Türkiye’nin su ürünleri ihracatı 2026 yılının ocak-eylül döneminde güçlü bir performans gösterdi.
Yılın ilk 9 ayında su ürünleri dış satımı miktar bazında yüzde 5,5 artarak 216 bin 465 tona yükseldi. Kilogram başına ortalama ihracat fiyatı da 7,57 dolardan 8,35 dolara çıktı.
Geçen yılın aynı döneminde 1 milyar 552 milyon 236 bin dolar olan sektör ihracatı, bu yıl yüzde 16,5 artışla 1 milyar 807 milyon 942 bin dolara ulaştı.
İhracatın yüzde 68’i Ege’den
İzmir ve Muğla’da yoğunlaşan su ürünleri yetiştiriciliği, ihracat rakamlarına da yansıdı.
Egeli ihracatçılar, Türkiye’nin toplam su ürünleri ihracatının yaklaşık yüzde 68’ini gerçekleştirerek 9 ayda 1 milyar 221 milyon 915 bin dolarlık dış satıma ulaştı.
Levrek ihracatta ilk sırada
Ürün grupları arasında en yüksek ihracat geliri 596 milyon 594 bin dolarla levrekten elde edildi.
Levrek ihracatını 454 milyon 494 bin dolarla çipura, 431 milyon 167 bin dolarla Türk somonu takip etti.
Aynı dönemde alabalık ihracatı 102 milyon 613 bin dolar, orkinos ihracatı ise 56 milyon 982 bin dolar olarak gerçekleşti.
95 ülkeye Türk balığı gönderiliyor
Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, Türkiye’nin dünya su ürünleri pazarındaki konumunun güçlendiğini belirterek Avrupa’da üretimde ilk sırada yer aldığını söyledi.
Kızıltan, sektörün 95 ülkeye ihracat yaptığını belirterek, yıl sonu için 2,3-2,5 milyar dolarlık ihracat hedeflediklerini ifade etti.
Türkiye’nin özellikle Avrupa Birliği ülkeleri ve ABD gibi pazarlarda güçlü şekilde yer aldığını kaydeden Kızıltan, Türk balıklarının kalite, lezzet ve besin değerleriyle öne çıktığını söyledi.
Fileto ürünlere talep hızla artıyor
Dünya genelinde tüketicilerin daha kolay hazırlanabilen ürünlere yönelmesi, işlenmiş balık ihracatını da artırıyor.
Kızıltan, fileto balığa yönelik talebin hızla yükseldiğini belirterek, işlenmiş ürün ihracatının her yıl yaklaşık yüzde 15-20 oranında arttığını söyledi.
Balığın denizden çıkarıldıktan kısa süre sonra işlenerek sevkiyata hazırlanmasının önemine dikkat çekilirken, sektörde yaklaşık 100 bin ailenin geçimini sağladığı ifade edildi.
Paketli ve işlenmiş ürünlerde markalaşma
Sektör temsilcileri, küresel pazardaki rekabetin giderek işlenmiş ve ambalajlanmış ürünlere kaydığına dikkat çekiyor.
Tüketicilerin temizlenmiş, hazırlanmış ve doğrudan pişirmeye uygun ürünleri daha fazla tercih etmesiyle Türkiye’de de paketli ve işlenmiş ürünlerde markalaşmanın hız kazandığı belirtiliyor.
Sektörün yalnızca balık üretiminde değil, kullanılan makine ve ekipmanların üretiminde de dışa bağımlılığı azaltarak ihracatçı konuma geldiği ifade ediliyor.




