İstanbul’da yurt içi ve yurt dışında kurulan şirketler aracılığıyla kaynağı belirsiz yüksek miktarda paranın aklandığı iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmada yeni gelişmeler yaşandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında, Yeni Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül’ün eski eşi Aylin Kotil, oğulları Ömer Sarıgül ve Emir Sarıgül ile gazeteci Murat Ağırel’in de aralarında bulunduğu toplam 16 şüpheli tutuklandı.
İki Alman vatandaşının şikâyetiyle başlayan soruşturmada, şirketler üzerinden gerçekleştirildiği öne sürülen yüksek tutarlı para transferleri, yurt dışına çıkarıldığı iddia edilen paralar, yatırım ve kredi vaatleri ile belgelerin gerçekliği araştırılıyor.
Gazeteci Murat Ağırel’in de soruşturma kapsamında tutuklanması dikkat çekerken Mustafa Sarıgül, kendisi ve ailesine yöneltilen iddiaların gerçek dışı olduğunu, soruşturmaya dayanak gösterilen belgelerin sahte olduğunu savundu.
Soruşturma iki Alman vatandaşının ihbarıyla başladı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmayı başlatmasına, Alman vatandaşı iki kişinin yaptığı şikâyet gerekçe oldu.
Müştekiler, Türkiye’de ve yurt dışında kurulan şirketler aracılığıyla kaynağı belirsiz yüksek miktarda paraların aklanmasına yönelik işlemler gerçekleştirildiğini ileri sürdü.
Şikâyetlerde, 100 milyon euro tutarında para transferi yapıldığı ve 1 milyar euroluk bir fonun kredi yoluyla yurt dışına çıkarılmasının vaat edildiği iddiaları yer aldı.
Soruşturmanın ilk aşamasına ilişkin haberlerde ayrıca 80 milyon euroluk sözleşme düzenlendiği ve 1,5 milyon euro tutarında tekne satışı gerçekleştirildiği iddialarının da incelendiği belirtildi.
Soruşturmada hangi mali işlemler araştırılıyor?
| İddia konusu | Tutar |
| Yurt dışına çıkarıldığı öne sürülen para | 100 milyon euro |
| Kredi yoluyla yurt dışına çıkarılması vaat edildiği iddia edilen fon | 1 milyar euro |
| Düzenlendiği öne sürülen sözleşme | 80 milyon euro |
| İncelemeye konu edilen tekne satışı | 1,5 milyon euro |
| Emir Sarıgül’e ait olduğu belirtilen yalının ekspertiz değeri | 32 milyon euro |
Söz konusu tutarlar, soruşturma kapsamındaki iddialara dayanıyor. Bunların tamamının gerçekleşmiş ve hukuka aykırı işlemler olduğu yönünde kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmuyor.
Belgeleri gazeteci Murat Ağırel’e verdiklerini söylediler
Soruşturmayı başlatan iki Alman vatandaşı, iddia ettikleri mali işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri gazeteci Murat Ağırel’e teslim ettiklerini belirtti.
Müştekiler, söz konusu belgelerin paylaşılmasının ardından tehdit edildiklerini öne sürdü.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, şikâyetçilerin ifadeleri, sundukları ses ve görüntü kayıtları ile soruşturmada elde edilen diğer delilleri değerlendirerek adli süreci başlattı.
İhbarcılar tarafından aktarılan bilgilerin ve belgelerin kimlerle paylaşıldığı da soruşturmanın araştırılan başlıkları arasında yer aldı.
Sarıgül ailesi ve Murat Ağırel hakkında gözaltı kararları verildi
Soruşturmanın ilerleyen aşamasında gazeteci Murat Ağırel, Mustafa Sarıgül’ün eski eşi Aylin Kotil, oğulları Ömer ve Emir Sarıgül ile diğer şüpheliler hakkında gözaltı kararları verildi.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyonlarda şüphelilerin önemli bir bölümü gözaltına alındı.
Mustafa Sarıgül’ün geçmişte kendisiyle ilgili görüntüler ve eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’a ait olduğu ileri sürülen kaset konusunda montaj raporu hazırlayan Ulusal Kriminal Büro’nun sahibi Uğur Kurtulan da soruşturma kapsamında gözaltına alınan isimler arasında yer aldı.
Soruşturmada yer alan şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmesiyle tutuklama ve adli kontrol kararları verilmeye başlandı.
İlk aşamada 15 kişi tutuklandı, 2 kişi adli kontrolle serbest bırakıldı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada, adliyeye sevk edilen şüphelilerden 15’i tutuklanırken iki kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı.
Tutuklananlar arasında Aylin Kotil, Ömer Sarıgül ve gazeteci Murat Ağırel de yer aldı.
Adli kontrol uygulanan kişiler arasında Uğur Kurtulan ve Cemil Vasken Barın bulunuyor.
Soruşturmada ilk aşamada tutuklanan 15 kişi
| Sıra | Adı soyadı |
| 1 | Ömer Sarıgül |
| 2 | Aylin Kotil |
| 3 | Murat Ağırel |
| 4 | Özgür Bölükbaşı |
| 5 | Sadullah Ergün |
| 6 | Selim Daşdemir |
| 7 | Volkan Aslanbaş |
| 8 | Zekai Erdem |
| 9 | Zekeriya Yasemin |
| 10 | Bayram Özata |
| 11 | Caner Baş |
| 12 | Cavidan Tanrah Artuner |
| 13 | Cihan Durak |
| 14 | Cihat Salman |
| 15 | Mehmet Ali Aslan |
Emir Sarıgül de teslim oldu ve tutuklandı
Hakkında gözaltı kararı bulunan Emir Sarıgül, operasyonun ardından avukatıyla birlikte emniyete giderek teslim oldu.
Emniyetteki ifade işlemleri tamamlanan Sarıgül, sağlık kontrolünden geçirilmesinin ardından İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi.
Savcılıkta işlemleri tamamlanan Emir Sarıgül, tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğine gönderildi.
Hâkimlik, Emir Sarıgül’ün tutuklanmasına karar verdi.
Böylece soruşturma kapsamında tutuklu sayısı 21 Ekim 2026 itibarıyla 16’ya yükseldi.
Gazeteci Murat Ağırel’e hangi suçlama yöneltildi?
Soruşturmanın dikkat çeken isimlerinden gazeteci Murat Ağırel, kendisine yöneltilen suçlamaları reddetti.
Ağırel’in emniyette kara para aklama iddialarıyla ilgili ifadesinin alındığı, savcılık aşamasında ise suç örgütüne üye olmamakla birlikte yardım etme suçlaması kapsamında sorgulandığı bildirildi.
Ağırel, soruşturmanın başlamasına neden olan iki Alman vatandaşının kendisiyle ilgili olarak Mustafa Sarıgül’e bilgi sızdırdığı yönündeki iddiaları kabul etmedi.
Gazetecilik faaliyeti kapsamında kendisine ulaştırılan iddiaları ve belgeleri araştırdığını belirten Ağırel, suçlamalara konu edilen işlemlerle bir ilgisinin olmadığını savundu.
Yalı satışı ve 100 milyon euroluk transfer iddiası
Soruşturmanın mali boyutunda, Emir Sarıgül’e ait olduğu belirtilen bir yalının satışıyla bağlantılı para transferi iddiaları da bulunuyor.
Ekspertiz değerinin 32 milyon euro olduğu belirtilen yalının satışıyla ilgili 100 milyon euroluk para transferinin incelendiği aktarıldı.
Murat Ağırel, ifadesinde kendisiyle görüşen ihbarcılardan birinin yalı üzerinden kara para aklandığını söylediğini öne sürdü.
Bu iddiaları araştırabilmek için ilgili kişilerden belge istediğini belirten Ağırel, Almanya’dan kendisine iki banka dekontu gönderildiğini anlattı.
Söz konusu dekontlardan birinin 100 milyon lira, diğerinin ise 10 milyon euro tutarında olduğunu, alıcı bölümlerinde Emir Sarıgül ve Mustafa Sarıgül isimlerinin yazdığını ifade etti.
Ağırel, kendisine gönderilen belgelerin gerçekliğini ve iddiaların doğruluğunu araştırmaya başladığını söyledi.
Sarıgül ailesinin avukatları ise iddiaları reddetti.
Murat Ağırel: “Yapmadığım bir haber nedeniyle tutuklandım”
Gazeteci Murat Ağırel, ifadesinde kendisine gönderilen belgeleri kimseyle paylaşmadığını savundu.
İddiaları araştırdığı sırada gözaltına alındığını anlatan Ağırel, henüz konuyla ilgili bir haber yayımlamadığını belirtti.
Ağırel, gazetecilik faaliyetini sürdürme niyetinde olduğunu ifade ederek şunları söyledi:
“Haberi yapmaktan vazgeçmiş değilim. Yapmadığım bir haber nedeniyle tutuklandım.”
Ağırel’in tutuklanması, soruşturmanın yalnızca mali işlemlerle sınırlı olmadığı, ihbarcılarla kurulan bağlantıların ve soruşturma kapsamında değerlendirilen bilgi aktarımının da incelendiğini ortaya koydu.
Bununla birlikte Ağırel’in savunmasında belirttiği gazetecilik faaliyeti ile kendisine yöneltilen suçlama arasındaki hukuki ayrım, devam eden yargı sürecinde değerlendirilecek.
Mustafa Sarıgül hakkındaki iddialar Ankara’ya gönderilecek
Soruşturmada adı geçen Yeni Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül hakkındaki iddiaların ise ayrı değerlendirilmek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderileceği bildirildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada Sarıgül’ün milletvekili olması nedeniyle kendisine ilişkin iddiaların farklı bir adli süreçte ele alınması gündeme geldi.
Sarıgül, soruşturma kapsamında ailesine yöneltilen suçlamaları reddederek Alman vatandaşlarının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savundu.
Mustafa Sarıgül: “Olayda zarar gören tek taraf ben ve ailemdir”
Soruşturmanın ardından kamuoyuna açıklama yapan Mustafa Sarıgül, dosyada müşteki olarak yer alan kişilere herhangi bir kamu ihalesi, arazi veya kredi verilmediğini belirtti.
Bu kişilere söz konusu işlemlerle ilgili bir vaatte de bulunulmadığını savunan Sarıgül, kendisinin ve ailesinin mağdur edildiğini ifade etti.
Sarıgül, açıklamasında şu ifadeyi kullandı: “Olayda zarar gören tek taraf ben ve ailemdir.”
Soruşturmayı başlatan kişilerle Türkiye’ye yatırım getirilmesi düşüncesiyle görüşüldüğünü belirten Sarıgül, daha sonra projelerin gerçek dışı olduğunun anlaşıldığını ve temasların kesildiğini öne sürdü.
Sarıgül: “Belgeler, sözleşmeler, banka dekontları sahtedir”
Mustafa Sarıgül, soruşturmaya konu edilen belgelerin gerçek olmadığını iddia ederek şu açıklamayı yaptı:
“Soruşturmanın açılmasına neden olan şahıslarla, ‘Türkiye’ye yatırım getirebilir miyiz?’ düşüncesiyle görüşülmüştür. Şahısların yatırım projelerinin uydurma ve dolandırmaya yönelik olduğunun -geç de olsa-anlaşılması üzerine de temas kesilmiştir. Soruşturmanın açılmasına neden olan şahısların ortaya koyduğu belgeler, sözleşmeler, banka dekontları, noter tasdikleri sahtedir, üretilmiştir. Bununla ilgili tüm bilgi ve belgeleri avukatlarımız soruşturma makamlarıyla paylaşacaktır.”
Sarıgül’ün açıklamasında en önemli iddialardan biri, soruşturmanın dayanağını oluşturan belgelerin sahte olduğu yönündeki savunması oldu.
Ancak söz konusu belgelerin gerçekliği veya sahteliği konusunda kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmuyor.
Bu nedenle soruşturmanın ilerleyen aşamalarında belgeler üzerinde yapılacak teknik ve adli incelemeler önem taşıyor.
Alman müştekilere şantaj suçlaması
Mustafa Sarıgül, açıklamasında soruşturmanın başlamasına neden olan iki Alman vatandaşının kendisine ve ailesine şantaj yaptığını da öne sürdü.
Söz konusu kişilerin doğrudan ve dolaylı baskı girişimlerinde bulunduğunu savunan Sarıgül, sonuç alamamaları üzerine gazeteci Murat Ağırel ile temasa geçtiklerini iddia etti.
Sarıgül, bu konudaki açıklamasında şunları söyledi:
“Sonuç alamayınca bu şantajlarını kamuoyu baskısıyla güçlendirmek için gazeteci Murat Ağırel’le temasa geçmişlerdir. Sayın Ağırel’in kendisine ulaşan iddia ve belgeleri incelemek, doğrulamak, tarafları dinlemek istemesi ve kuşkuyla yaklaşması üzerine aile fertleri ve gazeteci Murat Ağırel hakkında Mali Suçlarla Mücadele birimine şikâyette bulunmuşlardır.”
Sarıgül, böylece hem ailesine hem de Murat Ağırel’e yöneltilen şikâyetlerin, müştekiler tarafından oluşturulan baskı sürecinin devamı olduğunu ileri sürdü.
Bu iddialar da soruşturmadaki diğer suçlamalar gibi yargısal inceleme konusu olmaya devam ediyor.
Sarıgül’den ikinci açıklama: “Soruşturma açılmasını dahi gerektirmeyecek ölçüde sahte”
Mustafa Sarıgül, eski eşi Aylin Kotil ile oğlu Ömer Sarıgül’ün tutuklanmasının ardından sosyal medya hesabından yeni bir açıklama yaptı.
Aile üyelerinin suçsuz olduğunu savunan Sarıgül, soruşturmaya konu edilen belgelerin sahte olduğunu yineledi.
Sarıgül, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Suçlamada bulunan şahısların ortaya koyduğu belgeler herhangi bir soruşturma işleminin açılmasını dahi gerektirmeyecek ölçüde sahte belgelerdir. Aile üyelerimin ve arkadaşlarımın masumiyeti ve haklılıklarının ortaya çıkması için hukuki mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Hukuka olan inancımızı yitirmeden, yargıya güvenmeye devam edeceğiz.”
Sarıgül’ün açıklamalarında, soruşturmada müşteki olarak bulunan kişilerin iddialarının gerçek dışı olduğu ve ailesinin hukuki mücadeleyi sürdüreceği görüşü öne çıktı.
Soruşturma nasıl ilerledi? İşte gelişmelerin kronolojisi
| Tarih | Gelişme |
| 16 Ekim 2026 | İki Alman vatandaşının şikâyetine dayanan soruşturma kapsamında gözaltı operasyonları gerçekleştirildi. |
| 16 Ekim 2026 | Murat Ağırel, Aylin Kotil ve Ömer Sarıgül’ün de aralarında bulunduğu isimler gözaltına alındı. |
| 19 Ekim 2026 | Savcılık işlemleri sonrasında 15 şüpheli tutuklandı, 2 kişi adli kontrolle serbest bırakıldı. |
| 19-20 Ekim 2026 | Emir Sarıgül avukatıyla birlikte emniyete giderek teslim oldu. |
| 21 Ekim 2026 itibarıyla | Emir Sarıgül’ün de tutuklanmasıyla toplam tutuklu sayısı 16’ya yükseldi. |
Soruşturmada yanıt bekleyen sorular
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada çok sayıda iddianın aydınlatılması bekleniyor.
Özellikle para transferleri, şirketler arasındaki mali ilişkiler ve soruşturmaya sunulan belgelerin gerçekliği önem taşıyor.
Soruşturma kapsamında henüz kesinleşmeyen başlıca konular arasında 100 milyon euroluk transfer iddiasının gerçekliği, 1 milyar euroluk fon vaadinin hukuki ve mali niteliği, söz konusu işlemlerde adı geçen kişilerin sorumlulukları ve Alman müştekilerin karşılıklı suçlamaları bulunuyor.
Gazeteci Murat Ağırel’e yöneltilen suçlamalarla gazetecilik faaliyeti kapsamında yürüttüğünü belirttiği araştırma arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi de yargı sürecinin önemli başlıklarından biri olacak.
Mustafa Sarıgül hakkındaki iddiaların Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından nasıl ele alınacağı ise soruşturmanın bir diğer boyutunu oluşturuyor.
Tutuklama kararı suçun kesinleştiği anlamına gelmiyor
Soruşturma kapsamında verilen tutuklama kararları, şüphelilerin suçlu bulunduğu anlamına gelmiyor.
Tutuklama, ceza muhakemesi kapsamında uygulanan geçici bir koruma tedbiri niteliği taşıyor. Şüphelilerin suçluluğunun belirlenmesi için delillerin değerlendirilmesi ve yargılama sürecinin tamamlanması gerekiyor.
Bu çerçevede Alman müştekilerin kara para aklama ve tehdit iddiaları ile Mustafa Sarıgül’ün sahte belge ve şantaj suçlamaları, tarafların beyanları olarak değerlendirilmeli.
Gazeteci Murat Ağırel de hakkındaki suçlamaları reddederek kendisine ulaştırılan belgeleri haber amacıyla araştırdığını savunuyor.
21 Ekim 2026 itibarıyla 16 kişinin tutuklandığı soruşturmada, yüksek tutarlı para transferleriyle ilgili iddiaların ve karşılıklı suçlamaların aydınlatılmasına yönelik adli süreç devam ediyor.





