya tek başına Türkiye’nin şeker pancarı ihtiyacının yaklaşık yüzde 35’ni karşılıyor. Böyle bir durumda sadece havza bazlı bir su planlaması yeterli olabilir mi? Kanal İstanbul’a harcanacak paranın beşte biriyle ‘Kanal Konya’ projesi hayata geçirilmeli, başka havzalardan su getirilerek Konya’nın çölleşmesi engellenmelidir”

Bektaş’tan “Kanal Konya” önerisi
Bektaş, su sorununun çözümü için yalnızca Konya Havzası’ndaki kaynaklara bağlı kalınmaması gerektiğini savundu.
Konya Ovası’nın Türkiye’nin tarımsal üretimi açısından büyük önem taşıdığını belirten Bektaş, farklı havzalardan su transferi sağlayacak projelerin geliştirilmesini istedi.
Bu kapsamda “Kanal Konya” adını verdiği önerisini gündeme taşıyan CHP’li milletvekili, Kanal İstanbul için öngörülen kaynağın bir bölümünün Konya’nın su ihtiyacına ayrılabileceğini ileri sürdü.
Bektaş’ın dile getirdiği su tüketimi, ihtiyaç ve şeker pancarı üretim payına ilişkin rakamlar, basın toplantısındaki açıklamalarına dayanıyor. Bu rakamların resmî güncel verilerle karşılaştırılması, önerilen havzalar arası su transferinin teknik ve çevresel etkilerinin değerlendirilmesi açısından önem taşıyor.
“Mersin Limanı demiryolu bağlantısı 20 yılı aşkın süredir bekliyor”
CHP Konya Milletvekili Barış Bektaş, tarımın yanı sıra Konya sanayisinin lojistik ihtiyaçlarına da dikkat çekti.
Konya’nın özellikle tarım makineleri üretimi ve ihracatında Türkiye’nin önemli merkezlerinden biri olduğunu belirten Bektaş, sanayi ürünlerinin limanlara ulaştırılmasında karayolu taşımacılığına bağımlılığın sürdüğünü ifade etti.
Konya ile Mersin Limanı arasındaki demiryolu bağlantısının tamamlanması gerektiğini savunan Bektaş, projenin uzun yıllardır gündemde olmasına rağmen sonuçlandırılmadığını öne sürdü.
Bektaş, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Tarım makinelerinin ihracatının yüzde 70’ini, üretiminin yüzde 65’ini Konya yapıyor ama ihracatı hâlâ karayoluyla sürdürüyoruz. Türkiye’nin Çin’i olarak anılan Konya’nın Mersin Limanı’na bağlanmasına yönelik demiryolu projesi, 20 yılı aşkın süredir programa alındığı hâlde gerçekleştirilmiyor. CHP olarak sadece eleştirmiyoruz; bütçe görüşmelerinde hangi havzalardan su getirileceğini ve bu sorunların çözümlerini tek tek sunmaya devam edeceğiz”
Bektaş, Konya’nın üretim ve ihracat kapasitesinin güçlendirilmesi için ulaştırma altyapısının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
CHP Konya İl Başkanı Serttaş: “Çiftçi adeta çölde”
Basın toplantısında söz alan CHP Konya İl Başkanı Refik Serttaş da tarımsal üretimde yaşanan maliyet artışlarını ve ürün fiyatlarını değerlendirdi.
Konya’da çiftçinin hem su sıkıntısıyla hem de ekonomik sorunlarla mücadele ettiğini belirten Serttaş, üreticilerin ürünlerini düşük fiyatlara satmak zorunda kaldığını savundu.
Özellikle mısır, arpa ve buğday fiyatlarına dikkat çeken Serttaş, üretici ile tüccar arasındaki fiyat farkının araştırılması ve alım politikalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Serttaş, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Konya’da su ve tarım zaten perişan durumda, çiftçi adeta çölde. Üretici arkadaşlarımız var; 12 liraya mısır, 11 liraya arpa, 16 liraya buğday satıldı. Ne oldu da bu ürünler tüccarın eline geçince 23 lira oldu? Devlet bu aradaki makasa ve alım politikalarına bir çözüm bulmadığı müddetçe Konya’da tarım bitmek üzeredir”
Üretici ile piyasa fiyatı arasındaki fark gündemde
Serttaş’ın açıklamalarında yer verdiği fiyatlar, tarım ürünlerinin üreticiden çıkış fiyatı ile sonraki piyasa işlemlerindeki fiyatları arasındaki farkı gündeme taşıdı.
Ancak bu fiyatların hangi tarihlere, ürün kalitelerine ve satış koşullarına ait olduğu açıklamada belirtilmedi.
Tarım ürünlerinde üretici fiyatı ile toptan piyasa fiyatı karşılaştırılırken kalite sınıfları, nem oranı, depolama, nakliye, finansman ve diğer ticari maliyetlerin de dikkate alınması gerekiyor.
CHP Konya İl Başkanı Serttaş ise devletin alım politikalarına müdahale etmemesi halinde çiftçilerin üretimden uzaklaşabileceği uyarısında bulundu.
Fatma Gül: “Önce kadınları kalkındırmak istiyoruz”
Toplantıda konuşan CHP Kadın Kolları MYK Üyesi Fatma Gül, kadınların ekonomik hayata katılımı ve sosyal politikaların önemine dikkat çekti.
Toplumsal kalkınmanın kadınların ekonomik koşullarının iyileştirilmesiyle doğrudan ilişkili olduğunu belirten Gül, ailelerin gelir seviyesinin yükseltilmesi ve çocukların temel ihtiyaçlarının karşılanmasının öncelikli konular arasında olması gerektiğini ifade etti.
Gül, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Kadınların yokluk çektiği ya da darda olduğu bir toplumda hiçbir kimsenin kalkınması söz konusu olamaz. Hiçbir çocuğumuzun yatağına ve okuluna aç gitmemesi için, Konya özelinde tarımı da geliştirip ailelere katkı sağlayarak önce kadınları kalkındırmak istiyoruz”
Gül’ün açıklamalarıyla kadınların ekonomik güçlenmesi, aile refahının artırılması ve tarımsal üretimin sosyal politikalarla birlikte ele alınması konuları da toplantının gündemine taşındı.
CHP’den Konya için su, tarım ve ulaşım çağrısı
CHP Konya İl Başkanlığında gerçekleştirilen basın toplantısında kentin karşı karşıya bulunduğu sorunlar dört ana başlık altında değerlendirildi.
Tarımsal üretimde artan girdi maliyetleri ve ürün alım fiyatlarının üretici üzerindeki etkileri gündeme getirilirken Konya Ovası’ndaki su yetersizliğine karşı havza dışından su getirilmesi istendi.
Ulaşım alanında kent içi trafik yoğunluğu, metro ve çevre yolu yatırımları ele alındı. Sanayi ve ihracat açısından ise Konya’nın Mersin Limanı’na demiryoluyla bağlanmasının önemi vurgulandı.
CHP Konya Milletvekili Barış Bektaş, kentin sorunlarını TBMM’de gündeme getirmeye ve bütçe görüşmelerinde çözüm önerilerini sunmaya devam edeceklerini açıkladı.
Toplantının en önemli mesajı ise Konya’da tarımsal üretimin geleceği için su kaynaklarının korunması, üretici maliyetlerinin dikkate alınması ve uzun vadeli tarım politikalarının oluşturulması gerektiği yönündeki çağrı oldu.





